Ana Sayfa Blog Sayfa 66

Kadın Meclisi: Savaşa ve sömürüye karşı 25 Kasım’da sokaklardayız!

PSAKD Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınları savaş, şiddet ve sömürüye karşı alanlara çağırdı. Açıklamada, tarih boyunca direnç gösteren kadınların mirasına atıfta bulunarak, “Biz Zeynep Ana’nın, Kadıncık Ana’nın, Fatma Ana’nın, Bacıyan-ı Rum’un, Zarife’nin, Taybet Ana’nın, Clara Zetkin’in, Rosa Lüksemburg’un, Mirabel Kardeşlerin yüzyılların direnişini sırtında taşıyan göğün yarısı kadınlarıyız!” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Suriye’de kaçırılan Alevi kadınların durumuna da dikkat çekildi. “Kaçırılan, alıkonulan, sessizleştirilen her kadının acısı yüreğimizdedir!” denildi. Kadınların, savaş, yoksulluk ve ekonomik kriz gibi çok sayıda sorunla karşı karşıya olduğu vurgulanarak, “Evde, işte, sokakta, savaşta her yerde aynı sistemin şiddetine maruz kalıyoruz. Ama biz kadınlar susmuyoruz!” ifadesi kullanıldı.

11. yargı paketinin kadınların kazanılmış haklarını tehdit ettiği belirtilerek, “Bu ülkenin kadınları, savaşın değil, adaletin tarafındadır!” denildi. Açıklamada, iktidarın, kadınları boşanma süreçlerinde şiddet döngüsüne mahkûm etmek için arabuluculuğu devreye sokmaya çalıştığı ifade edildi. Ayrıca, Diyanet’in kadın mirasına ve ekonomik özgürlüğüne saldırdığına dikkat çekildi.

PSAKD Kadın Meclisi, 25 Kasım’da kadınların alanlarda buluşacağını belirterek, “Kadınlar savaş istemiyor! Kadınlar yoksulluk istemiyor! Kadınlar gericiliğe boyun eğmiyor!” ifadesini kullandı. Kadın dayanışmasının önemine vurgu yaparak, bu topraklarda adaletin, barışın ve özgürlüğün sağlanmasının, kadınların mücadele ve örgütlenmesinden geçtiği belirtildi.

Yamanlar Cemevi Kadın Komisyonu’ndan Dayanışma ve Birlik Paneli!

Yamanlar Cemevi Kadın Komisyonu, bugün düzenlediği panelde dayanışmanın ve kadın emeğinin önemini bir kez daha vurguladı. Etkinlikte bir araya gelen kadınlar, aynı lokmada buluşmanın huzurunu yaşarken, birlik ve beraberliğin güçlendirildiği bir atmosfer oluşturdu. Panel, eğitimci Aysel Demir Kılavuz’un anlatımıyla gerçekleştirildi ve Kılavuz’un sözleri katılımcılara ilham verdi.

Etkinlikte konuşan Yamanlar Cemevi Kadın Komisyonu Başkanı Gülistan Güreş, kadınların bir araya gelmesinin dünyayı değiştiren bir güç olduğunu belirtti. Güreş, birlik olmanın kendilerine güç kattığını ifade ederek, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Kadıncık Ana nefesi ve muhabbet ceminin birleştirici gücünün etkinlikte derinden hissedildiği vurgulandı. Katılımcılar, etkinliğin sonunda “Yolumuz aydınlık, muhabbetimiz daim olsun” mesajıyla bir araya gelerek etkinliği sonlandırdı. Bu tür organizasyonlar, kadınların toplumsal hayattaki rollerini güçlendirme ve dayanışmayı artırma adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kürtler ve Aleviler: Büyük Barış’ın Kardeş Parçalarıdır

“Barış hepimize lazım: Süreç ve Arap Aleviler” panelinde, Alevi inanç önderleri, Kürtlerin adalet arayışı ile Alevilerin eşit yurttaşlık talebinin barış sürecinde kesiştiğini vurguladı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Emek Partisi ve Sosyalist Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen panel, Hatay’ın Defne ilçesindeki Harbiye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde gerçekleşti. Konuşmacılar, Arap Alevi toplumunun kimlik mücadelesi ve barış sürecindeki rolü üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Antakya Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Ali Yeral, Alevilerin tarih boyunca uğradığı ayrımcılıklara dikkat çekerek, toplumun yaşadığı sıkıntıların çözümünde adaletin sağlanması gerektiğini ifade etti. Yeral, barışın sadece silahların susması anlamına gelmediğini, insanların birbirini anlaması ve kabul etmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Alevi toplumunun devlet yönetiminde yeterince temsil edilmediğini ve bu durumun düzeltilmesi için eşit destek talep etti.

İmam Ali Kültür Derneği Başkanı İbrahim Kanatlı ise Kürt meselesinin insanlık, adalet ve eşit yurttaşlık sınavı olduğunu belirtti. Kanatlı, Alevi ve Kürt topluluklarının taleplerinin aynı büyük barış hikayesinin parçaları olduğunu ifade ederek, geçmişte yaşananların hafızalardan silinmemesi gerektiğini vurguladı. Barışın sağlanması için toplumsal hafızanın onarılmasına ihtiyaç olduğunu aktardı.

Gazeteci-yazar Musa Özuğurlu, bölgesel ve uluslararası dinamiklerin Türkiye’deki barış süreci üzerindeki etkilerini değerlendirerek, Alevi toplumunun stratejik bir perspektif geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Özuğurlu, Alevilerin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde daha güçlü bir şekilde örgütlenmesi gerektiğini vurguladı ve barışın sağlanması için güçlü toplumsal aktörlere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Fransa Alevi Kadınlar Birliği: “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadeledeydik”

Fransa Alevi Kadınlar Birliği (UFAF), 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında Fransa’nın farklı şehirlerinde düzenlenen eylemlere katılarak kadına yönelik şiddete karşı güçlü bir duruş sergiledi. Birlik üyeleri, kadınlara yönelik her türlü şiddetin son bulması için eşitlik ve adalet taleplerini sokaklarda yüksek sesle dile getirdiler.

Alevi öğretisinin temel ilkelerinden biri olan “Kadın-Erkek eşittir” ilkesine vurgu yapan UFAF, tüm kadınların özgür, güvenli ve onurlu bir yaşam sürmesi için kararlılıkla mücadele edeceklerini belirtti. Açıklamada, kadınların canı, emeği ve sözünün kutsal olduğu ifade edildi.

UFAF, kadına yönelik şiddetin toplumsal bir yara olduğunun altını çizerken, şiddetsiz bir dünyanın mümkün olduğuna inandıklarını vurguladı. “Biz kadınlar yan yana geldiğimiz sürece daha da güçlü ve görünürüz” ifadesiyle birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekildi.

Hamm AKM Cemevi’nde Alevi Katliamları Üzerine Panel Gerçekleştirildi

Hamm AKM Cemevi, Alevi toplumunun tarihsel hafızasına ışık tutan “Geçmişten Günümüze Alevi Katliamları” başlıklı bir panel düzenledi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, Alevilerin tarih boyunca karşılaştığı katliamlar ve bu süreçlerin günümüzdeki yansımaları ele alındı.

Panel, Cemevi Başkanı Cansel Kaplan ve Dedesi Cafer Kaplan Dede’nin açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmalarda Alevi toplumunun tarihsel direnci ve inanç değerlerinin korunmasına vurgu yapılarak birlik çağrısı yapıldı.

Araştırmacı-yazar Erdal Yıldırım, panelin ana sunumunu gerçekleştirdi. Yıldırım, Alevi katliamlarının tarihsel arka planını dönem dönem inceleyerek, bu olayların toplumsal hafızadaki yerini ve bugünkü etkilerini aktardı. Ayrıca, günümüz siyasi ortamının Alevi toplumu üzerindeki etkileri ve demokratik haklar bağlamında değerlendirmeler yaptı.

Panelde, Türkiye ve bölgedeki güncel siyasal gelişmelerin Alevi toplumu açısından taşıdığı riskler ve fırsatlar tartışıldı. Katılımcılar, içinde bulundukları dönemin kritik olduğunu belirterek, inanç ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Etkinlik sonunda, panelin düzenlenmesinde katkı sağlayan Hamm AKM Cemevi Yönetim Kurulu’na teşekkür edildi. Alevi toplumunun tarihsel gerçeklerle yüzleşmesi ve inanç değerlerinin korunması için bu tür çalışmaların devam edeceği vurgulandı.

Alevi Gençliği Coşkuyla Bir Araya Geldi: Kültür Merkezi Kurultayı Başarıyla Tamamlandı

Alevi Kültür Merkezi Gençlik Komisyonu Kurultayı, yeni oluşturulan komisyon üyelerinin katılımıyla büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Kurultaya, Alevi Kültür Merkezi Genel Başkanı İbrahim Sezikli, Genel Merkez yöneticileri, şube başkanları ve çok sayıda gençlik komisyonu üyesi katıldı.

Kurultayda, önceki dönemlerde Şube Gençlik Kolları’nda görev alarak emek veren tüm canlara teşekkür edildi. Gençlerin katkısının önemine vurgu yapılarak, “Emekleri Hakk divanına yazıla” ifadesi kullanıldı.

Yeni dönemde, Aleviliğin doğru bir şekilde öğretilmesi ve Yol’un öz değerlerinin gençler arasında daha güçlü bir şekilde tanıtılması amacıyla yeni gençlik komisyonu üyeleri görevlerine başladı. Üyelere başarılar dilenirken, “Hızır yardımcıları olsun” mesajı verildi.

Yeni Gençlik Komisyonu yönetimi şu şekilde belirlendi: Başkan Yadigar Ateş, Başkan Yardımcıları Ali Eren Yardak ve Damla Erdem, Sayman Hasan Basri Arık, Sekreter Doğan Devran Dağlı, Sosyal Medya Sorumlusu Dicle Gözel, İnanç Sorumlusu Rojin Biltekin, Etkinlik Sorumluları Baran Barış Yalçın ve Mustafa Sıncı olarak atandı. Ayrıca, yedek üyeler arasında Barış Boztemir, Tahir Selen ve Dilan Okta yer aldı.

Dayanışmanın Gücü: Pir Sultan Abdal Derneği’nde Halk Buluşması

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Etimesgut Şubesi, 7 Aralık’ta Alevi toplumunun katılımıyla geniş kapsamlı bir dayanışma yemeği düzenliyor. “Pir Sultan’ın yolunda, halkın sesiyle, dostluğun ve dayanışmanın gücüyle buluşuyoruz” temasıyla gerçekleştirilecek etkinlik, toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yapacak.

Etkinlikte, Alevi müziğinin tanınmış isimleri Mustafa Özarslan, Dursun Baykal, Feyzullah Ceylan, Yusuf Sarıkaya ve Mustafa Demirel sahne alacak. Gecede deyişler, semahlar, halaylar ve türkülerin yer alacağı bir program ile katılımcılar bir araya gelecek.

Alevi yolunun birlik ve rızalık kültürüne dikkat çekilen etkinlik duyurusunda, “Birlikte söyleyelim bu türküyü… Gelin canlar, türkülerle birleşelim, gönül gönüle olalım” ifadeleri kullanıldı. Bu çağrı, dayanışmanın ve dostluğun önemini vurguluyor.

Ücretsiz ve halka açık olacak dayanışma yemeği, 7 Aralık Pazar günü saat 19.00’da Botanik Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecek. Tüm canların katılımına açık olan etkinlik, Alevi toplumunun sosyal ve kültürel bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Etkinliğin adresi: Botanik Düğün Salonu, Eryaman 3. Etap, Şeyh Şamil Mah., Nihat Öztay Cad. No: 9/B, Etimesgut – Ankara. İletişim için Lale Günay (0536 862 12 96) ve Murat Özer (0543 363 39 91) ile irtibat kurulabilir.

Şehriban Mutluer: Camiyle asimilasyon planlarınıza karşıyız!

Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Alevi köyü Hakis’te (Büyükyurt) İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılmak istenmesi, köy sakinleri arasında büyük tepkilere yol açtı. Arzuman Ocağı evlatlarından Yol Yürütücüsü Ana Şehriban Mutluer, bu duruma sert bir şekilde karşı çıkarak, “Bizi tanık sandalyesinden alıp sanık sandalyesine oturttunuz, kestiniz, astınız, bitiremediniz camiyle mi bitireceksiniz?” ifadelerini kullandı. Mutluer, Alevi köylerine cami yapmak yerine devletin mevcut sorunlarını çözmesi gerektiğini vurguladı.

“Aleviliği asimile edecek bir babayiğit dünyaya gelmiş olsaydı, Osmanlı’dan bu tarafa Alevilik yaşanmazdı” diyen Mutluer, Alevilik inancının köklerine vurgu yaptı. Alevi köylerine cami yapmanın Aleviliği dönüştürmeyeceğinin altını çizen Mutluer, “Bize ait olanı yok sayarak, inancımızı değiştiremezsiniz” dedi.

Alevilik inancının yürütücülerinin, tarih boyunca bu inancı yaşatmak için çarıkla, sarıkla ve sazla yurtları dolaşarak taliplerini eğittiğini belirten Mutluer, “Devletin Alevi köylerine cami yapacağına önce diğer sorunları çözmesini bekliyoruz. 1800’lerde yaşayan bir ozanın sözleri hala geçerlidir; camiye gitmemek benim tercihimdir” şeklinde konuştu.

Mutluer, Alevi köylerine cami yapılmasının asimilasyona yol açmayacağını, geçmişte yaşananların da bunun kanıtı olduğunu ifade etti. “Camiye devletin memurunu atıyorsunuz. İnançta devletin memurunun arkasında namaz kılınıyor mu?” diyerek, inanç özgürlüğüne vurgu yaptı.

Son olarak, ibadetin kişisel bir tercih olduğunu belirten Mutluer, “Herkes kendi yolunun yolcusudur. Sen camine git, ben de cem evime giderim. İbadetimde özgürüm, sen de ibadetinde özgürsün. Boşa milletin parasını harcayıp Alevi köyüne cami yapma” dedi.

Düren’de Alevi Kültür Merkezi’nde Birlik Cemi Yapılıyor

Alevi Kültür Merkezi Düren, 22 Kasım 2025 Cumartesi günü saat 16.00’da Birlik Cemi düzenleyecek. Bu etkinlik, Alevi toplumunun birlik, dirlik ve muhabbet değerlerini güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir buluşma olarak planlandı.

Merkez, tüm canlara birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, “Sevgili canlar, birliğimizi, dirliğimizi ve muhabbetimizi büyütmek için hep birlikte cem olalım” denildi. Bu sözler, cemlerin toplumsal dayanışma ve ortak değerlerde buluşmadaki önemini vurguluyor.

“Birlikteysek güçlüyüz, cemdeksek biriz” mesajı ile katılımcılara çağrıda bulunuldu. Birlik Cemi, Düren’de Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek ve etkinliğe katılım tüm canlara açık olacak.

Humus’ta Alevi gençlerin katledilmesi, acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.

Humus’ta Alevi iki genç, kaçırıldıktan sonra katledilmiş olarak bulundu. Wisam Dahir El Elî (23) ve Mihemed Salih El Elî (24) isimli gençler, sabah saatlerinde işlerine gitmek üzereyken Humus’un El Zehra mahallesinde kaçırıldılar.

Her iki gencin de Hekfa köyünden olduğu ve amca çocukları oldukları belirtildi. Aileleri, gençlerin kaybolduğunu fark ettikten sonra yaptıkları aramalar sonucunda, cenazelerinin El Weir Mahallesi’ndeki hastanede bulunduğunu öğrendi. Bu olay, Suriye’deki Alevi toplumu içinde büyük bir üzüntü ve infial yarattı.

Kaçırılma ve cinayet olayları, Alevi topluluğunun güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Alevi gençlerin hedef alınması, inançlarına yönelik ayrımcı ve nefret dolu bir tutumun sonucudur. Bu tür olaylar, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık hakları açısından kaygı vericidir.