Ana Sayfa Blog Sayfa 6072

‘O dernekler Alevi çalıştayına neden çağrıldı?’

CHP Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, darbe girişiminden sonra çok sayıda sözde Alevi derneğinin FETÖ bağlantısı nedeniyle kapatıldığını belirterek “Bu dernek ve vakıfların Alevi toplumunda herhangi karşılığı olmadığı halde, bazıları hükümet tarafından muhatap alınarak Alevi çalıştaylarında hangi amaçla masaya çağrılmışlardır” dedi. Çamak, tartışmalara neden olan cami-cemevi projesinin son durumunu ve projeyi tasarlayanlar hakkında işlem yapılıp yapılmadığı sorusunu da gündeme getirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, FETÖ ile ilişkileri oldukları gerekçesiyle kapatılan sözde Alevi derneklerinin kimler tarafından kurulduğu ve desteklendiği sorularına yanıt istedi.

“15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki OHAL sürecinde FETÖ bağlantılı olduğu belirlenen bazı sözde Alevi dernek ve vakıfları kapatılmıştır. Bu Alevi dernek ve vakıfların Alevi kimliği ve kültürüyle bağlantıları şüpheli olup hangi amaçla kuruldukları hâlâ belirsizliğini korumaktadır” diyen Hüseyin Çamak, önergesinde şu sorulara yer verdi:

“-Bu dernek ve vakıfların Alevi toplumunda herhangi karşılığı olmadığı halde, bazıları hükümet tarafından muhatap alınarak Alevi çalıştaylarında hangi amaçla masaya çağrılmışlardır?”

“-15 Temmuz sonrasında kapatılan ‘Alevi’ dernek ve vakıflarının resmi olarak toplam üye sayıları kaçtır ve bu yapılanmalara öncülük edenlerin ifadeleri alınmış mıdır? Alınmışsa sorgulama ve soruşturmalar sonucunda hangi FETÖ bağlantılarına rastlanmıştır?”

“-Bu dernek ve vakıfların kurulum aşamasında ve sonrasında bazı belediyelerden ve devletin diğer resmi kurumlarından aldıkları yardımlar araştırılmış mıdır? Varsa bu tür bağlantılar ortaya çıkarılmış mıdır?”

“-Bu dernek ve vakıflara ait taşınmaz mallar var mıdır? Bu malların nasıl edinildiği tespit edilmiş midir?”

“-Bunların bazılarına bedelsiz olarak sunulan elektrik ve su gibi belediye hizmetleri incelenmiş midir? Bunlara önayak olan resmi görevliler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?”

“-8 Eylül 2013’te temel atma törenini, dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in birlikte gerçekleştirdiği Ankara Mamak’taki ‘cami-cemevi projesi için’, ‘paralel sermaye’ iddiaları üzerine yıkım kararı verilmiştir. Ancak bu projenin akıbetinin ne olduğu halen belli değildir. Bu projenin tasarımından yapım aşamasına kadar yer alan ilgililer hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?  Bu projeyle ilgili tüm bağlantılar incelenmiş midir?”

Av. Pişkin ve Kırkazak serbest HDP’lilere tutuklama talabi

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile görüşmesinin ardından gözaltına alınan HDP İstanbul İl Yöneticisi Avukat Levent Pişkin ve HDP PM Üyesi Avukat Cahit Kırkazak’ın da içinde olduğu 9 HDP’linin savcılık işlemleri tamamlandı. Pişkin ve Kırkazak serbest bırakılırken, 7 HDP’li tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile yaptığı görüşme sonrası gözaltına alınan Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Levent Pişkin ve 7 Kasım’da Bursa’da gözaltında alınan 8 HDP’li Savcılık İfadeleri için Bursa Adliyesi’ne getirildiler. Bursa Adliyesi’ne çıkartılan HDP İstanbul İl Yöneticisi Levent Pişkin ve HDP Parti Meclisi (PM) Üyesi avukat Cahit Kırkazak “adli kontrol” kararıyla serbest bırakılırken, 7 HDP’li ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

HABER MERKEZİ

 

Neşet Ertaş böyle anılacak

Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş doğum yeri olan Kırşehir’de anlamlı bir etkinlik ile anılacak. 

Kırşehir Belediyesi sponsorluğunda gerçekleşecek ve müsabakaların Kırşehir Arena Bilardo Spor Okulu’nda oynanacağı şampiyonada farklı illerden toplam 64 sporcu mücadele edecek. 18-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek turnuva 3 gün sürecek ve dereceye giren sporculara çeşitli ödüller dağıtılacak.

Türkiye’nin en iyi bilardo ustalarının ilgi gösterdiği turnuva bu yıl 2.kez düzenleniyor. Geleneksel hale gelmesi ve önemli bir Neşet Ertaş anma etkinliği olması planlanan organizasyon 3 gün boyunca bilardo severlere keyifli müsabakalar izletecek.

Efsane veda ediyor… Tarihi açıkladı

Bolt, ülkesinin başkenti Kingston’da Alman Sky Sport News televizyonuna yaptığı açıklamada, yaşlandıkça daha çok şeyi feda etmek ve daha disiplinli olmak gerektiğini vurgulayarak, bu kadar disiplinli olduğunu düşünmediğini belirtti.

Bulunduğu yere gelmek için çok zahmet çektiğini anlatan Bolt, “Rio 2016 katıldığınız son olimpiyat mıydı?” sorusuna “Kesinlikle” yanıtını verdi. İki sene sonra dünyanın en hızlı atleti olamayacağını belirten 30 yaşındaki sporcu, “Vaktin ne zaman geldiğini biliyorum.” ifadesini kullandı.

Yarışlarda yenilip rezil olmak istemediğini söyleyen erkekler 100 ve 200 metre dünya rekorunun sahibi Bolt, “Londra’da düzenlenecek 2017 Dünya Atletizm Şampiyonası son mu olacak?” sorusunu da “Evet, öyle olacak.” diye cevapladı.

Emekli maden işçisi şiir kitabı çıkardı

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda 25 yıl çalıştıktan sonra emekli olan, evli ve 2 çocuk babası Hasan Akbaş, 3 yıl önce yazmaya başladığı şiirlerini ‘Madencinin feneri’ adlı kitabında topladı. Kitapta madencilerin hayat hikayeleri, yaşamları, aşk ve sevgi temalı 125 şiirinin bulunduğunu anlatan Akbaş, kitabının örnek basımını yaptırdığını daha çok kitlelere ulaşması için destek beklediğini söyledi. İlk yazdığı şiirin ‘Madencinin türküsü’ adını taşıdığını belirten Akbaş, şöyle konuştu:

“Bu şiir madenci kardeşlerimiz ve Türkiye’de çok büyük bir yankı buldu. Ardından şiir yazamaya, madenci kardeşlerimizi onurlandırmaya devam ettim. Onların yaşamlarını şiirsel olarak anlatmaya devam ediyorum. Bu kitapta madenci kardeşlerimizi anlatan 15 şiir var. Çalışma hayatlarını, ekmeğin, alın terinin ne şekilde kazanıldığı, kömürün aşa dönüşüp insanların kazançlarını nasıl elde ettiğini ortaya koydum. Şimdi alacağım destekle kitabın daha büyük kitlelere, madenci kardeşlerimize ulaşması için çalışıyorum.”

Mide bulandıran savunma: Kimse görmedi

Mersin Tarsus’ta, en küçüğü 11 yaşında olan 4 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan bakkal Galip Adamhasan, “Eşim ve kızımla çalışıyorum. Olayın yıllarca sürdüğü öne sürülüyor. Bu sürede mutlaka birinin görmesi gerekirdi. Bana iftira atılıyor” dedi. Mağdurlar ise duruşmada tacizi anlattı: “10-11 yaşlarındayken bakkala gittiğimiz her defasında elle taciz edildik. Çikolata, şeker vererek tezgâhın arkasına geçmemizi sağlıyordu. Yaşadığımız şeyin taciz olduğunu büyüyünce ancak anladık.”

İddiaları reddetti

Tarsus Ağır ceza Mahkemesi’nde savunma yapan Adamhasan, “Söylendiği gibi benim bakkalın içinin gözükmediği doğru değildir. Bakkalın önünden mahalle dolmuşları geçiyor. Kapıda yoğunluk oluyor. Müştekilerin iddia ettikleri olaylar gerçek olsaydı, mutlaka bir tanık olurdu. Bu eylemlerin 8-9 senedir sürdüğü iddia ediliyor. Bu sürede eşim, kızım ve bir başkası bu olayı görmemiştir” diye konuştu. Olayı ortaya çıkaran müşteki B.D. mahkemede şöyle konuştu: “şu an üniversiteye gidiyorum. Psikoloğa yaşadığım tacizi anlattım. Tedavi gördüm. Sanık beni ortaokuldayken taciz ediyordu. Tatil için döndüğümde, oradan geçerken, 9 yaşlarında bir kızın bakkaldan koşarak çıktığını gördüm. Kendi yaşadıklarım aklıma geldi. Aileme anlattım. Savcılığa gittik. Çocuk olduğum için önceden bana kimse inanmaz diye konuşamamıştım. Kız kardeşim de tacize maruz kalmış. Dükkânın önünde sarmaşıklar vardı, içerinin görülmesini engelliyordu” dedi.

‘Çikolata veriyordu’

Diğer müştekiler de şöyle konuştu: “B.D.’nin komşusuyuz. Olayı duyunca biz de çocuklarımıza sorduk. Çocuklar, ‘bakkal amca, tezgâhın arkasındaki çikolatalardan gidin alın diyor. Sonra gelip bize arkadan sarılıyor…’ gibi ifadelerle olayı anlattılar. Mahalleyi terk edecekti ancak etmedi. Bu nedenle şikâyette bulunduk.” İddiaları kabul etmeyen bakkal Galip Adamhasan ise, “Aileler arası husumet olduğunu için iftira atıldı” dedi.

Darp edilen kadınlara ‘polise mukavemet’ suçlaması

İzmir’de Kürt kadın siyasetçiler Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ın Silopiya’da katledilmesini protesto ederken darp edilerek gözaltına alınan 29 kadın hakkında, ‘örgüt propagandası’ ve ‘polise mukavemet etmek’ iddialarıyla dava açıldı. Kadınların 5 yıla kadar hapsi isteniyor

Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Saylemez’i anmak ve Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ın Silopiya’da (Silopi) katledilmesini İzmir’de protesto ederken gözaltına alınıp, ardından serbest bırakılan 29 kadın hakkında başlatılan soruşturma 11 ay sonra davaya dönüştü. Kadınlar hakkında açılan dava İzmir Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarın görülmeye başlanacak.

5 yıl hapis cezası istendi

“Örgüt propagandası yapmak” ve “polise mukavemet etmek” suçlamalarıyla hazırlanan iddianamede, kadınlar hakkında TMK’nin 7/2 maddesinden 1 yıldan 5 yıla kadar, TCK’nin 265’inci maddesinden ise, 6 aydan 3 yıla kadar değişen hapis cezaları istendi. Eylemde atılan “Jin jiyan azadî” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları ile katledilen kadınların fotoğraflarının taşınması da delil olarak gösterildi. Darp edilen kadınlardan 7’si hakkında ise ayrıca polisi darp ettikleri suçlamasında bulunuldu. Yaralandığı iddia edilen polislerin aldıkları darp raporu da dosyaya eklendi. Ancak olay gününe ilişkin çekilen görüntüler, iddianamede kadınlara yöneltilen bu suçlamayı tamamen yalanlar nitelikte.

Görüntülerde polis değil kadınlar darp ediliyor

Söz konusu görüntülerde, kadınların yerlerde sürüklenerek gözaltına alındığı, ters kelepçe işkencesine maruz bırakıldığı ve darp edildikleri açıkça görülüyor. Aynı görüntülerde 29 kadının gözaltına alınmasının ardından, Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin bulunduğu sokağa doğru giden kadınlara da polisin yeniden saldırdığı mevcut. Polisin burada kadınları “bu daha başlangıç” şeklinde tehdit ettiği de görüntülere yansırken, polisin Kürt siyasetçilerin fotoğraflarını parçaladığı görülüyor. Yargılanan kadınların, gözaltına alınırken darp edildiklerini ortaya koyan sağlık raporları da mevcut.

İzmir Alsancak’ta 9 Ocak 2016’ta Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Saylemez’i anmak ve Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ın Silopiya’da katledilmesini protesto etmek isteyen İzmir Kadın Koordinasyonu aktivisti 29 kadın, gözaltına alınıp, ardından serbest bırakılmıştı.

İZMİR

‘Duyarsızlık Zeynep’i açlık grevine götürdü’

Silivri Cezaevi’nde tutuklu Zeynep Bakır, 3.5 aydır ayrı olduğu atipik otizmli oğlu 4.5 yaşındaki çocuğu Poyraz Ali’ye kavuşmak için açlık grevine girdi. Cezaevi müdürünün Zeynep Bakır’a sözlü olarak tamam sevkin yapılacak dediği halde yapılmadığını söyleyen eşi Emrah Bakır, ‘Duyarsızlık Zeynep’i açlık grevine götürdü’ dedi

Siyasi tutsak Zeynep Bakır tutulduğu Silivri 99 No’lu Cezaevi’nden Bakırköy Kadın Cezaevi’ne sevk için yaptığı tüm başvuruların reddedilmesi üzerine açlık grevine başladı. Atipik otizimli oğlu 4.5 yaşındaki Poyraz Ali’den üç buçuk aydır ayrı olan anne Zeynep Bakır, oğlunun rehabilitasyonu ve eğitimi için Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmek istiyor. 1 Ağustos’ta Bakırköy Kadın Cezaevi’nden, Silivri’ye sürgün edilen Bakır günlerce tek kişilik hücrede tutuldu.

Poyraz’ı annesinden ayırdılar

Zeynep Bakır daha önce Bakırköy Cezaevi’nde bulunduğu sırada çocuğu Poyraz Ali ile birlikte kalıyordu. Haftada dört gün 16 saatlik bir rehabilitasyon programına ve cezaevindeki ana okuluna devam ediyordu. Bakır’da çocuğunun eğitim süreçlerinde yanında oluyordu. Poyraz Ali şimdi Trabzon’da, babasının yanında. Babası çalıştığı için de köyde anne annesi ve dedesiyle kalıyor.

Zaman alehimize işliyor!

Cezaevi müdürünün Zeynep Bakır’a sözlü olarak tamam sevkin yapılacak dediği halde yapılmadığını söyleyen eşi Emrah Bakır “Zeynep, siyasi mahpus olduğu için bunları yaşıyor. Hiçbir protestoya katılmadı, oğlumuz için… Yine de sevk edildi. Dilekçe yazıyor, günlerce yanıt alamıyor. Son ret kararı bir hafta cezaevi müdürünün odasında beklemiş. Sözlü olarak, ‘tamam sevkin yapılacak’ dendiği halde üstelik… Duyarsızlık Zeynep’i açlık grevine götürdü. Son sevk talebinin reddedilmesi üzerine yeni bir dilekçe yazdı. İyice çaresiz hissettiği için açlık grevine başlamış. Şimdiye dek yapacağı her şeyi yaptı. Kimse oğlumuzu düşünmüyor. Poyraz Ali, özel eğitime başladığında hiç konuşmuyordu. Takıntıları çok fazlaydı. Dışarı çıkmak istediğinde kapıları yumrukluyordu. Kendini yerlere atıyordu. Zamanla çok şeyi başardı. Konuşmaya başladı. Daha sosyal bir çocuk oldu… Zaman şimdi aleyhimize işliyor” dedi.

HABER MERKEZİ

Haber alınamayan gözaltındaki yurttaşlara işkence mi yapılıyor?

Gözaltına alınan 71 kişiden haber alınamaması ailelerin kaygılarını artırıyor. Dêrik’te kayyum Muhammed Fatih Safitürk’ün yaşamını yitirdiği patlamanın ardından gözaltına alınan yurttaşların aileleri, ‘Onlara ne yaptıklarını bile bilmiyoruz’ şeklinde kaygılarını dile getirdi

Mêrdîn’in (Mardin) Dêrik ilçesinde 10 Kasım’da Hükümet Konağı’nda gerçekleşen ve Dêrik Belediyesi’ne kayyum olarak atanan kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün yaşamını yitirdiği patlamanın ardından yapılan operasyonlarda gözaltına alınan 71 kişi, aile ve avukatları ile görüştürülmüyor. Durumdan kaygılı olan aileler, “İşkence ettikleri için mi bizden saklıyorlar” şeklinde tepki gösterdi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclis (PM) üyesi Mustafa Kutlar da olayın yaşandığı gün evine yapılan baskınla gözaltına alınanlardan. Olay günü eşi Kutlar’ın sabah saat 09.00’da Kızıltepe’ye gittiğini ifade eden Medya Kutlar, patlamanın yaşandığı gün saat 14.00’da evlerinin basılarak arama yapıldığını ancak eşi evde olmadığı için polislerin geri gittiklerini söyledi. Eşinin saat 17.00’de eve gelmesi üzerine tekrar evlerine baskın yapıldığını aktaran Kutlar, 6 gündür gözaltında bulunan eşinin kimseyle görüştürülmediğini vurguladı. Kutlar, uygulamaya tepki göstererek, eşinin bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

Kızımın eli kırık ağrıları vardı gözaltına aldılar

Hiç bir gerekçe göstermeden gözaltına alınan Rojin Aydın’ın annesi Aysel Aydın da, evlerine gelen polislerin eli kırık olan kızını hiçbir gerekçe göstermeden gözaltına aldıklarını belirtti. Aydın, “Bombanın patladığı gün Rojin elinin ağrısından duramıyordu. Sürekli uyuyordu. Uyandırmadık biz de. 2 saat geçti baktık evi bastılar. Eli kırık olan bir insan böyle bir şey nasıl yapsın?” diye sorarak, 6 gündür kızından haber alamadıklarını söyledi. Gözaltına alınanların farklı yerlere gönderildiğini avukattan öreğndiğini söyleyen anne Aydın, nereye götürüldükleri konusunda da bir bilgi edinemediklerini ifade etti. Rojin’in tedavisinin hâlâ devam ettiğini vurgulayan anne Aydın, “Rojin’in eli kırık hala, tedavi edilmesi gerekiyor. İhtiyaçları nedir, onu bile bilmiyoruz. Kızım şuan acı çekiyor ama ben onun yanına gidemiyorum” dedi.

‘Silah doğrultular’

Patlamanın hemen ertesi günü gözaltına alınan Muharrem Yesin’in ailesi de bir haftadır kendisinden haber alamıyor. Onlarca polisin evlerini ablukaya aldıktan sonra baskın yaptığını belirten anne Cahide Yesin, “Sabah saat 09.30 sıralarında evi bastılar. Bu esnada ikinci kattaydım. Aşağı indiğimde 20’ye yakın polis içeri girmişti. Silahlarını doğrultmuş, kalkanları ellerinde, etrafı arıyordu. Muharrem iş yerindeydi. Onu aradılar, iş yerinden geldi. Kıyafetlerini değiştirmesine izin vermeden alıp götürdüler oğlumu.” Ne kendileri nede avukatlarla görüştürülmeyen oğlunun akıbetini bilmediklerini dile getirerek, “Onlara ne yaptıklarını bile bilmiyoruz. İşkence ettikleri için mi bizden saklıyorlar?” diye sordu.

MÊRDÎN

Yazar Şaban İba gözaltına alındı

Özgür Gündem Gazetesi yazarı Şaban İba, evine yapılan baskınla gözaltına alındı

Özgür Gündem Gazetesi’nin köşe yazarlığını yapan yazar Şaban İba Balıkesir’in Erdemit ilçesinde jandarmalar tarafından evine yapılan baskın ile gözaltına alındı. Bu sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yazar Şaban İba ve sanatçı Nihat Sönmez’in evine yapılan baskında, İba evde bulunurken Sönmez’in evde olmadığı öğrenildi. Evde yapılan aramalar ardından İba’nın “örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına alındığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü belirtildi.