Ana Sayfa Blog Sayfa 924

Erdoğan: Doğru tekniklerde inşa edilenler yıkılmadı, gördük

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlam zeminlere doğru tekniklerle inşa edilen yapıların yıkılmadığını bu depremlerde gördük” dedi

Depremin 15’inci gününde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte Hatay’a giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Hatay Afet Koordinasyon Merkezi’nde açıklama yaptı. Sağlam zeminlere doğru tekniklerle inşa edilen yapıların yıkılmadığını itiraf eden Erdoğan, “Tamamen yıkılmış 21 bine yakın binadaki 71 binin üzerinde bağımsız birimin enkazı kaldırıldı. Yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı 118 bin binadaki 412 bin bağımsız birim tahliye edildi” dedi.

114 binden fazla kişi enkazlardan çıkarıldı

Enkaz altından kurtarılan kişi sayısının 114 bin 834’ü bulduğunu belirten Erdoğan, üzerinden 14 gün geçen depremler için “arama kurtarma çalışmalarının sonuna gelmek üzereyiz” diyerek, 41 bin 156 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti. 1 milyon 684 bin depremzedenin barınma ihtiyacını giderdiklerini savunan Erdoğan, kalıcı konutlar için TOKİ’nin hazırlık yaptığını ifade ederek, “Konutlarımızın hiçbiri zemin +3 ya da 4 katı geçmeyecek. Konutlar kendi özgün mimarisine göre yapılacak. Güçlendirme diye bir mantıkla inşa ve ihya çalışmaları yapmayacağız. Hepsi sıfırdan zemin +3 şeklinde yapılacak. Üniversitelerimizden hocalarımızla, deprem uzmanlarıyla istişare ediyoruz. Yerleşim yerlerimizi ovalardan dağlara kaydırarak zemindeki sıvılaşmadan uzak tutmak istiyoruz. Her adımımızı ortak akla göre yapıyoruz” diye belirtti.

Mart’ta inşaat başlayacak

Erdoğan, Mart ayında Hatay’da 40 bin 426, Mereş’te 45 bin 67, Semsûr’da 25 bin 882, Dîlok’ta 18 bin 544, Meletî’de 44 bin 770, Osmaniye’de 9 bin 550, Amed’te 6 bin, Riha’da 3 bin, Xarpêt’te 3 bin 750, Adana’da 2 bin 500, Kilis’te  250 konutun inşasına başlayacağını belirterek, “Yeni bir Antakya, İskenderun, Arsuz inşa edeceğiz. Buraları sıfırdan yapacağız. Kentsel dönüşüm, kimi ideolojik saplantılarla kimi basit çıkar kaygılarıyla yürütülen engelleme çabalarının artık son bulmasını bekliyoruz” dedi.

#Erdoğan #Doğru #tekniklerde #inşa #edilenler #yıkılmadı #gördük

Galeria İş Merkezi’nde 14 hayvan mahsur durumda

Amed’te yarısı yıkılan Diyar Galeria İş Merkezi’nde ayakta kalan bloklarda mahsur kalan 14 hayvan günlerdir aç, susuz kurtarılmayı bekliyor

Amed’in Yenişehir İlçesi Elazığ Caddesi üzerinde 4 bloklu Diyar Galeria İş Merkezi’nin yıkılmayan iki bloğunda mahsur kalan 12 kedi, 1 köpek ve 1 kuş depremin üzerinden 15 geçmesine rağmen kurtarılmayı bekliyor.

Galeria İş Merkezi’nin ayakta kalan A Bloğunda mahsur kalan kedisinin kurtarılması için mücadele veren Erol Yaman, “İlk günden şimdiye kadar her türlü girişimimiz oldu. Bize sadece binaya girilemeyeceğini, önce insanları kurtaracaklarını söylediler. Bizi oyalıyorlar. Bu hayvanları binaya hasar vermeyecek bir şekilde kurtaralım dedik. Bize müsaade etmediler. Hala da hayvanlarımızın akıbetinden haberimiz yok. Sürekli idari engellemelerle karşılaşıyoruz” dedi.

İzin verilmedi

Girişimde bulundukları tüm kurumların kendilerini oyaladıklarını ve umursamadıklarını belirten Hayvan Hakları Savunucusu Nilay Yılmaz da “Biz vinç kiralayıp hayvanları kurtaralım dedik. Emniyet ‘izin yok’ diye engelledi. Az önce Valinin özel kalemiyle görüştüm. AFAD’a tekrar bildirdiklerini söylediler. AFAD’ı arıyoruz, ‘merdivenimiz yok’ diyorlar. Önümüzdeki engel bir izin. Eğer valilik bize özel izin verirse, hayvanları pencereye yanaşarak kurtarabiliriz” diye belirtti.

Mahsur kalan hayvanların açlık ve susuzlukla yaşam mücadelesi verdiğini dile getiren Amed Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Leyla Naz Eren ise, “İlk başta bize ‘Enkaz kaldırıldıktan sonra hayvanların tahliyesine izin verilecek’ dediler. Ardından görüşmeler sonucu AFAD İl Müdürü İlhami Çakmak tarafından  ‘Hayvanların tahliyesine izin vermeyeceğiz. Çok riskli buluyoruz. Hiçbir insanın hayatını tehlikeye atamayız. Binaya en küçük darbe yıkılmasına sebep olabilir’ bilgisi verildi.

AFAD’ın birimi yok

Enkaz altındaki ya da hasarlı binalardaki hayvanların kurtarılmasına yönelik çalışmaların yürütülmemesine tepki gösteren Eren, sözlerini şöyle tamamladı: “Sıkıntılardan biri de AFAD’ın hayvan kurtarma birimi oluşturulmamış. Deprem ülkesinde yaşıyoruz, sık sık depremler oluyor ama buna rağmen hala AFAD’ta hayvan için bir birim kurulmuş değil. Ayrıca bir birimin olması gerekiyordu. Yaşam hakkının hayvanlar için yok sayılması, böyle bir felakette bile bazı yaşamların, insanlar nezdinde daha değersiz olması bizleri çok üzdü.”

#Galeria #İş #Merkezinde #hayvan #mahsur #durumda

Uzaktan eğitime karşı çıkan öğrenciler gözaltına alındı

Kadıköy’de YÖK’ün uzaktan eğitim kararını protesto etmek isteyen öğrencileri polis gözaltına aldı

YÖK’ün deprem sonrası uzaktan eğitim kararı almasına karşı protestolar sürüyor. İstanbul Kadıköy’de üniversite öğrencilerinin “Uzaktan eğitim istemiyoruz” talebiyle düzenlediği eylem “insani değerlere dokunacak” gerekçesiyle yasaklanmak istendi. Eylem yapan öğrenciler polis şiddetiyle karşılaştı. Kadıköy Halkevi’nin açıklamasında, “Üniversite öğrencileri Hanifi Zengin’in yönettiği polis grubunun şiddetli saldırısıyla göz altına alındı!” denildi.

HABER MEREKZİ

#Uzaktan #eğitime #karşı #çıkan #öğrenciler #gözaltına #alındı

Ruhsatı tartışılan rezidansın enkazı kaldırıldı

Meletî’de depremde yerle bir olan ve kamuoyunda ruhsatı tartışılan Trend Garden Rezidans’ın enkazı kaldırıldı

Depremde Meletî’nin merkez ve köylerinde 2 bin 528 bina yıkılırken, kent genelinde bin 500’e yakın kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Henüz kimlik tespiti yapılamayan cenazelerin olduğu kentte, enkaz altında insan kalmadığı açıklaması yapılırken, her enkazın başında asker ve polis bekliyor.

MA’dan Ahmet Kanbal’ın aktardığına göre 2001 yılında yapılan, ruhsatı ancak 2021 yılında alıp dış cephesi kaplandıktan sonra açılan, depremde yıkılan ve 60’a yakın insanın hayatını kaybettiği Trend Garden Rezidans, kentte çok tartışılan konu. Rezidans, usulsüzlükler ve rüşvet söylemlerini ispatlarcasına kentte ilk kaldırılan enkaz. Çevresindeki binalar zemin haricinde 4 veya 5 katlı olmasına rağmen söz konusu rezidansın eski fotoğraflarından zemin haricinde 7 katlı olduğu görülüyor. Mehmet isimli kent sakinlerinden biri, “Buranın ruhsatı 4-5 defa değişti. Çok karşı çıktılar ama bir şekilde ruhsat almayı başardı. 2018’de yapıldı. Etrafındaki eski binalar ayakta olmasına rağmen bu bina ilk depremde yıkıldı” dedi.

#Ruhsatı #tartışılan #rezidansın #enkazı #kaldırıldı

BM: Deprem bölgesinde 265 bin hamile kadın var

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, deprem bölgelerinde 265 bin hamile kadının olduğunu açıklayarak, sağlık hizmetine erişimdeki sorunlara dikkati çekti

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlere ilişkin “Türkiye Depremi Durum Raporu”nun ikincisini yayınladı. UNFPA’nın raporuna göre, 11 ili etkileyen depremden 1,7 milyon mülteci dahil 15,8 milyon kişi etkilendi. Rapora göre afet bölgesinde tahminen 226 bin hamile kadın var ve bunlardan 25 bininin gelecek ay doğum yapması bekleniyor.

Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı: “Etkilenen bölgelerde karşılanmayan hijyen ihtiyaçları nedeniyle önemli bir salgın tehlikesi var. Barınma, ısınma, temizlik, gıda, gıda haricindeki malzemeler (hijyen ve özbakım kitleri dahil) ve sağlık hizmetleri kısa vadede öncelikli ihtiyaçlar. Kadın doğum hastaneleri ve çok sayıda birinci basamak sağlık kuruluşları da dahil olmak üzere 11 ilde 15 hastane hasarlı. Kriz durumlarında, kadınlar ve kız çocukları ve diğer kırılgan gruplar artan Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet (TCDŞ) riskiyle karşı karşıya kalırlar. Deprem bölgesinde çok sayıda kadın ve çocuk, travmatize oldu ve psikososyal desteğe ihtiyaç duyuyor.”

UNFPA, ortaklarının desteğiyle ve kamu kurumları ile koordinasyon içinde ulaşılması zor alanlarda hayatta kalanlara psikososyal destek de dahil olmak üzere CSÜS ve TCDŞ önleme hizmetleri sağlamak üzere Adana, Hatay, Riha, Amed ve Semsûr’da 7 mobil ekip görevlendirdi. Mobil ekipler hijyen ve anne-bebek kitleri de dağıtıyor.

DIŞ HABERLER

#Deprem #bölgesinde #bin #hamile #kadın #var

Hatimoğulları’ndan çağrı: Topraklarınızı satmayın terk etmeyin

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, memleketi Hatay’da depremin ilk gününden beri tanıklıklarını aktardı ve kent sakinlerine ‘depremzedelerin iktidarın düşmanlığını not aldığını belirterek, ‘Topraklarınızı satmayan, terk etmeyin’ çağrısı yaptı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, ilk günden itibaren gittiği deprem bölgesinde yaşananlara dair Meclis’te basın açıklaması düzenledi.

İlk günden bu yana Hatay’da felakete dair tanıklıklarını anlatan Hatimoğulları, ‘dayanıksız binalar ve denetimsizliğin’ ölüme yol açtığını söyledi. Depremle devletin beceriksizliğinin ve AFAD’ın ‘içinin ne kadar boş olduğunun’ ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, “Kızılay, AFAD gibi liyakatsiz, beceriksiz, teçhizatsız, yakınlarını ve yandaşlarını atayarak, bu kurumların içini boşaltan bu saray iktidarı, depremde kayıplarımızın bu kadar büyük olmasının temel nedeni. Bilerek ve isteyerek bir cinayete göz yumuldu, bilerek ve isteyerek bir seferberlik ilan edilmedi. Bilerek ve isteyerek gönderilen yardımlar engellendi, sınırda askerler tarafından bekletildi. Ülkenin başına gelen en büyük felaket, gerçekten saray rejiminin, tek adam rejiminin ta kendisidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yetkililerin derhal istifa etmesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, “Çünkü sadece sınıfta kalmadılar, bu cinayetin aynı zamanda ortağı konumundalar” vurgusu yaptı.

Yerelin merkezi çaresizlik içinde beklediğinin tanığıyım

Sözlerinin devamında izlenimlerini paylaşmak istediğini belirten Hatimoğulları’nın konuşmasından satır başları şöyle:

Deprem olduğu ilk anda ailem tarafından haberdar edildim. Ailem Samandağ’da yaşıyor. Benim de yaşadığım mahalle yerle bir oldu. Hızla yola çıktık. 100 kilometreyi 4-5 saatte gidebildik. Bunu kabul ediyorum yollar kötüydü, zincirleme kazalar vardı. Bunu neden söylüyorum. Birazdan neden söylediğime geleceğim. Biz Hatay’a gittiğimizde, kent karanlığa teslim edilmişti. Her yer zifiri karanlıktı, biz yollardan dolayı gecikmeli gidebildik. Ortadan yarılmış olan yollara halk müdahale etmiş. Samandağ’a yetişir yetişmez yetkililere ulaştım. Orada enkaz altında kalan kolluk da vardı, polis de asker de yaşamını yitirdi.

Akşam karanlık çökene kadar bir polis ve jandarma yoktu sokakta. En azından trafiği düzenlemek üzere. Bu tam terk edilmişliğin vesikasıdır. Orada yerel yetkililerle yaptığım görüşmeler sonucunda yerel yetkililerin de merkezi hükümeti çaresizlik içinde beklediğinin canlı tanığıyım. Lütfen Meclis’te bir şeyler yapın, hükümet devreye girsin sözlerini oradaki birçok insandan duydum. Ertesi gün yine bir jandarma ve polis dahi yoktu.

Devlet adeta buharlaşmıştı

Ben Ankara’dan Hatay’a giderken radyoda dinledim, Milli Savunma Bakanı dedi ki ‘Biz bütün askerlerimizle birlikte arama kurtarma çalışmaları, yardım ulaştırma dahil alanda, sahadayız.’ İlk gün yapılan açıklamada duyduklarımız. Ama bunun böyle olmadığını sahada canlı tanıklarıyız. Bugün Milli Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, ‘ilk günden saat 10.00’dan itibaren depremden etkilenen Hatay’daki 8’inci Komando Tugayı’nın arama kurtarma çalışmaları başladı.’ Külliyen yalan, öyle bir çalışma başlatılmadı. Bakın bahsedilen tugay Serinyolu’ndadır, Serinyol ile Antakya merkez arası, sadece 22 kilometre var. Aynı tugay ile aynı depremden etkilenen Samandağ arasında sadece 47 kilometre var ve yol şartları ulaşım için son derece elverişliydi. Devlet bu depremde yoktu, devlet adeta buharlaşmıştı ve bizler ölüme terk edildik. Bilerek ve isteyerek ölüme terk edildik.

Seferberlik ilan edilmedi

Kitleler size inanmayacak. Çünkü kitleler oradaki tugayın kaç kilometre öteden ve ne kadar çabuk bir hızla gelebileceğini iyi biliyor. Bilmeyenlere de biz anlatacağız. Buradaki ihmale daha farklı ihmallerin de eklendiğini söylemeliyiz. Bir kere AFAD seferber edilmeli, seferberlik ilan edilmedi. Burada olması gereken seferberlik bir yandan kamusal alanların seferberliği, öte yandan toplumun topyekûn bir seferberliğine ihtiyaç vardı.

İlk AFAD ekibini biz karşıladık

Birinci günün gecesinde saat 3 sularında bir AFAD ekibi mahalleye geldi. İlk AFAD ekibini biz karşıladık ve birlikte olduğumuz arkadaşlarla arama kurtarma çalışmalarına fiilen katıldık. Kepçe yoktu 40 dakikayı aşkın bir kadını kurtarmak için bizzat kepçe bulma işini ben üstlendim. Bunu büyük bir onur ve mutlulukla söylüyorum. Bir kadını kurtarmayı başarabildik. Oraya kepçeler seferber edilseydi, yakın illerden o kepçeler gelebilirdi. AFAD’ın elinde ilk ekipte birkaç makas, birkaç kazma vardı, küreği de bizden istediler o saatte kürek bulduk.

AFAD eli boş gelmişti

Daha sonra başka bir ekibin intikal ettiğini duyduk onlara da yardım ettik. 15 kişilik AFAD ekibinin üstünde sadece AFAD önlüğü vardı, temsilciniz kim diye sordum bir kişi benimle muhatap oldu kendimi tanıttım ve konuştum. İçeride feryat figan bizi kurtarın diyen bir anne baba, dışarıda da ağlayan bir genç çocuğun haykırışları karşısında AFAD’tan bir kadının hüngür hüngür ağladığına tanık oldum. Biz elbette kurumların yapısını eleştiriyoruz ama orada gönüllü olarak bulunan bütün yurttaşlara, destek için gelen şahıslara minnettarız. Ama AFAD ekibi eli boş gelmişti asla onlara teşekkür etmeyeceğiz ve AFAD yönetimi derhal istifa etmelidir.

Kamyonlar şehir girişinde bekletildi

Onlara ne demişler biliyor musunuz yurtdışından gelen ekiplerin mühimmatlarını kullanacaksınız. Sesi gelen insanlara yardım eli uzatamadığını gördük AFAD’ın. İkinci gün Armutlu’daki arama kurtarma çalışmalarına tanıklık ettik. Oradaydık Eş Genel Başkanımız Mithat Sancar o gün geldi ve biz heyet şeklinde de neler yapabileceğimizi bakmaya çalışırken uzun uzun görüşmelerimiz de oldu. Orada arama kurtarma çalışmalarına gelen belediye ekiplerinin İstanbul havalimanında 6 saat bekletildiğini öğrendik. İçişleri Bakanı diyor ya hava koşulları kötü. Bütün o hava ve yol koşullarını aşarak yetişmiş
içinde araç ve gereçlerin olduğu kamyonlar, Hatay il sınırında bekletilmiş, şimdi size ihtiyaç yok burada bekleyin demişler. Ekipler gelmiş ama mühimmat gelmemiş, ekipler yeterince verimli çalışamıyorlar. Hala çıkıp utanmadan sıkılmadan ihmal yok biz halkın yanındaydık deme cüretini gösteriyorlar. Cesaretiniz varsa İçişleri Bakanı da Milli Savunma Bakanı da Cumhurbaşkanı da gitsin bunu deprem bölgesinde insanlara söylesin.

Bin yıllık tarih enkaz altında kaldı

İmar affına gelmek istiyorum imar affına hayır diyen tek partiydik. İmar affı da cinayete atılmış imzadır. Bu asla kabul edilebilir bir şey değildir. Kentlerimiz çok büyük yıkım yaşadı. Antakya’nın bunu ilçe olarak söylemiyorum tarihsel ismiyle ifade ediyorum. Antakya bütün o ilçelerin tarihsel olarak ortak ismidir. Antakya’nın sadece binası insanı değil bin yıllık tarihi dokusu da enkazda kaldı. İnsanların yaşadığı en büyük acılardan biri çok sayıda yakınını kaybetmesi, enkaz altında bulunan insanların açıklanan sayının bir kaç katı olmasıdır.

Yıkım büyük, dayanışma devam etmeli

Burada toplumsal dayanışma gerçekten büyük bir umut oldu, burada da toplumsal dayanışma ağlarına emek veren herkese, yurt içinden, yurt dışından katkı veren, gerçekten depremzedelerin yaşama tutunmaları için bir dal olmayı başarabilen bütün dayanışma ağlarına, katkı sunan herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bölgede çok büyük bir yıkım var. O bölgede hayatta kalan insanların yaşamlarını idame ettirebilmesi için daha uzunca bir süreye ihtiyacımız var. O yüzden bu toplumsal dayanışma ağları, sistematik bir şekilde bir süre daha devam etmelidir. Hala deprem bölgesinde en fazla talep edilen çadır, kuru gıda ve temizlik, hijyen malzemeleri. Bunlar hala ihtiyaç olarak kendini koruyor. Lütfen desteklerinizi, dayanışmalarınızı eksik etmeyin.

Ölüme terk eden iktidar dayanışmayı engelliyor

Beceriksizliği ile, izleyici kalarak, hiç bir kurumunu seferber etmeyerek, bilerek ve isteyerek insanları ölüme terk eden bu iktidar, şimdi bu dayanışma ağlarına müdahale etmeye çalışıyor. Pazarcık’ta oldukça sistematik çalışan ve çok kişinin yarasını sarmaya çalışan cemevinin yardım mekanizmasına el koydular. Ya siz gelmediniz, bu insanlar bizlerin yaralarını sardı. Üstüne üstün onları mı cezalandıracaksınız. Bu mu sizin adaletiniz? Bu dayanışma ağına müdahale etmek, başta işlediğiniz cinayetin benzerini işlemeye devam etmek anlamını taşır ve bizler buna asla müsaade etmeyeceğiz.

İnsanların bir mezar taşı olsun

Orada yıkılan binalarda önce enkaz altında kalan canları, mümkünse vücut bütünlüğü bozulmadan çıkarılması zaten birinci ve en acil görevlerimiz arasındadır. Bu çağrıyı bir kez daha yineliyoruz. Şuanda kaba bir şekilde enkaz kaldırma çalışmaları başlamış ve insanların vücut bütünlüğü olmadan, belki de bazı insanların dikili bir mezar taşı bile olmayacak. Şuan dışarıda yakınlarının enkaz altından çıkarılmasını bekleyen duygu tam olarak şudur, bari bir mezar taşı olsun.

Şimdiden 5’li çeteye peşkeş çekmeye çalışıyorlar

Bunun yanı sıra enkaz kaldırıldıktan sonra kenti yeniden inşa etmeye gelecektir sıra. Kenti yeniden inşa ederken, bu iktidar 5’li çetesine şimdiden peşkeş çekmeye çalıştığının farkındayız oradaki toprakları. Sakın ve sakın orada insanları ölüme terk ederek, bölgeyi insansızlaştırarak, bir demografik yapı değişimine ya da oradaki tarihi kentin dokusunu daha da bozmaya ki deprem zaten yeterince bozdu, ortadan kaldırmaya çalışan bir plan ve proje, bir ticaret alanı gibi göreceğiniz plan ve projeden uzak durun. Buna asla müsaade etmeyeceğiz.

Topraklarımızı terk etmiyoruz

Bizler topraklarımızı seviyoruz. Bizler yeniden döneceğiz, o topraklarda hayatlarımızı kuracağız, yeniden inşa edeceğiz. İşte oradaki yurttaşın gerçek hissiyatı, duygusu, fikri ve düşüncesi budur. Bütün bölgelerden göç eden yurttaşlarımıza bir kez daha sesleniyoruz. Lütfen topraklarınızı satmayın, topraklarınızı terk etmeyin. Topraklarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız, kentimize, yaşam alanlarımıza yeniden sahip çıkacağız.

Antakya biraz önce söyledim. Antakya binlerce yıla dayalı, köklü, kadim bir yaşam alanı. Çok tanrılı dinlere de ev sahipliği yaptığı gibi 3 büyük semavi dine de beşiklik etmiş bir memlekettir. Tarih boyunca defalarca yıkılmış ve tekrar tekrar tarih boyunca küllerinden yeniden kendini yaratmıştır. Yaşadığımız bu büyük depremde çok canımızı kaybettik, evlerimiz yıkıldı. Aynı zamanda antik tarihimizde de yıkım yaşandı. 21’inci yüzyılda bilimin ve teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda, kentimiz büyük bir göçük altında kaldı. Kentimizi asla terk etmeyeceğiz, bizden önce terk etmeyenler, o kenti yeniden küllerinden yaratanlar gibi kentimizi terk etmeyeceğiz.

Kiliselerimizin çanları, minarelerimizin ezanları, hazanlarımızın ilahileri ve Hazreti Hızır Türbesi’nden yükselen ‘Ya Ali ya Emirü’l Mü’minin’ duaları birbirine karışmaya devam edecek.

ANKARA

#Hatimoğullarından #çağrı #Topraklarınızı #satmayın #terk #etmeyin

Depremzedeler için tutuklulardan dayanışma kolileri

Depremzedeler için yardım kolileri hazırlayan Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklular yardımlarını HDP Ankara Kriz Koordinasyon Merkezi’ne gönderdi

Türkiye ve Kurdistan’da 6 Şubat’ta yaşanan ve binlerce insanın ölümüne yol açan depremin ardından dayanışma kampanyaları devam ediyor. Milyonlarca insanın evsiz kaldığı, binlerce insanın hayatını kaybettiği depremde hayatta kalan depremzedeler için bir dayanışmada Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklulardan geldi.

Koli gönderdiler

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklular cezaevi koşullarında depremzedeler ile dayanışma göstermek amacıyla yardım kolileri gönderdi. Hijyen, gıda ürünleri, bebekler için ihtiyaç malzemelerinin yer aldığı koli bölgeye gönderilmek üzere Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Kriz Koordinasyon Merkezi’ne ulaştırıldı.

ANKARA

#Depremzedeler #için #tutuklulardan #dayanışma #kolileri

Aleviler, Adıyaman’da çadır kentte çocuklar için ‘Oyun Okulu’ kurdu

PİRHA  – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz adına kurulan çadır kent içerisinde Oyun Okulu açıldı. Oyun Okulu projesine ilişkin bilgi veren PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Geldiğimizden bu yana hüzün ve acı vardı. Aynı üzüntü çocuklarda da vardı, bunu değiştirmek adına bir oyun ve eğitim alanı tarzında bir alan kurmak istedik” dedi. 

6 Şubat’ta yaşanan depremde Adıyaman’da enkaz altında kalarak Hakk’a yürüyen PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz adına Çadır Kent Kuruldu. Dernek yöneticileri ve bölge halkının yardımları ile hayata geçirilen çadır kentte çocuklar için de özel bir alan oluşturuldu.

Zülfikar Yılmaz Çadır Kent Oyun Okulu isminin verildiği alanda, depremzede çocuklar için çok sayıda eğitim amaçlı materyalin yanı sıra oyuncaklara da yer verildi.Oyun Okulu’nun ilk gününde çocuklarla birlikte resim ve okuma etkinliği yapıldı. Çok sayıda çocuğun katıldığı etkinliğe Yeşim Kılıç eğitmen olarak öncülük etti. Geniş bir çadır içerisinde bir araya gelen çocuklar, eğlenceli vakitler geçirdi.

“ÇOCUKLAR UMUTTUR, GELECEKTİR”

Oyun Okulu projesine ilişkin bilgi veren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Bugün belki de ilk defa yüzümüz gülmeye başladı” diyerek duygularını paylaştı.

Ateş, çocukların her koşulda önemsenmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Geldiğimizden bu yana hüzün ve acı vardı. Biz bunun farkındaydık ve buradaki çocuklar da aynı yıkımı yaşıyordu. Aynı üzüntü çocuklarda da vardı, bunu değiştirmek adına bir oyun alanı, eğitim alanı tarzında bir alan kurmak istedik. Çocukların yüzü güldükçe diğer insanlar da mutlu oldu. Unutulmamalı ki bütün dünyada çocuklar umuttur, gelecektir. Dolayısıyla biz de kendi çocuklarımızın yüzünü güldürerek geleceğimizi aydınlık bir şekilde kurmalarını onlardan bekliyoruz.”

PİRHA/ADIYAMAN

AFAD: Ölü sayısı 41 bin 156 kişiye çıktı

AFAD, Mereş merkezli depremde ölü sayısının 41 bin 156 kişiye ulaştığını açıkladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), 6 Şubat’ta yaşanan ve binlerce insanın ölümüne yol açan depreme dair güncel verileri paylaştı. Buna göre AFAD, depremde öl sayısının 41 bin 156 kişi olduğunu açıkladı.
AFAD Başkanı Yunus Sezer yaptığı açıklamada, “Maalesef 41 bin 156 insanımız hayatını kaybetti. Arama kurtarma çalışmalarına 35 bin 250 personelimiz destek verdi. 19 bin arama kurtarma personeli aktif olarak devam ediyor. Bölgede 250 binin üzerinde personelle çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

6 bin 414 artçı deprem yaşandı

Tahliye merkezlerine başvurarak tahliye olanların sayısının 392 bin 287 olduğunu belirten Sezer, 1 milyona yakın binada hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtti. 6 bin 414 artçı sarsıntı yaşandığını belirten ve çalışmalarına dair bilgi veren Sezer, “Amacımız şu an için 100 binin üzerinde konteyner kurmak” dedi.

HABER MERKEZİ

#AFAD #Ölü #sayısı #bin #kişiye #çıktı

Savaştan kaçıp geldiği Semsûr’da depremde 4 çocuğunu kaybetti

Suriye’deki savaşan kaçarak Semsûr’a gelen Fadiyel Mustafa, depremde 4 çocuğunu kaybetti

Depremin yerle bir ettiği Semsûr’da ( Adıyaman) enkazlar hala yerde iken, ölü sayısı her geçen gün artıyor. Yaşayanlar ise acılarıyla baş başa. Onlardan biri de Suriye’deki savaştan kaçıp Semsûr merkeze bağlı Balyan köyüne gelen Fadiyel Mustafa.

103 kişinin hayatını kaybettiği köyde Mustafa da depremde 4 çocuğunu kaybetti. Mustafa,  3 gün boyunca yardım beklediklerini, 13’üncü günde de çadır alabildikleri ifade etti.

4 çocuğunu kaybetti

JINNEWS’ten Medya Üren’ün haberin göre, Mustafa Halep’ten savaştan dolayı göç etmek zorunda kalırken, gedikten 6 ay sonra evlendirilir ve Mersin’e yerleşir.  Bir yıl önce de yaşanan ekonomik krizden kaynaklı Balyan köyüne gelen Mustafa,  depremde Ayşe, Mehmet, Yusuf ve Emir Küçükboğa isimli 4 çocuğunu kaybetti.

Savaş, yoksulluk, ölüm…

Anadili Arapça olduğu için duygularını öğrendiği sınırlı Türkçe ile anlatmaya çalışan ve depremden eşi ile birlikte kurtulan Mustafa, tek bir çocuğunu dahi kurtaramadığını ifade ederek, “Yalnızdım bir kez daha yalnız kaldım” dedi. Mustafa yaşadıklarını şu şekilde anlattı: “Çocuklarımı kurtaramadım. En büyük çocuğum 5, en küçüğü ise daha 1 yaşındaydı. Yardım istedim ama kimse gelmedi. Kimse yardım etmedi. 3 gün boyunca enkazın üzerinde yattım. Hava soğuktu. Yağmur yağıyordu ve çocuklarımı yağmur altında bırakamıyordum. Ellerimle onların üzerindeki taşları kaldırmaya çalıştım ama olmadı.  Elimden bir şey gelmedi.  Savaştan kaçtım, kimsem yoktu şimdi burada her şeyimi kaybettim.”

Yardım gelseydi ölmezlerdi

Çocuklarını enkazın çıkardıktan sonra arabada yattığını söyleyen Mustafa, 13’üncü günde ancak çadır alabildiğini dile getirerek, “Eğer yardım erken gelseydi belki ölmezlerdi. Çocuklarımın giysilerini çıkardılar ama onları bana çıkarmadılar. Köye her şey geç geldi. Birçok komşum öldü. Biliyorum ki hepsi şehit. Hepsi günahsızdı” diye belirtti.

SEMSÛR

#Savaştan #kaçıp #geldiği #Semsûrda #depremde #çocuğunu #kaybetti