Ana Sayfa Blog Sayfa 797

Dün Halepçe, bugün Zap

Şêx Mahmud Berzenci İsyanı’ndan Dersim’e, Halepçe’den Zap ve Heftanin’e 103 yılda Kürt halkına karşı yürütülen soykırım saldırılarında onlarca kez kimyasal silahlar kullanıldı

Bugün Saddam Hüseyin’in binlerce Kürt’ü kimyasal silah ile katlettiği Halepçe Katliamı’nın yıl dönmü. Her yıl olduğu gibi bu yıl da katliamda yaşamını yitireler anılacak. Dün Helepçe katliamda var olan sessizlik, bugün Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’nde kullandığı belirtilen kimyasal silahlara karşı da sürüyor.

Kürt halkına karşı yürütülen kimyasal silah saldırıları Helepçe ve Federe Kürdistan ile sınırlı değil. 1920’lerden bu yana Kürt halkına karşı kimyasal silahlar kullanılıyor. Şêx Mahmud Berzenci İsyanı’ndan Werxelê ve Zap’a kadar birçok kez kimyasal silahı kullandı.

Halepçe Katliamı’nın 35’inci yıl dönümünde RojNews, Kürt halkına karşı kimyasal silah kullanımının kısa bir tarihini derledi.

1920 yılında başladı

1920’li yıllarda Süleymaniye’de Şêx Mahmud Berzenci’nin direnişine karşı İngilizler savaş uçaklarından zehirli gaz atarak 10 bine yakın Kürdü katletti. 1937-1938 yıllarında Dersim Katliamı sırasında Türkiye’nin zehirli gaz kullanması sonucunda 70 bin sivil Kürt katledildi.

Halepçe

İran ile Irak arasında 8 yıl süren savaşın son günlerinde savaş iyice şiddetlenmişti. İran Kürdistanı (Rojhilat) ve Federe Kürdistan sınırları da bu savaşın yürütüldüğü yerlerdendi.

Bu savaşta İran ve Irak birbirlerine karşı ağır silahlar kullanarak sivilleri hedef aldı. Bunlardan biri de Rojhilat’taki Serdeşt kentiydi. 1987 yılında Serdeşt, Baas rejimi tarafından bombalandı. Bombardıman sonucunda 130 sivil katledildi ve binlerce yurttaş yaralandı.

16 Mart 1988’de Halepçe semalarını savaş uçaklarının sesi doldurdu. Kuzey Teşkilat Ofisi başkanı Ali Hasan Mecid liderliğindeki Baas rejimi, Kürt halkına karşı kimyasal silah kullanmaya başladı.

Halepçe Katliamı sonucunda 5 bin sivil katledildi, yaklaşık 10 bin kişi de yaralandı.

1994-2011 yılları

İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından 26 Ağustos 2011 tarihinde “Türkiye’de savaş döneminde kimyasal ve biyolojik silah kullanıldığı iddiaları üzerine” isimli yayınlanan raporda, 1994-2011 yılları arasında 46 kez kimyasal silah kullanıldığı ve bu saldırılarda 437 PKK’linin yaşamını yitirdiği belirtilmişti.

Belgelerle kanıtlandı ancak sessizlik sürdü

25 Şubat 1986’da Türk Silahlı Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yayınlanan kararda, “İhtiyaç duyulan durumlarda göz yaşartıcı ve mide bulandırıcı bombalar kullanılabilir, tünellerin kullanılmaması için ise zehirli gazlar kullanabilir” ifadeleri yer almıştı. Karar, 23 Ağustos 1989 tarihinde İkibine Doğru isimli dergide Orgeneral Necdet Öztorun imzasıyla yayınlanmış, Türk ordusu yıllarca bu belge konusunda sessiz kalmış ve belge 2010 yılında Alman Federal Hükümeti’ne teslim edilmişti. Almanya Dışişleri Bakanlığı da Ocak 2011’de yaptığı açıklamada, sadece böyle bir emrin gerçekten var olup olmadığını belirlemeye çalıştığını belirten bir açıklama yaptı. Ama hiçbir sonuca ulaşılamadı.

Askerden itiraf

11 Mayıs 1999’da Şirnex’ın Ballıkaya mevkiinde bir mağarada 20 PKK’li katledilmişti. 2011 yılında ROJ TV ve ANF’de yayınlanan çatışma sonrası görüntülerde bazı askeri yetkililerin, “Askerlerimiz şu anda zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya. Ama yine de, kahramanca gelip içeri giriyorlar. Aradan bir gün geçmesine rağmen gaz halen etkisini sürdürüyor” ifadeleri yer alıyordu. Askeri yetkili kimyasal ve zehirli gazlar kullanıldığını itiraf ediyordu.

Türkiye’nin Federe Küridtsan’da PKK alanlarında kimyasal silah kullanımına dair bazı örnekler;

1989’da Cudi Dağında kimyasal silah kullanıldığı belgelendi.

1994 yılında Semsûr’daki (Adıyaman) Bezar Dağında kimyasal silahlar kullanıldı ve 22’si yeni katılan ve halen sivil olan 28 PKK’li yaşamını yitirdi.

1994 yılında Wan yakınlarındaki Reşkê Dağında kimyasal silah kullanımı sonucu 42 PKK’li yaşamını yitirdi.

1995 yılında Sêrt’in (Siirt) Şêx Cuma Vadisinde kimyasal silahlarla 80 PKK’li yaşamını yitirdi.

1999 yılında Êlih’in (Batman) Sason’da 15 PKK’li ve 2 sivil kimyasal silahlarla yaşamını yitirdi.

22-24 Ekim tarihleri arasında Colemêrg’ın (Hakkari) Geliyê Tiyarê Bölgesinde (Kazan Vadisi) Türkiye’nin kimyasal silah kullanımı sonucu 35 PKK’li yaşamını yitirdi.

Geliyê Tiyarê

Dönemin Hakkari İHD yöneticileri ve yaşamını yitiren PKK’lilerin aileleri saldırının gerçekleştiği alanda incelemelerde bulunmuş ve konuyu uluslararası gündeme taşımıştı. Aileler ve görgü tanıkları PKK’lilerin vücutlarında hiçbir mermi izinin olmadığını, cenazelerin yandığını ve yeşil lekelerin oluştuğunu belirtmişti.

17 Şubat 2018’de Efrîn’in Şiyê ilçesine bağlı Erendê köyünde kimyasal silahlarla 6 sivil yaralandı.

2019 yılında Türkiye’nin saldırıları sırasında, Serêkaniyê’de sivillere karşı kimyasal silah kullanıldı. Türkiye’nin kimyasal silah saldırıları sonucunda vücudu yanan 13 yaşındaki Mihemed Hemîd’in görüntüleri dünya kamuoyunun gündemine girmişti.

Garê

2021 yılında Federe Kürdistan’a başlayan saldırılarda 46 PKK’li kimyasal silah saldırıları sonucunda yaşamını yitirdi. 2022 yılından şu ana kadar ise Türkiye’nin kimyasal silah saldırıları sonucunda 55 PKK’li yaşamını yitirdi. Yani 2021 yılından şimdiye kadar toplamda 101 PKK’li yaşamını yitirdi.

14 Nisan 2022 gününden itibaren Zap, Avaşîn ve Metîna alanlarına yönelik olarak gelişen saldırılarda kullanılan kimyasal silahlarda Türkiye, KDP’nin etkin desteğini de almıştır.

KDP ortak oldu!

Saldırılar devam ederken KDP, yabancı heyetlerin bölgeyi ziyaret etmesine ve kimyasal silah kullanımının araştırılmasına izin vermedi. 17 Nisan 2022 tarihinde KDP, kimyasal saldırılarına karşı bin 200 maskeye el koyduğunu açıkladı.

Nükleer Savaşın Önlenmesi için Doktorlar (IPPNW) heyetinden Dr. Josef Savary ve Dr. Jan van Aken, kimyasal silahların kullanıldığı bölgelere incelemelerde bulunmak amacıyla gitmek istedi ancak KDP heyetin Medya Savunma Alanları’na girmesine izin vermedi.

IPPNW, Türk devletinin kimyasal silah kullanmasına ilişkin hazırladığı raporda, “Kanıt elde edildi, soruşturma başlasın” ifadelerine yer verdi.

IPPNW ayrıca, Türkiye’nin Federe Kürdistan’da kimyasal silah kullanıp kullanmadığının tespiti için bağımsız bir soruşturma başlatılması gerektiğini bildirdi.

Önceki yıllarda başka bazı örgütler ve dünyanın diğer ülkelerinden gelen heyetler de Federe Kürdistan’a giderek kimyasal silah kullanımını araştırmak istediler ancak KDP onlara da izin vermedi.

Kimyasal saldırılar aralıksız devam ediyor

103 yıldır Kürt halkına karşı kimyasal silahlar kullanılıyor. Şimdiye kadar bu silahlarla binlerce Kürt katledildi. Ancak dünya sessiz! Özellikle son yıllarda Türkiye Federe Kürdistan’a yönelik aralıksız saldırılar düzenlemektedir. Bu saldırılarda kimyasal silah kullanıldığına dair bazı görüntüler haber ajansılarına da yansıdı.
Görüntüleri izleyen TTB Genel Başkanı ve Adli Tıp Uzmanı Şebnem Korur Fincancı, ‘kimyasal kullanılmış olabileceğini ve olayın araştırılması gerektiğini’ belirtmiş sözlerinin ardından 27 Ekim’de tutuklanmıştı. Fincancı 3 ay tutukluluğunun ardından serbest bırakıldı.

Kaynak: RojNews

#Dün #Halepçe #bugün #Zap

Selde can kaybı 15’e yükseldi

Semsûr’da ve Riha’da etkili olan yağışların neden olduğu selde can kaybı sayısı 15’e yükseldi

Selin etkili olduğu Riha’da suyla dolan Abide Köprülü Kavşağı ve alt geçidindeki arama kurtarma çalışmalarında 1 kişinin daha cenazesine ulaşıldı.

Riha ve Semsûr’da önceki gün akşam saatlerinde başlayan yağmur sonucu bazı dereler taşmış, evler, araçlar ve yollar suyun içinde kalmıştı. Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile 3 ay önce açılan Abide Köprülü Kavşağı’nı da su basmıştı. Alt geçitten çıkarılan araçta 2 kişinin cenazesine ulaşılmıştı.

Semsûr’da ise konteynırın suya kapılması nedeniyle 1 yurttaş hayatını kaybetti.

HABER MERKEZİ

#Selde #kaybı #15e #yükseldi

Çağlayan Adliyesi önünde gözaltına alınan 45 kişi serbest bırakıldı

Çağlayan Adliyesi önünde gözaltına alınan ESP, SGDF ve Kaldıraç üyesi 45 kişi, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) üyeleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 12 Mart’ta gözaltına alınan üyelerinin serbest bırakılması için dün Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde protesto gösterisi düzenledi.

Eylem sonrası polisler tarafından darp edilerek gözaltına alınan 45 kişi, akşam saatlerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

İSTANBUL

#Çağlayan #Adliyesi #önünde #gözaltına #alınan #kişi #serbest #bırakıldı

Tutuklu yakınları Newroz’da özgürlüğü haykıracak

İstanbul’da 19 Mart Pazar günü yapılacak Newroz’da alanda olacak tutuklu yakınları, ‘Hem Öcalan’ın hem de çocuklarımızın özgürlüğünü haykıracağız. Abdullah Öcalan’dan iki yıldır haber alınmıyor’ diyerek barış taleplerini de yineledi

“Her der Newroz, her dem azadi” ve “Newroz ateşiyle özgürlüğe” şiarıyla gerçekleştirilecek 2023 Newrozu için hazırlık çalışmaları devam ediyor. Dün startı Colemêrg’in (Hakkari) Şemzinan (Şemdinli) ilçesinde verilen Newroz, İstanbul’da ise 19 Mart Pazar günü Fatih ilçesinde bulunan Yenikapı Meydanı’nda yapılacak.

Her kesimin renkleri ve talepleri ile yer alacağı Newroz’da İstanbul’un birçok noktasında hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması için Adalet Nöbeti eylemini gerçekleştiren tutuklu yakınları da olacak. Aileler tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan için ile tutuklu çocukları için özgürlük talep edeceklerini belirtti.

‘Barışın Newroz’u olacak’

Tutuklu yakınlarından Fince Akman, diğer halklar için “baharın gelişi” anlamına gelen Newroz’un Kürt halkı için baskı ve zulme karşı “direnişi” temsil ettiğini belirterek, “Eski Newrozları hatırlıyorum çok fazla şiddet vardı. Bırakmıyorlardı kutlayalım. Fakat yine de mahalle aralarında araba tekerleklerini yakarak ateşi harlıyorduk. Bu yıl ki Newroz barışın Newroz’u olacak” diye belirtti.

‘Kimse gözümüzü korkutamaz’

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride değinen Akman, “Hem Öcalan’ın hem de çocuklarımızın özgürlüğünü haykıracağız. Abdullah Öcalan’dan iki yıldır haber alınmıyor. Kimse gözümüzü korkutamaz. Hiçbir dinde, hukukta böyle bir şey yok. Yaklaşan seçimde de AKP ve MHP’nin gitmesi için uğraşacağız, evde oturmayacağız” dedi.

Newroz ateşini birlikte yakalım

Tutuklu yakını Kumru Akgül, başta tüm tutuklu anneleri olmak üzere herkese şu çağrıyı yaparak şunları söyledi: “Bu yıl ki Newroz Kürt halkı ve tutuklular için umarım Özgürlüğün Newrozu olur. Öcalan’ı özgürleştirmek ve tecridi kırmak için bütün annelere ‘fistanlarınızı giyin gelin Newroz ateşini birlikte yakalım’ diyorum. Em nebin yek em ê herin yek bi yek.”

‘Biz kadınlar onun sayesinde özgürlüğü tanıdık’

7’den 70’e herkesi 19 Mart’ta Yeni Kapı’ya çağıran tutuklu yakını Gülsüm Öztürk ise, “Öcalan serbest bırakılmadığı sürece durmayacağız. Bunu iyi bilsinler. Biz kadınlar onun sayesinde yaşamı, özgürlüğü tanıdık. Çağrımız şudur ki; Sayın Abdullah Öcalan serbest bırakılsın. Artık kanın dökülmesini istemiyoruz, annelerin gözyaşlarının durmasını istiyoruz” diye konuştu.

İSTANBUL

#Tutuklu #yakınları #Newrozda #özgürlüğü #haykıracak

Enkaz altında kalan 2 çocuk kayıp

Nurdağı Belediyesi’nin AKP’li meclis üyesi Yunus Kaya’nın sahibi olduğu depremde birçok kişiye mezar olan blokların enkazında kalan 2 çocuk bulunamadı

Mereş merkezli depremlerde on binlerce insanhayatını kaybederken bedenine ulaşılamayan yurttaşların haberleri de gelmeye devam ediyor. Dîlok’a (Antep) bağlı Nurdağı’ndan da bezer bir haber geldi.

AKP’li müteahhit Yunus Kaya’nın sahibi olduğu CCK Grup’un ilçede yaptığı tüm binalar yakın zamanda inşa edilmiş olmalarına rağmen Mereş merkezli depremde yıkıldı.

Yıkılan binalarda yurttaşların belirttiğine göre, 300’den fazla kişi yaşamını yitirdi. CCK Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kaya, aynı zamanda AKP’li Nurdağı Belediye Başkanı Ökkeş Kavak’ın kurduğu Kavak İnşaat’ın sahibi Osman Kavak’ın da ortağı olduğu ortaya çıktı.

Yaşananların ardından Nurdağı AKP’li Belediye Başkanı Kavak ve AKP’li Belediye meclis üyesi müteahhit Kaya gözaltına alınarak tutuklandı.

Kaya’ya ait binalarda kayıp çocuklar

İçinde bakanlıkların da olduğu bu organizasyon nedeniyle birçok ailenin yaşam hikâyeleri yarım kaldı.

MA’dan Ömer İbrahimoğlu’nun haberine göre geride kalanlardan biri de oğlunu, gelini ve bir torunu yaşamını yitiren, 2 torunu ise kayıp olan Seyran Ösün (59). Oğlu İsmail, 1 buçuk sene önce Nurdağı’nın Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan CCK binaları C Blok’larının 2’nci katında bir daire aldı. Depremde 5 katlı binanın tamamı çökerek içindeki insanların çoğu hayatını kaybetti. Depremin ancak 3’üncü gününde enkaza müdahale eden yetkililer, çoğu kişinin cesetlerine ulaştı. Ösün ailesinden ise baba İsmail, anne Medine ve kızlarının cesetleri çıkarılırken, 9 ve 13 yaşlarında olan Siraç ve İsmet’ten ise bir ize rastlanmadı.

Depremin üzerinden bir aydan fazla süre geçti. Babaanne Seyran Ösün, torunlarının en azından bir mezarı olmasını istediğini dile getirdi.

Bağıra bağıra öldüler

5 çocuğunun olduğunu söyleyen Ösün, depremde 2 çocuğu ve 2 torununun öldüğünü dile getirdi. Depremde yalın ayak dışarı kaçtığını ifade ede Ösün, “Yalın ayak kaçtık nereye sokulacağımızı bilmedik. Çocuklarım bağıra bağıra öldüler. Torunlarımı bulamadım, çocuklarım hayatını kaybetti” şeklinde konuştu.

Bir mezarları olsun yeter

Şeker hastası olduğunu, geçici olarak bir konteynerde kaldıklarını belirten Ösün, bir hafta enkaz başında beklediklerinin altını çizdi. Ösün, devamla şunları kaydetti: “Birkaç gün sonra sabah saat 4 gibi benim oğlumu aradılar. Oğlum gitti enkazın başına orada cesetleri çıkarmışlar. Bana söylemediler. Ben de sabah gittim. Mezarını parçaladım oğlumun. Hükümet yetkilileri depremin 3’üncü günü gelip enkaz kazmaya başladılar. Yetkililer bize ‘Buluruz’ dediler. İkisini de bulamadık. Torunlarım bulunsun başka bir şey istemiyorum. Bir mezarları olsun yeter.”

DÎLOK

#Enkaz #altında #kalan #çocuk #kayıp

Palavra gecesi: 41 milyar nerede?

Depremden 10 gün sonra iktidarın desteğiyle büyük şatafatla yapılan ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasında beyan edilen 115 milyar liranın sadece 74 milyarının gerçek olduğu, yaklaşık 41 milyarının ise palavra olduğu anlaşıldı

Mereş merkezli depremlerden sonra, henüz yurttaşlar enkaz altından kurtarılmayı beklerken, AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın himayesinde gerçekleştirilen ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasıyla ilgili sorulan nihayet yanıtlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, ‘Türkiye Tek Yürek Kampanyası’nda taahhüt edilen 115 milyar 146 milyon 528 bin liranın sadece 74 milyar 118 milyon 164 bin lirasının ‘yatırıldığını’, geriye kalan bölümün ise ortalıkta olmadığını itiraf etti. Böylece, o gece şöhretli sanatçı ve sunucularla yapılan kampanyanın aslında bir ‘yalan rüzgârı’ olduğu, kamu ve özel bağışçıların iktidara yaranmak için bol keseden atıp tuttukları ama pratikte sözü verilen paraların yaklaşık 41 milyar lirasının yatırılmadığı anlaşıldı.

Devlet de yalan söylemiş

Daha da ilginç olan ise, bu ‘palavra’ yarışında yer alan devlete bağlı kurumların da beyan ettikleri miktarları yatırmamış olması. O günlerde, söz konusu olan 115 milyar liranın 86,1 milyarını devlet şirketlerinin verdiği belirtilmiş ve Merkez Bankası dahil olmak üzere bu kamu kurumlarının bağışçı olması çok eleştirilmişti. Ancak Oktay’ın açıkladığı verilere göre, gerçekten yatırılmış olan 74 milyar 118 milyon 164 bin lira, bu miktarı bile karşılamıyor. Yani, özel şirketler ve yurttaşların tamamı yalan söylemiş olsa bile, yine de devletten çıktığı söylenen 86.1 milyarlık rakama ulaşılamıyor?

Yalancıları açıklayın!

Oktay’ın verdiği rakamlardan sonra birçok yurttaş, bu büyük skandala tepki gösterirken, kayıp 41 milyarın kimler tarafından taahhüt edilip de verilmediğinin açıklanmaması soru işaretlerine neden oldu. Yurttaşlar, o gece boyunca milyonlarca liranın sözde havada uçuştuğunu, holdinglerin, şirketlerin, iktidardan ihale kapmak isteyen müteahhitlerin bol keseden bağış açıkladığını belirtirken, taahhütte bulunan ama parayı vermeyenlerin isimlerinin tek tek açıklanmasını istiyor. Geceye SMS atarak katılan dar gelirli yurttaşların bağışlarının anında kayıtlara geçtiğini ama şirketler ve kamu kurumlarının taahhütlerinin ne kadarının gerçekleştiğinin dekontlarla kanıtlanması gerektiğini belirten yurttaşlar, bu büyük ‘palavra gecesi’nin tüm kayıtlarının açıklanmasını istiyor. Bilindiği gibi, bağış gecesinin hemen ertesi günü bağışçılardan Cengiz Holding’in büyük miktarda ‘teşvik’ kopardığı, Kalyon inşaatın da deprem bölgesindeki ihalelerden ciddi pay aldığı ortaya çıkmıştı.

Çay-şeker, terlik ve 41 milyar

Yurttaşlar “Toplanan 115 milyar lira nerede” diye sorarken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun önceki gün Mereş’te “Kahvaltılık ürün, çay ve şeker, terlik istiyoruz” demesi, tartışmaları yeniden tetiklerken, AKP’nin hazırlayıp TBMM’ye sunduğu Afet Yeniden İmar Fonu’nun kapsamına “Türkiye Tek Yürek” k0ampanyasında toplanan paraları dahil etmemesi de tepki çekti. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ise “Her krizi fırsata çeviren, her afette IBAN numarası paylaşan iktidara soruyorum: Toplanan 115 milyar 146 milyon 528 bin lira bağış nerede? Bu bağışları nereye harcadınız? Afet sonrası zararı millet karşılayacaksa, siz ne işe yarıyorsunuz? Yeni konutların inşası iddiasıyla milyarlar toplayanlar, çadır sorununu dahi çözemedi.” dedi.

Aynısı Wan’da da olmuştu

‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasında yaşanan skandalın bir benzeri de 2011’deki Wan depreminden sonra yaşanmıştı. Depremin arından TV’lerde yardım sözü veren iş insanları oradan kaybolmuş, taahhüt edilen yardımların yarısı gelmemişti. O günlerde Türkiye’nin önde gelen 19 televizyonunun ortak yayını ile destek verdiği yardım kampanyasına katılan birçok iş insanı, taahhüt ettiği bağışları yerine getirmemiş, ortak yayında yaklaşık 62 milyon liralık bağış yapılması taahhüt edilirken bu miktarın yarısı bile gelmemişti.

Denetim de yok

115 milyar olarak bildirilen ama 74 milyarı yatırılan ‘Türkiye Tek Yürek’ gecesi bağışları, TBMM’ye sunulan ‘Afet Yeniden İmar Fonu’nun kapsamına da alınmadı. Böylece söz konusu para, tamamen denetimsiz olarak kaldı. AKP’li Cemal Öztürk, bu konudaki sorulara, “Toplanan o paralar bu fona aktarılmayacak. AFAD’a mı, ilgili kurumlara mı artık bilemem ama o paralar bu fonun maksadının dışında bir olay” yanıtını verdi.

Teşvikler tam gaz sürüyor!

Bu arada, bağış gecesinin şaibeli bağışçılarından Cengiz Holding, teşvikleri toplamaya devam ediyor. 2023 yılı Ocak ayında teşvik belgeli yatırım sayısı önceki yılın aynı ayına göre yüzde 116 artarak 1496’ya çıkarken, öngörülen sabit yatırım ise yüzde 150 artarak 83.1 milyar lira oldu. Bunlar arasında bulunan Cengiz İnşaat, Çoruh elektrik ve diğerlerine 83.1 milyar lira teşvik öngörüldü.

HABER MERKEZİ

#Palavra #gecesi #milyar #nerede

Tutuklu kadınlardan Newroz mesajı: Hiçbir korku milyonların akışını engelleyemez

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki tutuklular JINNEWS’e gönderdikleri Newroz mesajında, ‘Hiçbir korku ve kaygı milyonların akışını engelleyemez’ vurgusu yaptı

Bu yıl depremde hayatını kaybedenlere adanan 2023 Newroz’u için birçok yerde ateşler yakılmaya başlandı. İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki tutuklular da JINNEWS’e gönderdikleri mektupla Newroz mesajı verdi.
Newroz’larda hayatını kaybedenlerin anılmasıyla başlanan mektupta, “Öncelikle Newroz’un gerçek anlamını eşsiz mücadele ile kazandıran Önder Apo’yu selamlıyoruz. Önderliğin şahsında halkımızın Newroz’unu kutluyoruz. Çağdaş Kawa Mazlum Doğan şahsında bedenlerinde yaktıkları ateş ile özgürlük meşalesi olan Newroz şehitlerini saygıyla anıyoruz” denildi.

Halkımızın mücadelesi karanlığı aydınlığa çevirecek

Newroz’ın karanlığa karşı özgürlük kıvılcımı olduğu belirtilen mektupta kadın tutuklular şunları dile getirdi: “Halkımız asla zalimlerin zulmüne karşı boyun eğmedi. Karanlığa teslim olmadı. İnanıyoruz ki halkımız tarihi mücadelesi ile karanlığı aydınlığa çevirecek. Newrozlaşan halkımız bugün tüm korku duvarlarını yıkmış durumda. Hiçbir korku ve kaygı milyonların akışını engelleyemez.

Her yerde sesimizi yükseltelim

Bizler her ne kadar bulunduğumuz koşullarda bu imkanı bulamasak da, sizlerin moral ve coşkusu bizleri de heyecanlandırıyor. Bizler zindanda da olsak tilileriyle 8 Mart’tan Newroz alanlarına akanları hissediyoruz. Kemal Pir arkadaşın ‘faşizm sesten korkar’ dediği gibi bizler de inatla her yerde sesimizi yükseltelim.

Bizler bu yıl ki Newroz’u özgürlük mücadelesinin 50’nci yılının coşkusu ile karşılıyoruz. ”

Kadınlar son olarak, 2019’da PKK Lideri Abdullah Öcalan için başlatılan açlık grevleri sürecinde hayatını kaybeden Zülküf Gezen, yine Abdulrezzak, Halil Güneş, Vedak Ekmen ve cezaevinde sistematik işkence ve tecavüz sonrası hayatını kaybeden Garibe Gezer andı.

İZMİR

#Tutuklu #kadınlardan #Newroz #mesajı #Hiçbir #korku #milyonların #akışını #engelleyemez

Kazanhan davasında aranan fail polis 3 haftadır yakalanamıyor

Nihat Kazanhan davasında tutuklamaya dönük yakalama kararı çıkartılan fail özel harekat polisi Mehmet Nurbaki Göçmez, 3 haftadır bulunamadı

Şirnex’in Cizîr ilçesinde 14 Ocak 2015 tarihinde Özel Harekât polisi Mehmet Nurbaki Göçmez tarafından katledilen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan davası, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yaşam hakkının ihlal edildiği kararı vermesiyle bozularak yeniden görülmeye başlanmış fail polis hakkında yakalama kararı çıkartılmıştı.

Polis memuru Göçmez aradan 3 hafta geçmesine rağmen yakalanamadı.

Yerel mahkeme direnemez

Kazanhan ailesinin avukatı Şirnex Barosu Başkanı Rojhat Dilsiz, failin aradan geçen zamana rağmen yakalanmamasına dikkat çekerek, “Kazanhan davası ülkedeki cezasızlık politikasının bir örneği niteliğinde. En son AYM’nin de bizi kısmen tatmin ettiği dosyanın ilk duruşmasında fail hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. AYM’nin vermiş olduğu kararlara yerel mahkemenin uyması zorunludur. Her ne kadar belli dosyalarda, belli dönemlerde kararlara uyulmazsa da bu konuda AYM’nin vermiş olduğu karara yerel mahkemenin direnme gibi bir durumu söz konusu değildir” dedi.

Kolluk failleri gizliyor mu?

Sanığın henüz teslim olmadığını hatırlatan Dilsiz, soruşturma süreçlerinin akamete uğratıldığını ve  kolluğun failleri gizleme noktasında ortak hareket ettiğine işaret etti. Dilsiz “AYM’nin vermiş olduğu bu karara yerel mahkemenin uyması zorunlu olduğu için sanık muhtemelen müebbet hapis cezası alabileceğini öngördüğü için teslim olmama gibi bir şüphe uyandırıyor. Davayı takip ediyoruz ancak bu saatten sonra gelip teslim olabileceği yönünde şüphelerimiz var” dedi.

Karar emsal olacak

Devletin görevlilerinin (polis, asker, korucu, bekçi) fail olduğu dosyalarda mahkeme, emniyet ve jandarmanın rahat hareket ettiğini söyleyen Dilsiz, “Fail bunu bildiği için gelip teslim olabileceği konusunda şüphelerimiz var. 24 Mart’ta duruşma var. Duruşmada bu hususları da dile getireceğiz. Fakat mevcut durumda bu dosyanın AYM’den dönmesiyle beraber daha önce benzer suçlar işleyen ve faili kolluk olan dosyalarda mevcut cezasızlık pratiğinden kaynaklı emsal olunabileceğini ve diğer dosyalara da etki edeceğini düşünüyoruz” diye belirtti.

Kaynak: MA

#Kazanhan #davasında #aranan #fail #polis #haftadır #yakalanamıyor

Wan’da çok sayıda kadına gözaltı operasyonu

Wan’da sabah saatlerinde eş zamanlı baskın düzenlendi. Çok sayıda kişi gözaltına alındı

Wan’da sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Baskınlarda, Yeşil Sol Parti Wan Eşsözcüsü Gönül Uzunay, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Wan Şubesi Eşbaşkanı Hanım Kaya, Barış Annesi Xecê Barıştan, Serhat Göç İzleme Derneği (GÖÇDER) Eşbaşkanı Gülşen Kurt, yerine kayyım atanan Saray Belediyesi Eşbaşkanı Caziye Duman ve Özlem Tuci gözaltına alındı. Kadınların gözaltı gerekçesi öğrenilemedi.

Gözaltı sayısının artabileceği belirtildi.

WAN

#Wanda #çok #sayıda #kadına #gözaltı #operasyonu

Amêdiyê’de bir helikopter düştü

Duhok’un Amêdiyê ilçesine bağlı Çemankê yakınlarında dün akşam saatlerinde bir helikopterin düştüğü öğrenildi

Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları sürerken, Duhok asayişinin KDP medyasına aktardığı bilgiye göre, dün akşam saatlerinde Duhok’un Amêdiyê ilçesine bağlı Çemankê yakınlarında bir helikopterin düştüğü belirtildi.

Nedeni bilinmiyor

Düştüğü anda alev alan helikopterin hedef alınarak mı yoksa teknik nedenlerden dolayı mı düştüğüne dair bir bilgiye ulaşılamadı.

HABER MERKEZİ

 

#Amêdiyêde #bir #helikopter #düştü