Ana Sayfa Blog Sayfa 6120

Savcı ‘FETÖ’cü çıktı 142 gazeteci tutuklu!

 

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni  Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ve yayındanışma kurulu üyeleri Necmiye Alpay ve Aslı Erdoğan için başlatılan “Özgürlük Nöbeti” devam ediyor.  22’ncisi düzenlenen nöbet eylemini CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı devraldı. Birleşik Haziran Bakırköy Meclisi,  Halkların Demokratik Partisi’nin de destek verdiği eylemde konuşan Ayşegül Tözeren ilk nöbete başladıklarında 120 civarında gazetecinin tutuklu olduğunu bugün ise 142 gazetecinin tutuklu bulunduğu söyledi. Barış Vakfı Genel Sekreteri Hakan Tahmaz ise, “Biz bu ülkeyi her türlü baskıdan ve şiddetten arındırmak için buradayız. Sadece Necmiye veya Aslı için burada değiliz. Kandıra’dan Silivri’ye kadar tüm tutsaklar için nöbetteyiz ve olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

 

BM ile mültecileri görüştüler

 

Rojava-Kuzey Suriye’nin Qamişlo kentini ziyaret eden Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği’nden bir heyet, Cizîrê Kantonu Demokratik Özerklik Yönetimi ile Musul, Rakka ve Dêra Zor’dan gelecek mültecilerin durumunu görüştü. BM Yüksek Komiserliği heyetinde Musullu Mültecilerden Sorumlu Yetkili Alfonzo Monaliza, BM Qamişlo Bürosu Yöneticisi Robin Aleksandryan Cizîrê Kantonu Toplumsal İşler Konseyi Eşbaşkanı Zozan Mihemed, Mülteci Çalışmalar Bürosu Yöneticisi Mehmûd Kerro ve Örgütlenme İşleri Bürosu Eşbaşkanı Bedran Çiyakurd ile bir araya geldi. Heyet Musul, Rakka ve Dêra Zor’dan gelecek mülteciler için yardım edeceklerini, yardımların da en kısa sürede ulaştırılacağını ümit ettiklerini söyledi. Görüşmenin ardından taraflar, Hol ve Mebrûka kampları için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin yardımları ve Demokratik Özerklik Yönetiminin denetimini aktifleştirme konusunda anlaşmaya vardı.

Anlaşmaya göre; Rakka, Musul ve Dêra Zor’dan gelecek olan mülteciler Hol ve Mebrûka kamplarına yerleştirilecek. Toplantıda planlamaların hayata geçmesi için 2 gün içerisinde çalışmalara başlanması kararı alındı.

QAMIŞLO / ANHA

 

 

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın bırakıldı

Gülen Cemaati soruşturması kapsamında tutuklanan İstanbul eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın dün akşam tahliye oldu

Askeri darbe girişimi sonrası başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan İstanbul eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın avukatının talebi sonrası İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tahliye edildi. Hakimlik verdiği tahliye kararına gerekçe olarak Çapkın’ın emekli olması ve atılı suçun yapısı itibariyle tutukluluk halinin orantılı olmaması sebebiyle tahliyesine karar verildi.

İSTANBUL

Türkiye raporu ‘olumsuzluklarla’ dolu

Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’nun 9 Kasım Çarşamba günü açıklaması beklenen İlerleme Raporu’nun Türkiye’ye ilişkin bugüne kadar yayımlanan en olumsuz rapor olacağı öne sürüldü.

Frankfurter Allgemeine’nin (FAZ) pazar gazetesine göre 102 sayfalık rapor taslağında Türkiye’ye çok kötü bir karne verilerek yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, insan hakları, ifade ve basın özgürlüğü alanlarındaki gerilemeler sert dille eleştiriliyor. Ancak geçen yıl Komisyon, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sığınmacı anlaşmasına varılması uğruna İlerleme Raporu’nu yayımlamayı bile ertelemişti. Henüz HDP ve Cumhuriyet’e yönelik operasyonların yapılmadığı tarihte hazırlanan raporda, Türkiye’nin ‘keyfi davrandığı’ ve ‘hiçbir kriter olmadan’ çok sayıda kişinin tutuklandığına dikkat çekiliyor. Raporda basına yönelik baskılarla ilgili ise, ‘artık bağımsız Türkçe-Kürtçe radyo ve televizyon kanalı kalmadığına’, hükümetin yayınlarını ‘beğenmediği medya organına’ kayyum atadığına dikkat çekiyor.

HABER MERKEZİ

 

 

 

Pir Şevki Bakır: TV10 Alevilerin nefes borusuydu

Aleviler, kapatılan TV10’na sahip çıkmayı sürdürüyor. Alevi Piri Şevki Bakır, “Tv10 bizim nefes borumuzdu. Kapatılmasının acısını yüreklerimizde hissediyoruz” dedi. Bakır, Tv10’nun açılması için çaba göstereceklerini kaydetti.

PİRHA ÖZEL- Başbakanlık emriyle, OHAL kapsamında Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan televizyonlar arasında bulunan Alevilerin sesi Tv10’na Aleviler sahip çıkmaya devam ediyor.
PİRHA’ya konuşan Pir Şevki Bakır, TV10’nu kendileri için nefes borusu olarak tanımlayarak, bir an önce açılmasını istedi.

“Tv10’nun kapatılmasının acısını yüreğimizde hissediyoruz”

Pir Bakır, “TV10, bizim kendi kendimizle buluşmamızı, Aleviliğin ilmini, irfanını yayan ve hakikaten en ücra köşelerde insanlarımıza ulaşabilen, bütün kapıları çalan bir televizyondu. Dilimiz, kulağımız, gözümüz olan bir televizyondu. Kapatılmasının acısını yüreklerimizde hissediyoruz” dedi.

“Tv10’nun açılması için ne gerekiyorsa yapacağız”

Pir Şevki Bakır şunları ifade etti:
“Ne pahasına olursa olsun, yeniden mevzileri kazanmak üzere, TV10’nun yeniden açılması için üzerimize düşen ne varsa yaparız, hepimizin görevi.”

pirha

‘Üç kişinin DNA’sına sahip bebek’ sağlıklı büyüyor

ABD’den bir grup bilim insanı tarafından dünyada ilk kez denendiği açıklanan yöntemle Meksika’da doğan ve üç kişinin DNA’sını taşıyan bebeğin sağlıklı olduğu bildirildi.

New Scientist’in haberine göre, New York Yeni Umut Doğurganlık Merkezinden Dr. John Zhang başkanlığındaki ekip, “merkezi sinir sistemini etkileyen nadir kalıtsal nörometabolik ve mitokondriyal bir hastalık” olarak tanımlanan Leigh sendromlu annenin yumurtalıklarına tıbbi müdahalede bulundu.

Uzmanlar, annenin yumurtalıklarından çıkarılan bir kısım DNA’nın yerine bir donörden alınan sağlıklı DNA’ya sahip yumurtaları yerleştirdi. Böylece ölümcül genetik rahatsızlığı bulunan annenin rahminde bebeğin sorunsuz gelişmesi sağlandı.

Tartışmalı bir yöntemle ilk kez anne, baba ve yumurta donöründen alınan DNA ile 6 Nisan’da sağlıklı olarak dünyaya gelen Ürdünlü çiftin bebeğinin, annede bulunan Leigh sendromunu taşımadığı belirlendi.

Haberde, Dr. Zhang’ın “Yaşam kurtarmak yapılacak etik bir şeydir.” ifadesine de yer verildi.

Operasyonun hangi hastanede gerçekleştirildiği ise belirtilmedi.

Ayak Sağlığı ve Ayakkabı Seçimi

Birçoğumuz ayakkabılarımızı modeline ve rengine göre seçmek yerine ayağımızın yapısına uygun modelleri seçmemiz gerektiği gerçeğini göz ardı etmekteyiz. Eğer amacımız mutlu bir yaşamsa her koşulda sağlığımızı gözetmeliyiz. Gelişi güzel bir şekilde aldığımız ve sonradan genişler düşüncesinde bulunduğumuz ayakkabılar ayak sağlığımızı olumsuz etkilemektedir. Bunun sonucu olarak meydana gelen basma bozukluğu, tırnak batmaları, ayak mantarı, nasırlar, ayak parmaklarında bozukluklar, çabuk yorulma, bilek burkulmaları, ayak, bacak ve bel ağrılarına hatta ayağımızda kalıcı deformasyonlara sebep olmaktadır. İşte bu yüzden tercih ettiğimiz ayakkabıları renginden ve modelinden önce rahatlığımızı temin etmesine özen göstermeliyiz. Doğal malzemelerden üretilmiş ürünlere odaklanarak en uzun parmağımızdan yarım santim boşluk kalacak şekilde ayağımıza uygun olan modelleri seçmeye dikkat etmeliyiz. Bağcıklı ayakkabıların ayağı daha iyi kavrayarak kan dolaşımımızı engellemediği için daha fazla tercih edildiğini unutmamalıyız. Ayakkabı modelinin yansımaları olarak kullanıcılara sunulan dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar nasır, mantar ve benzeri birçok sağlık probleminin davetiyesidir. Yanlış tercihler ile temin edilen ayakkabılar ayak probleminin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bilinçli ayakkabı seçimleri ile yaşayabileceğimiz sağlık problemlerinin önüne geçerek, zaman içerisinde ayağımızda oluşan problemlerin de tedavisini sağlayabiliriz. Yüksek ayakkabılar kadar, tabanı düz olan ayakkabılar da ayak sağlığımızı tehdit eder. Günümüz modasının tercihleri arasında bulunan bu tür ayakkabılar omuriliğimize etki ederek duruşumuzu dahi değiştirebildiğini göz ardı etmeyelim. Bu tür ayakkabılar vazgeçilmezlerimiz arasında yerini aldıysa içerisine yerleştireceğimiz koruyucu tabanlık sayesinde kendimizi kötü etkilerden koruyabilir ve günlük performansımızı arttırabiliriz. Koruyucu tabanlık kullanılmazsa zaman içerisinde içinde bulunan ayakkabının şeklini almaya çalışan ayak yüzeyinde düzleşme ve yayılmanın yanı sıra şekil bozuklukları ve ağrılardan şikayet eder konuma gelebilirsiniz. Unutmayın doğru ayakkabı ayağımıza sadece egzersiz yaptırır.
ayakkabidunyasi.com.tr’de birbirinden farklı vazgeçilmez modelleri ile en iyi ayakkabı seçiminizi yapabilirsiniz. Sağlığınız ve şıklığınız gözetilerek üretilen Ayakkabı Dünyası ürünleriyle günlük yaşamınızın tadını çıkarmaya devam edebilirsiniz.

Badisches Tagblatt: Clinton daha sert politika izleyebilir

Straubinger Tagblatt/Landshuter Zeitung’da Türkiye’deki son gelişmeler karşısında Avrupa Birliği’nin izlediği siyasete ilişkin yorumda şu satırlar göze çarpıyor:

“Avrupa’nın karşı koyması gerekiyor. Üyelik müzakerelerinin devam etmesi bir saçmalık olur. Halkın ümitlerini elinden almak istememek şeklindeki argümanlar ise gülünç. Türkler, Batı ile olan yakınlaşmayı kimin bloke ettiğini gayet iyi biliyor. Bu nedenle de Avrupa bayrağının önünde oynanacak bir kukla tiyatrosuna hiç gerek yok.”

Stuttgarter Zeitung‘daki yorumda Demokratların adayı Hillary Clinton ile Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın yarıştığı ABD’deki başkanlık seçimleri ele alınıyor.

“Donald Trump’ın zaferi kıyametin başlangıcı olmasa da ABD ve aralarında Alman hükümetiyle birlikte birçok hükümet için kabus olabilir. Eğer Trump seçimleri kazanırsa, bu durum küresel düzenin mimarisinde sarsıntıya ve liberal etkinin görüldüğü demokrasilerin sürekliliğine ilişkin kuşkulara yol açabilir.”

Halle’de yayımlanan Mitteldeutsche Zeitung’da ise ABD’deki başkanlık seçimleri öncesinde Amerikan toplumundaki kutuplaşmaya dikkat çekiliyor.

“ABD 19’uncu yüzyıldaki iç savaştan bu yana hiç bu kadar kutuplaşma yaşamamıştı. Ülkede toplumsal, siyasi ve medya açısından çok derin bir çatlak bulunuyor. Artık birbiriyle iletişim kuramayan paralel dünyalar gözlemleniyor. Cumhuriyetçiler hiç olmadıkları kadar sağa,  Demokratlar ise hiç olmadıkları kadar sola kaydı. Argüman ve görüşlerin alışverişi yerine sadece iftiralar dile getiriliyor veya yumruklar konuşturuluyor. Sosyal eşitsizlik konusunda Amerikan çatışma kültüründen ve ırkçılıktan, giderek küreselleşen dünyada kendilerini yenik hisseden beyaz erkeklerin kaybetme korkusuna kadar bu çöküşün birçok nedeni olabilir.”

Baden Baden’da yayımlanan Badisches Tagblatt gazetesinde ise ABD seçimleri Avrupa açısından değerlendiriliyor.

“Eğer Avrupalıların söz hakkı olsaydı, ABD’deki başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın neredeyse hiç şansı olmazdı. Trump, birçok kişi için ABD siyasetindeki şeytan. Buna karşılık, Hillary Clinton bir çok Avrupalı tarafından biraz mesafeli bulunsa da siyasi açıdan bir profesyonel olarak görülüyor. Gerçekten de uzmanların çoğu, Clinton’ın güvenilirliğine ve öngörülebilir tutumuna vurgu yapıyor. Ama Hillary Clinton’ın öngörülebilirliği Avrupa açısından toz pembe bulutlara işaret etmiyor. Ukrayna, Suriye, Putin gibi sorunlar göz önünde bulundurulduğunda, ABD’nin ilk kadın başkanının Barack Obama’dan çok daha sert bir çizgi izleyebileceği düşünülebilir. Bu da askerî yöntemlerin ağırlık kazanabileceği anlamına gelebilir. Bu yüzden seçimler sonrasında Avrupalılardan talepler artacak: Eğer Trump kazanırsa, bulundukları geminin yönünün değişmemesi için uğraşmaları; eğer Clinton kazanırsa kendilerine düşen görevi yerine getirmeleri gerekecek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Jülide Danışman

 

Rakka’nın Kuzeyinde Şiddetli Çatışmalar

Suriye Demokratik Güçleri, Cumartesi gününden bu yana kenti geri almak için saldırı başlatmış durumda. Amerikan ordusu operasyona havadan destek veriyor

Suriyeli Kürt grupların önderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri, Rakka’nın kuzeyinde IŞİD militanları ile çatışıyor.

Amerikan ordusu operasyona havadan destek veriyor.

Suriye Demokratik Güçleri, Cumartesi gününden bu yana kenti geri almak için saldırı başlatmış durumda.

Fransa ve İngiltere de operasyona hava desteği sağlayacaklarını açıkladı. Pazar günü Ein Issa’da düzenlenen basın toplantısıyla operasyonun başladığı belirtilmişti.

Ancak operasyonun ayrıntıları açıklamada yer almadı. Yaklaşık 200 bin Sünni Arab’ın yaşadığı kentte 5 bin civarında IŞİD militanı olduğu tahmin ediliyor.

IŞİD ile savaşan koalisyon güçlerinin Amerikalı komutanı Stephen Townsend, Rakka’yı özgürleştirme operasyonunun amacının örgütün Musul ile bağlantısını kesmek olduğunu kaydetti.

Townsend, Suriye Demokratik Güçleri’ndeki Arap güçlerin bölgeyi bildiğini ve SDF’ye operasyonları için bölgesel destek sağlayacağını kaydetti. Townsed’in sözleri Kürt güçlerin Rakka’yı alacağına dair endişeleri azaltmaya yönelik olduğu şeklinde yorumlandı.

Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı da koalisyonun Ein Issa bölgesi yakınlarında Rakka’nın kuzeyinde 16 hava operasyonu düzenlediğini kaydetti.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Rakka’nın kuzeyinde IŞİD ve Suriye Demokratik Güçleri arasında şiddetli çatışmaların yaşandığını belirtti. Bölgedeki Kürt kaynaklardan Rania Muhammed bazı kasaba ve çiftliklerin IŞİD’den geri alındığını belirtti. Suriye Demokratik Güçleri savaşçılarının Rakka’nın kuzeyinde patlayıcı yüklü bir aracı yok ettiğini belirtti.

IŞİD’in yayın organı Amaq ise militanların Suriye Demokratik Güçleri’ne ait zırhlı bir aracı vurduğunu, içindeki herkesin öldüğünü bildirdi.

Alevilerden “Kaçak sarayını başına yıkacağız, seni başkan yaptırmayacağız” mitingi

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu 12 Kasım 2016, Cumartesi günü “Kaçak sarayını başına yıkacağız, seni başkan yaptırmayacağız!” şiarıyla Almanya’nın Köln kentinde miting düzenliyor.

AABK’nın çağrısı;

“Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Türkiye’de yaşanan son gelişmeler karşısında 12 Kasım 2016 Cumartesi Günü Saat:13:00’de Köln’de merkezi bir miting düzenleme kararı aldık.

Demokrasiden, Barıştan, Cumhuriyetten ve Laiklikten yana herkesi mitingimize bekliyoruz.

TESLİM OLMAYACAĞIZ…

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU