Ana Sayfa Blog Sayfa 956

Depremde yaşamını yitiren 6 yurttaş Şirnex’de defnedildi

Deprem bölgelerinin farklı kentlerinde yaşamını yitiren 6 kişi memleketleri Şirnex ve ilçelerinde defnedildi

Mareş’te 7,6 ve 7,7 büyüklüğünde meydana gelen depremlerde binlerce kişi hayatını kaybetti. Meletî, Hatay’ın İskenderun, Antakya ilçeleri ve Mereş’te enkaz altında kalarak yaşamını yitiren 6 kişi memleketleri Şirnex ve ilçelerinde son yolculuğuna uğurlandı.

Hatay’ın İskenderun ilçesinde enkaz altında kalarak yaşamını yitiren Serhat Temizer ve oğlu Emir Temizer Cizîr’in Asri Mezarlığı’nda yan yana defnedildi.

Mereş’te eğitim gören Yusuf Bilik ile İbrahim Bilik enkaz altında kalarak yaşamını yitirmişti. Bugün ailesi tarafından alınan cenazeleri Şirnex’in Şêxêreş köyünün Ziron mezrasında defnedildi.

Meletî’de mimar olan Nazan Tuşak’ın cenazesi de ailesi tarafından alınarak Silopiya’da kent mezarlığında gözyaşları içinde defnedildi.

Hatay’ın Antakya ilçesinde oturan Meryem Değer’in ailesi tarafından teşhis edildikten sonra memleketi Cizîr’e getirilerek Asri Mezarlığı’nda defnedildi.

HABER MERKEZİ

#Depremde #yaşamını #yitiren #yurttaş #Şirnexde #defnedildi

Hatay’da arama-kurtarma yerini enkaz kaldırmaya bıraktı

Yıkımın en büyük olduğu kenttlerden olan Hatay’da birçok bölgeye halen giriş yapılamazken, arama-kurtarma çalışmalarının da sonuna gelindi. Yurttaşların büyük çoğunluğu kenti terkederken, birçok yurttaş hala umutla enkazların başında bekliyor

Merkez üssü Mereş ve Dilok olan depremin 5’inci günü de geride kaldı. Yıkımın en büyük olduğu kentlerden birisi olan Hatay’da birçok bölgeye halen giriş yapılamazken, arama-kurtarma çalışmalarının da sonuna gelindi. Ekipler sokak aralarında gezip ses kontrolü yapıyor ve ses gelmemesi durumunda keşfe devam ediyor. Birçok enkaz da artık yurttaşları canlı bulma umudu kalmazken, binalardan cenazeler çıkarılıyor. Kimi binalar ise iş makinalarıyla kaldırılmaya başlandı.

Kentte halen yeterli çadır kurulamazken, yurttaşlar soğuğa rağmen geceleri sokakta ya da kendi imkanlarıyla kurduğu çadırlarda geçiriyor. Arabalarda kalan yurttaşlarda yaşanan benzin ve mazot sıkıntısı nedeniyle ısınmakta zorlanıyor. Yıkımın büyük olduğu Antakya, Defne ve Samandağı ilçelerinde yurttaşlar artık bölgeyi terk etmeye başladı. Kentten umudunu kesen yurttaşlar, akrabalarının olduğu diğer kentlere göçerken, bir kısmım yurttaş ise enkazlardan beklediği umutla kentte kalmaya devam ediyor.

Enkazlardan çıkan cesetlerin ise gömülmesine devam ediliyor. Bugün Samandağı’na bağlı Meydan Köyünde 20 kişi gömülürken gömülmeyi bekleyen onlarca kişi ise bekliyor. Yine enkazlardan çıkarılan bazı cesetler ise özellikle Armutlu ve çevre mahallerde sokakta beklemeye devam ediyor.

İnsanlar hala umutla enkaz başlarında bekliyor

Bugün Samandağı ilçesinde ziyaretlerde bulunan Halkların Demokratik Partisi Hatay İl Eş Başkanı Kerem Nalbant, 5’inci gün olmasına rağmen ‘enkazlarda insan bulabilir miyiz’ umudu ile bekleyen aileler olduğunu söyledi. Ailelerin öfkeli ve sitemli olduğunu kaydeden Nalbant, “Beşinci gün olmasına rağmen halen acil ihtiyaçların devam ettiğini görüyoruz. Özellikle burası çok soğuk olmasına rağmen insanlar sokaklarda kalıyor. Halen çadır ya da konteynır kentin olmaması talihsiz bir durumdur. Gıda boyutu sivil kuruluşlar tarafından karşılansa da önümüzdeki süreçte bu yetmeyecek. Çadır, ısıtıcı, temizlik malzemelerinin gönderilmesi elzemdir” dedi.

Halk kenti terk ediyor

İnsanların gözlerinde belirsizliğin yarattığı korkunun hakim olduğunu kaydeden Nalbant, “Geleceğinin ne olacağını bilememenin verdiği belirsizlikten kaynaklı nüfusun ezici bir çoğunluğu kenti terk ediyor. Önümüzdeki süreçte geri dönülmemesi durumunda daha ağır travmalara sebep olacaktır. İnsanlar burada yaşamış olduğu çocukluk, gençlik anılarını geçtiği yerleri bırakması ağır bir ızdırap” diye belirtti.

‘Umudum yok bari bana cenazesini versinler,

Artık arama-kurtarma çalışmasından çok enkaz çalışması olduğunu altını çizen Nalbant, şöyle devam etti: “Ailelerin yoğun ısrarı sonrasında bir binaya yaklaşılıyor ve eğer bir ses varsa arama-kurtarma çalışması yapılıyor. Yoksa bırakıp gidiliyor. Bugün ziyaret ettiğim mahallelerde yakınlarını kaybedenler ‘Oğlumun yaşadığından umudum yok. Bari bana cenazesini versinler, defnedeyim’ dedi. İnsanlar sahipsiz olduğunu hissediyor.”

MA / Tolga Güney

#Hatayda #aramakurtarma #yerini #enkaz #kaldırmaya #bıraktı

Rönesans rezidansı sahibi yurt dışına kaçarken yakalndı

Depremde yerle bir olan 250 dairelik Rönesans rezidansını yapan müteahhidin yurt dışına kaçmaya çalışırken havaalanında yakalandığı iddia edildi

Hatay’daki Rönesans Rezidansı projesinde 250 evin satılması planlanan ancak yaşanan deprem felakatinde yerle bir olan bölgenin mimarı Mehmet Yaşar Coşkun’un, yurt dışına kaçmak için İstanbul Havalimanı’nda yakalandığı iddia edildi.

Durvar’da yer alan habere göre, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talimat verilerek yakalanan Coşkun, gözaltına alınarak emniyete götürüldü.

12 kat 250 daire

Hatay’ın Antakya ilçesi İnönü Bulvarı’nda, 2013 yılında tamamlandığı belirtilen, 250 dairesi bulunan, 12 katlı Rönesans Rezidans, 7.7 büyüklüğündeki Maraş merkezli depremde yerle bir oldu. Rezidans enkazı havadan dronla görüntülenirken, yapının depremde havuzun bulunduğu bölgeye doğru devrildiği, sokaktaki başka binaya da hasar verdiği görüldü.

Bin kişi enkaz altında kaldı

Yaklaşık bin kişinin yaşadığı tahmin edilen rezidansta çok sayıda kişinin enkaz altında kaldığı belirtildi. Bölgeye ulaşan arama-kurtarma ekiplerince çalışmalar sürdürülürken, inşaatı yapan şirketin, 2013’te rezidansın fotoğraflarını sosyal medyadan ‘Cennetten bir kare, Rönesans Rezidans’ notuyla paylaştığı ortaya çıktı.

Rezidansın bulunduğu sokaktaki 12 katlı başka bina da deprem nedeniyle yıkıldı. Rezidans ve diğer apartmanda enkaz altındakileri kurtarmak için ekipler, çalışmalarını sürdürüyor. Enkazda yakınları olanlar ise yapının yakınında gelecek iyi haberleri bekliyor.

HABER MERKEZİ

 

#Rönesans #rezidansı #sahibi #yurt #dışına #kaçarken #yakalndı

HDP yardımları deprem bölgesine ulaşmaya devam ediyor

HDP Mersin, Colemêrg ve Şirnex’da toplanan yardımlar deprem bölgesine ulaştırılmaya devam ediyor. Şirnex Barosu yardım TIR’ının Cizîr’den çıkacağı esnada polisler tarafından önü kesildiğini, ‘Şirnex Barosu yardım aracı’ yazılı pankartın sökülerek Kayyum yönetimindeki ‘Cizre Belediyesi görevli aracı’ yazısı asıldıktan sonra çıkışına izin verildiğini belirtti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin İl Örgütü ve Adana Alevi Platformu, toplanan yardımları, deprem bölgesine ulaştırılmaya devam ediyor.

HDP Mersin Eşbaşkanı Hoşyar Sarıyıldız, 8 TIR, 10 kamyonet ve 33 transit temel ihtiyaç malzemesini deprem bölgesine ulaştırdıklarını belirterek, “Ayrıca kent genelinde gönüllü 120 arkadaşımızı enkaz çalışmalarına dahil etmek üzere afet bölgesine gönderdik. Bugün itibariyle 848 afetzede ailemizin barınma ihtiyacını çözdük. Talepler hala devam ediyor. Bu konuda söyleyebileceğim söz; bu büyük yıkımı, büyük gönüllülükle, dayanışmayla, birliktelikle hep beraber aşacağız” dedi.

HDP Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, “Şimdi dayanışma zamanı” diyerek halklara deprem bölgesine giderek dayanışma içinde olmaları yönünde çağrı yaptı.

Colemêrg

HDP Colemêrg Kriz Masası da, Semsûr’a arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri yürütmek amacıyla aralarında mühendislerinde olduğu 55 kişilik grup gönderdi. Sabahın erken saatlerinde aralarında iş makinası operatörü ve makine mühendislerinin de bulunduğu 5 kişiden oluşan grup, jeneratör, hilti, balyoz, spreil vb. teknik malzemelerle yola çıktı. 13 kişiden oluşan ikinci grup ise, bölgede yardım dağıtma ve arama kurtarma çalışma faaliyetlerinde bulunmak üzere gönderildi. Kriz Masası, Gever ilçesinden de 37 kişilik grubu Meletî, Mereş ve Hatay’a arama-kurtarma ve yardım faaliyeti için gönderdi.

Şirnex

Şirnex Barosu tarafından toplanan üçüncü yardım TIR’ı dün akşam saatlerinde Cizîr’den çıkacağı esnada polisler tarafından önü kesildi. Aracın önünde asılı “Şirnex Barosu yardım aracı” yazılı pankartın üst kısmında bulunan cama, kayyım yönetiminde ki “Cizre Belediyesi görevli aracı” yazısı asıldıktan sonra çıkışına izin verildi. Polislerin, baro yetkililerine bundan sonra Cizîr’den çıkacak bütün araçların Kaymakamlıktan “izin” aldıktan sonra gitmelerine izin verileceğini söylediği öğrenildi.

HABER MERKEZİ

 

 

#HDP #yardımları #deprem #bölgesine #ulaşmaya #devam #ediyor

‘Sıkıntımız yok’ diyen İl Sağlık Müdürü: Köylere çadır gönderecek halimiz yok

Meletî’de bulunan hastanelerde doktorlar ilaç sorunu yaşandığını belirtirken, durumun ‘kontrol altında’ olduğunu iddia eden İl Sağlık Müdürü Erhan Berk, olduğu köylere dair soruya ise ‘Köylere çadır gönderecek halimiz yok’ dedi

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen, 10 kenti etkileyen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı her geçen saat artmaya devam ediyor. Deprem bölgelerinde bulunan hastanelerde yetersiz kapasite, ilaç ve malzeme sorunu da sürüyor.

KOAH ilaçları yetersiz

Mezopotamya Ajansı’ndan Fırat Can Arslan’ın Meletî merkezde ziyaret ettiği Turgut Özel Tıp Merkezi ile Meletî Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir doktor, en büyük sorunlarının ilaç olduğunu belirtirken, KOAH ilaçlarının olmaması nedeniyle tedavi gören depremzedelerden bir kısmının yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Turgut Özal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde, ilaç tedariki için kurulmuş üç çadır bulunuyor. İlaç eksikliğinin devam ettiği kentte, eczacılar odası gönüllüleri bazı ilaçları kırarak hastalara paylaştırdıklarını ilettiler.

Meletî’de hastane önünde uzun kuyruklar

Meletî Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de durum farklı değil. Hastanenin bir kısmı hasar görmüş halde iken, bazı katlar neredeyse boş. Depremde evi yıkılan insanlar ise hastaneye sığınmış durumda. Depremzedeler için yeterli odaların bulunmadığı hastanede, koridorlar ve depoların yanı sıra hastane önünde kurulan mobil triaj alanlarında hasta yoğunluğu bulunuyor. Hastane önünde kurulan sahra çadır hastanelerinden ilaç temin etmeye çalışan depremzedeler ve yakınları oluşan uzun kuyruklarda bekliyor.

‘Köylere çadır gönderecek halimiz yok’

Hastanede deprem sürecinde yaşanan sorunlara yönelik soruya cevap veren bir Acil Servis doktoru, hastane yönetiminin “illallah ettirdiğini” ifade ederken, deprem sürecinin iyi yönetilmediğini söyledi.

Ardından Meletî’deki genel sağlık hizmetleri hakkında bilgi almak için MA’nın konuştuğu Meletî İl Sağlık Müdürü Erhan Berk, durumun “kontrol altında olduğunu” iddia etti. Ajansa konuşan doktor ve eczacıların dikkat çektiği ilaç sorununa dönük sorulan soruya ise “sıkıntımız yok” yanıtını veren Berk, insanların enkaz altında kaldığı, enkazda kalmayanların ise soğuktan donmak üzere olduğu köylere dair ise verdiği “köylere çadır gönderecek halimiz yok” yanıtı dikkat çekti.

HABER MERKEZİ

#Sıkıntımız #yok #diyen #İl #Sağlık #Müdürü #Köylere #çadır #gönderecek #halimiz #yok

Çocuk Koordinasyon Merkezi kuruldu: Çok fazla kayıp çocuk bildirimi geliyor

Depremin ardından yıkıma uğrayan 10 kentte Çocuk Koordinasyon Merkezi kuruldu. Merkez ilk etapta çocukların ailelerine ulaşmasını daha sonra da onlara güvenli alanlar yaratmayı hedefliyor

Mereş merkezli depremin ardından 10 kentte yıkım yaşanırken depremden en çok etkilenenler ise çocuklar oldu. Enkazların arasında gezen çocuklar cesetler ve ambulans sirenlerine maruz kalıyor.

Binlerce çocuk hastanelerde tedavi altına alırken, yüzlercesi de ailesinin tamamını ya da bir kısmını kaybetti.

Bir kısım çocuğa ise aileleri tarafından ulaşılamıyor. Çocukların yaşadığı sorunlara ve ailesine ulaşamayan çocuklara ilişkin ise deprem bölgelerinde gönüllüler tarafından Çocuk Koordinasyon Merkezi kuruldu.

Bu merkez içerisinde psikolog, çocuk hakları savunucuları, sağlık çalışanları, eğitimciler ve avukatlar bulunuyor. İlk etapta ailesine ulaşamayan çocukları tespit ederek ailelerine ulaştırmayı hedefleyen merkez, daha sonrasında çocukların psikolojik durumlarına dair çalışmalar yürütecek.

Mezopotamya Ajansı’ndan Tolga Güney’e konuşan, Çocuk Koordinasyon Merkezi gönüllerinden psikolog Hatice Göz, daha önceki depremlerde de çalışma yürüten yaklaşık 200 gönüllüden oluştuklarını belirtti.

‘Aileler birimimize ulaşsın’

Göz şunları söyledi: “Deprem bölgesi çok geniş bir alan olduğu için çocukların bulunduğu alanları tespit ederek onların ihtiyaçlarını öncelemek, ailelerini bulamayan çocukları ailelerine kavuşturmak amacıyla görev bölüşümü yaptık. Özellikle kayıp çocuklarla ilgili çok fazla bildirim geliyor. Arkadaşlarımız deprem bölgesinden giden bilgilerle hastane kayıtlarını karşılaştırmaya çalışıyor. Daha sonra da mümkün olduğu kadar ailelere ulaşılmaya çalışılacak. Koordinasyonun içerisinde kayıp çocuk birimi kuruldu. Çocukların kaçırıldığına dair çeşitli spekülasyonlar oluyor. Ama bizim bildiğimiz böyle bir durum yok. Diyelim ki enkaz da bir çocuğa ulaşanlar etrafında yakını olmadan en yakın hastaneye kaldırılıyor. Eğer çocuk konuşabilecek durumda değilse aile çocuğu bulamıyor. Şu ana kadar 170’e yakın çocuk için kayıp ihbarı geldi. Bu çocuklar içerisinden bulunanlar da var. Şu an bulunduğumuz Antakya Armutlu Mahallesi’nde de 4 çocuk kayıp. Ailelerin kaçırılma gibi durumlara itibar etmeden bu birime ulaşmasını talep ediyoruz.”

HABER MERKEZİ

#Çocuk #Koordinasyon #Merkezi #kuruldu #Çok #fazla #kayıp #çocuk #bildirimi #geliyor

Kayıp 150 çocuk nerede?

Aile Bakanlığı’nın deprem bölgesindeki çocuklarla ilgili ‘sorun yok’ minvalindeki açıklamalarını, kayıp çocuklarla ilgili ilanlar yalanlıyor. Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, onlarca çocuğun kayıp olduğunun teyit edildiğini açıkladı

Mereş merkezli depremlerin 6. gününde de arama kurtarma çalışmalarındaki yetersizlik ve plansızlıklar devam ediyor. Temel gıda, ısınma ve barınma sorunları da hala had safhada. Bu sorunların yanı sıra enkazlardan çıkarılan çocuklarla ilgili büyük sorunlar da gündemdeki önemini koruyor.

Anne-babalarını kaybeden ya da enkazdan çıkarıldıktan sonra hastanelere götürülen çocuklarla ilgili kayıp ilanları endişeleri arttırıyor. Özellikle sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışan ve çocuklarını arayan ebeveyenler veya yakınları çocuklarını bulamıyor. İktidar ile devlet kurumlarının deprem bölgelerinde etkin ve sorumluluk alan çalışmalar yürütmemesi çocukları tehlikelere açık hale getiriyor.

16 bebek Ankara’da

DW Türkçe’nin haberine göre; Cumhurbaşkanlığına ait bir uçak, geçtiğimiz çarşamba gecesi Mereş’ten, refakatçileri olmayan 0-1 yaş aralığındaki 16 bebeği alarak Ankara’ya getirdi. Bebekler Esenboğa Havaalanı’ndan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bakıcı anneleri tarafından alındı ve Etlik Şehir Hastanesi’ne nakledilildi. Genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen bebeklerin, ilk kontrollerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı çocuk kuruluşunda bakım altına alınacağı açıklandı.

Bakanlık görevini yapmadı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir kaç gün önce deprem kentlerindeki refakatsiz çocuklar için “ALO 183” hattı ile kolluk kuvvetlerine ya da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri’ne başvurulması gerektiğini açıklamıştı. Ancak bu çalışmanın yetersizliği ve afet sırasında gereken prosödürün uygulanmadığı, çocuklarla ilgili “kayıp” ilanlarının artmasıyla ortaya çıkıyor.

Çocuklar tehlikeye açık

Aile Bakanlığı durumun kontrol altında olduğunu duyursa da bölgeden halen çocuklarına ulaşamayan ailelere dair bilgiler geliyor. Bu konuda sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar devam ederken, çocukların istismara açık olduğu ve kaçırıldığına dair endişeler de söz konusu.

99 depremindeki kayıplar

Bu endişelerin haklılığı daha önceki deneyimlere bakıldığında daha da netleşiyor. 17 Ağustos 1999 depreminde de çok sayıda çocuk kaybolmuştu. Çocukların aileleri aradan yıllara geçmesine rağmen çocuklarını hala bulamadı.

Hastanelerde kimliksiz 50 çocuk var

Deprem bölgesinde gönüllü sivil toplum çalışanları ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, sosyal medya paylaşımlarını tarayarak ve teyit ederek kayıp çocukların izini sürdü. Ekip, depremin ardından yaptıkları sosyal medya taramaları sonucunda şimdiye kadar 150’nin üzerinde arama ilanı tespit etti. Bu çocukların sevk edildiği hastanelerde ise en az 50 kimliksiz çocuk bulunuyordu.

Çalışma yürüten ekip, görevlilerin çocuklarla ilgili ne yapması gerektiği ile ilgili şu uyarılarda bulundu:

* Çocuğun birinci veya ikinci dereceden yakınının orada olup olmadığını kontrol edin.

* Çocuğu tanıyanlardan veya (kendisini sözle ifade edebiliyorsa) çocuğun kendisinden isim/soyisim, yaş, ebeveyn ismi gibi bilgileri alın ve kaydedin.

* Çocuğun enkazdan çıkarıldığı veya bulunduğu tarih, saat, bölge, mahalle, apartman bilgisini tespit edin ve kaydedin.

* Çocuk hastaneye götürülürken veya farklı bir yere sevk edilirken tarih, saat, hastane adı, sorumlu kişi gibi bilgileri kaydedin ve ulaşabiliyorsanız mutlaka yakınlarına bilgi verin.

HABER MERKEZİ

 

#Kayıp #çocuk #nerede

TMMOB’dan deprem raporu: AFAD yetersiz

TMMOB, depremin etkilediği 9 il ve bir ilçede yaşanan sorunları raporlaştırdı. Raporda, AFAD ekiplerinin ve kurtarma organizasyonunun yetersiz olduğu vurgulandı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Mereş merkezli depremde etkilenen 9 il ve bir ilçeye dair rapor hazırladı. Raporda kurtarma ekiplerinin yetersiz kaldığı vurgulandı.

Raporun detayları şöyle:

Mereş

“Mereş ve Elbistan’da çok fazla yıkım bulunmakta. İlk gözlemlere göre Maraş’ta da Elbistan’da da koordineli bir çalışma yürütülmedi.

Elbistan’da da tüm ilçede ancak 2-3 binada arama kurtarma çalışması yapılmakta. Bunlardan da yalnızca bir tanesinde profesyonel ekip var çalışmakta. Halen çalışmalara başlanmamış bina sayısı oldukça fazla olup sivil yurttaşlar enkaz altında kalanları kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalışmakta.

Hasar tespitine dair bir çalışma henüz yok. Ancak yapıların çoğunun kullanılamaz durumda olduğunu söylemek mümkün.

Dîlok (Antep)

İlk iki gün depremden en çok etkilenen Islahiye ve Nurdağı’nda arama-kurtarma çalışmaları yapılamadı.

An itibariyle arama- kurtarma çalışmaları AFAD koordinasyonunda belediyenin iş gücü ve araç, ekipman desteği ile gönüllü kuruluş ve ekipler ile devam etmekte.

Doğal gaz kesintisi nedeniyle ekmek ve yemek üretimi büyük ölçüde kesintiye uğramış durumda.

Amed

Deprem günü erken saatlerde Amed İl Koordinasyon Kurulu’nun da içinde yer aldığı 84 kurum tarafından oluşturulan Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu olarak Kriz Masası kurulmuştur. Yapılan toplantı ve görüşmeler sonucu alanda yıkılan yapı ve hasar tespit çalışmaları yapılmıştır.

Yapılan çalışmalarda; kent merkez ilçelerinde 8 bina olmak üzere kent genelinde 17 yapının yıkıldığı tespit edilmiştir.

Kentin yapısal olarak yıkılma tehlikesi olan yerleri hızlı bir şekilde taranmıştır. Kent merkezinde bulunan yıkılan yapılarda çalışmalara ivedi olarak başlanmış, AFAD ekipleri geldiklerinde ve yeterli sayıda kurtarma ekipleri oluştuğunda da birlikte çalışmalar yapılmıştır.

Ancak, AFAD ekibinin ekipman sıkıntıları olduğu görüldüğünden oluşturulan kriz masası tarafından vinç, kepçe, hilti vb. ekipmanlar temin edilmiştir.

Meletî

Meletî’de deprem nedeniyle tarihi Yeni Camii kısmen yıkılmış, Malatya Havalimanı terminal binasında hasar meydana gelmiştir. Sivil hava trafiğine kapalı bulunan havalimanı, insani yardım ve arama kurtarma uçuşlarına açık.

Özel Divan ve Özel Gözde hastaneleri yıkılmıştır. Yeterli olmamakla birlikte lokal olarak belli bölgelerde AFAD ve Kızılay ekibi bulunmakta. Ancak yeterli düzeyde uzman arama-kurtarma ekipleri yok. Barınma alanlarındaki yetersizlik nedeniyle vatandaşlar arabalarında kalmakta. Yemek organizasyonu eksik ve yetersiz. Ulaşım sorunlu durumda.

Riha (Urfa)

Rıha’da AFAD ve Kızılay ekipleri afet yönetim sürecini yürütmeye çalışmakta. Ancak hazırlıksız olunduğu için müdahaleler yetersiz kalmakta.

Çok fazla yaralı ve çok fazla kayıp çocuk bulunmakta. Sağlık hizmeti şehirde yok denecek kadar az. Kurulan çadırlar yetersiz ve özellikle kırsalda barınma sorunu mevcut. Kent merkezinde su var fakat elektrik yok. Kırsalda ise durum daha da kötü. Gıda ihtiyacı karşılanamamakta

Semsûr

Semsur şehir merkezinde 400-500 bina yıkılmış olup ayakta kalan binalar da girilemez durumda. Belediye hizmet binası yerle bir olmuş durumda.

Gölbaşı’ndaki bir hastanenin de ağır hasar gördüğü öğrenildi. Hâlâ enkaz altında olup sesleri duyulan insanlar bulunmakta. Ancak kurtarma ekipmanları da arama-kurtarma çalışmaları da yetersiz. Halen birçok binaya ulaşılmamış. İnsan gücüne çok ihtiyaç bulunmakta.  Kentte afet yönetimine ilişkin hiçbir koordinasyonun olmadığını söylemek çok da yanlış olmayacak.

AFAD koordinasyonu tek başına yürütmeye çalışmakta ancak başarılı olamamakta.

Herkes araçlarda yatmakta ve yakıt sorunu da devam etmekte.

Hatay

Hatay’da çok sayıda bina yıkılmış durumda olduğu halde arama kurtarma çalışmaları organize edilemedi.

Sadece valiliğin AFAD üzerinden oluşturduğu bir kriz masası var.

Göçüklerin haricinde binaların büyük çoğunluğu hasarlı ve yeniden kullanılamayacak durumda.

Kentte ilk iki gün hiçbir alanda organize bir çalışma yürütülmedi. Kriz merkezi kurulmadı, arama- kurtarma çalışmalarına başlanmadı. Aktif olarak çalışan arama kurtarma ekibi sayısı ihtiyacın çok çok altında kaldı.

Gıda tedariğinde ciddi problem mevcut. Kente ilk iki gün yardım tırları ulaştırılamadı

AFAD merkezinde içme suyu tırları olduğu bilinmekte. Ancak dağıtım henüz yeterince sağlanamadı. Başta akaryakıt, barınma (çadır/uyku tulumu), aydınlatma olmak üzere tüm temel gereksinimlerin karşılanmasına ihtiyaç duyulmakta.

İskenderun

İskenderun’da hiçbir AFAD ve Kızılay yetkilisi bulunmamakta. Vatandaşlar arama- kurtarma çalışmalarını kendi imkânlarıyla yürütmekte. İş makinaları geç ulaştı. Barınma sorunu çözülmedi. Konteynırlar geç gelmeye başladı.

Deprem sonrasında İskenderun Limanı’nda yangın meydana gelmiştir. Deprem sonrasında konteyner devrilmesi sonucunda çıkan yangın günlerce söndürülemedi. Bilindiği üzere limanlar I. Derece yani çok riskli risk bölgeleri.

Tehlikeli maddelerin taşınması, depolanması veya kullanılmasında uygulanan işletme süreçlerinde her zaman riskler söz konusu. Burada önemli olan bu risklerin en aza indirgenmesi için patlama meydana geldiği zaman oluşturacağı şiddet ve etkilerine göre risk öncelikleri belirlenerek tehlikeli maddenin girişinden çıkışına kadar farklı kategorilere ayrılarak risk oluşturacak her bir nokta analiz edilip, gerekli tedbirlerin alınmasıdır.

Adana

Adana’da 13 bina yıkılmış durumda. Yıkılan binaların yüksek katlı olması nedeniyle can kaybı fazla.  Özellikle yeni yerleşim bölgelerinde çok fazla ağır hasarlı bina bulunmakta. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü hasar tespitlerini yapıp tahliye süreçlerini tamamlamıştır. Kamu binalarında ve hastanelerde bir hasar bulunmamakta. Afet yönetim sürecinde genel durum diğer illere göre iyi durumda. Öncelikli olmamakla birlikte hazır gıda ve su ihtiyacı burada da bulunmakta.  Kentte su ve elektrik var ve hizmetler sağlanmakta.

Osmaniye

Osmaniye’nin güneyinde yıkım çok fazla. Eski binalar tamamen çökmüş durumda olup yeni yapılar ayakta ancak hasarlı durumda. Özel hastaneler ise kullanılamaz durumda. Bazı kamu binaları hasarlı durumda. Osmaniye’de AFAD ve Kızılay görevlileri mevcut ancak dışarıdan destek kabul edilmemekte. Çadırlar ve kamplar kurulmuştur fakat henüz yeterli kapasitede değildir.”

HABER MERKEZİ

#TMMOBdan #deprem #raporu #AFAD #yetersiz

Gebeliği önleyen ilaçlara yasak

Afganistan’da Taliban’ın özellikle kadın ve çocuklara yönelik yasakları artıyor. Kadınların kazanılmış haklarını gasp eden Taliban, en son gebeliği engelleyici, sonlandırıcı her türlü ilacın satışına yasak getirdi

NuJINHA’nın haberinde; alınan yasak kararının gerekçesi de ‘haram’ olarak açıklandı.

‘Bu ölümün kendisidir’

Belh’teki Abu Ali Sinai Hastanesi’nde görev yapan doktor Anita: “Her doğum arasında en az üç yıl aralık olmalı. Kadınlar doğum sırasında en çok bu aralık ciddiye alınmadığı için yaşamlarını yitiriyor. İşte bu ölümün kendisidir” dedi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’na göre; doğum sırasında anne ölümleri en çok Afganistan’da meydana geliyor.

KABİL

#Gebeliği #önleyen #ilaçlara #yasak

İdlibli kadınlar: Acil yardıma ihtiyaç var

Art arda yaşanan depremlerde evleri yıkılan İdlibli kadınlar acil yardım çağrısında bulundu

Merkez üssü Mereş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler Suriye’nin İdlib, Halep, Hama, Lazkiye ve Tartus illerinde hissedildi ve büyük yıkıma neden oldu. Türkiye ve ona bağlı grupların Suriye’nin kuzeyinde işgal ettiği bölgelerde bin 730 kişi yaşamını yitirdi, 2 bin 850 kişi ise yaralandı. Bölgede halen yüzlerce aile enkaz altında olduğu için yaşamını yitirenlerin ve yaralıların sayısının artabileceği belirtiliyor.
Suriye’de depremden en fazla etkilenen bölgelerden birisi de İdlib’di. İdlib’li kadınlar, deprem anları ve sonrasında yaşadıklarını NuJINHA’dan Hadeel Al-Omar’a anlattı.

Bina çökmeden kaçtılar

Depreme 3 çocuğu ve eşiyle birlikte uykuda yakalandığını söyleyen 29 yaşındaki Nisreen Al-Fatrawy, “4 katlı bir binanın son katında oturuyoruz. Sarsıntıyla birlikte aile olarak çıplak ayakla dışarı çıktık. Bina çökmeden önce kaçmayı başardık. Geçici bir çözüm olarak İdlib’in kuzeyindeki El-Dana kenti yakınlarındaki kamplarda bulunan akrabalarımızın yanına geçtik” dedi.

Yakınlarını kaybetti

İdlib’in kuzeyindeki Sarmada kentinde deprem nedeniyle enkaz altında kalan aile bireylerini kaybeden 32 yaşındaki Karima el-Cundi, “Eşim ve beş çocuğumla birlikte Sarmada gayri resmi kamplarında bir çadırda kalıyoruz. Annemin ve kardeşlerimin yaşadığı bina deprem nedeniyle yıkıldı. 20’den fazla kişi yaşamını yitirdi” ifadelerini kullandı.

Yüzlerce aile enkaz altında

İnsani yardım ekiplerinin enkaz altında kalanları çıkarmak için maksimum enerjiyle çalıştığını söyleyen 35 yaşındaki sivil aktivist Rouaa Sheikh Othman, enkaz altında yüzlerce ailenin bulunması nedeniyle ölü sayının artabileceğini vurguladı. Şu anda Suriye’nin kuzeyinde 4.8 milyondan fazla insanın soğuk ve korku içinde yaşadığını ifade eden Rouaa Sheikh Othman, “Acilen ağır kurtarma ekipmanına ihtiyaç var. 133’ten fazla yıkılmış ve 272 kısmen ve çatlamış binlerce bina var” dedi.

Kaynak: NuJINHA

#İdlibli #kadınlar #Acil #yardıma #ihtiyaç #var