Ana Sayfa Blog Sayfa 950

Çağlayancerit’in 4 kırsal mahallesinde 9 can kaybı

Çağlayancerit ilçesinin 4 kırsal mahallesinde deprem nedeniyle 9 can kaybı yaşanırken, sağlam yapıların birçoğu ayakta kaldı

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin bilançosu gün geçtikçe ağırlaşıyor. Depremin merkez üssü olan Bazarcix’a koordinatör vali olarak görevlendirilen Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, önceki gün yaptığı açıklamayla kentte arama kurtarma çalışmalarını tamamlandığını, 872 enkazdan 41 yurttaşın canlı olarak kurtarıldığını ve toplam 413 yurttaşın yaşamını yitirdiğini kaydetti.

Söz konusu bilançonun kırsal mahalleleri kapsayıp kapsamadığı bilinmiyor. Mezopotamya Ajansı (MA) tarafından görüntülenen 9 kırsal mahallede, en az 263 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca yüzlerce hayvan öldü ve bir o kadar ev de ya ağır hasar gördü ya da tamamen yıkıldı.

MA muhabirleri Azad Altay ve Abdurrahman Gök’ün ilçenin kırsal mahallerinden aktarımı söyle:

9 can kaybı

Bugün de Pazarcix’a bağlı mahallelere komşu olan Çağlayancerit ilçesinin Bozlar, Küçüküngüt, Oruçpınar ve Zeynepuşağı kırsal mahallelerini görüntüledik. Kentin yaralarını sarmak için gelen gönüllülerle birlikte yaptığımız yolculuğun ilk durağı Bozlar oldu. 400’ü aşkın hanenin bulunduğu mahallede 70 civarında ev ya yıkılmış ya da ağır hasar görmüş. Yine birçok ahır da yıkılmış. 4 kişi sağ kurtarılırken, 9 kişi ise can vermiş.

Yurttaşlar, depremden zarar gören ev ve ahırları onarıyor. Ancak olası artçı depremler nedeniyle yurttaşlar halen geceyi, derme çatma barakalar ve AFAD’ın gönderdiği çadırlarda geçiriyor. Görüştüğümüz depremzedeler, gıda noktasında ciddi bir sorun yaşamadıklarını, ancak yeterli sayıda çadırın ellerine ulaşmadığını aktardı.

Hiç yıkım yok

Küçüküngüt kırsal mahallesinde ağır hasarlı ya da yıkılmış ev bulunmuyor. Bu nedenle burada herhangi bir can kaybı yaşanmamış. Sağlam yapılardan sadece bazılarında küçük çatlaklar göze çarpıyor. Mahalle sakinleri, herhangi bir yardıma ihtiyaç duymadıklarını, evlerin yıkıldığı mahallelere yardımların ulaşmasını istedi. Bir yurttaşın, “Mümkün olsaydı da ben yardım etseydim” sözleri dikkat çekti.

Karlı ve buzlu yolları aştıktan sonra ulaştığımız Oruçpınar Mahallesi de depremi en az hasarla atlatan mahallelerden biri. Can kaybı yok ve 200’e yakın yapıdan sadece 10-15 ev hasar görmüş durumda.

Son durağımız Zeynepuşağı mahallesinde de can kaybı yok. Sadece bazı evlerin bir bölümü yıkılmış, kimi evlerin iç taraflarında çatlaklar meydana gelmiş. 40 haneli köyde en büyük ihtiyaç ise, diğer yerlerde olduğu gibi çadır.

HABER MERKEZİ

#Çağlayanceritin #kırsal #mahallesinde #kaybı

Şişli’de deprem protestosu: 30 EHP’li gözaltına alındı

Şişli Cevahir AVM önünde depreme ilişkin basın açıklaması yapmak isteyen EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk aralarında bulunduğu yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı

Emekçi Hareket Partisi (EHP) İstanbul İl Örgütü’nün depremle ilgili Şişli Cevahir AVM önünde “Deprem salladı rantçılar, müteahhitler, başkanlar, bürokratlar, patronlar yıktı, enkaz altındayız” şiarıyla gerçekleştirmek istedikleri basın açıklamasına polis müdahale etti. Müdahale sonucu EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk aralarında bulunduğu yaklaşık 30’a yakın parti üyesi polisler tarafından ablukaya alındı.

Polis ablukasına tepki gösteren EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, “300 bin insan enkaz altındayken, 3 dakikalık basın açıklaması yapmak isteyenlere hiçbir anayasa karşı çıkmaz. Bu mesele burada bitmiyor. Depremle ilgili açıklama yapmamıza engel oluyorlar. İstanbul’da bizi yeni deprem bekliyor. Bu halkı susturacaksınız, ama yine tedbir alınmayacak. Müteahhitlere şu yasalara, yönetmeliklere uyacaksınız desek bu ablukadan güç alıp yine de uymazlar. Yine sizden cesaret alırlar” şeklinde konuştu.

Abluka içerisinde açıklama yapan Öztürk ve beraberindekiler daha sonra polisler tarafından gözaltına alındı. Öztürk ve beraberindekilerin Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükleri öğrenildi.

İSTANBUL

#Şişlide #deprem #protestosu #EHPli #gözaltına #alındı

Ankara Deprem Dayanışma Platformu kuruldu

İHD Ankara Şubesi’nin çağrısıyla sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin de yer aldığı Ankara Deprem Dayanışma Platformu kuruldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Mereş Bazarcix ve Elbistan merkezli artarda meydana gelen depremlerin ardından arama kurtarma çalışmalarında ve yardım ulaşmasında yaşanan koordinasyon eksikliklerine karşın dayanışmayı, kapasiteyi organize ve koordine etmek amacıyla Mülkiyeliler Derneği’nde toplantı düzenledi. Toplantıda Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGC) başta olmak üzere pek çok siyasi parti, sivil toplum örgütü, ekoloji, gençlik ve insan hakları örgütünün yoğun katılımı oldu.

Toplantıda ilk olarak İHD Ankara Şubesi Eş Başkanı Fatin Kanat söz aldı.

Kanat, çok büyük bir felaketle karşı karşıya olunduğunu belirterek, depremzedelerin yaralarını sarmak amacıyla merkezi bir koordinasyon oluşturmak için bir araya gelindiğini söyledi.

Komisyonlar kuruldu

Toplantıda birçok komisyonlar kurularak, görev dağılımları yapıldı. Toplantıda, barınma, eşya ve giysi, gıda ve beslenme, sağlık, hukuki yardım, psikolojik yardım, gençlik çalışması, kadın çalışması, çocuk çalışması, LGBTİ+ çalışması, mülteci çalışması, yaşlı çalışması, sosyal medya basın ve iletişim komisyon komisyonları kuruldu.

HDP, TMMOB, KESK, ATO, Halkevleri ve ÇHD’nin yer aldığı Merkezi Komisyon’da kuruldu.

Ankara Deprem Dayanışma Platformu kuruldu

Toplantının ardından ÖHD Ankara Şubesi Eşbaşkanı Şevin Kaya, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, Ankara Deprem Dayanışma Platformu’nun kurulduğunu deklare etti. Kaya, şunları söyledi: “Asıl önemli olanının depremzedelerin Ankara ilinde nelere ihtiyaç olduğunu ve bu ihtiyaçların örgütlü bir şekilde nasıl planlanacağını konuştuk. Çok kalabalık bir toplantıydı. Birçok komisyon kurduk. Kısa ve uzun vadeli olarak depremzedelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde yardım etmeyi planlıyoruz.”

ANKARA

#Ankara #Deprem #Dayanışma #Platformu #kuruldu

Kent Koruma ve Dayanışma Platformu: Amed’de 250 bin kişiye geçici barınma sağlandı

Mereş merkezli depremlerden etkilen illerden biri olan Amed’de Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, 250 bin depremzede için geçici barınma ve günlük 645 bin ile 930 bin arası insana üç öğün yemek sağladı

Mereş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen kentlerden biri olan Amed’te, 82 sivil toplum, meslek, emek ve iş örgütünün kurduğu Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, depremzedeler için ilk andan itibaren harekete geçti. Platform bünyesinde kurulan Deprem Kriz Merkezi, arama kurtarma, barınma ve temel yaşam ürünlerinin sağlanmasında etkili bir rol oynadı.

Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Yürütmesinde yer alan Amed Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Samet Ucaman, yürütülen çalışmalar hakkında Mezopotamya Ajansı’na bilgi verdi.

250 bin depremzedeye barınma sağlandı

Arama kurtarma çalışmaları için araç gereç ve iş makinalarını temin ettiklerini belirten Ucaman, depremzedeler için ilk olarak ayarladıkları 145 geçici barınma yerinin 185’e çıktığını aktardı. Buralarda ise 250 bin depremzedenin barındığını aktaran Ucaman, battaniye ve temizlik malzemesinin yanı sıra günlük olarak 645 bin ile 930 bin arası insana sabah, öğlen ve akşam yemeği servis ettiklerini söyledi.

120 mühendis sahada

Diyarbakır Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün hasar tespit çalışmalarına platformdan 120 mühendisin katıldığını ifade eden Ucaman, Semsûr ve Mereş’e gönderilen araçların son 2 gündür engellerle karşılaştığını dile getirdi. Engellemelerin ciddi sıkıntılara neden olacağı uyarısında bulunan Ucaman, “Böylesi bir kriz anında 10 ile varan bir afet durumu mevcutken, hükümetin ilk 3 günde alanda olmayışı zaten ciddi bir tahribata yol açmıştır. Bu yaraların sarılması için halkın kenetlenerek, oluşturduğu sivil inisiyatiflerle bunun üzerinden gelinirken önüne engel koymak ciddi bir sıkıntıdır. Muhtemelen bundan sonra böyle bir siyasetle yönetmeyi düşünüyorlar. Bu ise ciddi bir sorundur. Ancak bizler bunun takipçisi olacağız” dedi.

Olası sağlık sorunları için uyarı

Amed’te sağladıkları geçici barınma yerlerinde sağlık taramalarının da yapıldığını ve buna ilişkin rapor hazırladıklarını sözlerine ekleyen Ucaman, ileriki zamanlarda barınma merkezlerinde ciddi sağlık sorunlarının oluşabileceği uyarısında bulundu. Ucaman, Amed Tabip Odası’nın barınma yerlerini düzenli olarak kontrol ettiğini ve enkaz alanında kontrollerini günlük olarak sürdürdüğünün altını çizdi.

Ademi merkeziyetçiliğin önemi

Hızlı organizenin yerelden müdahale etmeden kaynaklandığını dile getiren Ucaman, adem-i merkeziyetçiliğin önemine dikkati çekti. Ucaman, Amed’deki sivil toplumun geçmişten gelen bir birikim ve deneyime sahip olduğunu vurguladı. İlan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) nedeniyle çalışmaların engellenebileceğini anımsatan Ucaman, hasar tespit çalışmalarının ardından önceliklerinin depremzedelere kalıcı barınma imkanlarının sunulmasına ilişkin çalışmalar olacağını söyledi.

HABER MERKEZİ

#Kent #Koruma #Dayanışma #Platformu #Amedde #bin #kişiye #geçici #barınma #sağlandı

Barış Annesi Ergin yaşamını yitirdi

Barış Annesi Pehruze Ergin, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi

Şırnex’in Silopi ilçesinden 1993 yılında devlet baskısı nedeniyle İzmir’e göç ettirilen Barış Annesi Pehruze Ergin (61) dün gece yaşamını yitirdi. Ergin’in Konak ilçesinde bulunan evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği öğrenildi.

Ergin’nin cenazesi defnedilmek üzere memleketi Şırnex’in Silopi ilçesine doğru yola çıktı.

HABER MERKEZİ

#Barış #Annesi #Ergin #yaşamını #yitirdi

HDP Dîlok’taki Rojavalıları ziyaret etti: Bir çadırda 100 kişi kalıyor

Dîlok’ta depremzedeleri ziyaret eden HDP’li milletvekilleri, özellikle Rojavalıların hiçbir yardıma ulaşamadığını bir çadırda 100 kişinin kaldığını söyledi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri, Nuran İmir, Filiz Kerestecioğlu ve Muazzez Orhan ile beraberindeki heyet, depremden etkilenen Dîlok’un Akdere, Baybahçe ve Güzel Vadi mahallelerinde çadırlarda kalan yurttaşları ziyaret etti.

HDP dışında kimse gelmedi

Ziyaretler sırasında birçok kişi, çadır, battaniye ve ısınma konusunda sıkıntılar yaşadıklarını aktardı. HDP’liler dışında hiçbir yetkilinin kendilerini ziyaret etmediğini belirten yurttaşlardan biri, 2 gün aç susuz kaldıklarını, devletin kendilerini hiç ziyaret etmediğini belirterek, çevredeki yurttaşların kendilerine destek verdiğini aktardı.

‘Enkaz altındakiler için hala umut var’

Deprem üzerinden bir hafta geçtiğini, fakat hala devletin yardımlarının kimseye ulaşmadığını belirten Nuran İmir, “Özellikle Rojava’dan gelen yurttaşlar bu çadırları kendi imkanlarıyla kurmuşlar. Bu küçük çadırda yaklaşık 100 insan yaşamını sürdürüyor. Bu bir rezilliktir. Enkaz altında kalanların kurtulması için hala bir umutları var. Ama bu soğuklar karşısında imkansız bırakılmalarını kabul edemeyiz. Parti olarak ne ihtiyacınız varsa hazırız, emrinizdeyiz” ifadelerini kullandı.

MA / Rukiye Adıgüzel

#HDP #Dîloktaki #Rojavalıları #ziyaret #etti #Bir #çadırda #kişi #kalıyor

‘Sömürgeci sistemi zorladı, uluslararası komplonun hedefi oldu’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununu ‘soykırım kıskancından’ çıkarttığını belirten KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, Abdullah Öcalan’ın alternatif bir model sunduğu için uluslararası komplonun hedefi olduğuna dikkati çekti

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası güçlerin ortaklığıyla 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilmesinin üzerinden 24 yıl geçti. Öcalan’ın ağır tecride rağmen ortaya koyduğu paradigma 24 yıllık süreçte evrenselleşti. Öcalan’ın paradigmasını esas alan Kürtler birçok yerde büyük kazanımlar elde etti.
KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, 25’inci yılına girecek olan 15 Şubat komplosunun perde arkası ve nasıl boşa çıkarıldığına dair değerlendirmelerde bulundu.

Lozan ve sonrası

Osmanlı’nın parçalanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında rol oynayan Fransa ve İngiltere gibi uluslararası egemen güçlerin Kurdistan coğrafyasını parçaladığını anımsatan Kartal, “Kürt sorunu yok saydılar, Kürt halkını yok saydılar. Uluslararası komplonun soykırım kıskacı kapitalist sistemin öncü güçleri tarafından bu süreçte başladı” dedi. Türkiye’nin kurulmasının ardından Lozan Antlaşması ile Kürt coğrafyasının parçalandığına dikkati çeken Kartal, “Bu anlaşma üzerinden, Kürt sorununun yarattığı çatışma ve çelişki üzerinden kendi bölge politikalarını sürdürmeyi hedeflediler. Türk devleti, Kürt inkar ve imhası üzerine kuruldu. Buna karşı bütün Kürt isyanları bastırıldı. Bu isyanlarda yine uluslararası sistem Türk devletine gerekli desteği verdi. O açıdan da Önder Apo’nun 1973 Newrozu’yla birlikte Kurdistan ve Kürt halkının özgürlüğü temelinde özgürlük yürüyüşünü başlatması, bu uluslararası boyutta kuşatılmış soykırım sistemine karşı bir yürüyüştür” diye konuştu.

Demokratik toplum

“Önder Apo, 50 yıllık süreçte Kürt sorununu soykırım kıskancından çıkarttı” vurgusu yapan Kartal, Öcalan’ın başlattığı mücadele sonrası Ortadoğu’da yeni bir güç dengesi açığa çıktığını ifade etti. Kartal, “Kürt halkı, iradesi yok sayılan ve geleceğe yönelik özgür yaşam umudunu yitirilen bir halk konumundaydı. Türk devletinin Ağrı Dağı’nda karikatürize ettiği bir mezar içerisinde ‘Muhayyel (hayali) Kürdistan burada meftundur’ dediği Kürt sorunu, o mezardan çıkarıldı. Tam tersine öz gücüne güvenen, özgürlüğe bağlı ve her türlü bedeli ödemeye hazır bir halk gerçekliği ortaya çıkarttı. Bunu da demokratik sosyalist değerlerle, kadın öncülüğüyle, demokratik toplum felsefesiyle ve eşitlik temelinde bir mücadeleyi esas alarak sağladı. Bu da Kürtleri dört parçada sömürgeci devletlere teslim eden ve kendi bölge politikalarını sürdürmeyi esas alan uluslararası sistem açısından zorlayıcı oldu. Uluslararası boyutta planlanan bir komplonun hedefi oldu” diye konuştu.

Komplodan Rojava devrimine

Kartal, Abdullah Öcalan’ın İmralı’da tecrit altında tutulduğu süreçte Kapitalist Modernite’nin karşısında alternatif bir paradigmayı geliştirdiğini ifade etti. Kartal, şunları söyledi: “Bu temelde demokratik konfederal, demokratik ulus sistemi ile başta Kurdistan ve Ortadoğu halkları olmak üzere bütün dünya için demokratik ve kadın özgürlükçü bir sistem oluşturdu. Tabi bu paradigmanın ilk uygulama fırsatı bulduğu alan Rojava alanıdır. Ortadoğu’da ilk kez ortaya çıkan halkların demokratik birlikteliği, inanç boyutuyla ve kadın özgürlüğü boyutuyla birlikte mücadele sürecine girdi. İşte oraya dizayn vermek isteyen uluslararası politikalar boşa düşürüldü. Oradaki bütün ırklar ve inançlarla birlikte, kadın özgürlüğü temelinde bir mücadele ile bugünkü tablo ortaya çıkarıldı. Kuzey ve Doğu Suriye, sadece Suriye için değil, bütün bölge halklarına ve insanlığa yeni bir alternatif model sundu. Bu büyük umut oldu.”

‘Fiziki özgürlük sağlanmalı’

Kartal, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 74 yaşında olduğunu ve sağlığı açısından ada koşullarının olumsuz olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Tecridin kırılması yeterli değil. Fiziki özgürlüğünü sağlayabiliriz. Kurdistan özgürlük mücadelesini çökertmek isteyen sistem, şu an bir çöküş sürecinde. Halkımız, bütün demokratik ve sosyalist güçler, faşizmi çökertmeye odaklanmalı. Bunun yolları vardır. Faşizmin çökertilmesi sadece Türkiye ile değil, Rojava’da, Başûr’da, Rojhîlat’ta ve Ortadoğu’da yeni bir sürecin başlangıcıdır. Yeni bir milattır. Kürt sorununun demokratik temelde çözülmesi ve halkların demokratik eşit birlikte yaşamını hedefleyen yeni bir sürecin miladıdır.”

Haber: Fırat Can Arslan/Ankara-MA

#Sömürgeci #sistemi #zorladı #uluslararası #komplonun #hedefi #oldu

Harun Simin 30 yılın ardından tahliye edildi

Patnos L Kapalı Cezaevi’nde tutulan Harun Simin, 30 yılın ardından tahliye edildi

Cezaevinde 30 yıldır tutuklu bulunan Harun Simin, bugün sabah saatlerinde tutuklu olduğu Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi.

1993 yılında Mûş’ta gözaltına alınan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Simin, 30 yılın ardından bugün ailesi ve yakınları tarafından cezaevi kapısı önünde çiçeklerle karşılandı.

MÛŞ

#Harun #Simin #yılın #ardından #tahliye #edildi

Can kaybı 3 bini aştı: Şam’a ambargoyu kaldır çağrısı

Depremin 7’inci gününde Suriye ile Suriye’nin Kuzey ve Doğu Bölgesi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 581’e yükselirken, Şam hükümeti Özerk Yönetim’in yardımlarını engellemeye devam ediyor

Mereş merkezli yaşanan depremde Kürdistan, Türkiye ve Suriye kentleri önemli oranda etkilendi. Arama kurtarma çalışmalarının yetersiz kaldığı bölgelerde binlerce insan hayatını kaybetti ve halen enkaz altında çıkarılmayı bekleyen binlerce kişi bulunuyor.

Suriye kentlerinde deprem nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 581’e yükselirken, arama kurtarma çalışmalarına da devam ediliyor.

4 kent afet bölgesi ilan edildi

Suriye Sağlık Bakanlığı, Şam hükümetinin kontrolündeki bölgelerde ölü sayısının bin 408’e ve yaralı sayısının ise 2 bin 341’e yükseldiğini duyurdu.

Beyaz Miğferler ise, silahlı grupların kontrolündeki bölgelerde 2 bin 167 kişinin öldüğünü, 2 bin 950 kişinin yaralandığını açıkladı.

Şam yönetimi, depremden en fazla etkilenen Lazkiye, Hama, Halep ve İdlib’i ‘afet bölgesi’ ilan etmişti. El Cezire’ye göre de, Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Cilvegözü sınırının karşısındaki Suriye’nin Bab-El Hava sınır kapısına, depremlerin meydana geldiği günden bu yana bin 100 cenaze götürüldüğü belirtildi.

Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim bölglerinde ise 6 kişi yaşamını yitirdi, 57 kişi de yaralandı.

Rejim yarımları engelliyor

Öte yandan Şam hükümeti, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Halep’teki depremzedeler için hazırladığı insani yardımların Minbic’deki Tayihe kapısından geçişine izin vermiyor. Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), Suriye hükümetine çağrı yaparak engellerin kaldırılmasını istedi.

Uluslararası güçlere çağırı

TEV-DEM, yaptığı açıklamada “Hizmet eksikliği can kaybının sayısının artmasına sebep oldu” diyerek, Şam’ın insani konuları politize ettiğini ve yardım yapılmasına izin vermediğini belirtti. TEV-DEM, başta BM olmak üzere uluslararası güçlere ve örgütlere, Şam hükümetine tüm kapıları açması ve yardımların depremzedelere ulaşması için baskı uygulamaya çağırdı.

DIŞ HABERLER

#kaybı #bini #aştı #Şama #ambargoyu #kaldır #çağrısı

Senaryoda var pratikte yok

İktidarın Mereş merkezli yaşanan depremin tatbikatını 4 yıl önce yaptığı ortaya çıktı

Mereş’te 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde depremlerin yıkıma yol açtığı Mereş, Dilok, Riha, Amed, Meleti, Semsûr, Xarpet, Adana, Osmaniye, Hatay ve Kilis kentlerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 25 bine ulaşırken, 80 bin 278 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. Enkaz altında kaderine terk edilen yurttaşların AKP iktidarına tepkileri büyüyor. Deprem bölgesinde 8 gündür enkaz altında bulunan yakınlarının kurtarılmasını bekleyen halk, “Devlet yok” diyerek her fırsatta tepkilerini dile getirtiyor. İktidarın tüm engellemelerine rağmen bölgeye yardımların ulaştırılması için sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve yurttaşlar seferber oldu.

Yaşanan depreme ilişkin yer bilimcilerin ve uzmanların yıllardır yapmış olduğu bilimsel araştırmaları ve uyarıları görmezden gelen AKP-MHP iktidarının ise yaklaşık 4 yıl önce, 9 Ekim 2019’da AFAD’ın öncülüğünde merkez üssü Mereş’in Bazarcıx ilçesi olan ve 7,5 şiddetinde olası bir depreme yönelik tatbikat yaptığı ortaya çıktı. Tatbikatta İçişleri bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere tüm devlet kurumlarının tam tekmil ve işbirliği içerisinde ve koordineli bir şekilde çalıştığı görülüyor. Devletin tüm süreçlere ve yaşananlara hakim olduğu gösteriliyor.

Senorya’da devlet tam tekmil

Senaryoya göre, AFAD 3 bin 500 personelin katılımıyla olası bir depreme yönelik tatbikat yapıyor. Tatbikat çerçevesinde 8 bakanlığı personeline uyarı amaçlı kısa mesajlar(SMS) gönderiliyor. Yine senorya’ya göre, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcı İsmail Çataklı, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezine gidiyor. Soylu, yaşanan depreme ilişkin alanda olan ve çalışma yapan ekiplerden bilgilendirme istiyor. Senaryoda göre yaşanan depremde 3 bin 459 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı aktarılıyor.

Ekipler sevk ediliyor!

Senaryoda tıpkı 6 Şubatta Semsûr, Dilok, Antep, Mereş ve Meletî’den en çok etkilenen iller olarak ulusal seviyede, Kilis, Osmaniye ve Riha ise az etkilenen iller olarak il seviyesinde tatbikatta yer alıyor. Bu iller dışındaki 19 il ise birinci ve ikinci derece destek iller ile ulusal seviyede yardım eden iller olarak tatbikata katılıyor ve depremin ardından bölgeye çevre illerden ekipler sevk ediliyor. Helikopter ve insanlı keşif uçaklarıyla bölgenin durumuna ilişkin havadan elde edilen görüntüler de merkeze aktarılıyor. Yine tatbikat kapsamında, GSM operatörlerinden, vatandaşlara sabit hatlar üzerinden yapacakları görüşmelerin 10-15 saniyeden fazla sürmemesi, iletişim kurmak için internet hatlarını ve kısa mesajı tercih etmeleri yönünde uyarı mesajı göndermeleri isteniyor.

Tatbikatta var ama!

Tatbikat kapsamında, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla her 15 dakikada basın açıklaması yapılacağı açıklanıyor. Depremin birinci saatinin dolmasının ardından AFAD Deprem Dairesi Başkanı Murat Nurlu, depremle ilgili basın mensuplarına bilgi veriyor. Yine senaryo gereği İçişleri bakanı Süleyman Soylu, tatbikata ilişkin açıklamaya yapıyor ve depremden etkilenen illerdeki koordinasyon gruplarının, valilik koordinesinde toplandıklarını söyleyerek 26 çalışma grubunun oluşturulduğunu bilgisini veriyor.

HABER MERKEZİ

#Senaryoda #var #pratikte #yok