Ana Sayfa Blog Sayfa 890

CHP: Kılıçdaroğlu’na adaylık konusunda tam yetki verildi

CHP grup toplantısı sonrası açıklama yapan Grup Başkanvekili Özgür Özel, ‘Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bundan sonra bütün süreçlerde grubumuz adına Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tam yetkilendirilmiştir’ dedi

CHP grup toplantısı, parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, parti genel merkezinde basına kapalı yapıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sunuş konuşmasıyla başlayan toplantıya, deprem bölgesinde görevli milletvekilleri çevrim içi katıldı.

Mereş merkezli depremlerin ardından gerçekleştirilen çalışmaların ele alındığı toplantıda, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 28. dönem milletvekili genel seçimi hazırlıkları görüşüldü.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yaptığı açıklamada, “CHP TBMM grubu olarak 26 Şubat günü olağanüstü gerçekleştirdiğimiz toplantımızda cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bundan sonra bütün süreçlerde grubumuz adına karar verme sürecinde oybirliğiyle Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tam yetkilendirilmiştir” dedi.

ANKARA

#CHP #Kılıçdaroğluna #adaylık #konusunda #tam #yetki #verildi

Adalet Nöbeti 706’ncı günde: Korku duvarları yıkıldı

Şenyaşar ailesinin Adalet Nöbeti 706’ncı gününde sürdü. Sanal medyadan paylaşım yapan aile, ‘Korku duvarları yıkıldı. Katliama uğradığımız 2018 tarihinden beri susmadık, susmayacağız’ mesajını paylaştı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattıkları Adalet Nöbeti 706’ncı gününde devam etti. Aile, hafta sonu adliyenin kapalı olması nedeniyle nöbeti Pirsûs’taki evlerinde sürdürdü.

Aile 706’ncı gününde sanal medya hesaplarından şu paylaşımı yaptı: “Depremden sonra, vatandaş her şeyi göze alıp konuşuyor. Korku duvarları yıkıldı. Katliama uğradığımız 2018 tarihinden beri susmadık, susmayacağız Mücadelemiz hak yerini bulana kadar devam edecek…”

HABER MERKEZİ

#Adalet #Nöbeti #706ncı #günde #Korku #duvarları #yıkıldı

Hatimoğulları: E-devlet’ten birileri bilgisayar başında görmediği binalar hakkında yorum yapmış

Depremin yaşandığı ilk günden itibaren memleketi Hatay’da dayanışma çalışmaları içinde yer alan HDP’li Hatioğulları, ‘E-devlet’ten birileri bilgisayar başında oturup görmedikleri binalar hakkında yorum yapmış’ dedi

Mereş merkezleri depremlerde ağır yıkımın yaşandığı Hatay’ın Samandağ, Defne ve Antakya ilçelerinde 20 gün geçmesine rağmen çadır ve barınma sorunları devam ediyor.

Kentte enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, kendisi de Hataylı olan ve ilk günden bu yana deprem bölgesinde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, “Hatay, Mereş, Semsûr bölgesinde yaşayan insanlarda şöyle bir duygu hakim; bugüne kadar gerek etnik gerekse farklı inançlardan dolayı bu bölgeler ihmal edilmiş, yok sayılmıştır” dedi.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Müjdat Can’a konuşan Hatimoğulları, “Bir iktidarın, devletleşmiş bir siyasi anlayışın en dibini ve en kötüsünü gördük. Daha kötüsü var mı gerçekten bilmiyorum. Bu ayrımcılığı toplum hissediyor. Devlet yoktu, yardım ekipleri gelmedi, arama kurtarma çalışmalarına katılmak isteyen sivil inisiyatifler, belediye ekipleri, madencilerin çoğu hava limanlarında bekletilerek geç intikal ettirildi” dedi.

Belli başlı yerlere çadırkentler kurulduğuna işaret eden Hatimoğulları, Expo’da, Stadyum’da kurulan çadırlara uzak olmasından ötürü kimsenin gitmediğini ifade etti.

Hatay’daki yurttaşların kendi toprağından kovulacağı kaygısı da yaşadığının altını çizen Hatimoğulları, yurttaşların evlerinin hasarsız iken ikinci deprem sonrası ağır hasarlı olduğuna dair e-devletten rapor yazıldığına dair birçok örnek çıktığını söyledi.

‘Topluma güven verecek tek bir açıklama yok’

Samandağ’daki yurttaşların ziyaretlerinde kendisine, “Benim binama gelip bakmadıkları halde e-devlet’ten daha önce az hasarlı görülürken, şimdi ağır hasarlı görülüyor” dediğini ve durumun birçok yere yayıldığını belirten Hatimoğulları, şunları söyledi:

“E-devlet’ten birileri bilgisayar başında oturup görmedikleri binalar hakkında yorum yapmış. Tabi ki ağır hasarlı ve yıkılması gereken binaları yıkmalılar. Fakat kolonları sağlam binaları da yıkma kararı, ‘AKP kendi kafasına göre yeniden bir kent kurmak istiyor’ söylemi toplumun kafasını karıştırmış. Yeni binalar nasıl yapılacak. Nasıl bir planlama, programlama var? Toplumu rahatlatacak, topluma güven verecek bir tane bile açıklama gerçekleşmedi. Bu iktidardan toplum umudunu kesmiş.”

HABER MERKEZİ

#Hatimoğulları #Edevletten #birileri #bilgisayar #başında #görmediği #binalar #hakkında #yorum #yapmış

Irak: Türkiye ve İran suyun yüzde 70’ini engelliyor

Irak Su Kaynakları Bakanlığı, Dicle ve Fırat nehirlerindeki su seviyesinde önemli ölçüde düşüş olduğunu belirterek Irak’ın su payının yüzde 70’inin Türkiye ve İran tarafından engellendiğini söyledi

Irak Su Kaynakları Bakanlığı Sözcüsü Halid Şemal, yaptığı bir basın toplantısında Dicle ve Fırat nehirlerindeki su seviyelerinin gözle görülür bir şekilde düştüğünü belirtti. Şemal ayrıca, suyun engellenmesi durumunun tehlikeli bir boyuta ulaştığını ve Su Kaynakları Bakanlığı’nın barajlardaki suyun büyük bölümünü nehirlere akıtamayacağını bildirdi.

Halid Şemal ayrıca Irak’ın su payının yüzde 70’inin komşu ülkeler (Türkiye-İran) tarafından engellendiğine dikkat çekti.

Bu ülkeler tarafından yaklaşık 8 milyar metreküp suyun depolandığını bildiren Halid Şemal, Irak’ın su depolama konusunda bir sorunu olmadığını ve 70 milyar metreküp su depolama kapasitesi olduğunu söyledi. Şemal devamında sel sularını ya da Türkiye’deki barajlardan bırakılan suları depolayabileceklerini ifade etti.

Su krizi

Irak’ta son 3 yıldır az yağış nedeniyle su krizi yaşanıyor. Su krizi nedeniyle birçok kişi Irak’ın güneyinden göç ediyor. Öte yandan Türkiye ve İran, inşa ettikleri barajlarla Irak’a gelen suyu kesiyor. Bu durum ise Irak’ta kuraklık ve su krizini tetikleyerek Irak’ın tarım ve ekonomisine büyük bir zarar veriyor.

DIŞ HABERLER

#Irak #Türkiye #İran #suyun #yüzde #70ini #engelliyor

Hatay’ı ziyaret eden BM Direktörü: Gördüklerimi tarif etmemin tek bir yolu var: Kıyamet

Deprem bölgesini ziyaret eden BM Dünya Gıda Programı Direktörü Beasley, yaptığı yazılı açıklamada ‘Gördüklerimi tarif etmemin tek bir yolu var: Kıyamet’ dedi

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü David Beasley, Mereş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ı ziyaret etti. Beasley, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada bölgede gördüklerini “kıyamet” olarak tanımladı.

Roma merkezli WFP’den yapılan yazılı açıklamada, Beasley’in “Bugün gördüklerimi tarif etmemin tek bir yolu var: Kıyamet. Mahalleler dümdüz olmuş, evler yıkılmış, okullar ve dükkanlar kapalı, hayatlar parçalanmış durumda. Buradaki yıkımın ölçeği gerçekten anlaşılmaz boyutta” sözlerin yer verildi.

Açıklamada, “Dünya, buradaki insanları desteklemek için ivedilikle seferber olurken, bu depremin etkisi aylarca, yıllarca hissedilecek” ifadesi kullanıldı.

Beasley, depremden etkilenen 12 yıldır savaşın devam ettiği Suriye tarafındaki durum için ise “felaket üstüne felaket” değerlendirmesini yaptı. Suriye’ye 380 ton un, pirinç ve yardım taşıyan 21 TIR’lık konvoyun geçişine eşlik eden Beasley,13 Şubat’ta yeniden açılan sınırdan Suriye’nin kuzeybatısındaki bölgelere 180 kamyon yardım taşıdığını paylaştı.

Açıklamada, WFP’nin Türkiye’deki depremzedelerin gıda ve nakit yardımından faydalanması için 80 milyon dolara, Suriye’de depremden etkilenen 800 bin kişinin 6 ay boyunca desteklenmesi için 150 milyon dolara ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

DIŞ HABERLER

#Hatayı #ziyaret #eden #Direktörü #Gördüklerimi #tarif #etmemin #tek #bir #yolu #var #Kıyamet

İtalya’da onlarca mültecinin cansız bedeni kıyıya vurdu

İtalya’da Pakistan ve Afganistan’dan mültecileri taşıyan tekne, ülkenin Calabria bölgesi açıklarında kayalıklara çarparak battı. Teknede 100’den fazla kişinin olduğu belirtilirken hayatını kaybedenlerin cansız bedeni kıyıya vurdu

ANSA ve diğer İtalyan haber ajanslarından alınan haberlere göre, İtalya’nın Calabria bölgesinin doğu kıyısı açıklarında mültecileri taşıdığı söylenen bir teknenin batması sonrasında en az 30 kişi hayatını kaybetti.

Teknede en 100 kişi vardı

ANSA, Crotone eyaletindeki bir sahil beldesi olan Steccato di Cutro kıyılarında 27 ceset bulunduğunu ve daha fazlasının denizde görüldüğünü söyledi.

Adnkronos haber ajansı, teknede 100’den fazla kişinin bulunduğunu ve yaklaşık 50 kişinin kurtarıldığını bildirirken, İran, Pakistan ve Afganistan’dan mültecileri getirdiği düşünülen teknenin kayalara çarparak battığını duyurdu.

En tehlikeli rota

İtalya, Avrupa’ya deniz yoluyla girmeye çalışan göçmenlerin ana geçiş noktalarından biri olarak bilinirken, Akdeniz rotasının dünyanın en tehlikeli yollarından biri olarak söyleniyor.

Uluslararası Göç Örgütü’nün Kayıp Göçmenler Projesi’ne göre, 2014’ten bu yana Orta Akdeniz’de 20 bin 333 kişi öldü veya kayboldu.

DIŞ HABERLER

#İtalyada #onlarca #mültecinin #cansız #bedeni #kıyıya #vurdu

Ahbap Kızılay’dan çadır satın alındığını doğruladı

Elindeki çadırları deprem bölgesinde dağıtmakla yükümlü Kızılay’ın, deposundaki çadırları para karşılığı sattığı iddiasını Ahbap Derneği de doğruladı. Dernek, ‘2050 çadır için sözleşme yaptık. Hemen bölgeye yolladık’ dedi

Haluk Levent’in kurucusu olduğu Ahbap Derneği, Kızılay’ın depremin üçüncü günü derneğe çadır sattığı iddialarına ilişkin bir açıklama yayınladı. İddiaları doğrulayan dernek, “Arkadaşlarımız, Kızılay’ın iştirakinde olan Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş ile görüşme gerçekleştirdiler. Ellerinde 2050 adet olduğunu öğrendiğimiz çadırların sözleşmesini hemen yaptık ve ertesi sabah 2050 tane çadırı deprem bölgesine gönderdik” dedi.

Ahbap’ın Twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“6 Şubat 2023 günü ülkemizde yaşanan Kahramanmaraş merkezli ve toplam on ili etkileyen deprem nedeniyle depremden zarar gören vatandaşlarımızın çadır ihtiyacını karşılayabilmek için tüm ülke seferber olmuş, Derneğimiz de tüm ülke çapında çadır üreten firmalar ile temasa geçmiştir.

Ancak; depremin 10 ili etkilemesi ve yıkımın olağanüstü düzeyde olması nedeniyle ülkemizdeki tüm çadır üreticilerinin mevcut stokları vatandaşlarımızın mağduriyetlerini karşılayamamıştır.

O tarihte iletişime geçtiğimiz firmalarda hemen o sabah deprem bölgesine gönderebileceğimiz çadırlar yoktu. En erken 1 hafta içinde yetiştireceklerdi.

Arkadaşlarımız, Kızılay’ın iştirakinde olan Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş ile görüşme gerçekleştirdiler. Ellerinde 2050 adet olduğunu öğrendiğimiz çadırların sözleşmesini hemen yaptık ve ertesi sabah 2050 tane çadırı deprem bölgesine gönderdik. Çadırlar 2 bölgeden gelecekti. Erzincan’dan 1232 adet (8 tır) çadır öncelikle en yakın şehirler olan Adıyaman ve Kahramanmaraş’a; Ankara’dan da 918 adet (8 tır) çadır Hatay’a gönderilmek üzere 10 Şubat’ta yüklendi ve aynı gece dağıtıldı.”

Haluk Levent de Ahbap’ın paylaşımını alıntılayarak, derneğin yaptığı her işlemin kanuni ve doğru olduğunu belirterek, “Kızılay yetkilileri bana ‘bu toplanan paralarla hammadde ve kumaş satın alınıp tekrar çadır üretilip vatandaşa ücretsiz olarak dağıtılıyor’ dediler” ifadelerini kullandı.

Levent’in paylaşımı şöyle:

“Her şey burada arkadaşlar. Biz o akşam herkes can derdinde soğuktan donarken ‘bu çadırları satın almalı mıyız ya da almamalı mıyız?’ lüksüne sahip değildik olamazdık da. Ve satın alıp bölgeye gönderdik. Yaptığımız her işlem kanuni ve doğru. Birkaç saat sonra öğrendik. Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş. Kızılay’ın alt iştiraki olan tüzel kişilikmiş. Kızılay da bu şirketten çadırları faturalı satın alıyorlarmış, Ahbap da aynı yöntemle toplanan bağışlarla bu şirketten satın alma gerçekleştirmiştir. Zaten sitelerinde açıklama bulunuyor. Ve Kızılay yetkilileri bana ‘bu toplanan paralarla hammadde ve kumaş satın alınıp tekrar çadır üretilip vatandaşa ücretsiz olarak dağıtılıyor’ dediler. Bilginize. Tüm süreç böyle yaşandı.”

HABER MERKEZİ

#Ahbap #Kızılaydan #çadır #satın #alındığını #doğruladı

AB Rusya’ya yeni yaptırımların detaylarını açıkladı

AB, Rusya’ya yönelik 10’uncu yaptırım paketi kapsamında yeni ticaret yasakları, sivil ve askeri amaçla kullanılabilecek ürün ve teknolojilere ihracat kontrolleri uygulamaya başlarken, 87 kişi ve 34 kurumu da yaptırım listesine ekledi

AB Konseyi, üye ülkeler tarafından kabul edilen ve resmi onay süreci bugün tamamlanan Rusya’ya yönelik 10’unu yaptırım paketinin detaylarını açıkladı.

Buna göre, AB, yaptırım listesine 87 kişi ve 34 kuruluşu daha ekledi. Rusya’nın askeri faaliyetlerinden, siyasi kararlarından, dezenformasyondan, çocukların zorla evlat edinilmesinden, Ukraynalı sivilleri ve altyapıyı hedef alan insansız hava araçlarının (İHA) geliştirilmesinden sorumlu olanlara seyahat yasağı getirildi ve bu kişilerin mal varlıkları donduruldu.

Rusya Federasyon Konseyi üyeleri, 19 bakan yardımcısı, çeşitli federal kurum başkanları da dahil çok sayıda hükümet yetkilisi ile 4 Duma milletvekili yaptırım listesinde yer aldı.

Rus askeri liderleri ve Ukrayna’da konuşlanmış Wagner grubunun iki komutanı ile birlikte füze, İHA, uçak, askeri araç, savaş gemisi veya kontrol sistemleri üreten ve Rus Silahlı Kuvvetlerine bunları tedarik eden şirketler de yaptırıma tabi tutuldu.

Ukrayna’nın Rusya’nın kontrolüne geçen bölgelerindeki savcılar da yaptırım kapsamına alındı.

Rusya’daki büyük televizyon kanalları ve medya gruplarındaki üst düzey yöneticiler ve sunucular da yaptırım listesine girdi.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı kullandığı İHA’ların hazırlanması ve tedarikinde yer alan 4 İran yurttaşına da yaptırım uygulandı.

Rusya’yı finansal olarak destekleyen sektörlerdeki ekonomik aktörler de listelendi.

Alfa-Bank, Rosbank ve Tinkoff Bank, Rusya Federasyonu Ulusal Varlık Fonu ve Rusya Ulusal Reasürans Şirketi yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında yer aldı.

Böylece, AB’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını tehdit eden eylemlerde bulundukları gerekçesiyle kısıtlayıcı tedbir uyguladığı kişi sayısı 1473, kuruluş sayısı da 205 oldu.

Bu listedeki kişi ve kurumların mal varlıkları donduruldu. Bireylerin AB’ye girişleri yasaklandı. AB vatandaşlarının ve şirketlerinin listedeki kişi ve kurumlara finansman sağlaması da yasak kapsamına alındı.

Paket kapsamında, Rusya’nın askeri ve teknolojik gelişimine katkıda bulunan çift kullanımlı ve ileri teknoloji ürünlere de yeni ihracat kısıtlamaları getirildi.

Bu kapsamda, İHA, füze, helikopter gibi çeşitli Rus silah sistemlerinde kullanılan elektronik bileşenlerin yanı sıra belirli nadir toprak elementleri ve termal kameralar yasaklandı.

Ağır vasıta ve yedek parçaları, çeşitli özel araçlar, römork, jeneratör, dürbün, pusula, forklift, vinç gibi inşaat araçları, elektronik, makine parçaları, pompa, metal işleme makineleri ve havacılık sektöründe kullanılan ürünlere ek ihracat yasağı getirildi.

Paket kapsamında Rusya’ya yüksek gelir sağlayan bitüm, asfalt ve sentetik kauçuk gibi bazı ürünlere yönelik ithalat yasağı uygulandı.

Rus vatandaşlarının AB ülkelerinin kritik altyapı şirketlerinin yönetimlerinde çalışmaları yasaklandı.

Paket kapsamında Rusya’nın petrol ihracatına yönelik yaptırımların delinmesine yardım ettiğinden şüphelenilen 3’üncü ülke nakliye şirketi de listeye alındı.

Paket, üye ülkelere Rusya Merkez Bankasının dondurulmuş varlıklarına yönelik yeni raporlama yükümlülükleri getirdi.

AB ile Rusya arasındaki doğrudan veya üçüncü ülkeler üzerinden yapılan özel uçuşların önceden bildirilmesi zorunluluğu getirildi.

İlave yaptırımlarla ayrıca 2 Rus medya kuruluşuna yayın yasağı getirildi.

DIŞ HABERLER

#Rusyaya #yeni #yaptırımların #detaylarını #açıkladı

Halk enkaz altındayken devlet tüccarlık yapmış

Kızılay’ın depremin 4’üncü günü ‘artık altın, gümüş ve borsada yatırım yapabileceğini’ beyan ettiği, 3’üncü günü ise Ahbap’a 46 milyon TL karşılığında çadır sattığı ortaya çıktı

Gazeteci Murat Ağırel, 6 Şubat’ta meydana gelen Mereş depremlerinin üçüncü gününde Kızılay’ın, şarkıcı Haluk Levent’in yönettiği Ahbap Derneği’ne 46 milyon TL karşılığında çadır sattığını öne sürdü.

Kızılay, alışverişin, ‘afetzedelerin barınma ihtiyacının bir an önce çözülmesi’ için yapıldığını, ‘çadır üretiminin devamını sağlamak amacıyla da ham madde bedelinin kabul edildiğini’ belirtti.

Kendisine ait çadır fabrikaları olduğu halde depremzedelerin çadır ihtiyacını karşılayamadığı gerekçesiyle eleştirilen Kızılay’ın elindeki stokları ve gönderilecek yardımları da cemaat, tarikat vakıf ve derneklerine yönlendirdiği ileri sürüldü.

Twitter hesabından açıklama yapan Ahbap ise, Kızılay’dan çadır alındığı iddiasını doğruladı. Açıklamada, “Arkadaşlarımız, Kızılay’ın iştirakinde olan Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş ile görüşme gerçekleştirdiler. Ellerinde 2050 adet olduğunu öğrendiğimiz çadırların sözleşmesini hemen yaptık ve ertesi sabah 2050 tane çadırı deprem bölgesine gönderdik” denildi.

Kızılay 4’üncü günde yatırımı düşünmüş

Bu arada Kızılay’ın, depremlerinin dördüncü günü olan 9 Şubat’ta da Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirimde bulunarak artık altın, gümüş ve borsada yatırım yapabileceğini, parasını katılım bankalarında değerlendireceğini beyan ettiği ortaya çıktı.

Buna göre, Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ’nin KAP’a yaptığı açıklama ile “yatırımcılarıyla paraları nerelerde değerlendireceklerine dair düzenlemelerin” bilgisi paylaşıldı.

Kızılay’ın yönetimi 27 Aralık 2022’de Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) aldığı yetkilerle yatırımlarının yeni şekillerini vermek için bir araya gelmişti. Cumhuriyet’ten Bora Erdin’in haberine göreyse, 9 Şubat’ta yayımlanan ‘Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (KBG) güncel içtüzük tadil metni’ ile Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ’nin daha önce tüzüğünde yer alan ‘fon, altına, diğer kıymetli madenlere, diğer kıymetli emtialara yatırım yapamaz’ maddesi tüzükten çıkarıldı.

Böylece kurumun altın, gümüş yatırım araçlarına yatırım yapabilmesinin önü açıldı. Kızılay nakit parasını bundan sonra faizsiz bankalarda yani katılım bankalarında değerlendirecek.

Şirket ayrıca yatırımlarına ilişkin başka kararlar da aldı. ‘Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (KBG) güncel ihraç belgesi’ ile Kızılay nakit yatırımların ise faizsiz bankacılık sisteminde yani katılım bankalarında tutulabileceğine dair değişiklikleri yayımladı.

Bu belgede Kızılay yatırımlarının en fazla yüzde 20’lik kısmını da Borsa İstanbul’da (BİST) değerlendirebileceği bilgisi paylaşıldı. Karardan bir hafta sonra 15 Şubat’ta ‘Türkiye Tek Yürek’ başlığıyla düzenlenen yardım kampanyasında 115 milyar 146 milyon TL bağış toplandı. Toplanacak yardımlar, AFAD ve Kızılay’a verilecek.

HABER MERKEZİ

#Halk #enkaz #altındayken #devlet #tüccarlık #yapmış

Uyuz ve bitlenme vakaları artıyor: Bir an önce önlem alınsın

Semsûr’de özellikle toplu çadır alanlarında uyuz, bitlenme ve solunum yolu enfeksiyonları vakalarında artış olduğunu belirten SES Êlih Şubesi Eşbaşkanı Topkan, salgın riskine karşı bir an önce önlem alınması gerektiğini söyledi

Depremin büyük yıkım yarattığı Semsûr’da (Adıyman), salgın tehlikesi büyüyor. 11 bini aşkın kişinin yaşamını yitirdiği kentte, yüzbinlerce yurttaş evinden oldu. Kentte depremle birlikte uzun bir süre kesik olan elektrik ve su verilmeye başlansa da, hijyen önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle bitlenme ve uyuz vakaları artış gösterdi.

Depremzedelerin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetini karşılamak için Türk Tabipler Birliği (TTB) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) Amed, Elîh (Batman), Colemerg (Hakkari), Riha (Urfa) şube üyesi sağlık emekçileri, ilk günden kente akın etti. Kent merkezi, ilçeler ve köylerde sağlık taraması, kronik hastaların takibi, acil müdahaleler gibi birçok alanda hizmet sunan sağlık emekçileri, yurttaşları salgın hastalıklara karşı uyardı.

Toplu çadır alanlarında hijyen yetersiz

Kentteki sağlık sorunlarına ilişkin konuşan SES Êlih Şube Eşbaşkanı Deniz Topkan Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Ömer Akın ve Zerrin Sargut‘a yaptığı açıklamalrda, halkın acısını paylaşabilmek için kente geldiklerini ve 300’e yakın köyde sağlık taraması gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Halkın özellikle barınma noktasında ciddi eksiklikler yaşadığını tespit ettiklerini kaydeden Topkan, “Çadır alanlarının ne kadar verimsiz olduğunu da biliyoruz. Devletin konteynırlar ve kişisel alanlar yaratması gerekirken, toplu bir şekilde çadır alanları kuruluyor. Toplu alanlarda ister istemez hem hijyen koşullarının yeterli olmaması ve gıda ihtiyacının karşılanmaması, vücut dirençlerinde ciddi düşüşler yaşanmasına neden oluyor. Bu da bulaşıcı hastalık riskinin ortaya çıkabileceği alanlar olmaya başlıyor” dedi.

Uyuz ve bitlenme vakaları artıyor

Son zamanlarda yaptıkları sağlık taramalarında bitlenme ve uyuz vakalarında çok ciddi bir artış olduğunu gözlemlediklerini, hava koşullarının da etkisi ve çadırların içindeki ısınma sorunundan kaynaklı üst solumum yolu enfeksiyonlarının arttığını dile getiren Topkan, “Kadınlarda buna benzer hastalıklar özellikle hijyene bağlı olarak mantar türevi hastalıkları görebiliyoruz. En korktuğumuz şey de ortak tuvalet alanlarından kaynaklı ileride yaşayacağımız kolera ve dizanteri türü hastalıklar. Şu anda gözlemlediğimiz ise uyuz ve bit vakaları. Uyuz birinde başladıktan sonra gerekli hijyen koşullarını sağlamadığınız noktada bulaşabilecek bir hastalık olarak görünüyor. Bakterilerle oluşan bir hastalık olmakla birlikte hemen bulaşıcı hale gelebiliyor” diye konuştu.

Yapılması gerkenler

Uyuz hastalığının belirtilerinin parmak aralarında, kadınlarda meme uçlarında, koltuk altlarında, genital bölgelerde oluşan kaşıntılar olduğunu ifade eden Topkan, “İnsanlar bu durumdan utandıkları için çoğunlukla söylemiyor. Ama bu gizlenmeden bir an önce açığa çıkarılmalı. Erken teşhis edilmelidir. Çadır kentler, bu hastalıkların en çok ortaya çıktığı alanlar. Çadırlarda yatılan yer, battaniyeden tutun her şey temiz tutulmalı. Özellikle ortak havlu kullanılıyorsa oradan da bulaşma riski çok yüksek. Bunun için de hijyen koşullarının düzeltilmesi gerekiyor. Çadırda kalan insanlara da buradan sesleniyoruz, duş varsa duş almaları gerektiğini, uyuz vakası varsa alanın izole edilmesi ve alanın sürekli olarak havalandırılması ve alana kimsenin girmemesi de alınacak önlemler arasında. Çamaşırların en az 60 derece de yıkanması, giysiler varsa da 72 saat boyunca bir poşette bekletilmesi gerekiyor” diyerek alınması gereken tedbirleri sıraladı.

Topkan, insanların barınma noktasında kişisel olarak duş alabilecekleri alanların mutlaka yaratılması gerektiğine işaret ederek, “Konteynır alanlarına bir an önce geçilmeli ve bu süreç daha fazla uzamamalı. Her bölgeye bir tane çamaşırhanenin mutlaka kurulması gerekiyor. Çamaşırhanelerde çamaşırların temin edilmesi ve bu teminle beraber giyim yardımının sürekli hale getirilmesi gerekiyor. İnsanlar tek bir kıyafetle duş almadan günlerce aynı yerde kalması da bunu tetikler. Çok daha tehlikeli hastalıkların çıkacağını da biliyoruz.”

Amed’deki çadır kentte de salgın riski

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun Deprem Kriz Merkezi Yürütmesinden Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şube Eşbaşkanı Şiyar Güldiken de çadır alanlarında uyuz hastalığının başladığını ve bu hafta sonu pik yapmasını beklediklerini dile getirerek, “Bunu Halk Sağlığı Müdürü de söyledi. Çünkü biliyoruz uyuz hastalığı yüksek. Dokunmayla bulaşan bir hastalık. Bu hastalık zaten deprem öncesi vardı. Özellikle toplu yaşam alanlarıyla birlikte temizlik hijyen kurallarıyla birlikte neredeyse ortadan kalktığı gözlemlendi. Bu hastalığın artacağını da düşünüyoruz aynı zamanda temiz su sorunu var, tuvalet sorunu var, banyo sorunu var. Bütün bunların biran önce hızlıca giderilmesi gerekiyor. Dicle Nehri kenarındaki çadır kentte bunların giderileceğine dair bir bilgi verdiler, ama bunun ne kadar sağlıklı olduğunu söylemek doğrusu mümkün değil” şeklinde konuştu.

Haber: 

#Uyuz #bitlenme #vakaları #artıyor #Bir #önce #önlem #alınsın