Ana Sayfa Blog Sayfa 742

Yeşil Sol Parti’den sandık güvenliğini sağlamak için ‘görev’e çağrı

Yeşil Sol Parti Merkezi Seçim İşleri Koordinasyonu sandık güvenliği için çalışmalara başladıklarını belirterek, herkesi sandıklarda görev almaya çağırdı

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs’ta yapılacağının duyurulması ardından siyasi partiler, çalışmalar için kolları sıvadı. Emek ve Özgürlük İttifakı da, seçmen oylarının doğru şekilde sonuçlara yansıması için seçim güvenliği çalışmalarına başladı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Anayasa Mahkemesi’nde süren kapatma davası nedeniyle listelerinde seçime gireceği Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim hazırlıklarını sürdürüyor.

MA’dan Ergin Çağlar’a konuşan Yeşil Sol Parti Merkezi Seçim İşleri Koordinasyonu Marmara Bölgesi Eş Sözcüsü Ela Hasanoğlu, sandık güvenliği için halka çağrıda bulundu

Marmara’da 50 bin sandık kurulacak

Henüz Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) sandıklar için herhangi bir rakam vermediğini belirten Hasanoğlu, bölgedeki son seçimleri hatırlatarak, bu yıl ki seçimler için İstanbul’da 30 bin, Marmara Bölgesi’nde ise toplam en az 50 bin sandığın kurulacağını düşündüklerini aktardı. Hasanoğlu, tüm hazırlıklarını da bu yönde sürdürdüklerini ifade etti.

Sandık güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz

Yeşil Sol Parti’nin Meclis’te temsili olarak bulunmamasından dolayı sandık kurullarında görev alamayacaklarını dile getiren Hasanoğlu, bu durumun güvenlik anlamında sorun oluşturacağını bildiklerini ancak buna karşı da önlem aldıklarını söyledi. Hasanoğlu, “Tabi geçmiş yıllara oranla bir fark var. Sandık kurulu resmi üyeliğinden müşahitliğe geçtik. Bu seçimlerde hedefimiz her sandıkta bir müşahitle partimizi temsil etmek, her okulda en az bir okul sorumlusu bulundurarak, koordinasyonu sağlamak. Onun ötesinde avukatlarımıza destek birimleri oluşturmak, il, ilçe seçim kurullarında temsilcilerimizle itirazlarımızı yapabilecek örgütlenmeyi sağlamak üzere hazırlanıyoruz” dedi.

İtiraz hakkımız var

Seçim güvenliği için müşahitliğin önemini hatırlatan Hasanoğlu, “Müşahit olduğumuzda tüm haklarımızı yitirmiyoruz. Seçim kurulunda sadece oy hakları farkı var. Müşahitlerimizi ve okulda bulunan okul sorumlularımızı mümkün olduğunca itirazı yetkili kişi belgesiyle donatıyoruz. İtiraz ve müdahale hakları var. Hatta ‘Emin değilim bir daha sayın?’ deme hakkı da var. Bu seçimde tüm muhalefet partileri aynı amaçla bulunduğumuz için o itirazın seçim kurumlarında da karşılığını bulacağını düşünüyoruz. Sandık meselesinde Türkiye’de bir takım oyunların yapıldığını hepimiz biliyoruz. Yapılma ihtimallerini de biliyoruz ve inanıyoruz. Bunu göz ardı eden bir yerden elimiz kolumuz bağlı duramayız. Sahip çıkacağız.” ifadelerini kullandı.

Güvenliği kendimiz sağlayacağız

Sandık güvenliğinin sadece sandıkların açılmasından ibaret olmadığını vurgulayan Hasanoğlu, buna dair şunları belirtti: “‘Sandık güvenliği’ dediğimiz olay sandıkların açılmasıyla başlamıyor. Aslında güvenlik seçim sabahında saat 06.00’da başlıyor. Sabah saatinde tüm görevlilerin orda olması, görevin başlangıcından itibaren konuya hakim olması, akşam sandıklar sayılırken, herkes için seçmenin iradesini yansıtan sonucun doğru olması gerekiyor. Çoğu yerde en büyük hatalarımızdan biri akşam ıslak imzalı tutanaklarımızı aldığımızda ‘işi yaptık’ zannediyor olmamızdır. Torbaların, tutanakların değiştirildiği bilgileri her seçimde oldu. Devlet seçim güvenliğini sağlamıyorsa kendimiz sağlayacağız.”

İSTANBUL

 

#Yeşil #Sol #Partiden #sandık #güvenliğini #sağlamak #için #göreve #çağrı

Aile bireyleri dışındakilere mektup yazdığı için tahliye edilmiyor

Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde tutulan Fevzi Esen aile bireyleri dışında kişilerle mektuplaştığı gerekçesiyle İdare Gözlem Kurulu tarafından tahliye edilmiyor

Cezaevlerinde tutukluların maruz kaldığı hak ihlalleri, infaz süresi tamamlanmalarına rağmen tahliyeleri  engelleniyor.  Amed’te 1992 gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce (DGM) tutuklanan Fevzi Esen’e, müebbet hapis cezası verildi. Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde tutulan Esen, 30 yıl 8 aydır tutuklu olmasına rağmen tahliye edilmiyor.

Esen, gönderdiği mektupla, infazını tamamlamasına rağmen Cezaevi İdare Gözlem Kurulu’nun verdiği rapor gerekçe gösterilerek tahliyesinin engellendiğini aktardı.

‘Tarafsız koğuş’ dayatması

Son 10 yılı Eskişehir Cezaevi’nde olmak üzere 30 yıl 8 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Esen, 30 Mayıs 2022 itibariyle “koşullu salıverilme” tarihinin geçtiğini belirtti. Cezaevi İdare Gözlem Kurulu’nun ilk olarak verdiği “iyi halli” raporuna rağmen tahliye edilmediğini kaydeden Esen, ikinci raporda ise “tarafsız” koğuşta kalmadığı ve aile bireyleri dışında kişilerle mektuplaştığı gerekçeleri öne sürülerek tahliyesinin engellendiğini aktardı.

Aynı kurul, farklı iki karar

Esen, İdare Gözlem Kurulu’nun iki ayrı raporunda yer alan gerekçeleri de sıraladı. İdare Gözlem Kurulu’nun 12 Mayıs 2022 tarihli raporunda Esen’in “iyi halli” olduğu kanaatine varan ancak puanın 48,75 olmasını tahliyeye engel olarak öne süren kurul, 9 Kasım 2022 tarihli raporunda şu gerekçeleri sıraladı: “Tarafsız koğuşta kalmamak, örgütten tarafsız olduğuna dair irade göstermemek, aile üyeleri dışındaki kişilerle mektuplaşmak, başka cezaevlerinde bulunan siyasi tutuklular ile mektuplaşmak, örgüt ile bağının devam etmesi, mahkemeye çıkarılırken tek tip elbise giyme uygulamasını protesto etmek ve sessiz direnişte bulunmak, kendisine verilen hakları iyi niyetle kullanmaması, açlık grevine girmesi, ‘sakıncalı’ mektup, açlık grevi gibi gerekçelerden 5 kez disiplin cezası alması.”

Kaynak: MA

#Aile #bireyleri #dışındakilere #mektup #yazdığı #için #tahliye #edilmiyor

GGM’de tacize işlem yapılmadı: Faillerle aynı yerde tutuluyor

Iğdır GGM’de cinsel saldırıya uğrayan Afganistanlı S.F.A. suç duyurusunda bulunmasına rağmen, failler hakkında işlem yapılmadı

Iğdır Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) tutulan Afganistanlı 18 yaşındaki S.F.A., aynı yerde tutulan N. A., H. A. A.G. ve B.M.’nin cinsel saldırısına uğradı.

6 ve 7 Mart’ta yaşanan iki ayrı cinsel saldırı olayından sonra S.F.A., yaşadıklarını Türkçe bilen bir arkadaşı aracılığıyla GGM’deki memurlara anlattı.

GGM memurları tarafından tutulan tutanak, aynı gün jandarma ekiplerine bildirildi. Bildirim üzerine GGM’ye gelen jandarmalar, Türkçe bilmeyen mağdur S.F.A. ile tercüman olmadan bir görüşme yaptı ve “mağdur şikayetçi değil” raporu tutarak, oradan ayrıldı.

Failler serbest

Yaşanan cinsel saldırıdan haberdar olan avukatlar, S.F.A. ile görüştükten sonra Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. S.F.A., ifadesinde N. A., H. A. A.G. ve B.M. tarafından cinsel saldırıya uğradığını ve tehdit edildiğini belirtti.

S.F.A.’nın ifadesi üzerine faillerden A.G. ve B.M., jandarma ekipleri tarafından ifadeye çağrıldı. A.G. ve B.M., jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından, savcılık talimatıyla tekrar haklarında hiçbir işlem yapılmadan GGM’ye gönderildi.

S.F.A., cinsel saldırı failleriyle aynı yerde tutuluyor.

IĞDIR

#GGMde #tacize #işlem #yapılmadı #Faillerle #aynı #yerde #tutuluyor

Depremzedeler: Erdoğan’ın neyine güveneceğiz

Erdoğan’ın kendilerinden oy istemesini değerlendiren Bazarcixli depremzedeler, “Bu iktidar artık gitmeli, iktidarın neyine güveneceğiz” dedi

Mereş merkezli depremin üzerinden 50 gün geçmesine rağmen depremzedelerin ihtiyaçları hala karşılanmış değil. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın deprem sonrasında “yetersiz kaldık” itirafında bulunarak helallik istemesine rağmen seçim sürecinden dolayı depremzedelerden oy talep etmesi tepki ile karşılandı.

Hakkımızı helal etmiyoruz

Depremin merkez üssü Bazarcix’ta Ayşe Çevik, AKP iktidarına tepki göstererek, “Sen olsan, sana sahip çıkmayana oy verir misin?” diye sordu. Önce depremden etkilendiklerini, ardından sağanak yağmurla birlikte çadırlarının su aldığını belirten Çevik, deprem zamanı gelip yardım etmeyenlere oy vermeyeceklerini, hiç kimsenin bu iktidara hakkını helal etmeyeceğini vurguladı.

İktidar gitmeli

Halime Doğru da yağışlarla birlikte havaların soğuduğunu, kendilerine dağıtılan elektrikli sobaların “yangın çıkma ihtimaline” karşı geri alındığını belirtti. Depremden sonra iktidarın kendilerine hiçbir yardım gelmediğine dikkat çeken Doğru, yardımların sadece Silopi Belediyesi ve Kürt illerden geldiğini, iktidarın kendilerinden oy istemeye yüzü olmaması gerektiğini bu nedenle iktidarın gitmesi istediğini söyledi.

İktidarın neyine güveneceğiz

İktidarın 20 senedir ülkeyi yönettiğine dikkat çeken Vakkas Polat ise, AKP’ye tepki gösterdi. Erdoğan’a “Artık bu işi bırak” diye seslenen Polat, içinde bulundukları belirsizliği Erdoğan’a oy vermeyerek netleştireceklerini söyledi. Depremzedelere ev vaatlerine de değinen Polat, ”Van depremini yaşayan insanlardan duyuyoruz; hala evleri yok. Artık iktidarın neyine güveneceğiz” diye sordu.

Haber: MA / Rukiye Adıgüzel

 

 

 

#Depremzedeler #Erdoğanın #neyine #güveneceğiz

Tutuklular yetersiz beslenmeden kaynaklı kilo kaybediyorlar

Ahlat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklular 6 aydır ilaç alamıyor. Samsun Kavak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ise yeterli oranda yemek verilmediği için tutuklular kilo kaybediyor

Cezaevlerinde tutuklulara dönük işkence, saldırı, baskı ve kötü muamele her geçen gün artarak devam ediyor. Ahlat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Naif İşçi ve Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Yaşar Savcı aileleriyle yaptıkları haftalık telefon görüşmesinde maruz kaldıkları hak ihlallerini aktardı.

 ‘Üzerlerinde yoğun bir baskı var’

Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde yaşayan Nebahat İşçi, 12 yıldır tutuklu olan oğlu Naif İşçi’nin yaşadığı hak ihlallerini anlattı. Anne İşçi, oğlunun bacağında platin olduğunu, tedavilerinin yapılmadığını belirtti. Oğlunun ilaç istediğini ancak 6 ay önce dilekçe vermesine rağmen ilaçlarının verilmediğin belirterek, “Oğlumla son görüşmemde son üç aydır üzerlerinde yoğun bir baskının olduğunu söyledi. Gardiyanlar gazete ve kitaplarına el koyup bir daha geri vermiyor. Oğlumun ve yanındaki arkadaşlarının ciddi sağlık sorunları var ona rağmen tedavi edilmiyorlar” dedi. Hasta tutukluların serbest bırakılmasını isteyen anne İşçi, “Oğlum zaten bacağından sakat, midesinde de rahatsız. Buna rağmen oğlum tedavi edilmiyor. Bu işkenceyi durdursunlar artık” diye konuştu.

Ayakta sayım ve saygı duruşu dayatması

Hezex (İdil) yaşayan Hanife Savcı ise 2 yıldır Samsun Kavak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan oğlu Yaşar Savcı’nın yaşadığı hak ihlallerinin son bulması için çağrıda bulundu.

Oğluyla 10 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptığını belirten Savcı, “Gardiyanlar ayakta sayım dayatıyor ve saygı duruşunda bulunmalarını istiyor. Bunları kabul etmediklerinde de darp ediyorlar. Önceleri koğuşlarda 10 kişi kalıyorlardı, son uygulamalarla her bir koğuşta 4 kişi kalıyorlar. Tutuklara az yemek verildiğinden hepsinin zayıflama başlamış. Eskiden giydikleri kıyafetlerin iki beden küçüğünü gönderiyoruz ona rağmen büyük geliyor” ifadelerinde bulundu. Anne Savcı, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunarak, cezaevlerine ses olunmasını istedi.

Kaynak: MA

#Tutuklular #yetersiz #beslenmeden #kaynaklı #kilo #kaybediyorlar

Askerlerin ifadeleri Şiban ve Turgut’ın helikopterden atıldığını doğruladı

Askerlerin ifadeleri Servet Turgut ve Osman Şiban’ın helikopterden atıldığını kanıtlıyor. Askerler ifadelerinde Şiban ve Turgut’un helikopterden düştüğünü iddia etti

Wan’ın Şax (Çatak) ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldıkları belirtilen köylülerden Servet Turgut’un ölümü, Osman Şiban’ın da ağır yaralanmasına neden olan olayın üzerinden 2,5 yıl geçtikten sonra askerlerin o güne ilişkin ifadeleri ortaya çıktı.

MA’dan Adnan Bilen’in haberine olaya ilişkin heyet kurulduğu ve üst düzey askeri bir yetkili tarafından o gün operasyona çıkan 40 askerin ifadelerine başvurulduğu ortaya çıktı. 16 Eylül 2021 tarihinde alınan ifadeler üç bölümden oluşuyor.

Belgelerde, operasyonda yer alan, helikopter pistinde bulunan ve Şiban ile Turgut’la birlikte helikoptere binen askerlerin ifadeleri yer alıyor. İfadelerin neredeyse tümünde Şiban ve Turgut’un helikoptere sağlam bindirildikleri, helikopter piste inmeden orada bulunan askerlerin ifadelerine göre; yüzlerce askerin ortasına atıldıkları, o anda bir kargaşanın olduğu, askerler dağıldıktan sonra Turgut ile Şiban’ın pistte ağır yaralı bir şekilde yattıkları, yani ağır işkenceye uğradıkları anlatımlarla ortaya çıktı.

Operasyonu yöneten asker Turgut kayalığa düştü dedi

Operasyonu yöneten üst düzey bir askerin verdiği ifadede, çıkan çatışma sonrası bir kişinin kayalık bölgede kıyafetlerini değiştirerek şüpheli hareketlerde bulunduğunu savunarak, “Servet Turgut adlı şahıs temas sonrası kaçmaya çalıştı. Kaçarken Masîro Deresi’nde yer alan büyük kaya bloklarından düştüğü gözlemlendi. Kendisinin yanına gittiğimizde yaralandığı tespit edildi. Yaralıyı timin bir unsuru ile birlikte helikopterin inme-binme bölgesine gönderdik. Çatışma bölgesinde daha önceden işbirlikçi (milis) olarak bilinen hatta bir gün öncesinde evinde teröristlere görüşme yaptığı duyumu alınan Osman Şiban adlı işbirlikçinin gözaltına alınması için bir ekip gönderdim. Onunla beraber çatışma bölgesinden kaçarken, diğer şüpheli Servet Turgut ve bir örgüt üyesinin cesedi helikopter faaliyeti ile bölgeden tahliye edildi” iddiasında bulunarak, Turgut’un yaralı olduğunu iddia etti.

Helikoptere sağlam bindiriliyorlar

Yine ondan fazla askerin verdiği ifadelerden birinde Şiban ve Turgut’un helikoptere sağlam bindirildiği ancak içlerinden birinin yaraları olduğu söyleniyor.

İfadede ilgili bölüm ise şöyle: “Bölgede gözetleme yaparken aşağıda bulunan dere yatağında yaklaşık 500 metre ilerde bir şahıs gördük. Bir unsurumuz şahsı yakalamak için şahsın arkasından gitti. Biz şüpheli şahsı yakaladık. Şahsa herhangi bir darp, vurma, dövme, hakaret vb. bir girişimimiz kesinlikle olmadı. Uzaktan gördüğüm kadarı ile ikinci alınmış olan şahsın vücudunda herhangi bir yaralanma vb. bir durum olmadığını gördüm ama ilk alınan şahsın kollarında ve yüzünde yara izleri olduğunu gördüm”

Helikopterden düştüler

Helikopterin indiği Van İl Jandarma Komutanlığı pistinde o gün görevli olan ve yine o gün Turgut ve Şiban’ı helikopterle götüren askerlerin ortak ifadelerinde olayın iç yüzü de ortaya çıkıyor. “Helikopter yaklaştığı sırada iki şüpheli şahıs yere düştü” açıklaması ise Turgut ve Şiban’ın helikopter piste inmeden atıldıklarını anlatıyor.

İfadelerde şu dikkat çekici cümleler kullanılıyor: “Gözaltına aldığımız iki şahsı ve personellerle helikoptere bindik. Her iki şüpheli şahıs da yürüyerek kollarında iki personel olduğu halde helikoptere bindi. Helikopter içerisinde şahıslara karşı bir darp olmadı. Helikopterle İl Jandarma Komutanlığı’nın pistine indik. Helikopter yere indi. Biz çanta, silah ve diğer malzemelerimizi hazırlarken pistte bulunan ve bize yardım edecek personeller bizim yanımıza doğru yaklaşmaya başladı. Hava karanlıktı ve kimlerin geldiğini görmedik. Bu esnada helikopterden ilk olarak örgüt üyesinin cesedi indirildi. O esnada her iki şahıs da ‘yere’ düştü. Bu esnada Osman Şiban yaralandı. Bize yardıma gelen personel tarafından ezilme tehlikesi geçirildiler. Daha sonra iki şüpheli şahıs ambulansla hastaneye götürüldü.”

Bir başka askerin ifadesinde ise kargaşa çıktı iddiası var

O gün pistte bulunan bir asker daha yine Turgut ve Şiban’ın piste getirildikleri sırada bir kargaşanın olduğundan söz ediyor. İfade şöyle: “Olay günü operasyon bölgesinden gelen helikopter içerisindeki JÖH timini, etkisiz hale getirilen örgüt üyesi cesedi ve gözaltı işlemi yapılacak olan 2 şüpheli şahsı karşılamak amacıyla pistte bulunuyorduk. Helikopter piste indikten sonra, kapısının açılmasıyla ceset ve tim personeline ait çantaların tahliyesi esnasında helikopter etrafında bir kargaşa yaşandı. Pistte bulunan personel sayısının fazla olması ve havanın karanlık olması nedeniyle ne olduğunu görmedim. Daha sonra kalabalığın dağılmasıyla yerde yatan iki şahıs hazır bekleyen ambulanslarla hastaneye sevk edildi.”

‘Yerde yaralı iki sivil gördüm’

Aynı alanda bulunan bir başka asker de yine, “Helikopter piste indiği esnasında pervaneden gelen rüzgar sebebiyle o tarafa bakamıyordum. Helikopter durduktan sonra o tarafa kafamı çevirdiğimde orada bir kargaşanın olduğunu gördüm. Hava karanlık olduğundan dolayı kimlerin orada bulunduğunu görmedim. Kalabalık dağıldığında yerde iki sivil yaralı şahsı gördüm. Devamında bu iki yaralı şahıs hastaneye götürüldü” ifadelerini kullanıyor.

Ne olmuştu?

11 Eylül 2020 günü operasyona çıkan askerler, 7 çocuk babası Servet Turgut (55) ve 8 çocuk babası Osman Şiban’ı (50) gözaltına aldı. Helikoptere bindirilen iki yurttaşın, iki gün sonra Van Bölge ve Eğitim Araştırma Hastanesi yoğun bakımında olduklarını öğrenildi. Daha sonra Servet Turgut hayatını kaybetti.

Mezoptamya Ajansı’nın yaptığı haberlere göre Şiban ve Turgut helikopterden atılmış ve darp edildikleri ortaya çıkmıştı.

Haberler nedeniyle MA Muhabirleri Adnan Bilen ile Cemil Uğur, Jinnews muhabiri Şehriban Abi ile gazeteci Nazan Sala’nın evleri 6 Ekim tarihinde basıldı. Gözaltına alınan gazeteciler 9 Ekim’de çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Devlet aleyhine toplumsal haber yapmak” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 6 ay cezaevinde tutulan gazeteciler, 2 Nisan’da çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı. Yaşanan olaydan bir yıl sonra ise yargılandıkları davadan beraat etti.

Mahkeme süreci

Yaşamını yitiren Servet Turgut ile birlikte helikopterden atılan Osman Şiban, 9 ay sonra ifade verdi. Hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren Şiban, olay günü yaşadıklarını anlattı. Daha sonra ise, Van Cumhuriyet Başsavcılığı Osman Şiban hakkında, “örgüt üyeliği” iddiasıyla iddianame hazırladı. Van 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Şiban’ın ikametgahı nedeniyle “yetkisizlik” kararı vererek, dosyayı Mersin’e gönderdi.

WAN

#Askerlerin #ifadeleri #Şiban #Turgutın #helikopterden #atıldığını #doğruladı

Wan’da barajlar kuruyor: Tüm Serhat etkilenecek

Uzmanlar Wan’daki barajların doluluk oranının kritik seviyelere indiğini söyleyerek kentteki kuraklığın tüm Serhat bölgesini etkileyebileceği konusunda uyardı

Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, Wan’da bulunan Sarımehmet Barajının doluluk oranı yüzde 12.7, Zernek Barajının doluluk oranı ise yüzde 29.1. Serhat bölgesinde başta Wan olmak üzere tüm kentlerde bu yıl yağış oranları normalin altında seyrederken, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2022 yılı Yağış Değerlendirme Raporuna göre, Wan Gölü en az yağış alan bölge oldu.

Raporda, “En az yağış 335 mm ile Van Gölü, en fazla yağış 1122 mm ile Doğu Karadeniz Havzası’nda gerçekleşmiştir. Normaline göre en fazla azalma ise yüzde 33 ile Kuzey Ege Havzası’nda meydana gelmiş ve havza yıllık yağışları son 14 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Wan’ın yağışlı olduğu gün sayısı ise 96” ifadelerine yer verildi.

MA’dan Berivan Kutlu’nun haberine göre kuraklığın boyutları tüm bölgeyi etkileyecek. Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Şerif Kayalık, yetkilileri uyardı

Wan gölü kuruyor

Serhat bölgesinde yağışların ciddi oranda düşmesinden etkilenen Wan Gölü’nün bir kısmında su çekilmesi kilometreleri buluyor. Göldeki çekilmenin sonuncunda yer yer martı ve balık ölümleri de yaşandı. Suyun çekilmesiyle Edremit, Erciş ve Muradiye ilçelerindeki kıyılarda eski iskele, kale ve tarihi kalıntılar ile mikrobiyalitler ortaya çıktı. Yine göl suyuyla beslenen birçok dere ve küçük göl de ya kurudu ya da kuruma tehlikesi altında. Yağışların azalması, iklim odaklı projelerin geliştirilmemesi kentteki tarımı ve hayvancılığı da olumsuz etkiyor.

Zernek Barajı’nda su oranı yüzde 10

Zernek Barajı’nın tarım arazilerine sulama olanağı sunduğunu hatırlatan Kayalık, “Zernek Barajı içerisinde kafes balıkçılığı da yapılıyor. Gelinen noktada birçok unsurun etkisiyle barajdaki aktif olarak kullanabilecek su oranı yüzde 10 civarında. Bu da çok ciddi tehlike, barajımızın artık alarm verdiğini gösteriyor. Bununla birlikte içme suyu kaynaklarına, tarımsal alanlara bu suyun verilmemesi demek. Bu nedenle tarım arazilerine su verilmemesi demek, hayatın durması demek. İçme su kaynaklarının beslenememesi demektir” diye konuştu.

‘Balıkçılık sektörü zorlanacak

Kentteki tüm kuraklığın birbiriyle ilişkili olduğunu söyleyen Kayalık, “Wan’daki Sarımehmet Barajı da kritik seviyede. Son DSİ verilerine göre doluluk oranı çok yetersiz umut ediyoruz ki yağışlar olur” dedi. Zernek Barajında çok sayıda yurttaşın kafes balıkçılığı yaptığını hatırlatan Kayalık, “Barajdaki su seviyesinin düşmesi balıkçılık sektörünü de etkileyecek. Sudaki oksijen seviyesinin düşmesi hem balık ölümlerine hem de balıkların gelişimini etkiliyor. Balıkçılık sektörünü de zor günler bekliyor. Wan Gölü’nde de su çekilmelerinin olduğunu biliyoruz. Su seviyesi düşüyor. Bu gölde yaşayan inci kefali için önemli. Derelerdeki suların azalmasıyla birlikte İnci kefalin üreme göçünü etkileyecek” diye konuştu.

Tedbir alınmalı

DSİ verilerini hatırlatan Kayalık, “Korumaya yönelik tedbirler alınmalı. Bu tedbirlerin doğayla uyumlu ekolojik olması gerekiyor. Doğal çevreler oluşturulmalı, ormanlaştırılma artırılmalı ” ifadelerini kullandı.

WAN

#Wanda #barajlar #kuruyor #Tüm #Serhat #etkilenecek

Petrol davasında Türkiye’ye 1,4 milyar dolar ceza

Irak’ın kazandığı Uluslararası Tahkim davasında Türkiye’nin 1,4 milyar dolar tazminat ödemesine kararı verildi

Irak hükümeti, Türkiye’nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle (KBY) yaptığı petrol sevkiyat anlaşmasına karşı açtığı Uluslararası Tahkim davasını kazandı. Bağdat’ın 30 milyar dolar tazminat talebiyle açtığı davada mahkeme Irak’ı haklı buldu ve Türkiye’nin Irak hükümetine 1,4 milyar dolar ödemesine karar verdi.

Ankara ve Erbil  arasında 2014’te imzalanan Kerkük-Ceyhan boru hattından petrol sevkiyatı anlaşmasını Bağdat hükümeti, KBY’nin anlaşma yapmaya yetkisiz olduğu ve petrol sevkiyatı yapamayacağı gerekçesiyle uluslararası yargıya götürmüştü.

Mahkeme kararı 2014-18 arası dönemi kapsayan sevkiyatı kapsıyor, 2018-23 arası dönemle ilgili dava görülmeye devam edecek.  Karar üzerine Türkiye’nin istemiyle KYB’den petrol boru hatları üzerinden yapılan sevkiyat da durduruldu.

HABER MERKEZİ

#Petrol #davasında #Türkiyeye #milyar #dolar #ceza

Cumhurbaşkanı ‘Geçici Aday Listesi’ Resmi Gazete’de

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde  Cumhurbaşkanlığı için “Geçici Aday Listesi” Resmi Gazete’de yayımlandı

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için “Geçici Aday Listesi” Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre 14 Mayıs’ta yapılacak seçim öncesi yayımlanan listede Millet İttifakı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Sinan Oğan yer aldı.

HABER MEKEZİ

#Cumhurbaşkanı #Geçici #Aday #Listesi #Resmi #Gazetede

Y.D’ye işkence yapan amir ve bir polis tutuklandı

Licê’de 14 yaşındaki Y.D.’ye işkence edenler arasında olan emniyet amiri Aykut Oral ve bir polis itiraz üzerine tutuklandı

Amed’in Licê ilçesinde 21 Mart’ta 14 yaşındaki Y. D.’yi zırhlı araca bindirerek işkence yapıp, Kürtlere küfür etmesini isteyen, İstiklal Marşı, Mehmetçik Marşı ve Gençlik Hitabenin ezberlememesi halinde öldürülmekle tehdit ettikten sonra elleri ayaklarını bağlayarak bir dere bataklığında ölüme terk eden polislerden 2’si daha tutuklandı. Serbest bırakılan Emniyet Amiri Aykut Oral ve polis Hayrettin Çakmak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine tutuklandı.

Daha önce tutuklanan polisler İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay’la birlikte tutuklu polis sayısı 5’e çıktı.

Kaynak:MA

#Y.Dye #işkence #yapan #amir #bir #polis #tutuklandı