Ana Sayfa Blog Sayfa 849

HDP’den depremde videosu: #1ay oldu

HDP Genel Merkezi tarafından depremin üzerinden geçen bir ayda AKP’nin açıklamalarını derleyen ‘Hesap vereceksiniz’ mesajıyla video paylaşıldı

Mereş (Maraş) merkezli yaşanan ve resmi verilere göre en az 45 bin 968 kişinin hayatını kaybettiği depremin üzerinden 1 ay geçti. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi de, depremin üzerinden geçen bir ayda yaşananları derlediği bir video paylaştı.

‘Devlet yok’

“#1ay geçti, kayıplarımızı sayamadık, yitirdiklerimize kefen bulamadık. Ne acıların inkarına ne de faşist hezeyanlara izin vereceğiz. Ama siz hesap vereceksiniz!” notuyla paylaşılan videoda, “Devlet yok” tepkilerine karşın AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın depremzedelere, siyasetçilere yönelik hakaretleri ile daha sonra Semsûr’da konuya dair itirafları yer aldı. Yine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin depremzedelere dönük hakaretlerinin yer aldığı videoda, çadır ticaretiyle gündeme gelen Kızılay ve AFAD’ın deprem sonrası pratiklerine yer verildi.

Deprem bölgesinden tribünlere yükselen “Hükümet istifa” sloganlarına yer verilen videoda, “#1ay oldu, TARİH HALA 6 ŞUBAT HESAP SORACAĞIZ” mesajı verildi.

ANKARA

#HDPden #depremde #videosu #1ay #oldu

Gönüllü berberler iş başında: Bir nebzede olsa acıları dindirmek istiyoruz

Depremin vurduğu Nurdağı ve İslahiye’ye gelen gönüllü berberler, depremzedeleri tıraş ederek, dayanışma gösterdi

Kurdistan, Türkiye ve Suriye’de etkili olan 6 Şubat depremlerinin ardından yaralar dayanışma ile sarılmaya çalışılıyor. Depremde yıkıma uğrayan Dîlok’un (Antep) Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde de kent merkezinden gelen 17 gönüllü berber, yurttaşların saç ve sakal tıraşını yaptı. Whatsapp grubu kurarak Dîlok’tan gelen berberler, depremin etkilediği alanlarda gönüllü olarak çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Acıları bir nebze de olsa azaltmak için geldik

Berber Ali Amaç, dayanışma amacıyla geldiklerini vurgulayarak, “İnsanları tıraş ederken mutlu oluyorlar. Bu bizi de mutlu ediyor. Özellikle çocuklar çok sevindi. Bundan sonraki süreçte de elimizden geldiğince gidilmeyen alanlara gidip insanların tıraş ihtiyacını karşılamaya çalışacağız” dedi. Berber Mustafa İzci de, meslektaşlarıyla kolektif bir çalışma ile deprem bölgesindeki yurttaşlarla dayanışmak için geldiklerini söyledi. Yaşanan acılara bir nebzede olsa mutluluk katmak istediklerini belirten İzci, bundan sonraki süreçte de dayanışmanın devam edeceklerini dile getirdi.

Dayanışmayı sürdürmeliyiz

Berber İbrahim Halil Durmaz ise, meslekleri berberlik olduğu için bu şekilde dayanışmak istediklerini ifade ederek, sonraki günlerde de bu dayanışmayı sürdürmek için ellerinden geleni yapacaklarının altını çizdi.

Haber: Delal Akyüz – Fırat Can Arslan / MA

#Gönüllü #berberler #iş #başında #Bir #nebzede #olsa #acıları #dindirmek #istiyoruz

Amedspor Kulüp Başkanı: Biz korkacak takım değiliz

Irkçı saldırılara maruz kalan Amedspor Amed’e geçerken, gazetemize konuşan Amedspor Kulüp Başkanı Selahattin Yıldırım, saldırıların ca güvenliğine kadar vardığını söyleyerek, ‘Tabi biz bunlardan korkacak, bunlardan çekinecek bir takım da değiliz’ dedi

Bursaspor maçında taraftar ve futbolcuların ırkçı saldırısına maruz kalan Amedspor takım oyuncuları Amed’e geçiyor. Deplasman için gittikleri Bursa da öncei akşam otel önünde başlayan ırkçı saldırılar dün de sahaya taşınmış ve Amedspor oyuncuları sahada saldırıya maruz kalmıştı.

4 oyuncu ve 3 yöneticinin yaralandığı saldırıda tribünlerde 90’lı yıllarda Kurdistan’da adı faili meçhullerde anılan JİTEM elemanı Mahmut Yıldırım (Yeşil) ve yine faili meçhulleri temsil eden Beyaz Toros pankartları açılırken, tüm tepkilere rağmen maç iptal edilmeyip oynatılmıştı.

Sahada can güvenliği yoktu

Takım gece saatlerinde İstanbul’a gelirken, sabah saatlerinde ise Amed’e geçti. Kulübün ilerleyen saatlerde açıklama yapması beklenirken, Amedspor Kulüp Başkanı Selahattin Yıldırım saldırıyı anlattı: “Otele girdiğimiz andan stadyumun çıkışına kadar bir provokasyona saldırıya maruz kaldık. Biz bütün deplasmanlarda bu tür ırkçı saldırılara maruz kalıyoruz ancak bu kez sahada can güvenliğine varana kadar, sahaya atılan mermilere kadar, bıçaklar, demir parçalar, patlayıcı maddeler, tribünlerde açılan siyasi ve ırkçı pankartlar… Bunları kabul etmiyoruz. Soyunma odasında takımımıza saldırdılar yine. Sporcuların yaralanması, yöneticilerimizin yaralanması kabul edilecek gibi değil. Tabi biz bunlardan korkacak, bunlardan çekinecek bir takım da değiliz.”

AMED

#Amedspor #Kulüp #Başkanı #Biz #korkacak #takım #değiliz

Şubat ayında en az 10 kadın katledildi

JINNEWS Şubat Ayı Kadınlara Yönelik Şiddet çetelesini yayınladı. Deprem gündeminden şiddettin basına fazla yansımadığı belirtilen rapora göre, Şubat ayında en az 10 kadın, 2 çocuk katledildi

JINNEWS her ay yayınladığı kadına yönelik şiddet çetelesini yayınladı. Buna göre depremin yaşandığı Şubat ayında en az 10 kadın, 2 çocuk katledildi, 10 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti.
Kurdistan ve Türkiye’den basına yansıyan olaylardan hazırlanan ve Yeim Oruç tarafından derlenen raporda, özellikle cezasızlığın şiddeti arttırdığı belirtildi.

Faillerin çoğu ‘tanıdık’

Raporda, 3 kadın katledilme girişimine uğradığı belirtilerek, katledilen kadınlardan 3’ü boşandığı, 2’si evli olduğu, 1’i babası, 1’i kardeşi, 1’i arkadaşı olan erkek tarafından katledildiği belirtildi. 2 kadının failinin yakınlık derecesi bilinmezken, yine faillerden biri boşanma aşamasındayken kadını katletti, bir diğeri hakkında da uzaklaştırma kararı bulunuyordu.

En çok ölüm İstanbul’da

Yine çetelede illere göre verilen bilgilerde, İstanbul 2, Adana 1, Aydın 1, Manisa 1, Samsun 1, Antalya 1, Kocaeli 1, Ankara 1, Konya 1 kadının katledildiği belirtildi.

Erkek devlet erkek yargı

Şiddet çetelesinde ayrıca yargı kararlarına da yer verilerek, cezasızlığa dikkat çekildi. Yargı örneklerinin yer aldığı raporda, Wan’ın İpekyolu ilçesinde 15 Mayıs 2022’de evli olduğu Suna Pek’i katleden Yunus Pek’in Van 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın karar duruşmasında mahkeme heyetinin faile “iyi hal” indirimi uygulayarak 20 yıl hapis cezası verdiği belirtildi.

Yine Muğla’nın Yatağan ilçesinde 40 yaşındaki Figen Çoban’ın evinde şüpheli bir şekilde ölü bulunduğu, Figen Çoban’ın evli olduğu Mehmet Çoban’ın ve onun kardeşi Süleyman Çoban gözaltına alınarak mahkemeye sevk edildiği ancak şüphelilerin çıkarıldıkları mahkemece yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ifade edildi.

Yansımayan çok var

Raporda 6 Şubat’ta yaşanan deprem gündemi dolayısıyla şiddet olaylarının basına yansımadığı vurgulanarak, tahmin edilen şiddet olaylarının çok daha fazla olduğu belirtildi.

HABER MERKEZİ

 

#Şubat #ayında #kadın #katledildi

Leyle-t el-shaban buruk kutlandı: Bugünler de geçecek

Hatay bölgesindeki Arap Aleviler için kutsal gün olan Leyle-t el-shaban, depremin gölgesinde buruk kutlanarak, herise dağıtıldı. Yurttaşlar, ‘Bugünler de geçecek’ diyor

Depremin yerle ettiği kentler yaşayan Arap Aleviler kendileri için kutsal olan Leyle-t el-shaban’ı buruk karşıladı. “Şaban Ayı’nın Orta Gecesi” olarak da bilinen Leyle-t el-shaban, her yıl Şaban Ayı’nın 14’üncü günü kutlanır. Çoğunlukla Antakya, Samandağ ve Defne ilçelerinde yaşayan Arap Aleviler için bu gün oldukça kutsaldır. Sabah erken kalkılır, türbeye gidilir, yemekler yapılmaya başlanır, eski günler yad edilir, imkanı olanlar olmayanlarla dayanışır.

Yemekler pişer, paylaşılır

Bu günün vazgeçilmezi ise, bölgede herise ya da hirisi olarak bilinen yemektir. Buğday, et ve kuyruk yağı, büyük kazanlarda tamamen bütünleşene kadar pişirilir. Uzun bir uğraş sonucu hazırlanan yemek, daha sonra komşulara, yakınlara ikram edilir. Yemekler hem ikram edilir hem de yenir. Uzun süre birbirini görmeyen akrabalar bir araya gelir, gece saatlerine kadar hasret giderir. Esnaflar ise ya hiç iş yerlerini açmaz ya da erkenden evlerinin yolunu tutar.

Tüm acılara rağmen kazanlarını kurdular

Arap Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Samandağ’ın kırsal mahallesi Cilli (Tekebaşı) de, yaşanan tüm acılara rağmen akrabalar bir araya gelerek, pişirdikleri heriseleri birbirleriyle paylaştı.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Azad Altay ve Müjdat Can ‘ın haberine göre, depremde zarar görmeyen Eryılmaz ailesinin evinde herise için büyük kazanlar kuruldu. Pişirilen heriseler daha sonra akrabalara ve mahalleliyle paylaşıldı. Yaşanan yıkım ve can kayıplarının hüznünü yaşayan aile fertleri, ilk defa kutlamaların bu kadar sönük geçtiğini belirterek, ekliyor; “Bugünler de geçecek.”

‘Hüzünlü bir bayram oldu’

Karaçay’dan ziyarete gelen Hasan Gültekin, bu yıl depremin gölgesinde geçen günün önemine işaret ederek, “Kadir gecesi gibi bir özelliği var bu günün. Aynı bu günkü gibi kutlarız. Yemek yapar, dağıtırız. Dostlar gelir, dayanışma sağlarız” dedi. “Bu bayramı eskisi gibi değil, hüzünlü karşılıyoruz” diyen Gültekin, “Bu yıl depremin gölgesinde kaldı. Elimizden geldiğinde yine de kutluyoruz” diye belirtti.

HATAY

#Leylet #elshaban #buruk #kutlandı #Bugünler #geçecek

Gönüllü sağlıkçılar: Özellikle çöpler salgın riskini arttırıyor

Semsûr’da gönüllü sağlık çalışmalarına katılan Colemêrg’ten sağlık emekçileri, kentte özellikle çöp yığınlarının salgın hastalık riskini arttırdığını belirtti

Mereş (Maraş) merkezli depremleri üzerinden bir ay geçmesine rağmen depremin etkilediği 11 kentte hala birçok orun çözülebilmiş değil. Onların başında ise çadır sorunu ve hijyen sorunları geliyor.

Hastalıklara giderek yoğunlaşıyor

Deprem bölgesi olan Semsûr’da (Adıyaman) sağlık hizmeti çalışmalarına katılan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Colemêrg (Hakkari) Şubesi yöneticileri duruma dikkat çekerek, kentte biriken çöp yığınları nedeniyle salgın hastalıkların baş göstermeye başladığını söyledi.
SES Şube yöneticilerinden Murat Kaya, “Köylerde kaynak suların olması nedeniyle salgın hastalıklar daha az görülürken, kent merkezinde çadırların çok iç içe kurulması ve suyun olmaması salgın hastalıkları daha çok tetikliyordu. Uyuz ve bitlenme gibi hastalıklar daha çok görülüyor ve giderek yoğunlaşıyordu” bilgisini paylaştı.

Temizlik en büyük sorun

Semsûr’da 7 gün boyunca sağlık hizmetine katıldığını ve çalıştığı ekiple birlikte 13 salgın vakası tespit ettiklerine dikkat çeken Kaya, “Hijyen ve temizlik konusunda büyük bir sorun halen yaşanıyor. Sorunların ana kaynağı depremin ilk gününden bu yana bir türlü kurulamayan koordinasyonlardır. Halkın psikososyal desteğe çok ihtiyaç duyduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Enkazlar da ciddi tehlike saçıyor

Depremde birçok sağlık kurumunun yıkıldığını ya da hasar gördüğünü ifade eden SES Colemêrg Şubesi yöneticilerinden Mehmet Yalçın da Sağlık Bakanlığı’nın bu anlamda adım atmamasını eleştirdi. Kentlerde biriken çöp yığınları yanı sıra, enkaz kaldırma çalışmalarında yükselen toz bulutlarının da ciddi hastalıklar doğurma tehlikesi yarattığını söyleyen Yalçın, “Enfeksiyon hastalıkları hızla yayılıyor ve daha ağır hastalıkları beraberinde getiriyor. Tetanoz, uyuz, kızamık ve ishal gibi hastalıklar daha da yaygın olmaya başladı. Belediye topladığı hafriyat yığınlarını dere yataklarına dökerek, ileriki günlerde daha büyük bir çevre sorununa yol açacak” dedi.

COLEMÊRG

#Gönüllü #sağlıkçılar #Özellikle #çöpler #salgın #riskini #arttırıyor

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayını açıklamak için toplanacak

Millet İttifakı, bugün Cumhurbaşkanı adayı ve geçiş süreci yol haritasını açıklamak için toplanıyor

Millet İttifakı’nın 12’nci toplantısında Cumhurbaşkanlığı aday ismi konusunda yaşanan uzlaşmazlık sonrası İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener masadan kalktı.

Cumhurbaşkanı yardımcıları da açıklanacak

Akşenir’in ardından Millet İttifakı, bugün Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde saat 14.00’te bir araya gelecek. Toplantı sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanması bekleniyor. Ayrıca toplantıda Cumhurbaşkanı yardımcıları ve geçiş süreci yol haritasının da açıklanacağı belirtildi.

Kabine de toplanıyor

Cumhurbaşkanlığı kabinesi de deprem ve seçim gündemiyle toplanıyor. Seçimlerle ilgili daha önce 14 Mayıs’ı işaret eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanacak kabinede, seçim sürecinin takvimine dair değerlendirme yapılacak.

ANKARA

 

#Millet #İttifakı #Cumhurbaşkanı #adayını #açıklamak #için #toplanacak

Barış Annesi Unat hayatını kaybetti

Barış Anneleri Meclisi üyesi Hacı Şirin Unat geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti

Amed’de kalp yetmezliği sonucu bir hafta önce kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören 78 yaşındaki Barış Annesi Hacı Şirin Unat, dünakşam saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Şirin Unat’ın bugün öğlen namazının ardından Yeniköy mezarlığına defnedileceği öğrenilirken, ailesi, Diclekent Bediüzaman Camii Taziye Yeri’nde taziyesini kabul edecek.

AMED

#Barış #Annesi #Unat #hayatını #kaybetti

Çewlik’te 4.2 büyüklüğünde deprem

Çewlik’in Solhan ilçesinde sabah saatlerinde 4.2 büyüklüğünde deprem oldu

Çewlik (Bingöl) Solhan ilçesinde 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 07.57’de merkez üssü Solhan ilçesi olan 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Sarsıntı, yerin 13,29 kilometre derinliğinde meydana geldi.

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ise depremin 4.1 büyüklüğünde olduğunu açıkladı. Depremin derinliğinin de 5 kilometre olduğunu belirtti.

ÇEWLİK

#Çewlikte #büyüklüğünde #deprem

Kuraklık geleceği tehdit ediyor

Türkiye’nin bütününde can yakıcı biçimde gelişen kuraklık, Kürt coğrafyasında misliyle yaşanıyor. Kuraklığın tarım üretimlerinde en az yüzde 50 kayıplara yol açması beklenirken, diğer canlılar ise Şirnex’te olduğu gibi yaşam için göç ediyor

Yağışların yeterli olmaması kuraklığa yol açarken kuraklık ise yağışların oluşmamasını tetikliyor. Böylesi kısır bir döngü daha büyük kuraklıkları ortaya çıkaracak. Türkiye’de her yıl yüzbinlerce hektar orman varlığı yok ediliyor. İktidarın kesilen-yakılan daha doğrusu katledilen ağaçların yerine misliyle fidan dikiyoruz açıklamaları ise hiçbir anlam içermiyor. Küresel ve bölgesel iklim şartlarının neden olduğu kuraklık, çölleşme, ormansızlaşma, metropol sayılarının artması, sanayi havzalarının sınırsız su kullanımı, enerji ve maden tesislerinin aşırı su tüketimi ve yine özellikle sanayinin açtığı yeraltı kuyuları ile yine enerji, maden vd.yollarla doğanın sermaye tarafından istilaya uğranması su havzalarının yok olmasına neden olmaktadır.

Su kıtlığı ölümcül düzeyde

Tüm bu nedenlerin toplamı  ise su kıtlığını ortaya çıkarmaktadır. Yaşanan su kıtlığı ekolojik krize bağlı gelişen iklim değişimiyle katlanarak artması ise kaçınılmaz. Tarımsal sulamalarda kullanılan salma su yöntemi aşırı su kullanımına neden olurken, kısa dönem içinde tarımsal alanlarda suya erişememe tehlikesi ortaya çıkmış durumda. Ege, akdeniz, iç Aanadolu, Marmara hatta  karadeniz bölesinde yaşanan kuraklık geleceği tehdit eden boyutlara ulaşmış duurumda. Türm Türkiye’de büyük bir kuraklık yaşanıyor ve barajların bir çoğu kuruma noktasında. Kürt coğrafyasında ise Şirnex, Merdîn, Riha ve Amed’de yaşanan kuraklık tarımsal üretimlerde rekolte düşüşlerine yol açtı. Bölgedeki büyük barajlardan tarım alanlarına yeterli su ulaştırılmaması ise sorunun başlıca nedeni olarak öne çıkarken kuraklık ise ölümcül düzeylere ulaşmış durumda.

Şirnex’te tırtıllar köyleri bastı

Yaşanan kuraklıık aynı zamanda tüm canlıları etkilerken meraalarda yaşayaan tırtıllar kuraklıktan kaynaklı köylerle ve tarım alanlarına göç etmiş durumda. Şirnex’in Cizîr ve Hezex ilçelerinde görülen yoğun tırtıl istilası bölgenin bitki örtüsüne ve tarımsal üretimlere zarar veriyor. Yurttaşlar, evlerine yaklaşan tırtılları fırça ve süpürgeler ile uzaklaştırmaya çalışıyor. Ortaya çıkan tırtılların çam kese tırtılı olduğu belirtilirken son 3 yıldır ağaç katiamlarının yapıldığı bölgede kuraklık geliştş durumda. Bölgede tüm akarsuların üzerine inşa edilen barajlar nedeniyle bölgesel anlamda bir iklim değişimi ağaç katliamlarıyla birlikte büyürken, doğa da yaşayan canlılar suya erişmek için göç etmeye başlamaası dikkat çekiyor.

Riha’da baraj suları verilmiyor

Bu yılın Ocak ve Şubat aylarında yağışların yetersiz olması Riha’da ciddi boyutlarda kuraklığa neden oldu. Tahıl üretim merkezlerinden biri olan Riha’da hububat ekimi yapan çiftçiler, bölgede yaşanan kuraklık nedeniyle zor günler geçiriyor. Yaklaşık 6 milyon 394 bin dekar alanda hububat tarımının yapıldığı kentte, Türkiye’deki mercimeğin yüzde 36’sı, buğdayın yüzde 10’u, arpanın ise yüzde 11’i üretiliyor. Geçtiğimiz yılın Kasım-Aralık aylarında yağışların mevsim normallerinin çok altında olması ve bu durumun Ocak ve Şubat aylarında da sürmesi rekoltede büyük kayıplar ortaya çıkaracak. Bölgedeki çiftçiler hemen yanı başlarında Atatürk Barajı gibi devasa barajların varlığına rağmen suya errişemezken, DSİ’de Harran ve Suruç ovalarına 15 gün içinde mutlaka su bırakmasını istiyor.

 

Amed’de kuraklık büyüyor

Amed’de kar yağışının olmaması ve yağmurlarında yetersiz olması sonucu göl ve göletlerde su birikimi çok yetersiz düzeyde. Valiliğin bile yaşanan kuraklık karşısında ‘Kuraklık Kriz Merkezi’ kurması tehlikenin boyutunu ortaya çıkarırken, bölgesel kuraklığa neden olan yönetimin ise bu sorunu yeterli seviyede çözmesi ise beklenmiyor. Çiftçiler bahar yağmurlarına bel bağlarken, deprezede durumundaki çiftçilerin bile elektrik borcu var iddiasıyla tarımsal destekleri bölgede adeta baş kesen konumda olan DEDAŞ’a aktarılmış olması üretimlerde büyük kayıpların yaşanacağına işaret ediyor. Kuru tarım yapan bir yurttaş, “Böyle giderse verim çok düşük olacak. Bu yıl neredeyse bölge yağış almadı, ne kar var ne de yağmur. Kurak geçen bu dönemde sulama yapamadığımız için ektiğimiz tohumlar topraktan yüzeye çıktı ve gelişemedi. Bu yıl verim düşük olacak” sözleri yaşanacakların özeti.

Mêrdîn de Mart  bekleniyor

Mêrdîn’de bölgenin diğer illeri gibi kuraklığın kıskacında. Mart ayında yeterli yağış olmaması durumda en yüzde 50 rekolte kaybı yaşanacak. Qoser’de kuraklık ciddi seeviyelere ulaşmış duurmda. Kızıltepe Hububat Merkezi Başkanı Mehmet Şerif Öter yaptığı açıklamada, “Mart ayında yağmur yağmazsa bu sıkıntı devam eder. Mardin kentimizde tarımın yapıldığı 4 tane ilçemiz var. Bunlar; Nusaybin, Kızıltepe, Derik ve Artuklu ilçelerimizdir. Bu bölgelerimizde yüzde 80 ekim gerçekleşti. Çiftçilerimiz kendi imkanlarıyla açmış olduğu kuyularla sulama yapacaklar bu durumda yüksek elektrik maliyetine sebebiyet verecektir” sözleri DEDAŞ gerçeğine işaret ediyor.

Ege’de kuraklık çok arttı

Diğer taraftan Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde de büyük bir kuraklık yaşanıyor. Adana, Mersin ve Burdur’da kuraklık gelişirken, derpemin etkilediği Mereşe ve Hatay’da da durum farklı değil. Türkiye genelinde yağışlar, Ege’nin tarımsal üretimde önemli kenti olan İzmir, şubat ayın da uzun yıllar ortalamasının çok altında yağışla geçirdi. Kentte yağışların yetersizliği, içme suyu ve sulama barajlarındaki su seviyesine olumsuz yansırken, çiftçileri de verim konusunda endişelendiriyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi binasında açıklama yapan Başkan Gürün, “Kuraklık kapımıza dayandı, yazın bir afet durumu yaşanabilir” diye uyarısında bulundu. Denizli’deki baraj ve göletlerde ise yüzde 20 oranında su kaldı. Benzer bir durum Aydın ve diğer bölge kentlerinde yaşanmakta.

Marmara kuruyor

Marmara Bölgesi’nde Bursa, Balıkesir, istanbul, Çanakkale ve Trakya’daki tüm illerde büyük bir kuraklık ortaya çıkarken, barajlarda yazı geçirebilecek su seviyesine ulaşılması beklenmiyor. 400-500 metrelere kadar gerileyen yer altı sularına mahkum olunacağı ve bu durumun büyük bir çölleşmenin ve felaketlerin nedeni olacağı bugünden belli. Bursa’da barajlar kururken, Uluabat ve İznik Gölü adeta ölüme mahkum edilmiş durumda. Yaşam için çok değerli alanlardan biri olan Kaz Dağları’nda girşilen maden ve enerji yağması sonucu Çanakkale gibi su zengini bir lkentte Nisan ayı sonuna kadar su kullanımında kesintiye gidilmek zorunda kalınması dikkat çekici bir diğer gelişme.

EKOLOJİ SERVİSİ

 

 

#Kuraklık #geleceği #tehdit #ediyor