Dersim’de artan madencilik faaliyetlerine karşı sivil toplum kuruluşları, 24 Mayıs’ta başlayacak “Doğa ve Canlı Yaşam Nöbeti” için bir araya geldi. Munzur Koruma Kurulu (DEDEF), Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) ve Munzur Çevre Derneği gibi birçok dernek, Mercan ve Havaçor vadilerindeki endemik bitki türlerinin yok olma tehlikesi altında olduğunu belirterek, bölgedeki doğa talanına karşı ortak bir çağrı yaptı.
Kurumlar, Dersim’in 145 ayrı noktada planlanan maden projeleri nedeniyle büyük bir tehdit altında bulunduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, doğanın korunmasının yalnızca çevre örgütlerinin değil, bölgede yaşayan herkesin sorumluluğu olduğu vurgulandı. Emperyalist politikaların dünya genelinde doğa talanını artırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’de bu durumun yerli ve uluslararası şirketler aracılığıyla sürdüğü belirtildi.
Munzur coğrafyasının yalnızca insanlar için değil, tüm canlı türleri için yaşam alanı olduğu ifade edildi. Açıklamada, özellikle Mercan ve Havaçor vadilerinde yoğun biçimde toplanan endemik bitkilerin doğaya ciddi zarar verdiği, bu türlerin yok olmasının ekosistemde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağı kaydedildi. Kurumlar, doğanın korunması için bir araya gelerek, “Coğrafya yaşamdır; yaşam, coğrafyayı korumakla mümkün olacaktır” mesajını verdi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dersimde doğa talanına karşı başlatılan "Doğa ve Canlı Yaşam Nöbeti", çevre koruma mücadelesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Alevilikte doğa, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda inancımızın temel taşlarından biridir. Bu nedenle, doğanın korunması tüm toplumun ortak sorumluluğudur ve bir avuç insanın değil, herkesin mücadelesine ihtiyaç vardır. Emperyalist politikaların doğa üzerindeki etkisi, yerli ve uluslararası şirketlerin iştahı ile birleştiğinde, Dersim gibi değerli coğrafyaların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalması kabul edilemez.
— Alevi Gazetesi Editörü