Ana Sayfa Blog Sayfa 947

HDP işkence görüntüleri ile ilgili suç duyurusunda bulundu

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, deprem bölgesinde yaşanan işkence ve şiddet görüntüleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Riha Barosu da ırkçı paylaşımları nedeniyle Özdağ hakkında suç duyurusunda bulundu

Mereş merkezli depremlerin ardından iktidar, yağmacılık iddiaları ile OHAL ilan etti. İktidarın söylemleri sanal medyada ‘yağmacı’ etiketiyle paylaşılan linç ve işkence görüntülerinin paylaşılması ile sonuçlandı. İşkenceye maruz kalan kişilerin ise gönüllü ve depremzede olduğu sanal medya aracılığı ile ortaya çıktı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, linç saldırıları ve işkence görüntülerine ilişkin İçişleri Bakanı, vali, vali yardımcıları, emniyet müdürleri ve işkence ve linç fiilini işleyen kişiler ve kamu görevlileri hakkında “işkence suçu”, “eziyet suçu”, “görevi kötüye kullanma”, “kasten yaralama”, “kasten öldürmenin ihmali davranışıyla işlenmesi”, “hakaret”, “kişi hürriyetinde yoksun bırakma” suçlarından suç duyurusunda bulundu.

‘Kamu davası açılsın’

Suç duyurusunda ulusal ve uluslararası mevzuata işaret edilen açıklamada, “Sosyal medya hesapları üzerinden yayılan görüntülerde, kolluk görevlisi olduğu tahmin edilen kişilerin ve kimi sivillerin “hırsızlık ya da yağma vb.” suçlar işlediğini iddia ettikleri kişilere işkence yaptıkları görülmektedir. Bu paylaşımların yapıldığı aynı sosyal medya hesapları üzerinden ayrıca başka kişiler tarafından suç oluşturan bu insanlık suçunun övüldüğü hatta takdir edildiğini ve bu suçlara azmettirildiğini görmekteyiz. Ekte sunulan görüntülerde yer alan suçlar ve devam eden ve tespit edilecek benzer suçlar açısından suçları işleyen kamu görevlilerinin ve kişilerin ayrı ayrı tespit edilerek haklarında ivedilikle soruşturma açılmasını, isnat konusu suçlarda gerek beyanları gerek suçlara karşı eylemsizlikleri ile suçu azmettiren ve her türlü eylem ve söylemi ile iştirak etmiş olan kamu görevlileri ve yetkililer hakkında soruşturma başlatılmasını, delil tespiti ile ifade alma işlemlerinin hızlıca yapılmasını, şüpheliler hakkında etkili soruşturma yürütülmesini, haklarında kamu davası açılması talebiyle iddianame hazırlanmasını talep ederiz” ifadelerine yer verildi.

Özdağ hakkında da suç duyurusu

Öte yandan Riha (Urfa) Barosu Göç ve İltica Merkezi de sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda depremin yaşandığı bölgelerde, “Suriyeliler enkaz alanlarında yağmacılık yapıyor” diyerek göç etmek zorunda kalan insanları hedef gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

HABER MERKEZİ

#HDP #işkence #görüntüleri #ile #ilgili #suç #duyurusunda #bulundu

HDP Engelliler Komisyonu’ndan engelli bireylere yönelik öneriler

HDP Engelliler Komisyonu Eşsözcüleri Hatice Betül Çelebi ve Musa Piroğlu, deprem bölgesinde engelli bireylere yönelik önerileri sıraladı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Engelliler Komisyonu Eşsözcüleri Hatice Betül Çelebi ve Musa Piroğlu, Mereş merkezli depremlerde meydana gelen yıkımın ardından engellilerin sorunlarına ilişkin basın açıklaması yayınladı.

Sekiz günlük alan çalışmasının sonucunda pek çok ilde yaşanan organizasyonluk halinin bölgede engellilere yönelik önceden hazırlanan bir afet planının olmadığına dikkat çekilen açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Engelli Hakklarına İlişkin Sözleşmenin 11’inci maddesinde yer alan “Doğal afet ve acil durumlarda engelli kişilerin korunmalarının sağlanması için harekete geçilmesi gerekmektedir” ibaresi hatırlatıldı.

Açıklamada, bu süreçte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için önerilere yer verildi.

Bu kapsamda yapılan öneriler şöyle ifade edildi:

“Engelli yurttaşların ivedilikle tespitinin yapılması, yaşadıkları konutlardaki hasar durumunun belirlenmesi, barınma imkanı kalmayan engelli yurttaşların, engellilik durumları ve öznel koşulları gözetilerek, ya bulundukları yerleşim yerlerinde ya da talepleri dahilinde uygun koşulların sağlanacağı başka illerde aileleriyle birlikte konaklama imkanları oluşturulmalıdır.

Depremzedeler için oluşturulacak geçici yerleşim birimlerinde, çadır/konteyner kentlerde engelli ve yaşlı nüfusun ihtiyaçları gözetilerek yapı, yol, WC düzenlenmesi yapılması önemlidir. Fiziki erişilebilirlik sorunu olmayacak şekilde bir planlama yapılmalıdır.

Psiko-sosyal destek çalışmaları sistematik bir şekilde ve acil olarak sunulmalıdır. İşitme engelli bireylerin iletişimi ve rehabilitasyonu için deprem illerinde ve çadır kentlerde işaret dili ile anadilde destek sağlayabilecek, Kürtçe ve Arapça konuşacak tercümanlar görevlendirilmelidir.

Deprem anında ortaya çıkan yaralanma ve engellilik durumları ile daha öncesinde engellilik durumu olan bireyler için tekerlekli sandalye, baston, Temiz aralıklı kateter işlemi için kullanılan tek kullanımlık kateter, sonda, sonda torbası, havalı yastık, havalı yatak, hasta bezi, yatak yarası bakım ürünleri, pansuman için gerekli tıbbi ve sarf malzeme ve ilaçları, kolostomi malzemeleri, hijyen malzemeleri, ihtiyaç duyulan tüm tıbbi medikal malzemeler ve ilaçlar, işitme engelli bireyler için işitme cihazları ile görme engelliler için beyaz baston, akıllı telefon vb. araç gereçler gecikmeksizin ücretsiz olarak karşılanmalıdır.

Bulundukları illerde diyaliz imkanı kalmayan diyaliz hastalarının, solunum ve profesyonel tıbbi destek ortamına gereksinim duyan SSPE ya da SMA’lı bireylerin, serebral palsi, omurilik felçlisi ve kas hastalarının sağlık ve rehabilitasyon hakları korunmalı, mağduriyetleri önleyecek hızlı ve bireyselleştirilmiş organizasyonlar yapılmalıdır.

Çölyak, Fenilketonüri gibi özel diyet gerektiren durumdaki yurttaşların beslenme ihtiyaçları tespit edilerek ücretsiz ve ivedi olarak karşılanmalıdır.

Güvenlik alanlarını yitiren ve rutinlerinden kopan nöroçeşitli bireylerin yaşadıkları travmaların nörotipik bireylerden çok daha ağır etkiler yaratabilme ihtimali, bu bireylerin aileleriyle birlikte öznel koşullarına cevap olacak barınma mekanlarının acilen oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Özellikle otistiklere yönelik sunulması gereken kamu hizmetleri ve destekler kesintisiz ve ücretsiz olarak sürdürülmelidir.

Görme engelli bireylerin talepleri doğrultusunda tüm temel ihtiyaçları adreslerine teslim edilmelidir. Depremde yaralanan ve kalıcı olarak engellilik durumu oluşan bireyler için gerekli rapor işlemleri kolaylaştırılmalı, her türlü sosyal haklar ve ekonomik destekler geciktirmeden ulaştırılmalı, bölgedeki engelli yurttaşların tamamına her ay koşul aranmaksızın asgari ücrete eşdeğer ‘Temel Yurttaşlık Geliri’ ödenmelidir.

Yıkılan şehirlerimizin yeniden inşası, erişilebilir ve evrensel tasarıma uygun olarak planlanmalıdır. Yaşadığımız bu tarifsiz acılardan çıkarılan derslerle ve yıllardır erişilebilir olmayan kentsel dönüşümün topluma ve yaşama yönelik bir saldırı olduğu bilinciyle erişilebilirlik mevzuatı uygulanmalıdır.”

HABER MERKEZİ

#HDP #Engelliler #Komisyonundan #engelli #bireylere #yönelik #öneriler

HDP’nin depremzedeler için gönderdiği 30 konteynere el konuldu

HDP Kriz Koordinasyon Merkezi’nin deprem bölgesine gönderdiği 4 TIR’a el konuldu, bir TIR geri gönderildi. Bir kamyon yardım malzemesi ve 30 konteynere de polis ve AFAD ekipleri tarafından el konuldu

Mereş Bazarcix (Pazarcix) ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, birçok kentte yıkım yarattı. Depremin 8’inci gününde de enkazlardan cenazeler çıkarılırken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kriz Koordinasyon Merkezi’nin depremzedeler için gönderdiği yardımlara dönük engellemeler de sürüyor.

500 çadıra el konuldu

HDP Kriz Koordinasyon Merkezi verilerine göre, Semsûr’un merkezinde bir TIR dolusu çadıra AFAD tarafından el konuldu, Semsûr’un Besni ilçesinde de bin 500 çadıra el konuldu. Yurtdışı koordinasyonu üzerinden bir iş insanının gönderdiği 120 jeneratör ve çok sayıda elektrikli sobanın bulunduğu 2 TIR’a AFAD tarafından el konuldu. Agirî’nin Patnos’tan gönderdiği bir kamyon gıdaya da el konuldu.

30 kanteynere el konuldu

Şirnex’in Elkê (Beytüşşebap) ilçesinden yola çıkan bir TIR yardım malzemesine daha el konulurken, bir iş insanın Koordinasyon Merkezi üzerinden gönderdiği 30 konteynere de Mereş girişinde AFAD ve polis ekipleri tarafından el konuldu. İzmir’den Osmaniye’ye halkın talebiyle gönderilen bir TIR yardım malzemesi de Adana’da geri gönderildi.

Kriz Koordinasyon Merkezi üzerinden gönderilen yardım TIR’larına ve dağıtım yapan gönüllülere ise son üç gündür, “Kimsiniz”, “Nereden geldiniz”, “İsim listenizi verin” gibi sorular sorularak baskıların sürdüğü belirtildi.

Kaynak: MA

#HDPnin #depremzedeler #için #gönderdiği #konteynere #konuldu

KCK ‘askeri eylemleri durdurma’ kararı almıştı: Türkiye saldırılara devam ediyor

KCK’nin deprem nedeniyle ‘askeri eylemleri durdurma’ kararına rağmen Türkiye operasyonlarını sürdüyor. Şirnex’te operasyon nedeniyle ‘özel güvenlik bölgesi’ ilan edilen yerlerde 15 gün yasak kararı alındı. Zap’ta ise bombardıman sürüyor

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 10 Şubat’ta yaptığı bir basın açıklamasıyla deprem nedeniyle ‘askeri eylemleri’ durdurma çağrısı yapmıştı. KCK’nin bu kararına rağmen Türkiye’nin askeri operasyonları devam ediyor. Operrasyonların sürdüğü Şirnex’te Valilik 15 gün süreyle yasak kararı alındığını açıkladı.

Şırnak Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Cizîr (Cizre), Silopiya (Silopi), Qileban (Uludere) ve Elkê (Beytüşşebap) sınırları içerisinde bulunan birçok bölgenin 15 günlüğüne “Geçici Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildiği açıklandı.

Cudi Dağı, Besta ve Feraşin’de bulunan çok sayıda bölgenin yasaklandığı belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Şırnak İli Merkez, Cizre, Silopi, Uludere, Güçlükonak, Beytüşşebap ilçeleri sınırlarında bulunan Cudi Dağı Bölgesi, Bestler Dereler Bölgesi, Kurt Dağı Bölgesi, Kureşin Bölgesi, Karaçalı T. Bölgesi, Kel Mehmet D. Bölgesi, Serin V. Bölgesi, 2088 Rk T. Bölgesi, Küçük Su Y. Bölgesi, Gabar Dağı Bölgesi, Altın Dağ Bölgesi, İncebel Dağ Bölgesi, Oymakaya Bölgesi, Tanin Tanin Bölgesinde, bahse konu bölgelere gidebileceği değerlendirilen vatandaşların, mezkûr bölgelerdeki yasadışı unsurlardan ve bunlara yönelik alınacak tedbirlerden zarar görmemeleri açısından 15 Şubat 2023 – 01 Mart 2023 tarihleri arasında ‘Geçici Özel Güvenlik Bölgesi’ ilan edilmiştir.”

Öte yandan ANF’de yer alan HPG açıklamasına göre, Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılar da sürüyor.

HPG Basın İrtibat Merkezi açıklamasında ‘gerillanın savunma pozisyonunda olmasına rağmen Türkiye’nin saldırılarının aralıksız sürdüğü’ belirtildi. Açıklamaya göre, 12 Şubat günü Zap’ta Girê Cûdî alanı 30 kez bomlandı.

KCK’den ‘askeri eylemleri durdurun’ ve ‘seferberlik’ çağrısı

Kaynak: MA

#KCK #askeri #eylemleri #durdurma #kararı #almıştı #Türkiye #saldırılara #devam #ediyor

Tutuklu gazeteciler: Bu bir felaket değil katliam

Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteciler, depremde yaşamını yitirenler için başsağlığı dileyerek, ‘Çağrımız, toplum yararına habercilik yapılmasıdır’ dedi

Ankara merkezi soruşturma kapsamında 29 Ekim’de tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne konulan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS muhabirleri, Mereş Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan merkezli depremlerde yaşamını yitirenlere başsağlığı mesajı gönderdi.

Gazetecilerin mesajında, “Bu bir felaket değil katliamdır. Sahada olan gazeteci meslektaşlarımıza çağrımız, toplum yararına habercilik yapılmasıdır. Bizler de buradan dayanışma duygularımızı iletiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Depremin ilk anından itibaren televizyon ve gazetelerde yaşananları takip ettiklerini belirten gazeteciler, mesajın devamında şunları kaydetti: “Mevcut tablo bize gösteriyor ki, bu bir felaket değil katliamdır. Deprem sonrası yaşananlar bu katliamın boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu katliamın acısını, öfkesini yaşıyoruz. Cezaevinde bizim de içinde olduğumuz tutsaklar deprem bölgesine dayanışma amacıyla yardım organize ettik. Ancak cezaevi idaresi bu dayanışmanın önünü kesmek için çeşitli engellemeler çıkardı. Fakat tutsakların bu konudaki ısrarı engelleri aştı.”

Kaynak: MA

#Tutuklu #gazeteciler #bir #felaket #değil #katliam

Mimarlar deprem böglesinde: Yönetmeliğe uyulmamış

Deprem bölgesinde olan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, binalar yapılırken “deprem yönetmeliğinin” uygulanmadığını söyledi

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası tarafından oluşturulan Ön İnceleme Heyeti,  Mereş Bazarcix ve Elbistan merkezli depremlerin ardından Adana, Osmaniye, Hatay ve ilçesi Samandağ bölgelerinde incelemede bulundu.

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu, Genel Sekreteri Tores Dinçöz, MYK üyeleri Bülent Batuman ve Songül Üzgün, Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Başkan Yardımcısı Ali Atakan ve İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Tanrıöver’in yer aldığı heyet ise deprem bölgesindeki incelemelerini sürdürüyor.

Candan, deprem bölgesinde yapılan ön incelemede demir ve beton numunelerinin alınmadığına dikkat çekti. Koordinasyon sorunu nedeniyle siyasi otoritenin afeti yönetemez hale geldiğini ifade eden Candan, şunları söyledi: “Deprem bölgelerinde yıkımın devasa olduğunu gözlemledik. Özellikle Hatay’daki yeni yapı stokunda ciddi bir yıkım söz konusudur. 1999 depreminden sonra çıkan deprem yönetmeliğinin uygulanmadığını, depremlerden ders çıkarılmadığını yeni yapı stokundaki devasa yıkımdan gözlemledik. Yaptığımız incelemelerde, deprem bölgelerine ilişkin kentleşme ve yapılaşma uyarılarımızın göz ardı edildiğini, imar planları hazırlık sürecinde jeolojik ve zemin etüt çalışmalarının da eksik kaldığını tespit ettik.”

HABER MERKEZİ

#Mimarlar #deprem #böglesinde #Yönetmeliğe #uyulmamış

Amed’te KYK yurtları zorla boşaltılıyor

Erdoğan’ın yurtların depremzedelere açılacağını duyurması üzerine Amed’de bulunan Halid Bin Velid KYK yurdunda kalan öğrenciler zorla çıkartıldı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait öğrenci yurtlarının depremzedelere tahsil edileceği duyurusu üzerine üniversiteler, tek tek yurtları boşaltıyor. Amed’te bulunan Halid Bin Velid KYK öğrenci yurdu boşaltılmaya başlandı.

Halid Bin Velid KYK yurt müdürü, öğrencilere baskı uygulayarak, odalardan çıkarıyor. Yurttan çıkmak istemeyen ve gideceği yeri olmayan öğrenciler, “Eşyalarınızın mesuliyeti bizlere ait değildir. Eşyalarınızı bıraktığınız takdirde poşetlere doldurup depolara koyarız” şeklinde uyarıldıkları öğrenildi.

Birçok öğrenci zorla çıkartılma tehdidi üzerine eşyalarını poşetlere doldurarak, yurdu terk etti.

AMED

#Amedte #KYK #yurtları #zorla #boşaltılıyor

Sancar: Vinçlerin gitmesini engelleyen odaklar lince başvuruyor

HDP Kriz Koordinasyon Merkezi toplantısı sonrası açıklama yapan Mithat Sancar muhalefetin ortak hareket etmesi gerektiğini ifade ederek ‘Demokrasi güçlerinin bu felaketin acılarını azaltma konusunda sorumluluğu var’ dedi

Mereş merkezli iki yıkıcı deprem sonrası oluşturulan ve 8 gündür deprem bölgesinde çalışmalarını yürüten Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kriz Koordinasyon Merkezi, Eş Genel Başkan Mithat Sancar başkanlığında olağanüstü toplandı. Toplantıdan önce konuşan Sancar,  “Tarifi çok zor bir acıyı yaşıyoruz. Kelimelerin boğazımızda düğümlendiği bir zamandayız. İnsanların feryatları çığlıkları, büyüyen haklı öfkesi asla unutulmayacak” dedi.

“Bu kara kışın ortasında insanlarımız soğukta kaderlerine terk edilmiş durumda. Çadır, soba, batataniye gibi ihtiyaçların devlet ve hükümet düzeyinde yeterli oranda karşılanmadığı bir durum söz konusu. Yardımların dağıtılmasında kargaşa yaşanıyor” diyen Sancar, “Sivil toplumun, milyonlarca gönüllünün, tek tek bireylerin, aydınların, sanatçıların, sendikaların, iş insanlarının, siyasi partilerin, yerel yönetimlerin yardım için adeta seferber olduğu büyük bir dayanışma yaşanıyor. Bu büyük yıkımın içinden bir kez daha büyük insanlık kendini gösteriyor. Böylesine anlamlı bir dayanışma yaralarımızı saracak en temel yoldur. Bu dayanışma ile acılarımızı azaltacak, yaralarımızı saracağız” ifadelerini kullandı.

Sancar’ın konuşmasının satır başları

Bugüne kadar Koordinasyon Merkezimize yaklaşık 60 bin başvuru yapıldı. Bu görüşmeler sonucu yaklaşık 300 bin ayrı iletişim gerçekleştirildi. Enkaz altındaki insanlarımıza acil müdahale için bulundukları yerin AFAD’a bildirilmesinden, acil yardımların organize edilmesi ve deprem bölgelerine ulaştırılmasına kadar her alanda seferber olduk. Arkadaşlarımız kurtarma çalışmalarında bizzat yer aldı, yer almaya devam etmektedir. Bize ulaşan her insanımızın sesini hemen gerekli her yere ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu çabamızı da devam ettireceğiz. Deprem bölgelerinden Ankara, Mersin, Urfa, İstanbul ve Kayseri’deki hastanelere taşınan ve bu hastanelerde tedavi gören, taburcu olan 12 bin 322 afetzede ile temas kuruldu. Erzak ve malzeme yardımları koordine edilmeye devam edilmektedir.

HDP’nin çalışmaları

Şu ana kadar TIR, kamyon ve kamyonet olmak üzere 617 araç deprem illerine, ilçelerine ve köylere tarafımızdan ulaştırılmıştır. Evlerde misafir etme çalışmaları kapsamında 26 farklı ilden aldığımız aramalar sonucunda 345 aileyi konuk edecek imkânlar yaratılmıştır. Merkezi Kriz Koordinasyonu bünyesinde teknik, ulaşım ve konaklama, AFAD ile iletişim ve illerle iletişim ekibi olmak üzere, 4 ayrı komisyon kurduk. Kurduğumuz ihbar hatlarından gelen bilgiler arkadaşlarımız tarafından teyit edilerek AFAD’a, il kriz koordinasyonlarına iletilerek, yardımların ulaşması sağlanmaya çalışılmıştır. Hatlarımız 24 saat açık tutulmaktadır.

Her türlü kışkırtmaya, ayrıştırma girişimine karşı herkes en üst düzeyde duyarlılık göstermelidir. Depremi fırsat bilen bazı çevreler adım adım göçmen ve mülteci düşmanlığını örmektedirler. Mültecilere ve göçmenlere karşı yapılan bireysel ve kitlesel saldırılardan ve linç girişimlerinden bu insanları hedef tahtasına koyanlar sorumludur. Vinç göndermeyen çevrelerin, vinçlerin gitmesin engelleyen odakların linçe başvurması ibretliktir. Bunu hiç kimse unutmasın, unutmayacaktır da.

Muhalefete çağrı

Bütün muhalefet güçlerini, tüm toplumsal kesimleri, iktidarın kutuplaştıran diline, davranışlarına karşı dikkatli olmak, toplumu birlikte savunan, bir avuç insanın gözünü diktiği yaşamımızı hep beraber kurtarmalıyız. Hepimiz bu alanda sorumluyuz. Bütün bu kötülük pratiklerine ve kötücül politikalara karşı muhalefetin ve duyarlı tüm çevrelerin birlikte hareket etmesi çok önemlidir. Özellikle demokrasi güçlerinin hızla her alanda koordine olarak, bu felaketin acılarını azaltma ve yaraları sarma konusunda sorumluluğu var. Bu dayanışma eğer gerçekten güçlü bir şekilde örülürse ki biz örülebileceğine inanıyoruz, geleceğimizi de bu anlayış üzerine inşa etmenin yolunu açacaktır. İnsan merkezli, kamuyu esas alan, yerel demokrasiye dayanan bir sistem inşası için de bu dayanışma bizlerin yolunu açmaktadı

Eylemsizlik kararı

Kürdistan Topluluklar Birliği’nin (KCK) deprem sonrası aldığı eylemsizlik kararını hatırlatan Sancar, şu çağrıda bulundu: “Bu ve benzeri kararlar, önemlidir. Bir yandan yoğun bir savaşın sürdüğü ve tüm gelirlerin savaşa aktarıldığı bir ortamda, çatışmaların durmasına zemin hazırlayacak böyle bir karar önemlidir. Dayanışma felaketten doğmuş olsa bile, yeni imkanların yeni yolların kapısını açar. Bir kez daha bu vesileyle diyalog ve müzakerenin değerine vurgu yapmak istiyoruz. Devletin de iktidarın da savaş ve güvenlikçi politikaları bu dönemde bitirilmelidir. Bunu da önümüzdeki dönem için önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Sancar, yarın Meletî ve Semsûr’da olacağını, 15 Şubat’ta ise Eş Genel Başkan Pervin Buldan ile birlikte Amed’te Kriz Koordinasyon Merkezi’nde bir araya geleceklerini belirterek, “Bizi yaşatacak olan dayanışmadır. Beraberliğimizdir, bunu da bir kez daha hatırlatmayı gerekli görüyorum” ifadelerinde bulundu.

ANKARA

#Sancar #Vinçlerin #gitmesini #engelleyen #odaklar #lince #başvuruyor

Ahmet Güreşçi’yi işkenceyle öldüren jandarmalar görev başında

Hatay’da gözaltına aldıkları Ahmet Güreşçi’yi işkence yaparak öldüren şüpheli askerlerin Altınözü Jandarma Karakolu’nda görevleri başında

Hatay’da 7 Şubat’ta bir tekel bayiine girip “yağmaladıkları” ileri sürülerek Altınözü Jandarma Karakolu ekipleri tarafından dün gözaltına alınan Ahmet Güreşçi’yi ağır işkenceyle katleden ve kardeşi Sabri Güreşçi’ye de ağır işkence uygulayan şüpheli askerlerin hala görevlerinin başında olduğu öğrenildi.

Büyükburç Mahallesi’ndeki evlerinde gözaltına alınarak ağır işkence gören Sabri Güreşçi’nin hala aynı karakolda, işkenceci jandarmanın gözetiminde olduğu belirlenirken, Güreşçi’nin Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’ne (ÖHD) bağlı avukatları, müvekkillerine her türlü işkencenin yapıldığını kaydetti.

Korkunç durumda

Sabri Güreşçi’nin soğuk suyla ıslatmadan, haya sıkmaya kadar her türlü işkenceye maruz kaldığını, vücudunda işkence izinin rastlanmadık yer kalmadığını ifade eden avukatlar, “Sabri işkenceden dolayı korkunç durumda” dedi.

Beyin kanaması

Ahmet Güreşçi’nin ön otopsi raporunun çıktığını, vücuduna lezyon (organların yapısında görülen bozukluk) ve burnunda kırık tespit edildiğini ifade eden avukatlar, rapora göre, Güreşçi’nin ölümünün “beyin kanamasına bağlı” gerçekleştiğini söyledi. Beyin kanamasına neden olan durumun ise Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundan sonra ortaya çıkacağını belirten avukatlar, yaşananları “kabus gibi” sözleriyle yorumladı. Avukatlar, olayın açığa kavuşturulması ve kapanmaması için bütün siyasi partilere çağrıda bulundu.

Avukatlar, suç duyurusuna ilişkin dilekçelerini hazırladıklarını ve gün içinde savcılığa ileteceklerini belirtti.

Kaynak: MA

 

 

#Ahmet #Güreşçiyi #işkenceyle #öldüren #jandarmalar #görev #başında

Kamuflajın altında ne gizleniyor?

Depremde en çok etkilenen Hatay’da güvenlik amaçlı getirilen korucu ve çetelerin yoğunluğu dikkat çekiyor

Selman Çiçek 

Merkez üssü Mereş Bazarcix (Pazarcık) olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen ve 10 ilde  hissedilen yıkıma neden olan  depremin dokuzuncu gününü geride bırakırken birçok kentte arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Soğuk havaya rağmen hala birçok yurttaş enkazın altından yakınların çıkarılmasını bekliyor. Öte yandan depremin üzerinden dokuz gün geçmesine rağmen enkazdan sağ çıkan depremzedelerde bulunuyor. Depremin ilk gününde bu yana yapılan yetersiz arama kurtarma çalışmalarından dolayı halk yer fırsatta ‘burada devlet yok ’diyerek tepkilerini dile getiriyor.

Yaşanan depremden en çok etkilenen kentlerden biri de Hatay, kent yerle bir olurken arama kurtarma çalışması burada da yetersiz. Birçok enkazda halen arama kurtarma ekipleri yokken kentte çok yoğun bir askeri hareketlilik var. Kentte hiçbir noktada polis görmezken neredeyse her köşe başında askeri birlikler var. Hatta kentin araç trafiğinin yoğun olduğu yerlerde ise trafik kontrolünü bile askerler yapıyor.

Kürdistan’dan korucular getirildi

Askeri birliklerin kentte sayıca fazla olması halkta tedirginliğe neden olurken kentte Kürdistan bölgesinden çok sayıda korucuda getirildi. Arama kurtarma çalışmasında hiçbir yetkinliği olmayan korucuların bölgeye neden getirildiği ise bilinmiyor. Dayanışmaya da bir katkıları olmayan korucular, sadece mahallelerde geziniyor. Kentin birçok noktasında görülen korucuların nereden getirildiği bilinmezken çoğunun kendi arasında Kürtçe konuşması Kürdistan’dan getirildiği şeklinde yorumlanıyor.

Bu kamuflajlılar kim?

Kentin birçok noktasında uzun sakallı, askeri kıyafetli insanlar dolaşıyor. DAİŞ çetelerine benzeyen bu kişilerin neden kentte getirildiği ve kim olduğu bilinmiyor. Türkiye’de askeri birliklerin genelde sakalsız olma zorunluluğu bilindiği için bu güçlerin daha çok paramiliter güçler olduğuna tahmin ediliyor. Yine kendilerine “gönüllü” ekip diyen bir takım insanlara askeri kamuflaj dağıtılmış durumda. Bu kamuflajların neden, ne amaçla dağıtıldığını kimse bilmiyor. Öte yandan kentte bulunan bu askeri birliklere hiçbir şekilde soru soramıyorsun, yanlarında görüntü ve fotoğraf çekemiyorsun. Gazetecileri gördükleri her yerde müdahale edip görüntü almasını engelliyorlar.

Jandarma işkenceyle katletti

Kentte son günlerde bilinçli bir şekilde yağma ve talan haberleri yayılıyor. Fakat görüştüğümüz yurttaşlar, böyle bir olayla karşılaşmadıklarını ifade ediyorlar. Hatay’ın Defne ilçesinde ev taşıyan pikap tarzı aracı durdurarak yağmaladıkları iddiasıyla 3 kişinin linç edilerek katledildiği de gelen bilgiler arasında. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), deprem bölgesinde yaşanan gözaltı ve işkencelere dair yaptığı açıklamada Ahmet Güreşçi ve Sabri Güreşçi isimli iki kişinin Hatay’ın Büyükburç Mahallesi’nde jandarma ekiplerince gözaltına alındığı, gözaltında ağır işkenceye maruz kalan Ahmet Güreşçi’nin yaşamını yitirdiği bildirildi. Öte yandan ÇHD’li avukatların işlemleri takip etmek ve işkenceyi belgelemek için hazır bulundukları sırada polisler tarafından “sizin de başınıza gelir” denilerek tehdit edildiklerini açıkladı.

Yağma haberleri bilinçli çıkartılıyor

Bugüne kadar 250 bin kişinin göç ettiği kentte, görüştüğümüz birçok insan, bu haberlerin bilinçli olarak yayıldığını, halkın korku ile kentten göçe zorladığına söyleniyor. Bu tür yağma ve talan haberleri ile provokasyon yaparak kenti insansızlaştırarak gerçeği gizlemeye çalışıldığı düşünülüyor. Durumun çok ciddi olduğu kentte depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 50 bini geçeceği tahmin ediliyor. Öte yandan kentte birçok işyerinin camlarının kırık olmasını rağmen depremin üzerinden geçen bir haftaya rağmen halkın dükkanlara hiçbir şekilde dokunmadığı görülüyor.

OHAL’den sonra provokasyon arttı

OHAL’in ilan edilmesinden hemen sonra ile  kentte sadece yağma provokasyonları değil, askerlerinde birçok provokasyonu oluyor. 11 Şubat günü İskenderun’da depremzedeler için dayanışma yardımlarının geldiği İskenderun Cemevine gelen askerler, kapı önünde giriş çıkışları kontrol etmek istedi. Cemevi yetkililerin askerlere tepki göstermesi ile askerler bölgeden çekildi. Yine depremin yıktığı bazı mahallerle giriş çıkışları kontrol etmeye başlayan askerler, dayanışma için gelen insanları mahallelere girişlerine izin vermiyor.

Cemevleri ve dayanışma çadırları hedefte

Depremzedeleri ziyaret eden HDP’lilerden önce ortada olmayan polis, HDP’nin ziyareti öncesi bölgeye gitmesi, orada ve kimliği belirsiz bir grup tarafından ortamın provoke edilmek istenmesi, HDP’lilerin sağduyusu sayesinde provokasyon boşa çıkarıldı. Öte yandan yardım amaçlı Antakya’da Asi nehri ve etrafında dayanışma çadırları kuran devrimci demokrat gruplar sık sık rahatsız ediliyor. Dayanışma için gelen gönüllüler kısa bir sürede devletin buraya müdahale edeceğini düşünüyor.

#Kamuflajın #altında #gizleniyor