Ana Sayfa Blog Sayfa 891

İsrail’de yargı reformuna karşı yüz bini aşkın kişi sokakta

İsrail’de Başbakan Benyamin Netanyahu’nun, yargının yetkilerini kısıtlayan yasa teklifine karşı yüz bini aşkın İsrailli sokağa çıktı

İsrail’de Başbakan Benyamin Netanyahu’nun, yargının yetkilerini kısıtlayan yasa teklifi ve sağ politikalarına karşı düzenlenen gösterilerin 8’inci haftasında sokağa çıkan İsrailli sayısı 100 bini geçti. Netanyahu öncülüğündeki aşırı sağcı koalisyon hükümetinin yargı düzenlemesine karşı her hafta cumartesi akşamı ülke genelinde gösteri düzenleyen İsrailliler, protestoların sekizinci haftasında yine sokağa çıktı.

Gazeteduvar’da yer alan habere göre başta Tel Aviv olmak üzere, Hayfa, Batı Kudüs, Birüssebi, Herzliya ve Netanya gibi kentlerdeki gösterilere, aralarında muhalefet liderleri ve eski devlet yetkililerinin de yer aldığı yüz binden fazla İsrailli katıldı.

‘Suç Bakanı’

Önceki haftalarda olduğu gibi en yoğun katılımlı gösteriye ev sahipliği yapan Tel Aviv’de on binlerce protestocu Kaplan Caddesi’ndeki Hükümet Kompleksi önünde toplandı. İsrail televizyonu Kanal 13’e göre, Tel Aviv mitingine 160 bin protestocu katıldı. Göstericiler, Netanyahu’nun Başbakanlığı aleyhinde, İngilizce “Suç Bakanı” (Crime Minister) yazılı pankartlar ile koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı siyasileri eleştiren dövizler taşıdı.

Taşınan dövizlerde, Binyamin Netanyahu’nun lakabı “Bibi”ye atfen, “Bibi Escobar” ve “Bibius Ceesar” gibi yazılar yer aldı. İsrail’in farklı sivil toplum örgütleri ve iş sektörlerinden temsilciler ile siyasi isimler, meydanda kurulan sahnede demokrasi yanlısı konuşmalar yaptı.

Tel Aviv mitingindeki protestocular arasında, aşırı dindar Yahudi partilerin de yer aldığı hükümet koalisyonunun kadın hakları konusunda tehdit oluşturduğunu savunan aktivist kadınlar da yer aldı. Yüzden fazla gönüllü kadın, Margaret Atwood’un distopya türünde yazdığı ve kadınları ezen kurgusal bir toplumu anlatan Damızlık Kızın Öyküsü (Handmaid’s Tale) adlı kitapta tasvir edilen kadınlar gibi beyaz şapka ve kırmızı cübbeden oluşan kostüm giyerek yürüdü.

Tel Aviv’de gözaltılar

Bir grup protestocu, Tel Aviv’in merkezi Ayalon otoyolunu trafiğe kapattı. Polisin saldırdığı gruptan bazı kişiler gözaltına alındı.

Ülkenin en büyük kentlerinden Hayfa’da son haftalarda gösterilere en yüksek oranda katılım sağlandı. İsrail polisinin aktardığına göre Hayfa’daki gösterilere 30 binden fazla kişi katıldı. Herzliya kentindeki hükümet karşıtı protestocular, hükümetin yargı düzenlemesine karşı kentin belediye binasına İsrail’in Bağımsızlık Bildirgesi’nin yazılı olduğu dev bir pankart astı.

Ne olmuştu?

İsrail’de on binlerce kişinin, başta Tel Aviv olmak üzere farklı kentlerde Netanyahu hükümetinin yargı düzenlemesi ve sağ politikalarına karşı sürdürdüğü kitlesel gösteriler 8 haftayı geride bıraktı. Adalet Bakanı Yariv Levin, 5 Ocak’ta Yüksek Mahkemenin yetkilerini sınırlandıran, yargının, hakimlerin seçimi üzerindeki etkisini azaltan bir yasa planladıklarını duyurmuştu.

Netanyahu başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin, yargının bazı yetkilerini meclise devretmeye yönelik hamleleri, Yüksek Mahkeme başta olmak üzere hükümet ile İsrail yargı mekanizması arasında gerilime yol açmıştı. Ülkedeki en yüksek yargı merci olarak görev yapan İsrail Yüksek Mahkemesi, anayasa taslağı olarak kabul edilen “temel yasalara” aykırı olduğu gerekçesiyle Meclisin çıkardığı kanunları bozma yetkisine sahip. Netanyahu hükümeti, açıkladığı yargı düzenlemesinde, Yüksek Mahkeme’nin, Meclis’in çıkardığı kanunları bozma yetkisinin elinden alınacağını belirtmişti.

Düzenleme aynı zamanda, Yüksek Mahkeme başkanının şu an yürürlükte olduğu üzere kıdem esasına göre değil, hükümetin seçtiği kişilerin çoğunlukta olduğu yargı komitesi tarafından atanmasını öngörüyor. Bu da Yüksek Mahkeme başkanının atanmasında büyük oranda başbakanın söz sahibi olacağı anlamına geliyor. İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, hükümetin yargı düzenlemesine karşı itirazlarını yazılı olarak iletmiş, kaygılarının “güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve bireysel hakların korunması”nın bozulması üzerinde toplandığını paylaşmıştı.

DIŞ HABERLER

#İsrailde #yargı #reformuna #karşı #yüz #bini #aşkın #kişi #sokakta

Ağır hasarlı Erkenek Tüneli’nin bir tüpü ulaşıma açık

Depremlerden sonra bir tüpü kapatılan Erkenek Tüneli’nin, ağır hasarlı olmasına rağmen ikinci tüpü ulaşıma açık tutuluyor

Mereş merkezli depremlerde dökülen yapıların yanında, öve öve bitirilemeyen “duble” yollar da büyük zarar gördü. Depremden hemen sonra kentlere girişi sağlayan yollardaki devasa çatlak ve kaymalar, kentlere destek ve yardımların ulaşmasını da engelledi. Bu kapsamda zarar gören yollardan biri de 30 Mayıs 2017’de “görkemli” açılışı yapılan Malatya-Adana Karayolu üzerinde bulunan çift tüplü ve bin 816 metre uzunluğundaki Erkenek Tüneli.

252 milyon TL’ye mal olan ve Akdeniz bölgesini iç kesimlere bağlayan tünelin bir tüpü deprem nedeniyle gördüğü zarardan dolayı tamamıyla trafiğe kapatıldı. Tünelin ikinci tüpü ise hasarlı olmasına rağmen ulaşıma kapatılmadı. Tünelin trafiğe açık olan tüpünün tavanında ve yanlarında çatlaklar olduğu görülürken, çatlaklardan düşen beton parçaları yol boyunca kaldırımlarda toplandı.

Tehlike saçan ve trafiğe açık olan tünelde herhangi bir önlem alınmazken, yol boyunca birçok bölgede çöken yollar hala tamir edilmediği için ulaşım tek şeritten sağlanıyor.

Haber: Dilgeş Ruvanas/ MA

#Ağır #hasarlı #Erkenek #Tünelinin #bir #tüpü #ulaşıma #açık

Irak’ta ABD lojistik konvoyuna saldırı

Irak’ın güneyinde bulunan Diwaniye kentinde ABD Ordusuna ait bir lojistik konvoy hedef alındı

Irak medyasına göre, dün saat 22.45 sıralarında Irak’ın güneyinde yer alan Diwaniye kentindeki ABD güçlerine ait bir lojistik konvoyuna saldırı düzenlendi. Saldırının ‘Uluslararası Direniş’ adlı bir grup tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

Saldırıda meydana gelen hasarla ilgili herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

Son süreçlerde Irak’ın Nasiriye, Basra, Zi Kar ve Anbar vilayetlerinde de ABD askeri konvoyuna saldırı gerçekleşmişti.

DIŞ HABERLER

#Irakta #ABD #lojistik #konvoyuna #saldırı

‘Dar sokaklarda yıkılan evlerden kimsenin haberi yok’

Antakya’da moloz kaldırılması için Kurtuluş Caddesi üzerinde yol açılırken, kentin dar sokaklarına halen ulaşılmış değil. Yurttaşlar dar sokaklarda enkaz altında hâlâ insanların olduğunu belirtiyor

6 Şubat’ta Mereş merkezli, 20 Şubat’ta ise Hatay merkezli gerçekleşen depremlerden etkilenen Hatay’ın Antakya ilçesinin yüzde 90’ı yerle yeksan oldu. Antakya’da Sümerler Mahallesi’nden başlayarak, Balıkçılar Mahallesi’ne kadar uzanan 2 kilometrelik Kurtuluş Caddesi boyunca enkazlar kaldırılarak, uzunca bir yol açılırken, enkazı kaldırılmayan ve girilmeyen çok sayıda dar sokakların olduğu mahalle bulunuyor. Dar sokakların olduğu mahallelerde halen enkaz altında insanların olduğu belirtiliyor.

Depremzedelerden Yusuf Tahiroğlu, Habib-i Neccar, Ulu Cami, tarihi hamamlar gibi Antakya’nın tarihi mekanlarının da yıkıldığını söyledi.

Enkaz altında halen insanların olduğunu belirten Tahiroğlu, “İş makinalarının geçtiği caddelerde enkaz altında kalanların olduğunu sanmıyorum ama eski evlerde, dar sokakların olduğu Dutdibi, Affan bölgesinin olduğu yerlere iş makinaları giremiyor. AFAD ekipleri orayı bir kolaçan ederse, koku varsa ceset de vardır. Yetkililerden ricam oralara baksınlar” diye konuştu.

Kurtuluş Caddesi üzerindeki antika dükkanında sağlam kalan eşyalarını toplamaya çalışan Osman Aracı ise şunları söyledi: “20 gündür hiçbir şekilde dokunulmayan yerler var. Ara sokaklarda, Antakya’nın ücra yerlerinde, çıkmazlarda, dar sokaklarında yıkılan evlerden kimsenin haberi yok. Sadece şuanda şehir yerleşkesinin geniş büyük betonarme olan yerlerine dokunulmuş. Yıkık binada bacanağım, eşi ve kızını çıkardım ama oğlu kayıp. Aynı evde olan çocuktan haber alamıyoruz.”

Haber: Müjdat Can-Azad Altay / MA

#Dar #sokaklarda #yıkılan #evlerden #kimsenin #haberi #yok

6 metre kayan eve ‘orta hasarlı’ raporu verildi

Mereş’in Ekinözü mahallelerinden geçen fay hatları 30 metrelik yarıklar oluşturdu, evler metrelerce kaydı, bazı evler tamemen yarıkların içinde kaldı. Yapılan hasar tespitinde ise 6 metre kayan eve ‘orta hasarlı’ raporu verildi

Mereş depreminde fay hattının geçtiği bölgelerin tamamında büyük yarıklar oluştu. Mereş’in Ekinözü ilçesinden başlayarak ilçeye bağlı İçmeler, Nergele, Gözpınar mahalleri ile Nurhak ilçesine bağlı Barış mahallesi ve Nurhak Dağları’na kadar uzanan fay hattı, bazı noktalarda 15, bazı noktalarda ise yaklaşık 30 metre genişlikte yarıklar oluşturdu.

Ekinözü ilçesinin yüksek tepelerinden geniş yarıklar oluşturarak geçen fay hattı, özellikle Orta İçmeler Mahallesi’nde geçtiği tarlalarda derin çukurlar oluşturdu. Dağdan kopan kayalar mahallelere kadar yuvarlanırken, fay hattı üzerinde yapılan yapıların büyük bir bölümünde metrelerce kayma meydana geldi ve kimi evler adeta fay hattının içerisine gömüldü. Fay hattının yarattığı yarıklar ve metrelerce sürüklenen evler Mezopotamya Ajansı (MA) tarafından görüntülendi.

6 metre kayan eve ‘orta hasar’

Fay hattının geçtiği ve büyük yarıkların oluştuğu bölgelerdeki evlere ise “orta hasar” raporu verildi. Ekinözü ilçesinden geçen fay hattı üzerinde bulunan iki katlı bir ev sağdan 5, önden ise yaklaşık 6 metre kayarken, önceki gün yapılan hasar tespit çalışmasında eve “orta hasarlı” raporu verildi.

Fayın altından geçtiği ve metrelerce yerinden kaydırdığı eve verilen bu rapor, bu tespitlerin nasıl yapıldığı sorusunu tekrar gündeme getirdi. Bu manzara karşısında ev sahibi İmam Tepe, “Hepimizin gördüğünü onlar görmedi mi?” sorusunu sordu.

Tepe yaşananları şöyle anlattı: “Biz evdeydik fay hattı patladığında derin çukurlar oluştu ve evimiz kaymaya başladı. 17 kişi evde kalıyorduk ve canımızı zor kurtardık. Çıktıktan sonra evin nereden nereye kaydığını gördük. Kaç metre kaydığını tahmin etmek zor. Zaten her şey gözler önünde. Hasar tespiti için buraya gelenler ev için ‘orta hasarlı’ raporu verdi” dedi.

‘Rapora itiraz ettik’

“Zeminin kaydığını göstermediniz mi?” sorusuna Tepe, “Ben mi göstereceğim, onlar görmediler mi bunu? Bu rapora bir daha itiraz ettik ama şuana kadar kimse gelmedi. Gelen ekibe burayı gösterdik, 15 metre yarık oluştuğunu söylediler. Buralar hep düzdü, şuan eğrilmiş durumda. İki sene önce yaptığım evimin borcunu daha bitiremedim. Devlet buraya aklı başında iki mühendis gönderemiyor mu?” diyerek tepki gösterdi.

Yarık evi yuttu

Fay hattının tam içinden geçtiği Nurhak ilçesine bağlı Mirali Mahallesi’nde evlerin büyük bir bölümü metrelerce kayarken, mahalle içerisinde ise adeta 3 metrelik uzun bir kanal açılmış durumda. Fayın üzerindeki iki katlı bir ev tamamen açılan yarığın içine çökerken, aynı bölgede fayın geçtiği dağ yamacında da yine geniş kanal şeklinde yarıklar oluşmuş durumda. Mirali Mahallesi sakinlerinden Hacı Elma, “Bizim mahalle düzdü ve şuan derin çukurlar oluşturarak çöktü. Fay hattının doğudan batıya toprağı yara yara nasıl gittiğini gördüm. Buradaki evlerde artık oturulmaz. Fay hattının üzerindeki evlerin tümü neredeyse 5-6 metre kaydı. Fay hattının geçtiği dağların yarıkları bile gözle görülüyor. Köyün kuzeyi neredeyse yarıldı” diye konuştu.

Haber: Adnan Bilen/MA

#metre #kayan #eve #orta #hasarlı #raporu #verildi

Licê’de köyler ağır hasarlı, halk göçe zorlanıyor

Depremde evlerin tamamının ağır hasar gördüğü Licê’nin Şurtêmevn mezrasında köylüler göçe zorlanıyor. ‘Şehirde yapamayız, hayvanlarımızı bırakıp gidemeyiz’ diyen köylüler ise barınabilmek için konteyner istiyor

Merkez üssü Mereş olan 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerden etkilenen Amed’in Licê ilçesi Çemê Êlika Mahallesi’ne bağlı Şurtêmevn mezrasında bulunan 18 evin tamamı ağır hasarlı çıktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü tarafından hasar tespiti yapılan mezrada, barınma ve gıda sorunu devam ediyor.

Mezrada ikamet eden Mehmet Ali Oyunlu, deprem anında dışarı çıkamadığını belirterek, “Evdekiler kendilerini kurtardı, ben içerde kaldım. Deprem durduktan sonra dışarı çıkabildim. Köyde kimseye bir şey olmadı ama tüm evler ağır hasarlı, yıkılmak üzereler” dedi.

Kendilerine verilen çadırın kullanışlı olmadığını ve ihtiyaçlarının karşılanmadığını ifade eden Oyunlu, “Yağmur yağdığında çadır damlıyor. Üstünü başka bir çadırla örttük. 12 kişi kaldığımız için sığmıyoruz. Tuvalet, banyo ihtiyaçlarımız ve küçük çocukların ihtiyaçları için mecburen hasarlı eve geçiyoruz. 3-4 tane büyük baş hayvanımız var, onlar da hasarlı ahırda kalıyor. AFAD’dan hayvanlar için çadır istedik ama vermediler. Bize şehre gidin diyorlar. Biz şehirde geçinemiyoruz, maaşımız yok, bir gelirimiz yok. Burada yine bahçemiz var, sebze ekiyoruz onunla idare edebiliyoruz. Şehirde ne yapabiliriz, buradan hiçbir yere gitmiyoruz” diye konuştu.

6 Eylül 1975 tarihinde meydana gelen Licê depremini de gördüğünü belirten Oyunlu, “93’te de köyümüzü yaktılar. Diyarbakır’a gitmek zorunda kaldık. Şehirde daha fazla yapamadık, köye geri döndük” diye konuştu.

‘Hayvanlarımızı bırakıp gidemeyiz’

Mezradan Hacı Raif Yakacı (69) da, dağıtılan çadırın ihtiyacı karşılamadığını dile getirerek, “Banyo, tuvalet ihtiyacı için konteynır istiyoruz. Köyümüz 18 haneli, tüm evler, cami her yer yıkılmış. Kaymakam bizi Licé’ye götürme teklifi yaptı. Orada spor salonu varmış, bizi oraya yerleştirecekmiş. Onun dışında şehre gitmemizi, orada kiraya girmemizi istedi ama biz kabul etmedik. Hayvanlarımız var, onları bırakıp gidemeyiz. Köyümüzü terk edip gitmemizi istiyorlar ama köyümüzü bırakmıyoruz” ifadelerinde bulundu.

Kaynak: MA

#Licêde #köyler #ağır #hasarlı #halk #göçe #zorlanıyor

Anadil Günü açıklamasına soruşturma

Dünya Anadil Günü’nde yapılan açıklama nedeniyle Birca Belek Dil ve Kültür Derneği Eşbaşkanı Cahit Akıl hakkında soruşturma başlatıldı

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla gerçekleştirilen açıklamada basın açıklaması metnini okuyan Birca Belek Dil ve Kültür Derneği Eşbaşkanı Cahit Akıl hakkında, “Halkı kin ve nefrete sürüklemek”ten soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Akıl, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi.

İnsanlık görevidir

Hakkında açılan soruşturmaya dair konuşan Akıl, Kürt diline yönelik saldırıda bulunalar hakkında herhangi bir işlem yapılmadığına dikkat çekerek, “Dile yönelik saldırılara basın açıklamasıyla dikkat çekmek istedik. O gün açıklamamızda Kürtçe eğitim talep ettik. Deprem bölgelerinde mahsur kalan vatandaşlarımız kendi dillerinde yardım isteyemedi. 21 Şubat’ta yaptığımız açıklamada bunun da yanlış olduğunu söyledik. Bunun binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu söyledik. Bunları konuşmak suç değil. Bu bir insanlık görevidir” dedi.

Kürtçeye saldırılara karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade eden Akıl, “Saldırılar ve engellemeler olsa da bizler çalışmalarımıza devam edeceğiz. Dilimiz eğitim dili olana kadar çalışmalarımız ve mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Anadil #Günü #açıklamasına #soruşturma

İnşaat Mühendisi Kapan: Bilimin öncelendiği yapılarda başarı yüzde yüz

Deprem bölgelerindeki yapıların yönetmeliğe uygun yapılmadığını söyleyen İnşaat Mühendisi Kapan, depreme dayanıklı yapıların inşaasında kullanılan teknolojileri sıralayarak ‘Bilimin öncelendiği yapı imalatlarında yüzde yüze yakın başarı yakalanabilir’ dedi

Mereş, Dîlok ve Hatay merkezli meydana gelen depremler 11 ili etkiledi. AFAD’ın 24 Şubat’ta yayınladığı verilere göre yaşamın yitirenlerin sayısı 43 bin 556 oldu. Depremde on binlerce yapı yıkılırken, ağır hasarlı yüzbinlerce yapı da yıkılmayı bekliyor.

Depremden sonra iktidar yaşanan yıkıma ‘kader planı’ derken uzmanlar depremi önleyen ve yıkıcı etkiyi engelleyen teknolojik ürünlere dikkati çekiyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Delal Akyüz‘e konuşan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şubesi üyesi Hüseyin Kapan, yapıların yıkılmasını önleyen sismik izolatör gibi gelişen teknolojiler hakkında bilgi verdi.

Teknoloji yıkımı önler

Kapan, yıkılan yapıların çoğunun deprem yönetmeliğine uygun olmadığını belirterek, depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesi için dikkat edilmesi gereken zemin etüt ve yapı malzemesinin yanı sıra teknolojik malzemelerinin de önemli olduğuna işaret etti. Sismik izolatör, kauçuk ve çelik plakların deprem önleme etkisine dikkati çeken Kapan, bu aletlerin zeminden yapıya depremin yıkıcı etkisini azalttığını söyledi.

Maliyeti çok yüksek değil

Kapan, sismik izolatörün çok eski bir yapı malzemesi olduğunu vurgulayarak, “Sismik izolatör Asya ülkelerinde çokça kullanılıyor. Türkiye’de bazı kamu kurumları ve bazı özel yapılarda kullanılmaya başlandı. Maliyet olarak kaba inşaatın yüzde 20’si kadar maliyeti var. Bu çok ciddi bir maliyet değil. Her gün yeni teknolojiler gelişiyor. Son dönemde gündeme çokça sismik izolatör gelse de, her yapıda kullanma şansı olamayabilir. Yapının durumuna göre uygun aracı tercih etmek en doğrusu” dedi.

Kullanılabilecek teknikler

Deprem etkisini azaltan sismik izolatör dışında da kullanılabilecek ürünlerin olduğunu ifade eden Kapan, “Gelişen teknoloji ile beraber amortisör sistemi dediğimiz yapı malzemesi var. Yapıya gelen yükü hafifleten bir yapı ürünüdür. Yapının ayakta kalmasını sağlıyor. Bunun yanında deprem esnasında darbe emici sarkaç sistemi var. Özellikle gökdelen yapılarda orta katlarda büyük bir küre sarkaç şeklinde konumlandırılıyor. Bu deprem sırasında aksi yönde hareket ederek yapının etkilenmemesini sağlıyor. Bir diğeri de diyafram sistemidir. Diyafram sistemi ürünü yapıya A şeklinde konumlandırılıyor. Deprem oluştuğunda depremin etkisini absorbe ediyor. Gelişen birçok teknoloji ürünü var. Bütün bunlar yapılara uygun şekilde kullanılabilir” diye belirtti.

Mühendislerin kontrolünde yapılamalı

“Yapılarda yıkıcı etkiyi azaltmak için karbon fiber sargılarla kolon, kiriş ya da beton perde kaplanarak yıkıcı etki engellenebilir” diyen Kapan, “Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin Hatay’da yaptığı bir yapı vardı. İkiz binalardan birine bu uygulama yapıldı. Uygulama yapılan bina ayakta kalırken ikizi olan diğer bina yıkıldı. Yine çelik lamalarla binalar güçlendirilebilir. Bu binada demir sayısı eksik kaldığında yapılabilir. Kolon ya da kirişleri sargılama yöntemi de etkili bir yöntem. Eski ve yeni betonun birbirine entegresi yapılabiliyor. Bu durumda koruyucu etki sağlayabiliyor. Yapılarda paslanmaya maruz kalan demirlerin tamir edilmesi için kullanılan bazı harçlar var bunlarla da yapı güçlendirilebilir. Ancak bütün bu çalışmalar mühendislerin kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü her yapının bulunduğu zemin ve yapısı farklıdır. Bilimin öncelendiği yapı imalatlarında yüzde yüze yakın başarı yakalanabilir” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#İnşaat #Mühendisi #Kapan #Bilimin #öncelendiği #yapılarda #başarı #yüzde #yüz

Cemevlerine saldırıp ‘cezai ehliyeti yoktur’ denmişti: ATK ‘cezai sorumluluğu tam’ dedi

ATK, Alevi kurumlarına saldıran Ahmet Ozan Karaca’nın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair rapor hazırladı. Rapor, iddianamede yer alan Ankara Şehir Hastanesi’nin ‘cezai ehliyeti yoktur’ raporunu boşa çıkardı

Ankara’da 20 Temmuz 2022 tarihinde Alevi kurumlarına saldıran Ahmet Ozan Karaca’nın akli dengesinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) geldi. Davanın görüldüğü Ankara 63’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde 30 Ocak 2022’de görülen ilk duruşmada talep edilen rapor, dava dosyasına eklendi. ATK tarafından hazırlanan ve oy birliğiyle karara bağlanan rapor, iddianamede yer alan Ankara Şehir Hastanesi’nin “cezai ehliyeti yoktur” raporunu boşa çıkardı.

İhtisas Kurulu Başkanı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Adli Tıp Uzmanı ile Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı iki doçent ve bir profesör doktor tarafından hazırlanan raporda, sanık Karaca’nın ATK muayenesinin 6 Şubat’ta yapıldığı ve akli dengesinin yerinde olduğu belirtildi. Raporun sonuç kısmında şunlar yer aldı: “Muayene sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından: cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre Ahmet Ozan Karaca’n 30/07/2022 tarihinde sanığı bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.”

Davanın yarın görülecek ikinci duruşması öncesi rapora dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulunan dava avukatlarından Ümran Hakverdi, “Ankara Şehir Hastanesi raporunda, sanığın tepkilerinin gayet normal olduğu, hiçbir anormal karşılamasının bulunmadığını söylüyor. Ancak sonuç kısmına geldiğinde; cezai ehliyeti yok şeklinde bağlıyor. Bu durumun kabulü mümkün değil. İçerik ile sonuç dahi uyuşmamasından sebep ATK’den rapor istemiştik. ATK raporuyla cezai ehliyetinin olduğu açıkça ortaya çıktı” dedi.

Ne olmuştu?

Muharrem Orucu’nun ilk günü olan 30 Temmuz 2022’de Alevi kurumlarına yönelik eş zamanlı 5 saldırı gerçekleşti. Ahmet Ozan Karaca isimli kişi, Şah-ı Merdan Cemevi’nde ibadet sırasında saldırıda bulundu; Türkmen Alevi Bektaşi Derneği’nde bir kadın yapılan bıçaklı saldırıda yaralandı. Ayrıca Tuzluçayır Demokratik Alevi Dernekleri, Ana Fatma Cemevi, Gökçebel Köy Derneği, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Batıkent Serçeşme Cemevi’ne yönelik de saldırılar gerçekleştirdi.

Ankara’da Ahmet Ozan Karaca’nın girdiği 4 ayrı cemevinde içeride oturanların üzerine sandalye fırlatıp, 2 kişiyi yaraladığı olaya ilişkin yürütülen soruşturmada Karaca’nın “akli dengesinin yerinde olmadığı” yönünde rapor verildi. Savcılık Karaca ve ona yardımcı oldukları belirtilen 2 şüphelinin 12 yıl 10’ar aya kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi. İddianamede, raporda belirtilen hususlara ilişkin takdirin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, sanık Karaca’nın, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme”, “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”, “İbadethanelere zarar verme” ve “basit yaralama” suçlarından 12 yıl 10 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Savcı, sanığın akıl hastası olduğuna mahkemenin de kanaat getirmesi halinde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını talep etti.

Davanın 30 Ocak 2022’de görülen ilk duruşmasında sanık Karaca’nın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verildi.

Haber: Enes Beyaz/MA

#Cemevlerine #saldırıp #cezai #ehliyeti #yoktur #denmişti #ATK #cezai #sorumluluğu #tam #dedi

Enkazdan sağ çıkarılan Suriyeli Hatice’den haber yok!

Enkazdan çıkarılarak hastaneye götürülen 15 yaşındaki depremzede mülteci Hatice El Husso’dan 21 gündür haber alınamıyor

Mereş merkezli depremlerden etkilenen Semsûr’da (Adıyaman) kaybolan yüzlerce çocuktan biri olan Suriyeli Hatice El Husso’dan hala haber alınamadı. 15 yaşındaki El Husso, annesi, babası ve iki kardeşiyle enkaz altında kaldı. Amcaları ve gönüllülerin yardımıyla 20 saat sonra enkazdan çıkarılan Hatice El Husso, ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı ve bir daha haber alınamadı.

Amca Muhammed Nur Husso, yeğeninin akıbeti hakkında bilgi edinmek için her gün Sağlık Bakanlığı 184 İletişim Merkezi’ni arıyor. Mezopotamya Ajansı (MA) Husso’nun Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmesini kayda aldı. Amca Nur Husso, 184 üzerinden ulaştığı bakanlık yetkililerine yeğenini soruyor. Telefondan Husso’nun TC kimlik numarasını, iletişim numarasını ve yaşadığı kentin bilgisini alan yetkili, başvuruyu güncellediğini söylüyor. Telefondaki yetkili, daha sonra da “Başvurunuzu güncelledik. Size geri dönüş sağlayacağız” diyerek telefonu kapatıyor.

Amca Husso, bu telefon görüşmesini her gün yaptığını ancak yetkiliden “başvurunuzu güncelledik” yanıtı dışında herhangi bir yanıt alamadığını söyledi. Yetkililere seslenen amca Husso, “Ya ölüsünü ya da dirisini verin. Her gün sanki depremin ilk saatini yaşıyoruz. Artık buna son verilsin” çağrısında bulundu.

Kaynak: MA

#Enkazdan #sağ #çıkarılan #Suriyeli #Haticeden #haber #yok