İstanbul’daki kadın örgütleri, OHAL bahanesiyle art arda çıkartılan KHK’lerle kadın derneklerinin kapatılmasını Kadıköy Khalkedon Meydanı’na yaptıkları eylemle protesto etti. Polis ablukası altında gerçekleşen eylemde, kapatılan kadın derneklerinin isimleri tek tek okundu. Kadınlar adına açıklamayı yapan Naciye Ertaş, ekim ayında erkekler tarafından 25 kadın ve kız çocuğunun öldürüldüğünü, 2016’nın ilk on ayında ise bu sayının 220’ye ulaştığına dikkat çekerek, “Bir yıldan az bir sürede 220 kadın öldürülüyor; ama kadınların şiddete uğradıklarında başvurabilecekleri, destek alabilecekleri, kadın kurumları kapatılıyor! Devlet kadınlara karşı şiddet ve ayrımcılığı önlemek yerine, bu şiddetle mücadele eden kadınların güçlenmesini önlemeyi seçiyor” diye konuştu. Kadın mücadelesinin bina veya masadan ibaret olmadığını dile getiren Ertaş, “3 çocuk, 5 çocuk diyerek biz kadınların hayatına müdahale eden, yaşam alanı tanımayan, kararlarımıza saygı duymayan, bedenlerimizi savaş meydanı olarak görenlere karşı mücadelemizden vazgeçmeye niyetimiz yok” dedi. İSTANBUL
Berktay: Türkiye’de erkeklik krizi var
“Kadınların şiddete karşı mücadelesinin bir demokrasi mücadelesi olduğunun” farkına varılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Fatmagül Berktay, “Şiddetin artması bir erkeklik krizinden kaynaklanıyor” dedi.
Artan şiddet ve baskı ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Berktay, savaş ortamında kadına yönelik şiddetin artması ile beraber kadın mücadelesinin de daha geniş çevrelere yayılarak yükseldiğini vurguladı. Prof. Dr. Fatmagül Berktay, kadına yönelik şiddetin erkeklerin güçlenmesinin aksine bir güç kaybı algısı ile yaşandığını belirtti.
Kadınlar artık itaat etmiyor
Özellikle son dönemde kadına yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Berktay, artan bu şidddetin ise Türkiye’de yaşanan ‘bir erkeklik krizinden’ kaynaklandığını dile getirdi. Berktay, “Bu erkeklik krizi gerçekten iktidarın söyleminde cinsiyetçi unsurların artmasına yol açıyor. O azalan erkekliğin, yani güç kaybı algısını bir şekilde telafi etmeye yönelmek var” diye konuştu.
Kadınların ‘eskisi gibi itaat etmediğinin’ altını çizen Berktay, bu değişim karşısında erkeklerin şiddete başvurduğunu dile getirdi. “Kadına yönelik şiddet yükseliyor ama buna karşı farkındalık da yükseliyor.
Bu da aslında bir erkeklik restorasyonu gerekli kılıyor aslında” diyen Berktay, kadınların şiddete karşı mücadelesinin bir demokrasi mücadelesi olduğunun da farkına varılması gerektiğinin altını çizerek kadına yönelik şiddetin militarizmle, otorite ile ilişkisi olduğunu belirtti. İSTANBUL
Silêmanî’de kadınlar ortaklaşacak
Güney Kürdistan’ın Silêmanî kentindeki kadın örgütleri, 25 Kasım hazırlıklarını tamamladı. RJAK Yönetim Kurulu Üyesi Bêrîvan Mihemed, 25 Kasım’da bir kez daha kadına yönelik şiddeti ön plana çıkaracaklarını söyledi. Bêrîvan Mihemed, “Önümüzdeki günlerde eylemlerimiz başlayacak ve 25 Kasım’a kadar devam edecek” dedi.
Goran Hareketi Parti Meclisi Üyesi ve Aktivist Gulistan Seîd de, kadın kurum ve örgütleriyle ortaklaşa eylemler gerçekleştireceklerini belirtti.
Kadın Aydınlanma ve Basın Merkezi Yöneticisi Hana Şiwan ise kadın sorunlarına ilişkin raporlar hazırlayarak bu raporları ilgili taraflara ileteceklerini belirtti.
Silêmanî’deki Kadın Birliği Konferansı Eylem Sorumlusu Kinêr Ebdullah da, 28 Kasım’da bir konferans gerçekleştireceklerini, konferansta 3 konuya yoğunlaşacaklarını söyledi. Kinêr Ebdullah, “Birincisi kadının yasal statüsü, ikincisi kadın ve şiddet, üçüncüsü de kadına yönelik şiddetle mücadele konusudur” dedi. SILÊMANÎ-ROJNEWS
Türkiye AP ile bağları koparıyor!
Avrupa Parlamentosu’ndan (AP) bir heyetin yapacağı ziyaretin, 15 Temmuz sonrası uygulamalarını sert bir dille eleştiren Türkiye Raportörü Kati Piri’nin katılımı nedeniyle son anda iptal edildiği ortaya çıktı. Heyetin Ankara’da, “AP ile Türkiye arasında siyasi diyalogun kopmasını engellemek amacıyla” üst düzey resmi makamlar, muhalefet temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmesi bekleniyordu.
Heyette Piri krizi
Avrupa Parlamentosu’ndan Başkan Martin Schulz adına yapılan yazılı açıklamada ise, ziyaretin “görüşmelerin formatı hakkında Türk makamlarıyla anlaşma sağlanamadığı için ertelendiği” belirtildi.
HDP’ye AP’den üst düzey protokol
HDP milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Faysal Sarıyıldız, Tuğba Hezer ve HDP Avrupa Temsilcisi Eyüp Doru, dün AP’de üst düzeyde görüşmeler yürüttü. AP Başkanı Martin Schulz ile görüşen HDP’liler, Türkiye’deki tabloyu ve HDP’ye yönelik siyasi soykırımı anlattı. HDP’lilere hükümet protokolü uygulayan Schulz, görüşmede de Erdoğan’ın Türkiye’nin dünya arasında kalan tek bağ olan Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini kopuşa sürüklediğini ifade etti.
BRÜKSEL
AKP, Zarrab’ın bırakılmasını istemiş
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ABD ziyaretinde kara para aklama, dolandırıcılık suçlarından tutuklanan Zarrab’ın serbest bırakılmasına ilişkin ABD Adalet Bakanı Loretta Lynch ile bir araya geldiği ortaya çıktı. Adalet Bakanı Bozdağ, Washington Eyaleti’nde ABD Adalet Bakanı Lynch’le toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda çeşitli suçlardan tutuklanan Rıza Zarrab’ın serbest bırakılması için istekte bulunduğu öğrenildi. New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara, önceki gün davanın görüldüğü mahkemeye verdiği dilekçede, AKP hükümetini, “Zarrab davasına müdahale etmekle” suçladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’la görüşmesinde Zarrab konusunu açmasına ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Washington’da ABD Adalet Bakanı ile görüşmesinde konuyu gündeme getirdiğine dikkat çeken Bharara, dilekçesinde delillerin Türk makamlarıyla paylaşılması isteğine karşı çıktı. Deliller arasında Zarrab’ın 17 Aralık 2013’teki yolsuzluk operasyonunun polis fezlekesi de var. Bharara bu delillerin zaten Türkiye hükümetinde var olduğunu ve delillerin ülke dışına çıkarılması gerekmediğini dile getirdi.
Mêrdîn’e ‘Yaman’ kayyum
Mêrdîn belediyesine kayyum olarak atanan Mustafa Yaman, iktidarın “Yaman valisi” olarak biliniyor. Yaman ismini 2009’da yapılan yerel seçimlerde Dersim’de yurttaşlara beyaz eşya dağıtmasıyla duyurmuştu. Yaman’ın hakkında, kamuoyunda “seçim rüşveti” olarak tartışma yaratan bu olaydan dolayı soruşturma açılmıştı.
Rüşvete ödül gecikmedi
2009 yerel seçimlerinin ardından Giresun’a atanan Yaman burda da kendisine tahsis edilen makam araçlarıyla adını duyurmuştu. Araçlar “Tunceli’deki faaliyetlerinin ödülünü aldı” yorumlarına neden olmuştu. Yaman’ın ismi son olarak Vali olarak atandığı Balıkesir’de Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Edip Uğur ile yaşadığı polemik ile gündeme gelmişti. İSTANBUL
‘İrademe dokunma’ eylemleri büyüyor
HDP milletvekillerinin tutuklanmasına karşı başlatılan eylemler büyüyerek devam ediyor. Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılan kitlesel yürüyüşle HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanması protesto edildi. Almanya’nın başkenti Berlin, Fransa’nın Marsilya kentinde, İsveç’in başkenti Stockholm’de de protesto eylemleri yapıldı. İtalya’nın Palermo kenti Liovorno kentinde ise belediye konseyi HDP ile dayanışmak amacıyla bir açıklama yaptı. Açıklamada HDP’li vekillerle dayanışma içerisinde olunduğu vurgulandı.
HDP vekillerine kardeş oldular
Sosyalist Demokrat Parti (SP) öncülüğünde başlatılan HDP ile yapılan dayanışma kampanyası kapsamında da, Federal ve kanton milletvekilleri, HDP’li bütün milletvekillerini kardeş parlamenter olarak kabul etti.
HABER MERKEZİ
Başkanlık ülkeye bir darbe
Türkiye’deki farklılıkları ortadan kaldıracak ‘Türk tipi başkanlık’ rejimini hayata geçirmek için demokrasiye savaş açan AKP, MHP’yi de arkasına alarak açıkladığı yeni anayasa taslağını değerlendiren HDP’li vekiller Buldan ve Önder, ‘başkanlık’ için milyonlarca mağdur yaratıldığına dikkat çekti
Cumhur-Başkanı formülü ile ‘başkanlık’ rejimine yönelik tepkileri dindirmek için AKP ve MHP’nin ‘başkanlık sistemine’ dair teklifinin içeriğinde sistemin adı ‘Cumhurbaşkanlığı’ ama içeriği tam ‘Başkanlık’ olarak ifade ediliyor. Meclis Başkanvekili ve HDP Milletvekili Pervin Buldan ve HDP Milletvekili Sırrı Süreya Önder, “başkanlık” referandumunda istedikleri sonucu alamayacaklarına dikkat çekti.
4 Kasım’da Meclis’e darbe
OHAL kararnamesiyle çok sayıda medya organının kapatılmasının ardından sivil bir inisiyatif olarak kurulan ‘Habersizsiniz Platformu’ Meclis Başkanvekili Pervin Buldan ve HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’i konuk etti. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, hükümetin tutuklamalar ve kayyum atamaları sonrası kimsenin sokağa çıkmadığı propagandasını, ‘Sokağa çıkacak insan bırakılmadı’ sözleriyle eleştirdi, ‘Türkiye açık cezaevi haline geldi” diyen Buldan, eşbaşkanların aralarında bulunduğu tutuklu milletvekillerine dikkat çekerek milletvekillerinin başına gelecek en ufak şeyden hükümetin sorumlu olacağını söyledi. Buldan, “Bu insanlar milyonlarca insanın benim iradem dediği insanlardır. Bu vekillerin ayrı ayrı tek tek hücrelerde tutulması bir kenara, tutuklanması bu ülkenin ayıbıdır. 15 Temmuz’da Meclis’e bomba atıldı. 4 Kasım ise Meclis’in göbeğine atıldı. Derhal serbest bırakılmalılar” dedi.
‘İstedikleri sonucu alamazlar’
Başkanlık tartışmalarını değerlendiren Buldan, “Olası bir referandumda AKP’nin istediği sonucu elde edeceğini düşünmediğini” söyledi. Bu süreçte milyonlarca mağdur yaratıldığını söyleyen Buldan, “Bütün bu insanlar bir araya geldiğinde ilk seçimde, -muhtemel bu referandum olacak- AKP’nin yüzde 50’yi bulacağını düşünmüyorum” dedi. HDP oy oranına göre seçim takviminin belirleneceğini söyleyen Buldan ama anketlerin HDP’yi yüzde 10’un altında göstermediğini belirtti. Yenikapı ruhunun çöktüğünü, çatladığını söyleyen Buldan, “Bu çatlakla başkanlık gelmeyeceğini biliyor AKP. AKP Başkanlığı ancak rüyasında görür. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığı ancak rüyasında görür” dedi.
‘CHP, HDP ile birleşmeli’
CHP’nin tavrını da eleştiren Buldan, Ana muhalefet partisinin ana muhalefet rolünü bugün oynaması gerektiğine işaret etti. CHP’nin “ülkeyi böldürtmeyeceğiz” mitingleri yapma kararını değerlendiren Buldan, CHP’nin HDP ile demokrasi mitingleri düzenlemesi gerektiğine vurgu yaptı. HDP’li Sırrı Süreya Önder ise “Başbakan Binali Yıldırım ya da Cumhurbaşkanı ya da MHP yarın, ‘Böldürtmeyeceğiz sözü ne güzel, alın bayrağı siz de gidin’ derse CHP’liler ne yapacak?” diye sordu. Aslolanın demokrasi olduğunu kaydeden Önder, “100 CHP’liye sorun. Demokrasi mi, böldürmeyeceğiz mitingi mi diye. 1’i böldürmeyeceğiz mitingi derse ben siyaseti bırakırım” dedi. İki siyasetçi bundan sonraki süreçle ilgili temennilerde bulunarak, Türkiye’nin barışa ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Adı cumhur içeriği tam ‘başkanlık’
‘Başkanlık’ rejimini içeren Anayasa değişikliği teklifine dair konuşan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, teklifin tam başkanlık olduğunu ama adının ‘cumhurbaşkanlığı’ olacağını söyledi. Seçim ya da siyasi yarışın yapılacağı makam hakkında da konuşan Eroğlu, “Bundan sonra partili cumhurbaşkanlığı için yapılacak, partili olması şartı düşünüyoruz” dedi. Yasama, yürütme ve yargıyı tek bir güce bağlayacak olan yeni anayasayı savunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise, başkanlık sisteminde yasama, yasama üyeleri ve yasama denetiminin parlamenter sisteme göre daha güçlü ve daha etkin olduğunu iddia iddia etti.
ANKARA
Antalya’da infaz iddiası
Antalya’da önceki akşam polis ile silahlı üç kişi arasında çatışma çıktığı öne sürüldü. Çatışma sonucu bir kişi yaşamını yitirirken, bir kişi de ağır yaralandı. Yaşamını yitiren kişinin ellerinin arkadan kelepçelenmiş fotoğrafının ortaya çıkması infaz şüphesini gündeme getirdi. Antalya’da geçtiğimiz pazar günü Çakırlar mevkinde yol kontrolü yapan jandarma birliğine ateş açılmış, saldırıda uzman çavuş Fazıl Doğru Öz, yaşamını yitirmişti. Çatışmanın yaşandığı bölgeye yakın bir yer, önceki gece polis tarafından kuşatmaya alındı. Bunun üzerine silahlı 3 kişinin Hurma Mahallesi’ne girdiği, sığındıkları bir evde çatışma çıktığı öne sürüldü. Silahlı bir kişinin çıktığı öne sürülen çatışma sırasında yaşamını yitirdiği, bir kişinin de ağır yaralı olarak gözaltına alındığı öğrenildi. Öldürülen kişinin, yerde ellerinin arkadan kelepçeli fotoğrafının ortaya çıkması infaz şüphesini gündeme getirdi. Antalya Valiliği OHAL bürosu, olaya ilişkin yayın yasağı getirdi.
ANTALYA
‘Daha fazla acı çekmemek için kabullendim’
Dîlok’ta (Antep) 20 Ağustos’ta DAİŞ tarafından yapılan bombalı saldırıda yaşamını yitiren 10 yaşındaki Ramazan Ayhan’ın cenazesi, hala tam olarak tespit edilemedi. Geçtiğimiz günlerde Ramazan’ın cenazesinin teşhis edildiğine dair açıklamayı anne Emine Ayhan tekzip etti. Ayhan, en son yapılan DNA testinden sonra da kendisine “oğlundur” denilen kişinin sadece ayak ve ellerinin gösterildiğini belirterek, defnedilen kişinin oğlu olup olmadığından emin olmadığını söyledi. Ankara’dan gelen ekibin bir kaç gün önce DNA için kan testi yaptırdığını aktaran Ayhan, sonuçta Yeşilkent Mezarlığı’ndan çıkarılan cenazenin oğlu Ramazan’a ait olduğunun kendisine söylendiğini dile getirdi. Daha önce 3 defa DNA testinin yapıldığını ve her defasında oğluna ait olmayan bir cenazenin kendilerine verilmeye çalışıldığını hatırlatan Ayhan, artık o acının altından kalkamadığını ifade etti.
Yüzüne baktırmadılar
Mezarlıktaki işlemlerde kaynı ile bulunduğunu anlatan Ayhan, gelen ekibin işi oldu bittiye getirdiğini vurgulayarak, “Çıkarılan cenazeye bakmamızı bile söylemediler. En son kaynım ‘bakacağım’ dedi. Daha önce de belirttiğim gibi oğlumun ellerinde ve ayaklarında altıparmak vardı. Ameliyat olmuştu ve sağken izleri duruyordu. O ekip de kaynıma sadece elleri ve ayaklarını gösterdiler. O kadar zaman geçmiş üstünden, neredeyse çürümüştü. O da emin olamadı. Yüzüne bakmamıza izin vermediler. Ben dayanamadığım için bakamadım. ‘Bu cenaze sizindir’ deyip bir kağıt imzalattırdılar” dedi. Hala gömülen kişinin oğlu olduğuna emin olmadığını söyleyen anne Ayhan, artık daha fazla acı çekmemek için bu durumu kabullendiğini dile getirdi. DÎLOK