Ana Sayfa Blog Sayfa 6113

Hava Kirliliği Çocukları Öldürüyor

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) son raporuna göre tüm dünyada her yedi çocuktan biri, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kriterin çok daha üzerinde hava kirliliğine maruz kalıyor.

UNICEF Direktörü Anthony Lake, “Hava kirliliği dünya genelinde 5 yaşın altında 600 bin çocuğun ölümünde etkisi olan bir faktör ve bu sorun hergün milyonlarcasının hayatı ve geleceklerini tehdit ediyor,” dedi.

2 milyar çocuk Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği hava kalitesi standartlarının altındaki bölgelerde yaşıyor. Bunlarda 620 milyonu Güney Asya’da, 520 milyonu Afrika’da ve 450 milyonu da Doğu Asya ve Pasifik bölgesinde yaşıyor.

UNICEF, çocukların hava kirliliğinin etkilerine daha fazla maruz kaldığını çünkü akciğerlerinin, beyinlerinin ve direnç sistemlerinin gelişmekte olduğunu kaydetti.

UNICEF, iklim değişikliği konferansına katılacak ülkelerden çocukları hava kirliliğinden korumak için 4 acil adım atmasını isteyeceğini belirtti.

Bu adımlar:

1. Hava kirliliğini azaltmak için önlemler alınması

2. Çocukların tedavi edilmelerine olanak sağlanması

3. Çocukların hava kirliliğine maruz kalmasını en aza indirilmesi

4. Hava kirliliğini daha iyi gözetlenmesi olarak sıralandı.

Lake, “havamızın kalitesini koruduğumuzda çocuklarımızı da koruyoruz, her ikisi de geleceğimiz için temel öneme sahip,” dedi.

Trump’ın Başkan Seçilmesinin Ardından Dünya Piyasaları Tedirgin

Amerika’da Başkanlık seçiminde zaferin Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Donald Trump’ın olması dünya piyasalarını olumsuz etkiledi. Asya borsaları güne kayıplarla başladı, dolar ve petrolde düşüşler oldu. En fazla darbeyi belki de en fazla Meksika pezosu yedi. Meksika pezosu yüzde 13 değer kaybetti.

Amerika’da yeni başkanın beklenenin aksine Demokrat Hillary Clinton değil de Cumhuriyetçi Donald Trump’ın olması dünya piyasalarını sarstı.

Amerikan doları ve borsalar düşüşlerle güne başladı. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 4’ü buldu.

Asya-Pasifik borsaları da yüzde 3’den fazla değer kayıpları yaşandı.

Altın yükselirken Meksika pezosu önemli oranda değer kaybetti. Trump seçim sürecinde kaçak geçişleri önlemek için Meksika sınırına duvar öreceklerini, parasını da Meksika’nın ödeyeceğini belirtiyordu.

Yatırımcılar, Trump’ın Başkan seçilmesinin yıllarca sürecek küresel ekonomik belirsizliğe neden olabileceği yorumlarını yapıyor.

Bu durumun da Aralık ayında faiz artırımı kararı alması beklenen Amerikan Merkez Bankası’nın cesaretini kırabileceği kaydediliyor.

Trump’ın Amerikan Başkanı seçilmesinin piyasalara en az İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararı kadar zarar verdiği belirtiliyor.

Uzmanlar kısaca piyasalarda panik havası olduğunu bunun nedeninin de Amerikan Başkanlık seçiminde beklenmeyen sonuç olduğunu kaydediyor.

AB En Sert Raporu Açıklıyor

Avrupa Birliği’nin her yıl açıkladığı İlerleme Raporu, Türkiye’nin bir yıl boyunca hukukun üstünlüğü, insan hakları, temel özgürlükler, Kopenhag kriterleri ve Avrupa Birliği müktesabatı bağlamında sergilediği performansın fotoğrafı niteliğinde. Son birkaç yıldır Brüksel için biraz karmaşık ve bulanık olan fotoğraf bu yıl ise oldukça karanlık.

Bu yılki raporun önceki yıllara oranla daha sert olacağının sinyalleri zaten geliyordu. Bununla birlikte belgenin tonunun iyiden iyiye kötüleşmesinde 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında alınan önlemler ve bunların uygulanma şekli etkili oldu. Bu tabloya son dönemde yaşanan olumsuz gelişmeler de eklenince rapor kötüden en kötüye doğru evrildi.

Beklendiği gibi darbe girişimi sonrası alınan önlemler, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı en olumsuz eleştirilerin yer aldığı alanlar olarak öne çıkıyor.

Darbe girişimi sonrasında çok kapsamlı el çektirme, görevden alma ve tutuklamalar yaşandığının hatırlatıldığı belgede, aralarında tutukluların kötü muameleye ve işkenceye maruz kaldığına yönelik iddiaların da yer aldığı ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin haberler olduğunun altı çiziliyor. Önlemlerin geniş kapsamı ve kolektif niteliği de ciddi soru işaretlerinin oluşmasına neden olan unsurlar arasında sayılıyor. Darbe girişimine katılanların ya da Gülen bağlantılı olanların belirlenmesi amacıyla uygulanan kriterlerin ve kanıtların muğlaklığı, bireysel mesuliyetin şeffaf olmayan ve fark gözetmeksizin oluşturulması konusunda ciddi endişeler olduğunun altı da Avrupa Birliği tarafından çiziliyor.

Olağanüstü hal konusunda Türkiye’nin, alınan her önlemin sadece durumun gerektirdiği ölçüde olması, her durumda gereklilik ve orantılılığın sağlanmasını gerektiği belirtilen belgede, “Türkiye, her durumda aralarında masumiyet karinesi, ceza sorumluluğunun bireyselliği, yasal kesinlik, savunma hakkının da aralarında bulunduğu hukukun üstünlüğünün temel ilkelerinin bir kenara itilmemesine özel itina göstermelidir” ifadeleri kullanılıyor.

Yargının bağımsızlığı konusunda gerileme yaşandığı tespitinde bulunan Avrupa Birliği, bu durumun yargının genel işleyişi açısından belirgin bir sınama oluşturduğunu kaydediyor.

İfade özgürlüğü alanında, “İfade özgürlüğü alanında ciddi gerileme yaşandı ve bu durum endişelerin artmasına neden oluyor. Geçen yıl yapılan öneriler dikkate alınmadı. Yasalar ve uygulama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla uyumlu değil. İfade özgürlüğü ciddi şekilde zorlanıyor. Gazetecilere, yazarlara ve sosyal medya kullanıcılarına yönelik süren ve yeni ceza davaları, akreditasyonların iptali, çok sayıda medya organının kapatılması ciddi endişe kaynağı” deniliyor.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM içtihadından kaynaklanan hakların uygulanmasının henüz tam sağlanamamasından yakınan Avrupa Birliği, Güneydoğu’da terörle mücadele kapsamında insan haklarına saygının kötüleştiğini ve bu durumun ciddi endişe konusu olmayı sürdürdüğünü kaydediyor. Terörle mücadelenin Türkiye’nin meşru hakkı olduğu ancak terörle mücadele önlemlerinin orantılı olmasının sağlanması gerektiği vurgusu da metne yansıtılmış durumda.

Raporda yer alan eleştiriler, sayıları zaten çok olmayan bazı olumlu unsurları tamamen gölgelemiş durumda. Neredeyse her konu başlığı altında bir eleştiri bulmanın mümkün olduğu belgede, adının aksine, ilerleme vurgusuna rastlamak oldukça zor.

Amasra’da termik santrale karşı 2 bin 119 vekaletle dava

Belediyeler ile birlikte 120 kadar sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu ‘Bartın Platformu Bileşenleri’, Amasra’da Gömü ve Tarlaağzı köyleri sınırındaki koyda kurulması planlanan 1300 megavat gücündeki termik santral için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ‘ÇED Olumlu’ kararı vermesi ardından geçen 17 Ekim’de halkı bilgilendirmek için stant açtı. Bartın ve Amasra’da açılan stantlarda 2 bin 119 kişi, termik santrale karşı açılacak davaya müdahil olmak için vekalet verdi. Platform üyeleri, 2 bin 119 vekaletle Zonguldak İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma davası açılması için Bartın Adliyesi’ne başvurdu.

REKOR DAVACI SAYISI

Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taner Çetin’in de destek verdiği platform üyeleri adliye önünde basın açıklaması yaptı. Platform sözcüsü Erdoğan Atmış, ‘ÇED Olumlu’ kararının halkın gözünde hükümsüz olduğunu söyledi. Atmış şöyle konuştu:
“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın daha önce vermiş olduğu ‘Bu yer termik santral için uygun değildir’ kararlarını yok sayarak, mevzuatın arkasına dolanarak ve hukuku çiğneyerek tamamen hemşerilik ilişkilerine dayanacak şekilde verdiği ÇED olumlu kararı Bartın-Amasra halkının gözünde hükümsüzdür. Daha önce 42 bin farklı itiraz dilekçesiyle bakanlığa itirazını bildiren Bartın Amasra halkı, bu sefer de ülkemizde ilk kez 2 bin 119 davacı ile iptal davası açıyor. Bildiğimiz kadarıyla en çok davacıya sahip çevre davası olan Artvin- Cerattepe davasında davacı sayısı 700 civarındaydı. Bizler bu sayıyı çok ötelere taşıdığımıza ve bir rekor kırdığımıza inanıyoruz.”
Erdoğün Atmış, Bartın-Amasra halkının kentine sahip çıkmak için mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.

Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taner Çetin de termik santralin kül depolama tesislerinin, ‘Kavşak suyu havzasına’ kurulacağına dikkat çekerek, Bartın Belediyesi olarak ayrıca dava açtıklarını söyledi.

ABD seçimleri piyasaları

ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın galip gelmesi piyasalarda deprem etkisi yarattı.

Dolar/TL piyasaların kapalı olduğu saatlerde 3,30’u gördükten sonra 3,18’nin altında işlem görmeye başladı. Avro fiyatları da tüm zamanların rekorunu kırarak 3,6774’ü gördü. Avro şu sıralarda 3,60’ın altında seyrediyor.

BORSALAR ÇAKILDI

Asya borsaları yüzde 3.5 düşerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde yüzde 5’e yakın kayıp oldu. İngiltere Fransa Almanya borsalarının ise yüzde 4’ün üzerinde kayıpla açılması bekleniyor. Borsa İstanbul güne 2,37 düşüşle 74 bin 561 puandan başladı.

‘AB, Türkiye ile müzakereleri durdurmayı görüşecek’

 

Gazetenin, adını açıklamadığı üst düzey iki yetkiliye dayandırdığı habere göre, Pazartesi günü Brüksel’de yapılacak toplantı öncesi birliğe üye ülkeler arasında bir bölünme de söz konusu.

Habere göre, bazı ülkeler, mültecilerin geri kabulü anlaşması ve IŞİD’e karşı yürütülen mücadeleyi etkileyececeği gerekçesiyle, “müzakereleri durdurma” kararına mesafeli duruyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’in “İdam cezasını geri getirmediği takdirde Türkiye ile anlaşmaları sonlandırmak büyük bir diplomatik hata olur” sözlerinin de yer aldığı haberde, Çarşamba günü yayımlanacak İlerleme Raporu’nun taslağına ilişkin de ayrıntılar bulunuyor.

Wall Street Journal’in bazı detaylarını açıkladığı taslağa göre, Türkiye, 2015 yılı ile kıyaslandığında, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve insan hakları konusunda geriye gitti.

Taslak rapordan bölümler

Habere göre, taslakta, 15 Temmuz’da gerçekleşen darbe girişimi sonrası yaşanan hukuk sürecine atıflar bulunuyor. “40 bine yakın kişinin gözaltına alındığı, neredeyse 140 bin kişinin işlerinden atıldığı, 4 bin civarında enstitü ve iş yerinin kapatıldığı ve bunlara devlet tarafından el koyulduğu ” ifadesi yer alıyor. Gazeteye göre taslakta aşağıdaki cümleler de var:

“Atılan tedbir amaçlı adımların ölçeği ve doğası çok ciddi sorular doğurmuştur. Elde edilen deliller ve kullanılan yöntemlerin belirsizliğiyle ilgili endişeler, ‘baştan suçlu’ algısıyla hareket edildiğini düşündürüyor”

Taslak raporda, iş dünyasının da atılan adımlardan endişe duyduğu ve etkilenmeye başladığı ifadesinin yer aldığı söyleniyor.

Wall Street Journal’daki haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da müzakereleri durdurmayı düşündüğü hatırlatılarak, Erdoğan’ın, “Türkiye’yi 53 yıldır kapıda bekleten Avrupa Birliği’nden ne bekleyebiliriz ki ? Kendimizi kandırmayalım. Biz kendi göbeğimizi keseriz” sözlerine de yer veriliyor. (Kaynak: BBC Türkçe)

Trump başkan oldu, Almanya ve Fransa’dan ilk tepki geldi

Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Donald Trump ABD’nin 45’inci Başkanı oldu. Sandıktan çıkan bu sonuca dünya genelinde siyasilerinden ilk tepkiler ise şöyle 

Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen sonucu “büyük bir şok” olarak nitelendirdi.

“NE YAPACAĞI HAKKINDA HİÇBİR FİKRİMİZ YOK”

Merkel’in partisinden bir yetkili ülke basınına verdiği demeçte ise “ABD Başkanının ne yapacağı hakkın hiçbir fikrimiz yok”

Fransa Dışişleri Bakanı Ayrault, sonucun bu sonucun ABD – Fransa ilişkilerini zayıflatmaması gerektiğinin altını çizdi.

LE PEN, TRUMP’I KUTLADI

Fransa’nın aşırı sağ partisi NFP’nin lideri Le Pen ise Trump’ı kazandığı zaferden dolayı kutladı.

İSVEÇ’TEN İLK TEPKİ

İsveç Başbakanı Stefan Löfven, Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanmasının kesinleimesinin ardından yaptığı açıklamada, “Seçim sonuçları sıradan insanlarda endişe yarattığı gibi piyasaları da tedirgin etti” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Löfven bütün sonbahar boyunca değişik senaryolara göre hazırlık yaptıklarını belirterek, “Bir çok nedenden dolayı Hillary Clinton’ın kazanmasını tercih ederdim. Ancak şurası da bir gerçek ki, seçimi kimin kazandığına bakmazsızın İsveç, ABD ile iyi ilişkiler sürdürmek için çabalarına devam edecektir” dedi.

Löfven, ABD başkanlık seçimleri öncesi “kirlenen” politik ortama dikkat çekerek, “Bütün siyasi liderler bunun yayılmaması için büyük sorumluluk taşıyor. Nefrete dayalı böylesi siyasi ortamdan kimse kazançlı çıkmaz. Her zaman yaptığımız gibi seçim kazanan birini kutlarız” diye konuştu.
İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström de yaptığı açıklamada, diğer AB dışişleri bakanları ile Pazartesi günü biraraya gelerek durumu değerlendireceklerini söyledi.

GÜNEY KORE’DEN İLK TEPKİ

Güney Kore Dışişleri Bakanı Yun Byung-se ülke basınına yaptığı açıklamada Kuzy Kore’nin füze denemelerine atıfta bulunarak Trump’ın Başkanlığında ABD’nin bölgedeki politikasının devam etmesini beklediklerinin altını çizdi.

Selanik’te Euforia programı

Selanik –57. Selanik Uluslararası Film Festivali’nin desteklediği EUFORIA,  Yunanistan, Macaristan ve Polonya arasında düzenlenen ortaklaşa bir destek  programı. Eğitici, öğretici bu etkinliğin amacı sinema sanatını yaratıcı ve esnek olanaklarla okulların içine sokmak. Sevgicinsiyet, ırkçılık, ayrımcılık, 

sığnmacılık dayanışma temalarına odaklanan öğretmenler derslerinde öğrencilerine bu konularla ilgili belgeseller, uzun ve kısa metrajlar izlettiriyorlar.

Bu özel programın içerisinde Dimitri Gaziadis’in Astero, Michael Cacoyannis’in Stella, Theo Angelopoulos’un Sonsuzluk ve Bir Gün, Andrzej Wajda’nın Vaadedilmiş Topraklar, Miklos Jansco’nun The Round–Up, Pavel Pavlikovski’nin Ida, Laszlo Nemes’in Saul’un Oğlu filmleri yer alıyor.

Ücretsiz olan bu erişim öğrencilere, öğretmenlere, akademisyenlere, araştırmacılara, profesörlere, film endüstrisinin profesyonellerine, eğitim danışmanlarına, sinefillere yönelik bir destek programı.

EUFORIA’nın (İzleyicinin Gelişimi İçin Avrupa Filmleri) amacı sinema sanatını okullarda yaygınlaştırmak. Böylelikle geleceğin genç sinemacılarını eğitimleri süresinde erkenden yetiştirmek.

Film Vault, EUFORIA film eğitim platformunun dijital ortamdaki katalogu. Bu dijital katalogta 90 adet kısa metraj, belgesel ve uzun metraj filmler  yer alıyor (30 Yunan, 30 Macar, 30 Polonya yapımı). Bu katalogun içerisinde filmlerin sinopsisleri, künyeleri, yaratıcı kadronun filmografileri, fotoğraflar,
referans kaynaklar bulunmakta. Film Vault’un bünyesindeki Öğretici Araçlar bölümünden sinema terimlerine de ulaşılıyor.

Projenin ana sponsoru Selanik Uluslararası Film Festivali. Diğer destekçiler Selanik Sinema Müzesi, Spoleczna Akademia Nauk–San Üniversitesi (Polonya), Laterna Magica Kulturalis es Oktatasi Szolgaltato Kft (Macaristan) adlı kültür organizasyonundan oluşuyor.

Ayrıntılı bilgi için : www.filmfestival.gr/euforiabeta.

Neue Osnabrücker Zeitung: AB safını ortaya koymalı

Neue Osnabrücker Zeitung’da yer alan yorumda Türkiye’deki son gelişmeler karşısında Avrupa Birliği’nin (AB) izlediği tutum eleştiriliyor:

“Sürekli insan haklarının ihlal edildiği, gazetecilerin ve muhaliflerin tutuklandığı bir ülke, AB’ye üye olamaz. Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth bu gerçeği dile getirerek takibata uğrayan Türklerin Almanya’ya iltica edebileceğini işaret etti. Artık AB’nin müzakereleri askıya alması gerekirdi ama AB kaçamak yanıtları tercih ediyor. Avrupa, mülteci anlaşması nedeniyle Türkiye’ye boyun mu eğiyor? Türkiye bile bu anlaşmayı sorgularken, izlenen bu tutum utanç verici. Yıllar önce Türkiye demokratik ve etkilenilebilen bir ülke iken, AB Türkiye’yi üyeliğe kabul etme fırsatını kaçırdı. Ancak şimdi çok geç, zira artık Türkiye farklı bir çizgi izliyor. Avrupa Erdoğan’a taviz vererek entrikalarına seyirci kaldığı sürece, Erdoğan bu tutumunu daha sertleştirerek sürdürecek. AB’nin artık safını açıkça ortaya koyması gerekiyor.”

Magdeburg’da yayımlanan Volksstimme gazetesindeki yorumda Türk vatandaşlarına sığınma hakkı verilmesi ele alınıyor:

“Türkiye’deki muhaliflere Almanya’da sığınma hakkı tanınması doğru. Türkiye’deki birçok aydının bu seçeneği değerlendireceği tahmin edilebilir. Diktatörlüğe giden yolda yapılan ‘temizliğin’ ilk mağdurları da onlar. Ancak ne yazık ki, Türkiye suçlamalarından birinde haklı: Almanya PKK’nın Türkiye’den gelenlerden haraç toplamasını engellemeyi hiç başaramadı. Şimdi Almanya’nın Kürt teröristlere koruma sağlayacak bir ülke olmasının engellenmesi gerekiyor. Gündeme gelen bu iltica meselesi, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ne kadar absürt olduğunu ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülkesinin Yunanistan ile sınırlarını sorguluyor, Batı’nın müttefiki olan Kürtleri bombalıyor ve idam cezasını uygulamaya hazırlanıyor. Bu koşullar altında AB Türkiye ile üyelik müzakerelerini durdurmaya adeta zorlanıyor. Ancak Brüksel’de alışık olunduğu gibi gerçeklerden kaçılıyor.”

Passauer Neue Presse gazetesindeki yorumda ise Ankara ile Berlin arasındaki ilişkilere yönelik şu satırlar dikkati çekiyor:

“Almanların Erdoğan’ı diktatör olarak tanımlaması sözde Erdoğan’ı pek ilgilendirmiyormuş. Ama Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu son açıklamalarında farklı bir dil kullanıyordu. Kim Almanya’yı teröristlere kucak açan bir ülke olarak nitelendirir, Türkiye’deki gelişmeleri kıskanıyor musunuz diye sorarsa, o aslında çok etkilenmiş demektir. Diktatörlerin kendine olan güvenleri eksik olduğu için ne pahasına olursa olsun mutlak iktidara sahip olmak isterler. Güçlü karakterler uzlaşma ve demokrasiye dayanabilir, ancak zayıf karakterler iktidarlarını uygularken mutlak güç hayallerinin arkasına sığınırlar.”

Ludwigshafen’da yayımlanan Rheinpfalz gazetesinde ise Türkiye’deki Kürt sorunu ele alınıyor.

“Türkiye’deki Kürtlerin çoğu bağımsız bir devlet istemiyor. Ancak kendilerini ikinci sınıf vatandaş gibi hissediyorlar. HDP’nin parlamentoya girmesi ile bu durum değişebilirdi. Ancak bu Türk hükümeti tarafından istenmedi. 2015 Temmuz’undan beri devam karşılıklı şiddet karşısında ise Kürtlerin de bu durumun değişebileceğine dair kuşkuları artıyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Jülide Danışman

 

Donald Trump başkanlık yarışını kazandı

TSİ 10:42 +++ CNN televizyonu Hillary Clinton’ın Donald Trump’ı telefonla arayarak, sonucu kabul ettiğini ilettiğini bildirdi. 

TSİ: 10:35+++ Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın delege sayısı 276’ya ulaştı. Başkan olmak için 270 delegeye ulaşmak gerekiyordu.

TSİ 10:20 +++ Cumhuriyetçi Parti hem Temsilciler Meclisi hem Senato’da çoğunluğu tutmayı başardı. Böylece Kongre’de zafer Cumhuriyetçilerin oldu.  Alaska, Arizona, Wisconsin ve Michigan’da oy sayımı devam ediyor.

TSİ: 10:08 +++ CNN televizyonu Demokrat aday Hillary Clinton’ın konuşma yapmayacağını duyurdu.

TSİ: 10:05+++ Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen ARD televizyonunda yaptığı açıklamada, ABD’deki seçim sonuçlarının gidişatının kendisi için ağır bir şok olduğunu kaydetti. Von der Leyen ayrıca, “ her ne kadar seçim kampanyaları hakaret ve kutuplaştırıcı sözlerle geçse de, bu demokratik özgür bir seçim” şeklinde konuştu.

TSİ 09:50+++  Fransa’nın aşırı sağcı Ulusal Cephe partisi lideri Marine Le Pen resmi sonuçlar henüz açıklanmadan Twitter hesabı üzerinden Cumhuriyetçi Donald Trump’ı kutlayarak, tebrik etti. Le Pen, “ABD’nin yeni başkanı Donald Trump ve Amerikan halkını tebrik ederim” yazdı.

TSİ 09:40+++ CNN’in araştırmasına göre Cumhuriyetçi aday Donald Trump 40 yaş üstü seçmenlerden, Demokrat aday Hillary Clinton ise 18 ile 39 yaş arası seçmenlerden daha fazla oy aldı.

TSİ: 09:30 +++ Demokrat Parti’nin Başkan adayı Hillary Clinton rakibi Donald Trump’ın önde gitmesinin anlaşılmaya başladığı saatlerde Twitter’dan, “Bu gece her ne olursa olsun, bu ekiple gurur duyuyorum. Her şey için teşekkürler mesajını paylaştı.

TSİ 09:25+++ ABD’nin Almanya Büyükelçisi John B. Emerson Alman ZDF kanalında Trump’ın zafere yaklaşmasına yönelik değerlendirmede bulundu. Büyükelçi, “Trump’ın zaferi ABD için çok dramatik bir dönüşüm anlamına gelecek. Burada önemli olan Trump’ın böylesi kutuplaşmış bir ülkeyi birleştirecek bir strateji izleyip izlemeyeceği” şeklinde konuştu.

TSİ: 09:15 +++ Cumhuriyetçilerin adayı Trump’ın Beyaz Saray’a yaklaşıyor olması borsaları da etkiledi. Japonya borsası yüzde 5,36’lık büyük bir düşüş yaşadı.

TSİ: 09:00+++ Sonuçlar açıklanmaya devam ederken Trump’ın delege sayısının 245’e, Clinton’ın ise 215’e ulaştığı bildiriliyor. ABD Başkanı olmak için 270 delegeye ulaşmak gerekiyor.

TSİ: 08:48 +++ Trump’ın zafere yaklaşmasıyla dolar düşüşe geçti, Meksika Peso’su ise en düşük seviyelerde.

TSİ: 08:38 +++ Fransa’nın ABD Büyükelçisi Gerard Araud, Trump’ın önde gitmesine yönelik, “Brexit ve bu seçimlerden sonra artık her şey mümkün. Gözlerimizin önünde bir dünya yıkılıyor“ şeklinde konuştu.

Eşi benzeri görülmemiş sertlikte geçen bir seçim kampanyasının ardından ABD vatandaşları yeni başkanı seçmek üzere sandık başına gitti. Demokrat Parti’nin adayı eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un seçilmesi halinde Beyaz Saray’a ilk kez bir kadın çıkacak. Polemik yaratan açıklamaları ile seçim kampanyasına damgasını vuran Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Donald Trump ise siyasi tecrübesi bulunmayan bir isim. Gece boyunca art arda önemli eyaletlerde Cumhuriyetçi aday Trump’ın öne geçmesiyle gözler seçimin kaderini belirleyecek eyaletlere çevrildi.

TSİ: 07:49 +++

ABD Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde eden Cumhuriyetçiler, Senato’da çoğunluğu kazanmaya da çok yakın.

TSİ: 07:44 +++

Cumhuriyetçi aday Trump’ın Iowa eyaletinde de zaferi kesinleşti. Eyaletin delege sayısı 6. Son duruma göre, Trump’ın 232  olan delege sayısı daha da yükseldi. Clinton’un delege sayısı ise 209.

TSİ: 07:32 +++

ABD’nin Washington eylaetinde seçim yarışının galibi Hillary Clinton oldu. Clinton, böylece 12 delege daha elde etmeyi başardı. Rakibi Trump’ın 10 delegeli Wisconsin eyaletinde de galibiyeti garantilediği belirtiliyor.

TSİ: 07:14 +++

Donald Trump, Utah’da da kazanan isim oldu. Eyaletin delege sayısı 6.

TSİ: 07:11 +++

Donald Trump North Carolina’yı kazandı. Eyaletin delege sayısı 15. Trump’ın delege sayısı 216’ya yükseldi. Clinton’un delege sayısı ise 197. Florida ve North Carolina seçim yarışında kilit eyaletler olarak görülüyordu.

TSİ: 07:05  +++

Tahminlere göre, Clinton 55 delegeli California, Washington ve Hawaii’de kazanan isim oldu. Trump ise Idaho’da galibiyet elde etti. Clinton’un delege sayısı 190’a yükselirken, Trump’ın delege sayısı ise 201’e ulaştı. 270 delege sayısına ulaşan aday seçimi kazanmış olacak.

TSİ: 06:55 +++

Donald Trump Florida eyaletinde de galibiyet elde etti. Eylaetin delege sayısı 29. Böylelikle Trump seçimi kazanma hedefine bir adım daha yaklaşmış oldu. Trump’ın delege sayısı 197’ye yükselirken, Clinton’ın delege sayısı ise 131’de kaldı.

TSİ: 06:48 +++
Seçim analizlerinde, Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın seçimi kazanma ihtimalinin önemli derecede arttığına dikkat çekiliyor. Çok sayıda tahmine göre, Cumhuriyetçi aday Demokrat rakibi Clinton’ın açık ara önünde. Trump son olarak Ohio eyaletinde de seçimi kazanarak delege sayısını yükseltti.

TSİ: 06:37  +++

ABD’deki seçim yarışının seyri ekonomiye de yansıdı.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/Reuters/DW, BÖ/BS