Ana Sayfa Blog Sayfa 6122

IŞİD’e ‘Fırat’ın Gazabı’

IŞİD’in Irak’taki kalesi Musul’un ardından Suriye’deki kalesi Rakka’yı kurtarma operasyonu da başladı. YPG’nin bileşenlerinden olduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun hava desteğiyle operasyona başladıklarını duyururken Türkiye’nin ÖSO unsurlarıyla yürüttüğü “Fırat Kalkanı”na atıfla bu operasyona “Fırat’ın Gazabı” adı verildi. SDG sözcüsü Talal Sello “ABD liderliğindeki koalisyonla kesinkes anlaştık, operasyonda Türkiye ya da müttefiki silahlı gruplar yer almayacak” açıklamasını yaptı.

Obama’dan ret

Öncesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “terörist” dediği YPG’nin Fırat’ın batısında ilerlemesine de Rakka’ya girmesine de karşı çıktığını ve bu itirazını ABD Başkanı Barack Obama ile paylaştığını açıklamıştı. 26 Ekim’deki telefon görüşmesinde Erdoğan’ın “Rakka’nın alınmasında YPG varsa biz yokuz” restine Obama’nın “Sizsiz olur YPG’siz olmaz” anlamına gelen bir yanıt verdiği ABD basınına yansımıştı.

Irak güçlerinin 17 Ekim’de başlattığı Musul operasyonunda geçen hafta şehre girmesinin ardından dün de SDG çatısı altında 30 bin Kürt, Arap, Hıristiyan , Türkmen savaşçı ve YPG/YPJ, Rakka’yı tecrit operasyonunun ilk aşamasını başlattı. Ayn İsa’da açıklama yapan SDG’nin kadın komutanlarından Cihan Şeyh Ahmed “Operasyon Rakka özgürleşinceye kadar sürecek. Nasıl ki Kobani ve Mınbiç’te başardık, yine başaracağız. Türk devletini komşu bir ülke olarak görüyoruz, operasyona engel çıkarmayacaklarını umuyoruz, Suriye’nin içişlerine karışmasını istemiyoruz” dedi. Rakkalı bir Kürt olduğu belirtilen Cihan “IŞİD tüm katliam ve zulümlerini Rakka’da örgütlüyor. En önemlisi de Rakka kadınların satılıp köle edilmesinin merkezi konumuna getirildi. Burayı özgürleştireceğiz ve kadınların intikamını alacağız” vurgusu yaptı.

Şimdiden Ayn İsa ve Siluk kollarından 10’ar km. ilerlediklerini, onlarca köy ve mezrayı kurtardıklarını, IŞİD’lilerin bombalı araçlarla saldırılarını engellediklerini ileri süren SDG, sivil halka “Hedef alacağımız çetelerin bulunduğu alanlardan uzak durun, kurtarılan bölgelere kaçıp güçlerimize katılın” çağrısında bulundu.

İki aşamalı olacak

Sello, operasyonun iki aşamalı olacağını, önce kırsalın kurtarılıp kentin tecrit edileceğini, sonra kentin kontrolünün ele geçirileceğini söyledi. SDG’nin ABD liderliğindeki koalisyondan tanksavar füzeleri dahil yeni silahlar aldığını duyuran Sello, “Savaş kolay olmayacak ve dikkatli, isabetli operasyonlar gerektirecek. Zira IŞİD, Rakka’yı kaybetmesinin Suriye’de işinin bittiği anlamına geleceğinin bilinciyle kalesini savunacak” dedi.

Washington’daki bir ABD’li yetkili de AFP’ye “Rakka’yı tecrit için acilen eylem becerisine en çok sahip olan partner SDG. Yerel halktan savaşçıları içlerine katmaları da önemli bir avantaj” diye konuştu. ABD’li yetkili “Bu operasyonlar gelişirken, müttefiklerimiz ve partnerlerimizle Rakka’nın kurtuluşunun nasıl sağlanacağını ve IŞİD’in geri dönüşünü engellemek için sahada kontrolün kimde olacağını planlamaya devam edeceğiz” sözleriyle Ankara’nın planlarına kapıyı aralık bıraktı.

DUNFORD’DAN ANKARA ZİYARETİ

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG), “Fırat’ın Gazabı” adını verdiği Rakka Operasyonu’na başlandığı gün ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford Ankara’ya geldi. Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar’ın konuğu olan Dunford’ın görüşmesi dün 15:30’da Genelkurmay Karargahı’nda gerçekleşti. Görüşme talebinin ise ABD’den geldiği ifade edildi. Ziyaretin, Washington’ın, Ankara’nın YPG güçlerinin IŞİD’e yönelik Rakka operasyonunda yer almasına muhalefetine karşın taarruz için düğmeye basıldığının duyurulmasıyla aynı gün gerçekleşmesi dikkat çekti.

cumhuriyet

Avrupa Konseyi önünde ‘Cumhuriyet’ eylemi: Susturamazsınız

Strasbourg CHP Birliği üyeleri Pazar sabahı geleneksel kahvaltı programıyla bir araya geldi. Aynı gün öğleden sonra Avrupa Konseyi karşısında saat 14.30’da başlayan ‘Cumhuriyet Gazetesine’ dayanışma gösterisine 100 civarında Fransa ve Almanya’dan gelen CHP üyeleri, sivil toplum derneklerin temsilcileri destek verdi.

Destek veren dernekler içinde Almanya Baden Württemberg Eyaleti CHP Birlik Başkanı Kazım Kaya, Strasbourg Alevi Kültür Merkezi Başkanı Mehmet Özcan, Strasbourg CHP Birlik Başkanı Mustafa Kemal Özçelik, CHP Meclis Üyesi Emre Çam, CHP Strasbourg Yöneticisi Burak Özkuzucu katıldılar.

Dayanışmada CHP üyeleri ellerinde ‘Cumhuriyet Gazetesi Susturulamaz’ yazılı harflerle ‘susma sustukça sıra sana gelecek’, ‘gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’, ‘faşizme karşı omuz, omuza’ sloganları atıldı. Dayanışma’ya Fransız basını ilgi gösterdi. Okunan basın bildirisi Fransızca tercüme edildi.

Cumhuriyet teslim alınmayacaktır

CHP Strasbourg başkanı Mustafa Kemal Özçelik okuduğu basın bildirisinde şu mesajları verdi: ‘ Son dönemde partimizin Genel Başkanı, milletvekillerimize, yol arkadaşlarımıza yönelik saldırılar artmaktadır. Tüm hukuksuz girişimleri, saldırıları şiddetle kınıyoruz. En son Genel Başkan Yardımcımız Bülent Tezcan’a yönelik saldırı düzenlendi. Sayın Tezcan partimizin hukuk alanındaki görüş ve düşüncelerinin oluşmasına büyük katkı sağlayan Türkiye’nin daha iyi anayasaya sahip olması için her türlü çabayı ve özveriyi, gösteren yol arkadaşımızdır. Ona yapılan saldırı sadece CHP’ye değil, Hukuk Devleti mücadelesinedir. Türkiye tarihine tanıklık eden, neredeyse Cumhuriyet ile yaşıt olan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kuruluşunu desteklediği ulusal mücadelede ve sonraki süreçte yazılı basın unsuru olan ve taşıdığı anlam, misyon ile artık tarihsel kimliği bağlamında’da sıradan bir gazete olmayan ‘Cumhuriyet Gazetesi’ onlarca badire ve katliamla mücadele etti. Değerlerinden vermediği ödünle hep bedel ödeyen Cumhuriyet şu anda Laik Türkiye’ye ödetilmek istenilen bedel gibi yok edilmek isteniyor. Oysa, Cumhuriyet için yazarları katledilirken bile ödün vermeyen, geri adım atmayan Cumhuriyet Gazetesi bugünde dimdik ayakta’.

“Avrupa Konseyi önünde haykırmaktan acı duyuyorum ama mecburuz”

Almanya Baden Württemberg CHP Birlik Başkanı Kazım Kaya’nın mesajı özetle şu ifadeler yer aldı: ‘Ülkemiz çok kötü yönetiliyor. Kapkaranlık. Ama karanlık tünelin sonunda ışık gözüküyor. Bunun için birlikte mücadelemiz devam edecek. Bugün burada AK önünde bağırmak ve haykırmaktan acı duyuyorum. Ama buna mecburuz. Bize bugünleri yaşatanlardan nefret etmiyoruz ama mücadelemizden vazgeçmeyeciğiz. Cumhuriyet Gazetesi bizim kırmızı çizgimizdir. Bunlar Cumhuriyet denilen her şeye saldırıyorlar. Cumhuriyet Gazetesini yok ederlerse sıra CHP’ye daha sonra Cumhuriyet’e geliyor buna asla müsaade etmeyeceğiz’ dedi.

93 yıllık birikimlerimizi çaldılar

CHP Meclis Üyesi Emre Çam ise ‘ Türkiye’nin 93 yıllık birikimini çaldılar. Bizler asla ve asla mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz, susmayacağız. Cumhuriyet demek haksızlıklara karşı mücadele etmek demektir. Maden’de hayatlarımızı çaldılar, sokakta geleceğimizi çaldılar. Olağanüstü hal çok kötü yönetilmektedir. CHP olarak hiçbirimiz susmayacağız, davamızdan geri dönmeyeceğiz’ diye konuştu.

Bir saat süren dayanışma gösterisine gelenler Türkiye, Atatürk, CHP bayraklarıyla beraber taşıdıkları dövizlerle Cumhuriyet Gazetesi’ne sahip çıktılar.

Alman parlamentosu önünde AKP protestosu

Berlin’deki çeşitli sivil toplum kuruluşları adına yapılan direniş açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Bütün muhalif kesim ve kişiler AKP-Erdoğan Rejiminin yoğun baskısı ve saldırısı altında. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra uygulanan OHAL dönemiyle birlikte, kendilerinden olmayan tüm toplum kesimlerine yönelik saldırılar, antidemokratik yaptırımlar ve devlet şiddeti her alanda giderek daha da artıyor. Kısıtlı demokratik alan, ve parlamento tamamen devre dışı bırakıldı. Yine var olduğu kadarıyla yargı bağımsızlığı, akademi ve medya özgürlüğü rafa kaldırıldı. Ülke Kanun Hükmünde Kararnameler ile yönetilen fiili bir başkanlık ve sivil dikta sürecine sokuldu. Akademisyenler, kamu çalışanları, başta Gülten Kışanak olmak üzere seçilmiş belediye başkanları, muhalif medya oraganları, laikliği kazanacağız diyerek sokaklara çıkanlar, doğa ve yaşam alanı savunucuları, kadınlar, bilimsel eğitim isteyen öğrenciler, barışı ve halkların kardeşliğini savunanlar, Cumhuriyet gazetesinden sonra sıra halkın seçtiği milletvekillerine de geldi. Selahattin Demirtaş başta olmak üzere HDP milletvekillerinin evleri gece basılarak, gözaltına alındılar. Bütün bu saldırılar başkanlık yolunda tüm muhalif kesimleri sindirme, direnme zeminlerini ortadan kaldırma ve ülkeye tamamen el koymayı amaçlıyor.

Eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, barışın ve kardeşliğin ülkesini kurmak için, her şeye rağmen bu baskılara karşı teslim olmayan ve direnenler de var.
Bizler; Berlin`deki değişik demokratik dernekler, örgütlenmeler, inisiyatifler, partiler, hareketlerden insanlar ve bağımsız kişiler olarak, hep birlikte ses çıkarmak, omuz omuza vermek ve yanyana durmak gerektiğine inanıyoruz. Herkesi, herhangi bir bayrak taşımaksızın, ortak bir pankart ve dövizlerimizle Almanya Parlamentosu önünde yapacağımız protesto gösterisine katılmaya çağırıyoruz.”

Hindistan’da hava kirliliği okulları tatil ettirdi

Delhi Eyaleti Başbakanı Arvind Kejriwal, önceki günkü olağanüstü bakanlar kurulu toplantısının ardından okulların tatil edildiğini söylerken yoğun hava kirliliğiyle mücadele için aldıkları önlemleri de açıkladı.Önlemler, kentteki tüm inşaat ve yıkım işlerinin 5 gün süreyle durdurulması, anayollara su serpilerek tozların havaya karışmasının engellenmesi, Badarpur kömür santralının 10 günlüğüne kapatılması ve çöplüklerdeki yangınlarla mücadele gibi uygulamaları içeriyor.

BBC Türkçe’deki habere göre Arvind Kejriwal, Delhilileri zorunlu olmadıkça evden çıkmamaları konusunda uyardı, mümkünse evden çalışmalarını istedi. Kentteki okulların 1800’ü 4 gün önce kapatılmıştı. Kirlilik limitin 90 katı Delhi hükümetinin bu hamlesi, havadaki insan ciğerinde birikebilen parçacıkların sayısının Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı kabul ettiği üst sınırın 90 katına ulaşmasının ardından geldi. 

Pazar günü yüzlerine maske takan yüzlerce eylemci, hava kirliliğini protesto etti. Delhililer sosyal medyada ise #MyRightToBreathe (#BenimNefesAlmaHakkım) etiketiyle paylaşımda bulundu. Hava kirliliğinin bu seviyeye ulaşmasında birkaç faktörün etkisi bulunuyor. 30 Ekim’de kutlanan Divali Işık Festivali’nde kullanılan çok sayıda havai fişek havaya önemli oranda parçacık bıraktı. Havaların soğuması nedeniyle yoksul mahallelerde halk, geceleri ısınmak için çöp yakmaya başladı. Kentin etrafındaki tarım arazilerindeki tarım atıkları da, her ne kadar hükümet tarafından yasaklanmış olsa da, ateşe verildi.

Yeni Delhi, “dünyanın en kirli kenti” listesinde Çin’in başkenti Pekin’le liderlik yarışına girmiş durumda. Delhi hükümeti buna karşı dizel araçları yasaklamak ve tek-çift plaka uygulamasına geçmek gibi önlemler alsa da bunlar yeterli olmadı. Hindistan’da hava kirliliği en büyük erken ölüm nedeni. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 620 bin insan hava kirliliği nedeniyle yaşamını yitiriyor

‘Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nde iki köy daha özgürleştirildi

IŞİD işgali altındaki Rakka’nın özgürleştirilmesi için başlatılan ‘Fırat’ın Gazabı Hamlesi’ sürüyor. İki koldan ilerleyen savaşçılar 12 kilometrelik alanı temizledi. Çatışmalar devam ederken Ebêd köyü ile Şêx Salih ve Cîhad mezraları özgürleştirildi. Savaşçılar Eyn Îsa kasabasına bağlı bir mezrayı bugün özgürleştirmişti

Rakka’yı özgürleştirmek için başlatılan “Fırat’ın Gazabı Hamlesi”ne katılan savaşçılar, IŞİD’in zulüm kalesini yıkacaklarını dile getirdi. 2014 yılından beri IŞİD çetelerinin işgali altında bulunan Rakka’da, her türlü zulme maruz kalan kent sakinleri, Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) kentlerini özgürleştirme çağrısı yaptı. Çağrı üzerine QSD güçleri Rakka’yı özgürleştirmek için “Fırat’ın Gazabı Hamlesi”ni başlattı. Dün sabah saatlerinde kamuoyuna duyurulan hamle kapsamında batı ve doğu yönlerinden ilerleyen iki kol toplam 12 kilometre ilerledi. İlk çatışmanın El Leqta köyünde yaşandığı hamleden sonra, Eyn Îsa kasabasının 5 km doğusundaki Wehîde köyü ile çevresindeki 5 mezra özgürleştirildi. Savaşçılar Putah köyüne yaklaştı. Köyde çatışmalar yaşandığı bildirilirken, köyün bir bölümünün çetelerden temizlendiği aktarıldı. 10’dan fazla çetecinin öldürüldüğü El Leqta köyünde çetelere ait bomba yüklü bir araç imha edilirken, IŞİD köy yakınlarında bir saldırı gerçekleştirdi. Son olarak savşçılar, Ebêd köyü ile Şêx Salih ve Cîhad mezralarını IŞİD çetelerinden temizledi.

IŞİD, El Genderi ilçesinin 11 km güneyinde bulunan bir köyün girişinde bomba yüklü kamyon patlattı. Saldırıda çok sayıda sivilin katledildiği, onlarca da yaralı olduğu bildirildi. Rakka çevresindeki köylerden siviller yaya ya da buldukları araçlarla IŞİD zulmünden kaçmaya başladı.

‘Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nden kareler…

Bir mezra daha özgürleşti

Hamleyi takip eden Hawar Haber Ajansı’nın (ANHA) geçtiği habere göre, Eyn Îsa kasabasının 10 km güneydoğusunda bulunan Cedûi mezrası IŞİD çetelerinden temizlendi. Mezranın özgürleştirilmesinin ardından IŞİD çetelerinin bomba yüklü araçla saldırı girişimi 500 metre uzaklıkta QSD savaşçıları tarafından imha edildi. Özgürleştirme operasyonu esnasında çetelere ait bomba yüklü bir araç imha edildi. Silûk ve Eyn Îsa kasabasından harekete geçen Fırat’ın Gazabı Eylem Odası savaşçıları, çetelerinin oldukları alanlara doğru ilerliyor.

Fırat’ın Gazabı Eylem Odası savaşçılarının bölgedeki ilerleyişi devam ediyor.

Yeni kuşak zakirleri tanıtıyor

Solo çalışmaları ile tanıdığımız Ulaş Özdemir’in yeni kitabı “Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası: İstanbul Cemevlerinde Zakirlik Hizmeti” Kolektif Kitap’tan yayınlandı. Müzikal araştırmaları ile tanınan Özdemir, Alevi müzik kültürünün çeşitli veçhelerini akademisyen olarak da ortaya koyuyor. Geçtiğimiz hafta ve İstanbul’daki çok sayıda cemevinde gerçekleştirdiği uzun süreli alan çalışmasının ürünü olan kitabı yayınlayan Özdemir, kitapta zakirlerin kendini anlattığını ve bu süreci zakirler üzerinden tartıştırmak istediğini ifade etti. Özdemir, aynı zamanda günümüzde yaşanan Alevilikle ilgili bilinmeyen bir çok ritüelin ortaya çıktığını kaydetti. İSTANBUL

Boko Haram’ın kaçırdığı çocuk bebeğiyle bulundu

 

Nijerya’da Boko Haram çeteleri tarafından kaçırılan kız çocuklarından biri, 10 aylık bebeğiyle bulundu. Ordu sözcüsü Sani Usman, kız çocuğunun kuzeydeki Borno Eyaleti’nin Pulka kentinde ormanlık alanda, Boko Haram’ın kampından kaçanları arayan askerler tarafından bulunduğunu söyledi. Boko Haram, yaklaşık bir ay önce, Uluslararası Kızılhaç Örgütü ve İsviçre’nin arabuluculuğuyla yürütülen müzakerelerin ardından Çibok’ta kaçırdığı öğrencilerden 21’ini serbest bırakmıştı. 276 kız öğrencinin Nisan 2014’te kaçırılması, uluslararası alanda büyük yankı uyandırmıştı. Bu öğrencilerden 50 kadarı, kaçırıldıkları gün kaçmayı başarmıştı. Çetelerin elinde hala 200 kadar çocuk bulunuyor.

HABER MERKEZİ

 

 ‘Yerinden edilme’ en çok onları etkiliyor

İnsan Hakları Araştırmaları Ağı Toplumsal Cinsiyet & Mülteci Çalışma Grupları tarafından düzenlenen, ‘Yerinden Edilme ve Toplumsal Cinsiyet Konferansı’ 5-6 kasım tarihleri arasında İstanbul’da yapıldı.

Çeşitli araştırmacıların da katkı sunduğu konferansta, savaşlar nedeniyle günümüzün en büyük sorunu haline gelen zorla yerinden edilme ve bunun kadınlara etkisi irdelendi.

İnsan Hakları Araştırmaları Ağı’nın Türkiye üniversitelerinde, insan hakları alanında araştırma yapan ve ders yürüten akademisyenlerin çalışmaları ile düzenlenen ‘Yerinden Edilme ve Toplumsal Cinsiyet Konferansı’nda toplumsal cinsiyet ve yerinden edilme ilişkisi farklı yönleriyle ele alındı. Konferansta, savaş, doğa veya insani felaketler sebebiyle göç edilmeye zorlanan insanların içinde en çok tahribatı, kadın ve LGBTİ+’ların gördüğünün altı çizildi.

İSTANBUL

 

 

 

HDP: Makyaj mekanizmalarının içinde olmayacağız

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, dün aldıkları ‘Meclis çalışmalarına katılmama’ kararına ilişkin, ‘Halkımız seçtiği milletvekillerinin ve parti genel merkezinin durumuna bakarak Meclis’te siyaset yapıp yapmadığına karar verecek’ dedi. Halkı düşünerek karar vermek zorunda olduklarını belirten Bilgen, ‘Makyaj niteliğindeki hiçbir mekanizmada olmayacağız’ ifadelerini kullandı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ayhan Bilgen son gelişmelerle ilgili Meclis grup salonunda basın toplantısı düzenledi. Polis ablukası altında olduğu için Genel Merkez binasında toplantı gerçekleştiremediklerini belirten Bilgen, AB Bakanı Ömer Çelik’in “Bu partiye yönelik özel husumetimiz yok” sözlerini hatırlatarak, Çelik’e “O zaman, genel merkezimize uyguladığınız ambargonun anlamı nedir?” diye sordu. “Halk seçtiği milletvekilinin ve parti genel merkezinin durumuna bakarak Meclis’te siyaset yapıp yapmayacağına karara verecek” diyen Bilgen, “Kimse bizi diğer partilerle karıştırmasın. Bizler milletvekili olmak için takla atanlardan değiliz. Biz bir oyunun figüranı asla olmadık, olmayacağız. Burada demokrasi varmış gibi gösterilmesini izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Cezaevine girmekten korkmuyoruz’

Milletvekillerinin partilerine girememesi ve sokakta hakarete uğramasının hem tüm partileri hem de Meclis’i ilgilendirdiğine dikkat çeken Bilgen, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na seslenerek, “Kılıçdaroğlu’na soruyoruz, dokunulmazlık düzenlemesi Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen evet oyuna sizi kim, nasıl ikna etti? Bizim yargılanmayla ilgili hiçbir kaygımız yok. Ne ifade vermekten, ne de cezaevine girmekten korkmuyoruz.” dedi.

‘Hiçbir şey olmamış gibi mi davranalım?’

Gazetecilerin dün yapılan ‘Genel kurul çalışmalarından çekilme’ açıklamasına ilişkin sorusuna Bilgen, “Dünden beri sağduyu çağrısı yapan, siyasi zeminlerde durun, demokrasi mücadelesi yürütün çağrısı yapanlara çok net bir şey diyoruz. Hiçbir şey olmamış gibi mi davranalım? Eşbaşkanlarımız, milletvekillerimiz, belediye eşbaşkanlarımız, parti yöneticilerimiz tutuklanırken hiçbir şey olmamış gibi mi davranalım? Halkın geleceği sözkonusu. Halkımız bizden ne bekliyorsa, süreci nasıl okuyorsa öyle davranacağız. Makyaj niteliğindeki hiçbir mekanizmada olmayacağız. Halkımızın tartışmalarının önünü kesmeyeceğiz” yanıtını verdi.

‘Halkı düşünerek karar vermek zorundayız’

Demokratik eylemlere, basın açıklamalarına yapılan saldırıları hatırlatan Bilgen, “Demokratik sivil etkinliklere böyle engellemeler devam edecekse, niye vekillerimizi tartaklatalım. Basının önünde niye hakaret ettirelim. Halkımız karar verecek. Burada kalmak için can atıyormuş gibi algı yaratılıp, partimizin yıpratılmasına izin vermeyeceğiz. Halk tepkisini nasıl örgütlemek isterse, nasıl ifade etmek isterse öyle eder. Bize çağrı yapanlar varsa, aynı şekilde orada iş yapamıyorsanız niye duruyorsunuz çağrısı da yapılıyor. Kendimizden çok bu ülkenin geleceğini, halkın bizimle birlikte baskı gören, işinden atılan, kapatılan gazetecileri de düşünerek karar vermek zorundayız. Kulağa hoş gelen sözler değil, fiili durumdur karar vermemize yol açacak olan” dedi.

‘Anayasa yapma koşulları oluşturulmalı’

Anayasa tartışmalarının hatırlatılması üzerine ise Bilgen şöyle konuştu: “Yeni anayasayla ne yapılmak isteniyor bilmiyoruz. Bugüne kadar yapılanlar bundan sonra yapılacakların göstergesi. Oyun olduğunu düşünüyoruz. Anayasa yapmak için bunun koşullarının oluşturulması lazım. Böyle bir ortamda nasıl referandum yapacaksınız. Bir parti anayasa tartışmalarından dışlanırken, bir partiyi yok sayarken, kurumsal olarak cezalandırmış olmuyor musunuz? Biz asla suç ortağı olmayız. O fotoğraf karesinde olmayız. Türkiye’yi anayasa yapılabilir bir koşulun ortaya konmasını istiyoruz.”

‘Kendi seçmenlerini dinlesinler’

Siyasi iktidarın sürdüregeldiği yöntemlerin çözüm olmadığına dikkat çeken Bilgen, “Kendi seçmenlerini dinlesinler, bizim seçmenimizi değil. Diyarbakır Ticaret Odası’nı dinlesinler, borsa yöneticileri bile yargılanıyor. Kendi partilerine oy verenleri dinlesinler, ne olduğunu çok net görürler. Bu yöntemlerin doğru olduğunu düşünüyorlarsa, diğer vekillerimizi de tutuklasınlar” diye konuştu.

‘Diplomayı hatırlatırız’

Bir gazetecinin 5 kez genel kurula katılmama durumuna karşı tutumlarının ne olacağını sorması üzerine ise Bilgen, “Normalde uygulanmıyor, ama bize uygulayabilirler. Şimdiye kadar almadıkları yoklamaları şimdi alabilirler. Devamsızlık için böyle tutum içine girebilirler. Bunu tartışacak bir durum içinde değiliz. Kamu çalışanları her gece bir kararname çıktı mı kaygısı yaşıyorken, milletvekilleri bunun önüne geçemiyorsa, bu aşamada kendi durumunu düşünmesi ayıptır” yanıtı verdi. Başbakan Yıldırım’ın “devamsızlıkla” ilgili konuşmasını anımsatan Bilgen, “Bize öğrenci, öğretmen, okul göndermesi yapmasınlar. Yaparlarsa akla diplomayı getirir. Bunlara girmesinler. Her şeyden nem kapan Cumhurbaşkanı var. Biz de kendisine Davutoğlu’nu hatırlatırız. Biz biliyoruz genel kurula kim devam ediyor. Geçen haftanın Meclis TV kayıtlarına baksınlar. Dışarıda iş kovalayanlar, oylama için kapıda oy verenleri biliyoruz. Muhalefet olmazsa düzenlemeler hızla geçer diyenler, bu Meclis’i noter gibi görenlerdir. Şimdiye kadar kendi vekillerine uygulamadıklarını bize uygulayacaklarsa kendilerinin bileceği iştir. Bizim şu anda böyle bir gündemimiz yok.”

Toplantı devam ederken HDP Milletvekili Nihat Akdoğan’ın gözaltına alındığı bilgisi verilmesi üzerine Bilgen, “Biz onun koruduğu oğlu değiliz, 4 bakanı değiliz. Biz Türkiye’nin uygulamalarının teşhir olması için kimin ne zaman ifadeye gitmeyeceğine biz karar veriyoruz. Onlar da dört farklı şehirde devam eden bir yargılama sürecinin aynı dakikalarda başladığını açıklasınlar” dedi.

Kaynak: ETHA

ABD’den TSK’ye atama

Rakka operasyonunun yapıldığı gün Ankara’yı ziyaret eden ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’ın Türkiye ziyareti sırasında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la “CENTCOM’a rapor verecek üst düzey bir ABD’li yetkilinin Türkiye Genelkurmay Başkanlığı’nda görevlendirilmesi” konusunda anlaştığı açıklandı. Dört buçuk saat süren görüşmeye ilişkin Pentagon’dan yapılan yazılı açıklamada, Genelkurmay Başkanlığı’nda üst düzey bir ABD’linin görevlendirilmesi konusunda mutabakata vardığı da belirtildi. Buna göre, Ankara’da görevli ABD’li, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel’e rapor verecek. Açıklamada, Dunford’ın konuya ilişkin “Bu konuda Türk müttefiklerimizle tamamen şeffaf olmak istiyoruz” dediği kaydedildi.

Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı ordusunun komuta kademesine de Alman generaller atanmıştı. Söz konusu atamanın Türkiye’nin darbe girişiminin ardından NATO’dan uzaklaşıp Rusya’ya yakınlaşması üzerine yapıldığı yorumları da yapıldı.

Kaynak: Evrensel