Ana Sayfa Blog Sayfa 948

Kamuflajın altında ne gizleniyor?

Depremde en çok etkilenen Hatay’da güvenlik amaçlı getirilen korucu ve çetelerin yoğunluğu dikkat çekiyor

Selman Çiçek 

Merkez üssü Mereş Bazarcix (Pazarcık) olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen ve 10 ilde  hissedilen yıkıma neden olan  depremin dokuzuncu gününü geride bırakırken birçok kentte arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Soğuk havaya rağmen hala birçok yurttaş enkazın altından yakınların çıkarılmasını bekliyor. Öte yandan depremin üzerinden dokuz gün geçmesine rağmen enkazdan sağ çıkan depremzedelerde bulunuyor. Depremin ilk gününde bu yana yapılan yetersiz arama kurtarma çalışmalarından dolayı halk yer fırsatta ‘burada devlet yok ’diyerek tepkilerini dile getiriyor.

Yaşanan depremden en çok etkilenen kentlerden biri de Hatay, kent yerle bir olurken arama kurtarma çalışması burada da yetersiz. Birçok enkazda halen arama kurtarma ekipleri yokken kentte çok yoğun bir askeri hareketlilik var. Kentte hiçbir noktada polis görmezken neredeyse her köşe başında askeri birlikler var. Hatta kentin araç trafiğinin yoğun olduğu yerlerde ise trafik kontrolünü bile askerler yapıyor.

Kürdistan’dan korucular getirildi

Askeri birliklerin kentte sayıca fazla olması halkta tedirginliğe neden olurken kentte Kürdistan bölgesinden çok sayıda korucuda getirildi. Arama kurtarma çalışmasında hiçbir yetkinliği olmayan korucuların bölgeye neden getirildiği ise bilinmiyor. Dayanışmaya da bir katkıları olmayan korucular, sadece mahallelerde geziniyor. Kentin birçok noktasında görülen korucuların nereden getirildiği bilinmezken çoğunun kendi arasında Kürtçe konuşması Kürdistan’dan getirildiği şeklinde yorumlanıyor.

Bu kamuflajlılar kim?

Kentin birçok noktasında uzun sakallı, askeri kıyafetli insanlar dolaşıyor. DAİŞ çetelerine benzeyen bu kişilerin neden kentte getirildiği ve kim olduğu bilinmiyor. Türkiye’de askeri birliklerin genelde sakalsız olma zorunluluğu bilindiği için bu güçlerin daha çok paramiliter güçler olduğuna tahmin ediliyor. Yine kendilerine “gönüllü” ekip diyen bir takım insanlara askeri kamuflaj dağıtılmış durumda. Bu kamuflajların neden, ne amaçla dağıtıldığını kimse bilmiyor. Öte yandan kentte bulunan bu askeri birliklere hiçbir şekilde soru soramıyorsun, yanlarında görüntü ve fotoğraf çekemiyorsun. Gazetecileri gördükleri her yerde müdahale edip görüntü almasını engelliyorlar.

Jandarma işkenceyle katletti

Kentte son günlerde bilinçli bir şekilde yağma ve talan haberleri yayılıyor. Fakat görüştüğümüz yurttaşlar, böyle bir olayla karşılaşmadıklarını ifade ediyorlar. Hatay’ın Defne ilçesinde ev taşıyan pikap tarzı aracı durdurarak yağmaladıkları iddiasıyla 3 kişinin linç edilerek katledildiği de gelen bilgiler arasında. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), deprem bölgesinde yaşanan gözaltı ve işkencelere dair yaptığı açıklamada Ahmet Güreşçi ve Sabri Güreşçi isimli iki kişinin Hatay’ın Büyükburç Mahallesi’nde jandarma ekiplerince gözaltına alındığı, gözaltında ağır işkenceye maruz kalan Ahmet Güreşçi’nin yaşamını yitirdiği bildirildi. Öte yandan ÇHD’li avukatların işlemleri takip etmek ve işkenceyi belgelemek için hazır bulundukları sırada polisler tarafından “sizin de başınıza gelir” denilerek tehdit edildiklerini açıkladı.

Yağma haberleri bilinçli çıkartılıyor

Bugüne kadar 250 bin kişinin göç ettiği kentte, görüştüğümüz birçok insan, bu haberlerin bilinçli olarak yayıldığını, halkın korku ile kentten göçe zorladığına söyleniyor. Bu tür yağma ve talan haberleri ile provokasyon yaparak kenti insansızlaştırarak gerçeği gizlemeye çalışıldığı düşünülüyor. Durumun çok ciddi olduğu kentte depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 50 bini geçeceği tahmin ediliyor. Öte yandan kentte birçok işyerinin camlarının kırık olmasını rağmen depremin üzerinden geçen bir haftaya rağmen halkın dükkanlara hiçbir şekilde dokunmadığı görülüyor.

OHAL’den sonra provokasyon arttı

OHAL’in ilan edilmesinden hemen sonra ile  kentte sadece yağma provokasyonları değil, askerlerinde birçok provokasyonu oluyor. 11 Şubat günü İskenderun’da depremzedeler için dayanışma yardımlarının geldiği İskenderun Cemevine gelen askerler, kapı önünde giriş çıkışları kontrol etmek istedi. Cemevi yetkililerin askerlere tepki göstermesi ile askerler bölgeden çekildi. Yine depremin yıktığı bazı mahallerle giriş çıkışları kontrol etmeye başlayan askerler, dayanışma için gelen insanları mahallelere girişlerine izin vermiyor.

Cemevleri ve dayanışma çadırları hedefte

Depremzedeleri ziyaret eden HDP’lilerden önce ortada olmayan polis, HDP’nin ziyareti öncesi bölgeye gitmesi, orada ve kimliği belirsiz bir grup tarafından ortamın provoke edilmek istenmesi, HDP’lilerin sağduyusu sayesinde provokasyon boşa çıkarıldı. Öte yandan yardım amaçlı Antakya’da Asi nehri ve etrafında dayanışma çadırları kuran devrimci demokrat gruplar sık sık rahatsız ediliyor. Dayanışma için gelen gönüllüler kısa bir sürede devletin buraya müdahale edeceğini düşünüyor.

#Kamuflajın #altında #gizleniyor

MHP’li başkandan Samandağ’da silahlı poz

MHP Erdek İlçe Başkanı Ahmet Devran, geldiği Hatay’ın Samandağ ilçesinde elinde silah ile poz verdi. Instagram hesabından silah ile poz veren Devran, “Öyle yağma yok. Nöbetteyiz” paylaşımında bulundu

Hatay’ın Samandağ ve depremin etkili olduğu bölgelerden bilinçli bir şekilde yağma haberleri geliyor. Ancak görüştüğümüz yurttaşlar, böyle bir olayla karşılaşmadıklarını söyledi. Hatay’ın Defne ilçesinde ev taşıyan pikap tarzı aracı durdurarak yağmaladıkları iddiasıyla 3 kişinin linç edilerek katledildiği iddia edildi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), deprem bölgesinde yaşanan gözaltı ve işkencelere dair yaptığı açıklamada Ahmet Güreşçi ve Sabri Güreşçi isimli iki kişinin Hatay’ın Büyükburç Mahallesi’nde jandarma ekiplerince gözaltına alındığı gözaltında ağır işkenceye maruz kalan Ahmet Güreşçi’nin yaşamını yitirdiği bildirildi.

HABER MERKEZİ

 

#MHPli #başkandan #Samandağda #silahlı #poz

Gazetecilerin gözünden Hatay: Bir insanlık dramı yaşanıyor

Hatay’da deprem bölgesine giden gazeteciler, OHAL ile birlikte başlayan engellemelere dikkat çekerek, “Ne olursa olsun halkın sesi olmaya devam edeceğiz” dedi

Merkez üssü Mereş Bazarcix (Pazarcık) olan iki depremin dokuzuncu gününde can kaybı 31 bin 364 olurken, yaralı sayısı ise 80 bin 268 kişiye yükseldi. Depremde etkilenen kentlerden biri olan Hatay’da, haber takibi yapan gazeteciler, ana akım medya tarafından hedef gösteriliyor. Bir yandan kentteki yıkımı görüntüleyip, halkın mağduriyetini yansıtan gazeteciler, diğer taraftan saldırıların hedefi oluyor.

Depremin ilk gününde Hatay’a giden gazeteci Büşra Cebeci, Volkan Pekal ve Pınar Gayip ile kentteki gözlemlerini anlattılar.

OHAL’le gerçekler gizleniyor

Gazeteci Pınar Gayip, “Hatay artık hayalet kent” diyerek depremin yarattığı yıkımı gözler önüne seriyor. Gayıp, “Çünkü evler tamamen yıkılmış. Ayakta kalan evlerin ise bir bölümü yok. Hala enkaz altında olan cenazeler var. Beşinci güne kadar enkaz altından sesler geliyordu ancak çıkarabilecek bir yetkili yoktu” diye belirtti. HDP, devrimci ve sosyalist kurum ve örgütlerin kente geldiğini ifade eden Gayip, “Halkın çağrısına devrimciler yanıt verdi. Bir arama kurtarma ekibi oluşturdu. Bir ekipmanları olmadığı için halkla çıplak elle kazı yaptılar. Kimi depremzedeleri enkaz altından çıkardılar. Yine enkaz altında bulunanların attıkları mesajlar var. ‘Bizi buradan çıkarın’ diyorlardı. Ancak OHAL ilanından sonra kentte asker yığıldı. AFAD ekipleri geldi. OHAL’in amacı buradaki gerçeklerin duyulmasının önüne geçmek, insanları sindirmek ve kaderlerine terk etmek amaçlanıyor” diye konuştu

 Devlet mekanizması çökmüş

Gazeteci Pekal da, kentte çalışmaların gönüllüler tarafından yapıldığını söyledi. Günler sonra asker ve polisin bölgeye geldiğini belirten Pekal, “Arama kurtarma çalışmalarının yapılması gerekiyordu. Depremin beşinci günü Defne’de Kızılay’ı gördük. İlk defa sahada gördük. Yurttaşlar burada ‘devlet yok’ diyor” şeklinde konuştu.  “Tüm bu yaşananlardan iktidarın sorumluluğu var” diyerek, sözlerinin sürdüren Pekal, “Çökmüş bir devlet mekanizması var. İnsanlar artık devletten umutlarını kesmiş durumda. Sesin gelmediği yerlerde arama kurtarma çalışması yapılmıyor” ifadelerinde bulundu.

Pekal, OHAL ile birlikte gazetecilerin de engellenmeye çalışıldığını belirterek, “Ne olursa olsun halkın sesi olmaya devam edeceğiz” diye kaydetti.

İnsanlık dramı yaşanıyor

Gazeteci Cebeci ise, “Kelimenin tam anlamıyla burada bir insanlık dramı yaşanıyor” diye belirtti Cebeci, “Buraya dünyanın farklı ülkelerinden insanların gelmesi basının ve sosyal medyanın gücüyle oldu. Örneğin bir buçuk yıl önce yapılmış bir bina da yıkılmıştı. 24’lük demirlerle yapılması gerekirken 12’lik demirlerle yapılmıştı. Bina un ufak olmuştu. 80 dairelik bir binadan söz ediyoruz. En az 400 kişilik bir apartmandan söz ediyoruz. Bu binanın enkazdan sağ ve ölü çıkan olarak 50 kişi olduğu söyleniyor. Geri kalanı nerede?” diye kaydetti.

İSTANBUL

#Gazetecilerin #gözünden #Hatay #Bir #insanlık #dramı #yaşanıyor

Savcıyı enkazdan çıkarıp gittiler

İmar affından faydalanılarak oturma izni verilen Tren Garden Rezidans’ın enkazı altında kalan savcı ve arkadaşının çıkartıldıktan sonra kurtarma ekibinin bölgeden ayrıldığı ileri sürüldü

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden ağır hasar gören Meletî’de arama kurtarma ekipleri bir savcıyı ve arkadaşını kurtarıldıktan sonra geri kalanları enkaz altında bırakarak bölgeden ayrıldıkları ileri sürüldü. Valilik açıklamasına göre kentte 300 binanın yıkıldığı kenttin Yeşilyurt ilçesi Özalper Mahallesi’ndeki Tren Garden Rezidans 2018 yılında imar affına uğrayan 88 bin 577 binadan birisi olduğu öğrenildi.

Dış cephesi yenilenip satıldı

Tren Garden Rezidans’ın enkazı başında ilk günden itibaren arama kurtarma çalışmalarına katılan mahalle sakinlerinden biri binanın 30 yıllık olduğunu, 13 yıl kimsenin oturmadığı ve imar affıyla birlikte dış cephesi yenilenip yeniden oturuma açıldığını kaydetti.

‘Savcıyı çıkartıp gittiler’

Bölgeye iş için gelen ve hala enkaz altında olan Süleyman Baştacı’nın bir yakını, “Depremin ikinci gününde devlet yetkilileriyle bir grup polis geldi. Enkazda ilk güden beri çalışan Anadolu Madencilik ekibi, bölgeye gelen yetkilinin talimatıyla göçük altında olan savcının kaldığı bölgeye yönlendirildiler. Öğrendiğim kadarıyla, o bölgede göçük altında kalan Savcı ve arkadaşı çıkarılmış” dedi.

6 kişi enkazda

Binanın enkazında ilk günden beri gönüllü olarak çalışan ve ismini vermek istemeyen bir başka yurttaş ise, “İlk günden beri buradayım. Binada tahmini 45 kişinin olduğu söyleniyor ve 39’u çıkarıldı. Hala 6 kişinin göçük altında olduğunu düşünülüyor. Sağ çıkarılan 6 kişiden birinin de depremin ikinci günü çıkarılan ve soyismi bilinmeyen savcı Serkan olduğu ve onunla birlikte kalan arkadaşının da sağ olarak kurtarılanlar arasında olduğu belirtildi” diye konuşu.

Birçok depremzede depremin 2’nci gününde savcıyı çıkartan arama kurtarma ekibinin bir kısmının bölgeden ayrıldığını ifade etti.

MELETÎ

#Savcıyı #enkazdan #çıkarıp #gittiler

Belediye Başkanından depremzedeye hakaret: Bunlar şerefsizdir

Bazarcix’ta bir depremzede belediye binasına su içmek için gittiğini ancak Belediye Başkanı’nın çiğ köfte yoğurup kahve içtiğini söyledi. İddiaları sorduğumuz Yılmazcan, ‘Bunlar şerefsizdir’ diyerek depremzedeye hakaret etti

Meltem İnci / İstanbul

Merkez üssü Mereş’in (Maraş) Bazarcix (Pazarcık) ilçesi olan 6 Şubat’ta meydana gelen depremin 8’inci gününde, bilanço ağırlaşıyor. AFAD’ın yaptığı son açıklamaya göre, yaşamını yitirenlerin sayısı 31 bin 643’e yükseldi. Depremin üzerinden geçen 8 günün ardından en çok etkilenen Bazarcix’ta enkaz altında kalanlar için kurtarmar çalışmaları da sürüyor.

Depremde ailesi enkaz altında kalan bir depremzede, yardımların henüz gelmediği ikinci gün belediye başkanlığı binasına gittiğini ancak AKP’li Belediye Başkanı İbrahim Yılmazcan’ın çiğ köfte yoğurup kahve içtiğini söyledi. Depremzede olayı şu şekilde özetledi:

“İki günden beri depremin olduğu andan beri buradayız. Kuzenim enkaz altında kaldı. Onu krutarmaya çalışıyoruz. İki gündür burada bir damla su içmedim. Az önce Belediye Başkanı binasına gittim. Bir damla su istedik, çiğ köfte yoğuruyorlar, kahve içiyorlar bizi umursamıyorlar bile. Bu nasıl belediye başkanı ya? Pazarcık’ın belediye başkanına sesleniyorum. Böyle vicdansızlık olmaz.”

‘Bunlar şerefsizdir’

Pazarcık Belediye Başkanı İbrahim Yılmazcan

Bunun üzerine Pazarcık Belediye Başkanı İbrahim Yılmazcan’ı arayarak durumu sorduk. Yılmazcan, ilk günden beri Bazarcix için en çok çalışan belediye olduğunu, depremzedeler için çadır, gıda yardımı yapmaya devam ettiklerini. AFAD, jandarma ve polisin de kendilerine destek olduğunu söyledi.

“Çiğ köfe yoğurup kahve içtiğiniz mi?” sorumuzun üzerine, iddiaları kabul etmediğini belirten Yılmazcan, “Bunlar vatan haini ve şerefsizdir. Ben bunu asla kabul etmiyorum” dedi. Depremzede için söylenilen hakareti sorduğumuzda ise Yılmazcan telefonu kapattı.

#Belediye #Başkanından #depremzedeye #hakaret #Bunlar #şerefsizdir

‘Hasar tespitinde usülsüzlük var’ dedi kayyum atandı

Riha’nın Esentepe Mahallesi muhtarı, hasar tespiti yapan ekiplerin usulsüzlüğüne itiraz ettiği için, yerine kayyum atandı

Riha’nın (Urfa) merkez Karaköprü ilçesi Esentepe Mahallesi muhtarı Ömer Bağıran’ın yerine, Karaköprü ilçe kaymakamı tarafından kayyum atandı. Bağıran, bu atmaya ilişkin paylaşımında paylaşımda bulunarak, “depremden sonra mahallede yapı denetimi yapan ekibi daha dikkatli çalışma yapmaları yönünde uyardığı” için yerine kayyum atandığını belirtti.

MA’ya konuşan Ömer Bağıran “Mahalleye deprem hasar tespiti için ekip gönderildi. Ekipler kontrol yapmadan bina kapılarına barkod yapıştırıp, gitti. Mahalle sakinleri beni aradı ‘barkodu okutuyoruz ancak ‘Girilemeyen bina’ yazısı ile karşılaşıyoruz’ dediler. Bu nedenle ekibe, ‘neden kontrolü doğru yapmıyorsunuz?’ diye sordum.  Bana, ‘Bizden hesap mı soruyorsun?’ diyerek, çalışmayı durdurdular. Daha sonra karakola çağrıldım. Ekip beni ‘Çalışmalarını aksattığım’ gerekçesiyle şikayet etmiş. Karakolda muhtarlık mührüm benden alındı” dedi.

Görevden alınan Bağıran, 1 saat sonra ise Karaköprü Kaymakamlığa çağrılarak, kendisinden alınan mührün 1’nci Aza Halil Esmer’e teslim edildiğini kaydetti.

Kaynak: MA

#Hasar #tespitinde #usülsüzlük #var #dedi #kayyum #atandı

Kadın Savunma Ağı kadın çadırı kuruyor

Kadın örgütleri, depremin ilk gününden bu yana kadın ve çocuklar ile depremzedeler için çalışıyor.

Bu dayanışmayı büyütenlerden biri de Kadın Savunma Ağı. Hatay’ın Defne ilçesinde bir kadın dayanışma çadırı kuracak olan Kadın Savunma Ağı, kadın ve çocukların kendilerini güvende hissedebileceği, özel alanlarının olacağı ve ihtiyaçlarını karşılayabileceği kadın dayanışma çadırını, ilerleyen süreçte tüm deprem illerine kurmayı hedefliyor.

Kadın Savunma Ağı üyeleri, kadın dayanışma çadırlarına dair Jinnews’ten Marta Sömek’e konuştu.

‘Sorumlu AKP’dir!’

Yaşanan tüm bu süreç için öfkeli olduklarının altını çizen Esma Çağlak, “Acımızın öfkeye dönüştüğü bir andayız. AKP iktidarının neoliberalleştirme politikalarıyla beraber korkunç bir kentleşme ve o kentleşmenin altında kalan 10 ilde binlerce insanın öldüğü bir yıkım yaşıyoruz. Bunun sorumluları elbette ki devlettir, elbette ki AKP’dir. Devletin olmadığı yerde sosyalistler, devrimciler, feministler, maden ve enerji işçileri var” dedi.

Çadırlar özel alan sağlayacak

Afet anında kadınların yaşadığı cinsiyetçi ve eşitsizlikten kaynaklanan sorunların çok görünür olamayabildiğine dikkat çeken Çağlak, “Deprem bölgelerinde kadınlara mutlaka özerk alanlar yaratmak, kadın çadırları kurmak, kadınların aslında kendilerini ifade edebildikleri, sorunlarını dile getirebildikleri bir alan sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Toplumsal seferberlik çağrısı

“Bu yıkım, toplamda bir iktidarın, sistemin yıkımı” diyen Çağlak, “O yüzden de her yerde yaşamı yeniden kurabileceğimiz alanlar açmamız gerekiyor. Bölgedeki demokratik güçlerle hareket edebilecek mekanizmaya ihtiyaç var. Toplumsal bir seferberlik yaratarak harekete geçmemiz gerekiyor” sözlerini kullandı.

Anadilde çalışma şart

Çadır kurmaya gidenler arasında yer alan Ceren Barış da, “Bölgede sadece Türkçe dili üzerinden bir dayanışma sürdürmeye çalışılıyor, tercümanlar yetersiz. Kürtçe, Arapça bilen arkadaşlarımız ve diğer dilleri bilenlere de ihtiyacımız oluyor. Bu ihtiyaçlar için biz de kendi aramızda hepsine ulaşmaya başladık. İlk çadırımızı kurduktan sonra diğer bölgelere de lojistikle beraber bir hat oluşturmuş olacağız” diye konuştu.

#Kadın #Savunma #Ağı #kadın #çadırı #kuruyor

Mereş depremleri 8. günde: Can kaybı yükseliyor

Mereş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremin 10 ilde yol açtığı yıkımın sekizinci günü. Can kaybının 29 bin 605’e yükselirken yaralıların saysı 80 bin 278. Depremde ara kurtarma çalışmaları kısmen devam ederken, barınma ve ısınma hâlâ büyük sorun halinde

Mereş’ın Elbistan ile Bazarcix (Pazarcık) ilçelerinde 7,7 ve 7,6 byüklüğünde gerçekleşen, 10 ilde de yıkıma neden depremin sekizinci günü. Arama krutarma çalışmalarının kısmen devam ettiği bölgelerde dondurucu soğuk ve günlerce bekleyişin ardından hâlâ enkaz altından sağ çıkarılan depremzeler bulunuyor.

Depremin etkilediği illerdeki son gelişmeler şöyle:

11:53: Türk Tabipleri Birliği (TTB), deprem bölgesindeki salgın hastalıklara dikkat çekerek, ishal vakalarının gelmeye başladığını aktardı

11:43: Mereş’te günlerdir kurtarılmayı bekleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Cemevi Şube başkanı Salman Savranlı, eşi Nihal Savranlı ve torunu yaşamını yitirdi.

10:59: Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş: Hatay’da 7 bini aşkın can kaybı, 2744 enkaz var

10:34: İMO Riha Temsilcisi Berat Mahsun Kaya, Türkiye’de müteahhitliğin rant üzerine kurulu olduğunu belirterek, yıkılan yapıların geçmişte tetkiklerinin yapılmadığını söyledi.

10:13: Meleti’de Dilek Beldesi’ndeki depremzedelere şimdiye kadar yardım ulaşmadı. MA’ya konuşan depremzedeler, ‘Alevi olduğumuz için yardım edilmiyor’ dedi. Öte yandan çadırlarında torpil ile verildiği iddia ediliyor.

9:43: Dîlok’ta (Antep) yıkılan Emre Apartmanı’nın şantiye şefi ve fenni mümessili Nazmi Tosun İstanbul’da gözaltına alındı .

9:37: HDP ve sivil toplum örgütlerinin temsilci ve üyeleri ile yurttaşlar, ilçeye ulaşan yardımları tasnif ettikten sonra köylere ulaştırıyor. Birçok kentten insanlar, #Pazarcık halkı ile dayanışmak için günlerdir ilçede aralıksız çalışıyor. Deprem gönüllüleri geceyi, HDP ve STÖ, meslek odaları, mahalle, köy, oda dernekleri öncülüğünde toplanan yardımların tasnif edilip köy köy depremzedelere ulaştırıldığı Hasankoca Mahallesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Hasankoca Köy Evi’nde geçirdi.

#Mereş #depremleri #günde #kaybı #yükseliyor

Demirtaş’tan çağrı: Dayanışma ruhunu koruyalım

Selahattin Demirtaş ‘yağmacı’ bahanesiyle insanların linç edilmesine ilişkin “Linç ve işkenceye asla prim vermeyelim. Dayanışma ruhunu koruyalım’ çağrısında bulundu

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Twitter hesabından Mereş’te meydana gelen depremlerle ilgili paylaşımlarda bulundu. Demirtaş, “Linç ve işkenceye asla prim vermeyelim. Bunlar hem ağır suç hem de çok tehlikeli provokasyonlardır. Lütfen dikkatli, sabırlı ve sakin olun” dedi.

Selahattin Demirtaş, yardım ve dayanışmaların ihtiyaç listesine göre belirlenmesi gerektiğinin altını çizerek “Daha aylarca ihtiyaçlar olacak. Depremzede kardeşlerimiz kendilerini bir an bile yalnız hissetmemeliler” dedi.

Demirtaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün felaketin 8. günü, halen enkazdan insanlarımızın canlı çıkma umudu var. Kurtarma çalışmalarına katılan herkese başarılar diliyorum. Gerçekten de fedakarca, zorluklar içinde kutsal bir iş yapıyorlar.

Yardımları ve dayanışmayı, ihtiyaç listelerini dikkate alarak sürdürelim lütfen. Daha aylarca ihtiyaçlar olacak. Depremzede kardeşlerimiz kendilerini bir an bile yalnız hissetmemeliler.

Linç ve işkenceye asla prim vermeyelim. Bunlar hem ağır suç hem de çok tehlikeli provokasyonlardır. Lütfen dikkatli, sabırlı ve sakin olun.

Ne kadar büyük bir dayanışma ruhu ortaya çıkardığınızı görüyorsunuz. Bunun bozulmasını kabul etmeyin.

Bu zor günlerin acısını ancak paylaşarak azaltabiliriz. Yaralarımızı da el ele vererek sarabiliriz.”

#Demirtaştan #çağrı #Dayanışma #ruhunu #koruyalım

Depremzedeler: AFAD çadırları ikiye bölerek veriyor

Amed’te AFAD tarafından toplanma alanlarında kurulan çadırlar yetersiz. Bazı çadırlar ikiye bölünmüş bir şekilde depremzedelere tahsis edildi

Depremler sonrası yurttaşlar ağır hasarlanan evlerine dönemediği için çadırlarda kalmaya devam ediyor. AFAD’ın kurduğu çadırlar ise, yetersizlikten kaynaklı ikiye ayrılırken, her birinde en az 20 kişi kalıyor.

MA’da yer alan habere göre Amed’te depremzedeler, yemek ve giyim ihtiyaçları sırasında da kötü muameleye maruz kaldıklarını, kendilerine eski ve kullanılamaz eşyaların verildiğini söyledi.

Rezan (Bağlar) ilçesinin Fatih Mahallesi’nden Sümerpark’taki çadır alanına yerleşen iki kız kardeş, 8 kişilik aileleriyle ikiye bölünmüş bir çadırda kaldıklarını aktardı. Küçük, sıkışık alanda bir sobayla idare ettiklerini belirten kardeşler, evlerinden getirdikleri battaniyelerle idare ettiklerini vurguladı.

20 kişi bir çadırda

Bir başka çadırda kalan 20 kişi ise, gıda, giyim, sağlık ve tuvalet gibi ihtiyaçlarını dile getirdi. Yetkililerden 4-5 kez battaniye istediklerini ancak dönüş olmadığını anlatan bir kadın, hastalandığı için hasarlı evine girerek, eşya aldığını belirtti. Çamur içindeki çadırlarda kalan birçok çocuk da, soğuk hava koşulları ve yetersiz gıda, hijyen eksikliğinden kaynaklı hastalanmış durumda.

HABER MERKEZİ

#Depremzedeler #AFAD #çadırları #ikiye #bölerek #veriyor