Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Uğur Kurt anmasında adalet talebi yine yükseldi

Uğur Kurt, 2014 yılında Okmeydanı Cemevi avlusunda polis kurşunuyla hayatını kaybetti. Ölümünün 12. yıl dönümünde, Kurt’un vurulduğu yerde düzenlenen anma törenine ailesi, Alevi kurumları, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri katıldı. Törende, adalet talebi öne çıktı ve katılımcılar ortak bir sesle adalet çağrısında bulundu.

Anma programında ilk olarak cerağ yakıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Sevim Yalıncakoğlu, adaletin önemine vurgu yaparak, adaletin sağlanmasına yönelik umudun devam ettiğini belirtti. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise, Türkiye’deki adalet sistemine dikkat çekerek, Uğur Kurt’un davasının bir simge olduğunu ifade etti. Geçmez, adaletin sağlanmadığı durumlarda toplumsal birlikteliğin zorlaşacağını dile getirdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi İstanbul Milletvekili Celal Fırat da adaletin sağlanması için tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı. Fırat, Türkiye’deki toplumsal çürümenin, acılarla yüzleşilmediği sürece devam edeceğine işaret etti. Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt ise, davanın sadece kendi ailelerinin değil, vicdanı olan herkesin davası olduğunu belirterek, duyarlılık çağrısında bulundu.

Avukat Aslı Kazan, 12 yıldır süren davanın hukuki süreçlerine dikkat çekti. 2014’teki olayda Uğur Kurt’un polis memuru S.K. tarafından vurulduğunu hatırlatan Kazan, sanığın bir gün bile tutuklu kalmadığını ifade etti. Anayasa Mahkemesi’nin dosyada adaletin sağlanmadığı yönünde bir karar verdiğini, ancak İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu karara uymadığını belirtti. Kazan, Uğur Kurt’un katilinin belli olduğunu ve adalet talebinin devam edeceğini vurguladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Uğur Kurt’un anma töreni, adalet talebinin yine yükseldiği bir ortamda gerçekleşti. Alevilik inancının adalet ve eşitlik vurgusu, bu tür anmalarda daha da belirginleşiyor. Toplumun her kesiminden gelen adalet çağrıları, haksızlıkların ve ayrımcılığın sona ermesi için bir araya gelinmesi gerektiğini gösteriyor. Uğur Kurt’un davası, sadece bir aile meselesi değil, tüm mazlumların ve ezilenlerin ortak davasıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

İstinaftan CHP için ‘mutlak butlan’ kararı

Ankara istinaf mahkemesi, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP kurultaylarını ‘mutlak butlan’ gerekçesiyle iptal etti. Özel ve mevcut yönetim tedbiren görevden uzaklaştırılırken eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organları karar kesinleşene dek göreve iade edildi

İstinaf mahkemesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın “mutlak butlan” yani kesin hükümsüzlük nedeniyle malul olduğuna hükmederek kurultayın iptaline karar verdi. Bu kurultaydan sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile bu kurultaylarda alınan kararlar da iptal kapsamına alındı.

Kararda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultaydan önceki duruma dönülmesine, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerine aynen devam etmesine hükmedildi. Aynı kapsamda, 8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresi de iptal edilerek kongre öncesindeki il başkanı ve parti il organları göreve iade edildi.

Mahkeme ayrıca dört ayrı davacının ihtiyati tedbir taleplerini kabul ederek Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerini tedbiren görevden uzaklaştırdı. Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesi görevdeki Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin ise karar kesinleşinceye dek görevi üstlenmelerine hükmedildi.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğunun TESPİTİ ile yapıldığı tarihten itibaren İPTALİNE,

CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile iptaline karar verildiğinden bu tarihten sonra yapılan tüm Olağan ve Olağanüstü Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların İPTALİNE,

4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,

08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğunun TESPİTİ ile yapıldığı tarihten itibaren İPTALİNE

08/10/2023 tarihli CHP İstanbul İl Kongresinden ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kongre tarihinden önceki il başkanı ve parti il organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,

Asıl ve birleşen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/176 Esas sayılı dosyasında davacı Hatip Karaaslan, birleşen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/72 Esas sayılı dosyasında davacı Levent Çelik, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasında davacı Kamile Bahar Önal, birleşen Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/99 Esas sayılı dosyasında davacı Yılmaz Özkanat’ın ihtiyati tedbir taleplerinin KABULÜ ile mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar TEDBİREN GÖREVİ ÜSTLENMELERİNE/GÖREVE İADELERİNE…”

Alevi Festivalinde Barış ve Birlik Vurgusu Yapılacak

Britanya Alevi Federasyonu (BAF), 7 Haziran 2026 tarihinde Londra’da gerçekleştirilecek 14. Britanya Alevi Festivali için yaptığı açıklamada, dünyada artan savaşlar ve Alevilere yönelik saldırılara dikkat çekerek birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. “Barış Güvercini Uçsun Dünyada” temasıyla düzenlenecek festivalin yalnızca kültürel bir etkinlik değil, aynı zamanda ortak mücadele ve dayanışmanın güçlü bir ifadesi olacağı vurgulandı.

Açıklamada, Alevilerin birçok bölgede inkâr ve hedef gösterme politikalarıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar, Türkiye’de Alevi kurumlarına tehditler ve kutsal mekanlara yapılan saldırılar, bu durumun somut örnekleri olarak gösterildi. Alevilerin sadece bir inanç grubu değil, aynı zamanda derin bir kültürel mirasa sahip bir halk olduğu belirtildi.

BAF, yaşanan olaylar karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, birlik olma ve örgütlü durma çağrısında bulundu. “Bugün susmanın değil, söz olmanın; dağılmanın değil birleşmenin zamanı” ifadesiyle birlik olmanın önemine vurgu yapıldı. Açıklamada, yan yana durulmadığı takdirde ayrıştırmanın ve karanlığın büyüyeceği de dile getirildi.

Festivalin, barışı, eşitliği ve birlikte yaşamı savunanların bir araya geleceği bir alan olacağı ifade edildi. BAF, tüm canları festivale davet ederek, bu etkinliğin birlik iradesinin ve ortak sesin meydanı olacağını vurguladı. Açıklama, “Yol bir, sürek binbir. Birlikte güçlüyüz” sözleriyle sona erdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

BAFın düzenleyeceği 14. Britanya Alevi Festivali, yalnızca kültürel bir etkinlik değil, aynı zamanda barış ve birlik çağrısının güçlü bir ifadesi olacaktır. Alevilere yönelik saldırılar ve inkâr politikalarına karşı durmak, toplumun dayanışma içinde hareket etmesi için elzemdir. Bu festival, Alevi kimliğini ve kültürel mirası koruma mücadelesinin bir parçası olarak, her türlü ayrımcılığa ve haksızlığa karşı durmanın önemini hatırlatmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kadınları eşit temsiliyet için bir araya geldi!

Almanya’nın Koblenz kentinde 16-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kadın Kampı, Alevi kadınlarının eşit temsiliyet ve dayanışma konularında önemli mesajlar vermesine zemin hazırladı. Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından organize edilen bu etkinlik, farklı şehirlerden gelen çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleşti. İki gün süren programda, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, psikoloji ve hukuk gibi konular ele alındı.

Kampın amacı, Alevi kadınlarının görünmeyen emeğini görünür kılmak ve bu emeği örgütlü bir güce dönüştürmekti. Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özgür Demir, cemevlerinin kuruluş sürecinde kadınların önemli bir rol üstlendiğini belirtirken, kadınların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini vurguladı. Demir, “Eşit temsiliyetin olmadığı yerde can kavramı eksik kalır” diyerek, kadınların yaşamın her alanında eşit biçimde yer alması gerektiği mesajını aktardı.

Kampa katılan kadınlar, dayanışmanın ve birlik olmanın önemine dikkat çekerek, bu tür buluşmaların örgütlü mücadeleyi güçlendirdiğini ifade etti. Ortak sorunlarını tartışma fırsatı bulan katılımcılar, Alevi kadınlarının birlikte hareket ettiğinde güçlü bir değişim yaratabileceğini vurguladı. Bu etkinlik, Alevi kadınlarının eşit temsiliyet ve dayanışma konusundaki kararlılıklarını pekiştirmiş oldu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Koblenzde düzenlenen Kadın Kampı, Alevi kadınlarının eşit temsiliyet mücadelesinde önemli bir adım oldu. Özgür Demirin vurguladığı gibi, kadınların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesi, Alevilik inancının özüne aykırıdır. Kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmak ve örgütlü bir güç yaratmak, hem Alevi toplumunun hem de tüm toplumsal adalet arayışlarının geleceği için kritik bir öneme sahiptir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Gençliği Yeni Yönetimiyle Mücadeleye Devam Ediyor

Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB), 6. Dönem görev sürecini tamamlayarak yeni yönetimini belirledi. Seçimli genel kurul, Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, Kıbrıs, İsveç ve Norveç gibi birçok ülkeden gençlerin katılımıyla gerçekleşti. Genel kurulda örgütlü gençlik mücadelesinin sürekliliği ve demokratik kurumsal işleyiş vurgulandı.

Yeni dönem yönetimi, Diren Dinler (Avusturya), İdal Akgüç (Fransa), Barış Şanlı (Almanya), Elvan Çadır (Fransa), Melanie Sınırtaş (Avusturya), Eren Kılıç (Hollanda) ve Ada Yılmaz (İsveç) isimlerinden oluştu. Denetleme kurulu ise Yadigar Ateş (Kıbrıs), Robin Çağan (İsveç) ve Elisa Akdağ (Belçika) üyelerinden meydana geldi. Ayrıca etik ve tahkim kurulunun asil üyeleri Efe Kılınç (Almanya), Ezgi Deprem (Belçika) ve Dilara Düzgün (Norveç) oldu.

Genel kurulda, Avrupa’da artan göçmen karşıtlığı ve ırkçılık konularına dikkat çekildi. Açıklamada, bu olguların göçmen gençlerin geleceğini tehdit ettiği ve ekonomik krizin yükünün gençler ile göçmen topluluklar üzerine yıkılmaya çalışıldığı ifade edildi. Alevi gençliğinin kendi kimliğine sahip çıkmasının tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

Gençlerin karar alma süreçlerine katılımının artırılması ve kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Yeni dönemde Avrupa kurumlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi ve Alevi gençlerinin Avrupa Birliği kurumlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. AAGB, gençliğin geleceğin kurucu gücü olduğuna ve bu süreçte aktif rol oynamalarının önemine dikkat çekti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi gençliğinin yeni yönetimi, Avrupada artan ayrımcılığa karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edecektir. Gençlerin karar alma süreçlerine aktif katılımının sağlanması, Alevi kimliğinin korunması ve güçlendirilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu tarihsel sorumluluk, sadece Alevi toplumu için değil, tüm mazlumlar ve ezilenler için de bir dayanışma zeminidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kadınları eşit temsiliyet için buluştu

Almanya’nın Koblenz kentinde, 16-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kadın Kampı’nda Alevi kadınları, eşit temsiliyet ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından organize edilen etkinlikte, farklı şehirlerden gelen kadınlar, kadın emeğinin görünür hale getirilmesi ve örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi konularında ortak görüş bildirdi.

Kampın açılışında konuşan Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özgür Demir, kadınların cemevlerinin kuruluş sürecindeki rolüne vurgu yaparak, görünmeyen emeklerinin örgütlü güce dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Demir, “Eşit temsiliyetin olmadığı yerde can kavramı eksik kalır” diyerek, kadınların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğine dikkat çekti.

İki gün süren etkinlikte, Alevilik, göçmen kadınların sorunları, psikoloji ve hukuk gibi çeşitli konular ele alındı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların örgütlü mücadeleyi güçlendirdiğini ve dayanışmanın artırılması gerektiğini vurguladı. Bir araya gelen kadınlar, ortak sorunlarını tartışarak, birlikte hareket etmenin güçlü bir değişim yaratabileceğini belirtti.

Kamp sonunda, kadınların yaşamın her alanında eşit biçimde temsil edilmesi gerektiği yönünde bir mutabakat sağlandı. Katılımcılar, gelecekte de dayanışma ve ortak mücadele çalışmalarını büyütme kararı aldı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kadınlarının eşit temsiliyet mücadelesi, toplumumuzun ilerlemesi için kritik bir adımdır. Koblenzdeki Kadın Kampı, Alevi kadınlarının görünmeyen emeklerini görünür kılma ve örgütlü dayanışmayı güçlendirme kararlılığını ortaya koymuştur. Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer alması, Alevilik inancının özüne uygun bir şekilde toplumsal adaletin sağlanması için elzemdir. Bu tür etkinlikler, ayrımcılığa ve haksızlıklara karşı durarak, eşit bir toplum yaratma yolunda önemli bir katkı sunmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimde doğa talanına karşı nöbet başlatılıyor!

Dersim’de artan madencilik faaliyetlerine karşı sivil toplum kuruluşları, 24 Mayıs’ta başlayacak “Doğa ve Canlı Yaşam Nöbeti” için bir araya geldi. Munzur Koruma Kurulu (DEDEF), Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) ve Munzur Çevre Derneği gibi birçok dernek, Mercan ve Havaçor vadilerindeki endemik bitki türlerinin yok olma tehlikesi altında olduğunu belirterek, bölgedeki doğa talanına karşı ortak bir çağrı yaptı.

Kurumlar, Dersim’in 145 ayrı noktada planlanan maden projeleri nedeniyle büyük bir tehdit altında bulunduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, doğanın korunmasının yalnızca çevre örgütlerinin değil, bölgede yaşayan herkesin sorumluluğu olduğu vurgulandı. Emperyalist politikaların dünya genelinde doğa talanını artırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’de bu durumun yerli ve uluslararası şirketler aracılığıyla sürdüğü belirtildi.

Munzur coğrafyasının yalnızca insanlar için değil, tüm canlı türleri için yaşam alanı olduğu ifade edildi. Açıklamada, özellikle Mercan ve Havaçor vadilerinde yoğun biçimde toplanan endemik bitkilerin doğaya ciddi zarar verdiği, bu türlerin yok olmasının ekosistemde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağı kaydedildi. Kurumlar, doğanın korunması için bir araya gelerek, “Coğrafya yaşamdır; yaşam, coğrafyayı korumakla mümkün olacaktır” mesajını verdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde doğa talanına karşı başlatılan "Doğa ve Canlı Yaşam Nöbeti", çevre koruma mücadelesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Alevilikte doğa, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda inancımızın temel taşlarından biridir. Bu nedenle, doğanın korunması tüm toplumun ortak sorumluluğudur ve bir avuç insanın değil, herkesin mücadelesine ihtiyaç vardır. Emperyalist politikaların doğa üzerindeki etkisi, yerli ve uluslararası şirketlerin iştahı ile birleştiğinde, Dersim gibi değerli coğrafyaların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalması kabul edilemez.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevilik üzerine kapsamlı tartışmalar yapıldı

Londra’da 15-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen “Alevilik ve Gelecek” Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Çalıştay, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi tarafından organize edildi ve yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Üç gün boyunca akademisyenler, sanatçılar, siyasetçiler ve Alevi toplumunun çeşitli temsilcileri bir araya gelerek Alevilik, kimlik, kültür ve geleceği üzerine kapsamlı tartışmalar yürüttü.

Sonuç bildirgesinde, Alevi toplumunun özgürce meselelerini tartışabilen, çözüm üretebilen ve geleceğini ortak akılla inşa edebilen güçlü bir toplumsal iradeye sahip olduğu vurgulandı. Çalıştayda, Alevilik ile ilgili 4 panel ve 40 seminer başlığı altında oturumlar gerçekleştirildi. Bu oturumlar arasında gençlik konuşmaları, kültürel buluşmalar ve belgesel gösterimleri de yer aldı.

Katılımcılar, dünyada yükselen otoriter hareketlerin Alevi toplumu üzerindeki etkilerini, demokrasi mücadelesini ve toplumsal muhalefetin sorumluluklarını ele alarak Alevi hareketinin geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ortak bir irade ile Aleviliğin, geçmişten geleceğe taşıdığı inanç ve kimlik olarak tanımlandığı bildirgede, bu tür çalışmalara katılımın toplumsal dayanışmayı güçlendireceği ifade edildi.

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, bu süreçte aktif bir rol oynamaya devam edeceklerini ve güçlü bir hafıza ile örgütlü bir bilinç oluşturmanın geleceğin sağlam temeli olduğunu belirtti. Çalıştayın sonunda katılımcılara ve katkı sunan tüm isimlere teşekkür edildi ve gelecekte birlikte düşünme ve üretme çağrısı yapıldı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Londrada düzenlenen “Alevilik ve Gelecek” Çalıştayı, Alevi toplumunun güçlü bir toplumsal iradeye sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür etkinlikler, Aleviliğin geçmişten geleceğe taşıdığı inanç ve kimliği güçlendirirken, toplumsal dayanışmayı da artırmaktadır. Otoriter hareketlerin yükselişi karşısında Alevi hareketinin geleceği için ortak akılla hareket etmek, demokrasi mücadelesinin bir gereğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Köln Cemevinde Birlik ve Dayanışma Vurgusu Yapıldı

Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Köln, Olağan Seçimli Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Bu genel kurulda, başkanlık görevine yeniden seçilen Gökhan Berk, destek verenlere teşekkür ederek, yeni dönemde birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Berk, gençlerin yönetime katılımının önemine dikkat çekti ve Alevi inancı ile kültürünün geleceğe taşınmasında ortak emeğin belirleyici olacağını ifade etti.

Berk, genel kurulda yaptığı konuşmada, “Bu görevi yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve hizmet yolunda taşınacak büyük bir emanet olarak görüyorum” dedi. Gençlerin enerjisi ile Alevilik inancının ve kültürünün geleceğe daha güçlü taşınacağına inandığını belirtti.

İki yıl boyunca, Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Köln’ün İnanç Kurulu, Gençlik ve Kadın Birliği ile birlikte önemli hizmetler yürütmeyi planladıklarını ifade eden Berk, geçmiş dönemdeki tecrübelerin yeni dönemdeki çalışmalara katkı sağlayacağını vurguladı. “Geçmişin birikimi ile daha güçlü bir dayanışma oluşturacağız” dedi.

Genel kurula katılan tüm canlara teşekkür eden Berk, toplum için değer katacak projelerde buluşma temennisinde bulundu. “Birliğimiz daim olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Köln Cemevinde gerçekleştirilen genel kurul, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmek adına önemli bir adım olmuştur. Gökhan Berkin gençlerin yönetime katılımı konusundaki vurgusu, Alevilik inancının ve kültürünün geleceği için hayati bir öneme sahiptir. Bu tür projeler, toplumun ihtiyaçlarına duyarlılık gösteren, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı duran bir anlayışla şekillenmelidir. Alevi Kültür Merkezinin yeni dönemde sağlayacağı hizmetler, geçmişin birikimi ile daha güçlü bir dayanışma oluşturma hedefini taşımaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi inancına yönelik saldırılar artıyor!

Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılar, Alevilik inancını hedef alan sistematik bir saldırı dalgasının parçası olarak değerlendiriliyor. 19 Mayıs 2026 tarihinde Mersin’de gerçekleştirilen basın açıklamasında, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, bu olayların yalnızca münferit adli vakalar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Çelik, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan saldırının ardından, bu kez Maraş Pazarcık’ta bulunan Elif Ana Türbesi’ne yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu durum, Alevi toplumunun inancına ve kimliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriliyor.

Açıklamada, kutsallara yönelik saldırıların toplumsal hafızaya ve inanca zarar verdiği ifade edildi. Çelik, “Kutsallarımıza yönelik saldırıların failleri, akli dengesi yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmamalı” dedi. Saldırılar, toplumsal barışın temel taşlarını yerinden oynatma girişimleri olarak nitelendirildi ve bu karanlık eylemleri gerçekleştirenlerin cesaretlendirildiği bir iklimin varlığına dikkat çekildi.

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz da, yapılan saldırıları kınayarak Alevi inanç önderlerinin talipleriyle buluşma çağrısında bulundu. DAD Mersin Şubesi, kutsallarına yönelik bu saldırılara karşı durulması gerektiğini vurguladı ve toplumun dayanışma içinde olması gerektiğini ifade etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi inancına yönelik artan saldırılar, sadece inancımıza değil, toplumsal barışa da büyük bir tehdit oluşturuyor. Kutsallarımıza gerçekleştirilen bu saldırılar, Alevi kimliğinin hedef alındığını açıkça gösteriyor. Bu tür eylemler, toplumda ayrışmayı derinleştirirken, bizleri bir arada tutan değerleri sarsma amacı taşımaktadır. Alevi toplumu olarak, bu saldırılara karşı durmak ve birlik içinde sesimizi yükseltmek zorundayız.

— Alevi Gazetesi Editörü