Ana Sayfa Blog Sayfa 957

‘Burası için yıkım kararı vardı’

Rant uğruna uygunsuz projeleri onaylayan AKP, yıkım kararı olan hastaneye dokunmadı

Hatay’ın İskenderun ilçesinde yıkılan binalardan eski devlet hastanesi için 2012’de ‘depreme dayanaksız’ raporu olduğu ortaya çıktı. Söz konusu raporun hastanenin resmi sitesinde de yer alması dikkat çekti. Rapora “Deprem Dayanıklılık Testi raporu olumsuz gelmiştir” notu düşülmüş. Söz konusu dosyanın son güncelleme tarihiyse 7 Nisan 2022. Yurttaşlar bu gerçeğin bilinmesine rağmen önlem alınmamasına tepkili.

Sesler varken çekip gittiler

Hastane enkazının başında yakınlarını bekleyen yurttaşlar, “Burası için yıkım kararı vardı. neyi beklediler?” diye tepki gösterdi. Yakını enkaz altında bulunan bir yurttaş, “Arama kurtarma iyi değil. AFAD ekipleri yardımcı olmuyor. Saat akşam 4’te geldiler, canlı yok deyip çıktılar gittiler. Halk sesleri duyuyor, yaşayanlar var içerde“ diye haykırıyorlardı.

‘Neyi beklediler?’

Yıkılan hastane bloğu için 2012’de deprem raporu hazırlanmış ve ‘deprem dayanıklılık raporu olumsuz’ denmiş. Söz konusu bilgi hastanenin resmi internet sayfasında da var. Diken’den Ayşegül Kasap’ın haberine göre sunum dosyasında talepler bölümünde yer alan rapor sonucu için “Deprem Dayanıklılık Testi raporu olumsuz gelmiştir” notu düşülmüş. Yurttaşlar, “2012’de yıkım raporu vardı içerde. Yakınım enkazda. Neyi beklediler bu hastaneyi taşımak için?” derken, Mimarlar Odası İskenderun Başkanı Koray Tanın da hastaane için yıkım kararı bulunduğunu söyledi.

HATAY

#Burası #için #yıkım #kararı #vardı

Seferihisar’da deniz 25 metre çekildi

İzmir’in Seferihisar ilçesi Sığacık Mahallesi’nde denizin bazı bölgelerde yaklaşık 25 metre çekilmesi tedirginlik yarattı

Yurttaşlar Türkiye’de yaşanan depremlerden sonra tedirginlik yaşadıklarını belirterek nedenini sorguluyor. Çekilen denizin üzerinde adacıklar oluştu, iskeleler karada kaldı. Deniz kenarındaki tesisler denizden uzaklaştı. Panik yaşayan Sığacıklı yurttaşlar, 30 Ekim 2020’de yaşanan İzmir depremi ile tsunami felaketini yaşadıklarını ve o günleri dün gibi hatırladıklarını belirtirken, merkez üssü Mereş olan ve 10 ilde yıkıma neden olan deprem felaketinden sonra denizde yaşanan çekilmeden korktuklarını söyledi.

İZMİR

#Seferihisarda #deniz #metre #çekildi

Deniz kendine ait olanı geri aldı

AKP iktidarı inşaat rantı uğruna Türkiye’nin birçok sahilinde dolgu yaparak inşaatçılara rant alanı oluşturdu. Bu parsellerden biri olan İskenderun’daki park alanının deprem nedeniyle çökmesi sonucu kenti su bastı

Mereş’te yaşanan depremde en çok etkilenen bölgelerden biri olan İskenderun’un sahil kesimi, depremden bir süre sonra sular altında kaldı. AFAD’ın Doğu Akdeniz’de tsunami riskinin bulunmadığını açıklamasının ardından yaşanan su baskınının deniz dolgusu üzerine inşa edilen alanın çökmesinden kaynaklandığı belirtildi. Depremden kısa bir süre sonra Hatay’ın güneyindeki ilçenin sahil kesimindeki yollar, meydan ve işyerleri sular altında kaldı. Bulvardaki binalar ve işyerleri risk nedeniyle boşaltıldı.

Sahil şeridi boşaltıldı

Sahildeki deniz seviyesinin üzerindeki işletmeleri aşan sular, bulvarı geçip sokak ve caddelere ilerledi. Bulvardaki siteler, banka ve işyerleri tahliye edildi. Sahildeki evler de hem deprem riski hem de suların ilerlemesi nedeniyle boşaltıldı. İskenderun Kaymakamlığı, hasarlı evlere girilmemesi çağrısı yaparak, “Sahil kesiminde deniz taşması nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı” bölge halkını uyarmıştı.

‘Dolgunun çökmesinden kaynaklı’

İskenderun’daki görüntülerin neden kaynaklandığı konusunda BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan UNESCO Kuzey Doğu Atlantik ve Akdeniz Tsunami Uyarı Sistemi Başkanı ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Direktörü Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner, yaşanan durumun “deniz yükselmesiyle” değil bölgede denize dolgu yapılarak inşa edilen parkın çökmesiyle ilgili olduğunu söyledi. Yalçıner, “İskenderun Balıkçı Barınağı’nın doğusundaki park alanı dolgu alan ve depremde dolgu alanı oturmuş. O alanda oturan zemin su seviyesine yaklaşmış. Önceki gün Dolunay olmasıyla Gel-Git yaşanması ve denizdeki fırtınanın da etkisiyle sular çöken zeminde birikmiş” dedi.

Dolgu depreme dayanmaz

Prof. Dr. Yalçıner, “Rıhtım/sahil kenarı denize geri akmayı önleyen bir eşik gibi davranması nedeniyle sular geri gidememiş. Yağmur suyu kanalları da çökmeden dolayı tıkalı olduğu ya da su seviyesi altında kaldığı için geri gidememiş” diye belirtti. Yalçıner, deniz dolgusu üzerine inşa edilen her yerde deprem olması durumunda benzer olayların gözlemlenebileceğini belirterek, “Zeminde dolgu toprak su basıncı sırasında değişir ve zemin yumuşar, bu da zemine taşıma gücünü kaybettirir. İnşaat sırasında bu tip dolguların 3 ay süreyle dağ gibi malzemeler konularak ya da silindirlerle geçilerek dayanıklılığı sağlanır ama deprem sarsıntısı çökmelere neden olabilir” diye belirtti.

Belediye dolguya karşı çıkmıştı

Yerel basına göre Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, İskenderun ilçesinde denize dolgu yapılmasına belediye olarak karşı çıktıklarını ancak konunun “oldubittiye getirilerek dolgu alanın neredeyse 500 bin metrekareye çıktığını” söylemişti. Kıyı dolgularının önemli bir bölümünde hafriyatların kullanılması deprem bölgelerinde ciddi bir zaafiyet yaratıyor. Türkiye genelinde kıyı dolguları alan olarak en fazla İstanbul’da kullanılıyor.

İstanbul dolgu alanları tehlikede

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, Denizel Çevre Anabilim Dalı’ndan Emrah Küçükakça imzalı bir incelemede İstanbul ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor: “1999 depreminde deniz suları altında kalan dolgu alanları hâlâ hafızalardayken Yenikapı ve Maltepe sahillerinde büyük dolgular yapılması geleceğe ilişkin ciddi endişeleri artırıyor.”

EKOLOJİ SERVİSİ

#Deniz #kendine #ait #olanı #geri #aldı

HDP Kriz Koordinasyonu: Çadır ve soba acil ihtiyaç

HDP Kriz Koordinasyon Merkezi, başta kimsesiz kalan çocuklar olmak üzere tüm depremzedelerin acil barınma ve ısınma ihtiyacı olduğuna dikkati çekerek, çadır, soba, yakacak çağrısında bulundu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kriz Koordinasyon Merkezi, 6 Şubat’ta artarda meydana gelen depremlerin ağır bir tahribat yarattığı Mereş, Dîlok, Meletî, Semsûr, Riha, Amed, Kilis, Osmaniye, Adana ve Hatay’a, ihtiyaç duyulan barınma ve gıda dayanışması için ilk günden harekete geçti.

Yüzlerce depremzede enkaz altında kurtarılmayı beklerken, yakınları da soğuk hava koşulları altında iyi bir haberi bekliyor. HDP Kriz Koordinasyon Merkezi’nden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve HDP Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz, barınma için halka acil dayanışma çağrısında bulundu.

DPB Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, “Bugün alanlardan bize gelen bilgilere göre, kış koşullarında olmamızdan kaynaklı ciddi barınma sorunları var. İnsanlar hala enkaz altında binlerce kişi için bekliyor. Bu da daha çok barınma ihtiyacını açığa çıkarıyor” dedi.

Çocukların güvenli alana ihtiyacı var

Yine enkaz altından çıkarılan yüzlerce çocuk için güvenli bir ortamın oluşturulması gerektiğinin altını çizen Aydeniz, “Bu çocukların anneleri, babaları, akrabaları halen enkaz altında. Bu çocuklarında güvenli bir ortamda barınmaya, beslenmeye ve sağlık hizmeti almaya ihtiyaçları var. Bundan dolayı 10 ilde ama özellikle de en çok yıkımın olduğu Maraş, Adıyaman, Antep ve Hatay’da çok acil çadır ihtiyacımız var. Çadır ve konteyner için insanların hızlıca organize olması çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Soba ve yakacağa ihtiyaç var

HDP Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz de, çadır ihtiyacının acil olduğunu belirterek, şu çağrıda bulundu: “Depremin yaşandığı andan itibaren il, ilçe örgütlerimize giderek depremzedelere yardım etmek isteyen ve bulundukları noktadan depremzedelere erzak, gıda yardımında bulunmak isteyen bütün halkımıza bu dayanışma gücünü ortaya koydukları için teşekkür ediyoruz. 5’inci günde temel ihtiyaçlardan ziyade barınma ihtiyacı çok acil olarak kendini hissettiriyor. HDP Kriz Masası olarak hem ihtiyaç malzemelerimizi güncellemek hem de çadır noktasında yeni bir planlamaya gitmek zorundayız. Şu an en acil ihtiyaç çadır, soba ve yakacaktır. Yine enkazdan yaralı olarak çıkan yüzlerce insan var bunlara dair de sağlık ekipleri yetersiz, gönüllü sağlık ekiplerinin biran önce deprem bölgesine gitmelerine dönük taleplerimiz var.”

Kaynak: MA

#HDP #Kriz #Koordinasyonu #Çadır #soba #acil #ihtiyaç

İran Komünist Partisi: Heyva Sor a Kurdistanê yardımda bulunmak her halkın görevi

İran Komünist Partisi depreme ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Suriye ve Türkiye’deki ölümlerin ‘hükümetlerin beceriksizliği’ olduğuna dikkati çekti ve ‘depremzedelere yardım enternasyonalist görevimizdir’ dedi

İran Komünist Partisi, Mereş merkezli depremlerin ardından yaşanan yıkımdan etkilenenlere dair yazılı açıklama yayınladı.

“Türkiye ve Suriye’deki depremzedelere en derin taziyelerimizi iletiyoruz” başlıklı açıklamada, meydana gelen depremi “yeryüzünün ve tarihin yüzünden asla silinmeyecek ağır bir hüzün” olarak tanımladı.

Deprem sonrası yaşanan büyük yıkımla gelen ölümlerin hükümetlerin “beceriksizliğinden” kaynaklandığının kaydedildiği açıklamada, “Türkiye ve Suriye’deki milyonlarca komşu halk ve Rojava bölgesinde ayaklanan özgürlükçü halklar, uzun yıllardır işgalci Türk ordusu, IŞİD ve çeşitli yağma çetelerinin bomba ve saldırıları altındadır” denildi.

‘İşgal altında deprem mücadelesi veriliyor’

Halkların, Türkiye, Suriye ve İran hükümetlerinin kuşatma, saldırı ve baskısı altında zor koşullarda yaşadıklarına değinilen açıklamada: “İşgal ve baskı altındaki bu insanlar, akaryakıt ve enerji merkezleri, altyapı ve yollar yıkılıp kullanılamaz hale getirilirken, ölümle mücadele ediyor. Özyönetim güçleri ve halk direniş birimleri ile Heyva Sor a Kurdistanê, sınırlı imkanlarla bombardıman, kuşatma ve işgal altında depremin sonuçlarıyla mücadele ediyor. Bu süreçte bombardıman ve kuşatmanın devam etmesi korkunç bir felaket olur. Hükümetlere ve yağmacı devletlere değil, Heyva Sor a Kurdistanê ve diğer benzeri halk örgütlenmelerine yardımda bulunmak her bireyin ve halkın görevidir. Depremzedelere yardım etmenin enternasyonalist görevimiz olduğunun tekrar altını çiziyoruz.”

DIŞ HABERLER

#İran #Komünist #Partisi #Heyva #Sor #Kurdistanê #yardımda #bulunmak #halkın #görevi

Suriye’de can kaybı 3 bin 383’e ulaştı, Özerk Yönetim’in yardımları bekletiliyor

Mereş merkezli depremin etkilediği Suriye’de yaşamını yitirenlerin sayısı 3 bin 383’e ulaştı. Türkiye’nin denetimindeki bölgelerde Özerk Yönetimin’in depremzelere yardımı ise günlerdir sınır kapısında bekletiliyor

Mereş Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen iki deprem Suriye’de de büyük yıkıma neden oldu.

5’inci gününde giderek ağırlaşan bilançoya göre, 3 bin 383 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye’nin paramiliter gruplar ile birlikte girdiği bölgelerde 2 bin 37 kişi hayatını kaybettiği, 2 bin 950 kişinin de yaralandığı belirtiliyor. ANHA’da yer alan habere göre hâlâ birçok kişi enkaz altında ve ölü sayısı artabilir.

Şam hükümeti Sağlık Bakanı Dr. Hesen Muhammed El Habaş ise, dün bin 347 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 295 kişinin de yaralandığını açıkladı. Habaş’ın açıkladığı rakamlar sadece Şam hükümetinin yönetimindeki bölgeleri kapsıyor.

Özerk Yönetim’in yardımlarına izin verilmiyor

Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Türkiye’nin paramiliter gruplar ile birlikte girdiği bölgelerde depremzedeler için hazırladığı 30 yakıt tankeri dünden bu yana Mincib-Cerablus arasındaki Um Cilûd kapısında bekletiliyor.

Türkiye, Özerk Yönetim’in tüm girişimi ve çağrılarına rağmen insani yardımların söz konusu bölgelere geçişine izin vermiyor.

ANHA’ya konuşan, Özerk Yönetim Basın Bürosu Eşbaşkanı ve kriz masası üyesi Ciwan Mela İbrahim, “Halen Um Cilûd sınırı kapısında bekliyoruz. Şu ana kadar hiç kimse göndermeye çalıştığımız yardımları almaya gelmedi” dedi.

Serdem Kampı’na sığınan depremzedeler

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den yaklaşık bin 200 aile depremin ardından Şehba Kantonu’ndaki Serdem Kampı’na gitti.

Depremzedeler Şehba’ya yerleşti

Bu arada, Şam hükümetinin ambargo uyguladığı Şehba Kantonundaki Serdem Kampı’na da depremden etkilenen Şam’ın Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallerinden yaklaşık bin 200 aile yerleşti.

DIŞ HABERLER

 

#Suriyede #kaybı #bin #383e #ulaştı #Özerk #Yönetimin #yardımları #bekletiliyor

Deprem bölgesindeki gazeteci Abdurrahman Gök trafik kazası geçirdi

Mereş depreminin ilk gününden itibaren bölgeden gelişmeleri aktaran MA muhabiri Abdurrahman Gök, geçirdiği trafik kazası sonucu hafif yaralandı

Mereş’teki 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ilk gününde bölgeye giden ve gelişmeleri 5 gündür takip eden Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Abdurrahman Gök, haber alınamayan köylere gittiği sırada bulunduğu aracın yola düşen kayalıklara çarpması sonucu trafik kazası geçirdi.

Çevredeki depremzedeler, söz konusu kayanın deprem sırasında yola düştüğünü, yetkililere bildirilmesine rağmen kaldırılmadığını belirtti.

Kaza sonucu hafif yaralanan Gök, hastaneye kaldırıldı.

Kaynak: MA

#Deprem #bölgesindeki #gazeteci #Abdurrahman #Gök #trafik #kazası #geçirdi

KCK’den ‘askeri eylemleri durdurun’ ve ‘seferberlik’ çağrısı

KCK yönetimi, askeri güçlere eylem yapmama çağrısı yaparak, kamuoyuna da ‘Enkaz altında kalan insanlarımızın kurtarılması için herkes seferber olmalı’ diye seslendi

Binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve büyük bir insanlık krizine neden olan depremlerde can kayıpları her gün daha da artarken ardından bir mesaj yayınlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, “Askeri eylemler yapan tüm güçlerimize çağrıda bulunuyoruz; Türkiye’de, metropollerde, şehirlerde yapılan askeri eylemleri durdurun. Yine Türk devleti üzerimize gelmediği, bize saldırmadığı sürece eylem yapmama kararı aldık. Halkımızın acıları dinene kadar, yaralarını sarana kadar bu kararımız geçerlidir” dedi.

ANF’de yer alan açıklamada ‘bu kararlarının uygulamasında Türk devletinin tutumunun belirleyici olacağının altını çizildi’.

Acıları hissediyoruz

Açıklamanın devamında, “Toplumun yaşadıkları bizi çok etkiledi. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yine yaşamını yitirenlerin ailelerine ve tüm halkımıza başsağlığı diliyorum. Çektiğiniz acıları hissediyor ve yaşıyoruz” diyen Bayık, “Maalesef deprem her yerde, tüm dünyada oluyor. Ama önemli olan şu ki birçok ülke deprem tedbirini alıyor. Bundan dolayı daha az zarar ve ziyan görüyorlar. Hem yıkılan evler az oluyor, hem de yaşamını yitirenler. Fakat Türkiye’ye baktığımızda tedbir alınmadığı için böyle felaketler yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Herkes seferber olmalı

Bayık, halka genel seferberlik çağrısı da yaparak, “Hala binlerce insanımız hala enkaz altında. İnsanlarımızın enkaz altından çıkarılması lazım. Çünkü kış mevsimidir, kar var, yağmur var, hava soğuk. Eğer bir an önce enkaz altından çıkarılmazlarsa soğuktan yaşamını yitirebilirler. Bu yüzden herkes tüm imkânlarını seferber etmelidir. Acil bir şekilde enkaz altında kalan insanlarımızın kurtarılması için herkes seferber olmalı. Demokratik kurumlar başta olmak üzere herkes tüm imkânlarını bunun için seferber etmelidir” dedi.

AKP-MHP iktidarının savaşa milyarlarca dolar harcadığını belirten Bayık, “Eğer o paraları halk için harcasalardı, deprem tedbirleri için harcasalardı, halkın sağlığı, eğitimi için harcasalardı bugün bu acılar yaşanmazdı” dedikten sonra, askeri güçlere çağrı yaparak, “acı üstüne acı yaşatmak istemiyoruz. İnsani, vicdani ve ahlaki olarak durumu değerlendirdik. Askeri eylemler yapan tüm güçlerimize çağrıda bulunuyoruz; Türkiye’de, metropollerde, şehirlerde yapılan askeri eylemleri durdurun. Yine Türk devleti üzerimize gelmediği, bize saldırmadığı sürece eylem yapmama kararı aldık. Halkımızın acıları dinene kadar, yaralarını sarana kadar bu kararımız geçerlidir” dedi.

HABER MERKEZİ

#KCKden #askeri #eylemleri #durdurun #seferberlik #çağrısı

Tuncaylar Apartmanı: Yas ve hüzün öfkeye dönüştü

Semsûr’da ölüm sessizliğinin çöktüğü yüzlerce apartman biri olan Tuncaylar Apartmanı. Enkazın altından çıkarılmayı bekleyen 8 kişinin kaldığı bu apartmanın önünde yas ve hüzün artık öfkeye dönmüş durumda

Semsur… Depremin 7.7 ve 7.6 şiddetinde vurduğu, “sahipsizliğin” ise yerle bir ettiği şehir. Bugün depremin 5’inci günü. İlk üç gün ölüm sessizliğinde olan şehirde bugün distopya görüntüsü hakim. Her taraf çalışmayan araçlarla dolu. Yıkılan binaların enkazları başında ağıtlar yakılıyor. Eksileri bulan soğuklarda “yakınlarımdan güzel bir haber alırım” umuduyla ateş başında bekleyen aileler… Tek tük çalışmanın sürdüğü binalarda “Sesimi duyan var mı?” çığlıkları…

Vali ayrıcalığı: İnternet

Sizi duyan var mı bilmiyorum ama Semsûr halkını, halklardan başka duyan yok. Bütün imkanların kısıtlı olduğu şehirde hala en özel imkanı olan yerler resmi kurumlar(!) Valilik gibi. Şehirde olmayan İnternet şebekesi ne hikmetse burada iyi çekiyor. Haliyle gün de iki defa uğrar olduk.

Tuncaylar Apartmanı

5 gündür önünden geçtiğim Tuncaylar Apartmanı ise artık yazılmaya hak ediyordu. Bir sıra yok elbette ama bütün enkaz altındaki şehirde insan neye yetişeceğini bilmiyor. İlk üç gün öylece duruyordu, yıkıntılar içinde. Oğlu ve torunları içeride olan annenin ve akrabalarının dışında kimse yoktu. Her geçişinde yaktığı ağıt kulağımda çınlıyordu. “Berxêmi tê da maye”.

Yas ve hüzün

Tesadüfen dün iş makinesinin geldiğini gördüm. Hadi bir umut çıksınlar artık dedim. Bu sabah yani 5’inci günde gördüğüm ise çalışmayan bir vinç ve yine annenin çığlıkları…Evet; hikaye Tuncaylar Apartmanı. 8 sağ çıkan, 6 ölü ve hala enkazın içinde 8 kişi olan apartman. Yas ve hüzün artık öfkeye dönmüş durumda Semsûr’da. Enkazın arasında Öndül ailesinden 4 kişi bulunuyor. Annemin oğlu Adil, kızları Azra ve Özlem, eşi Rabia. Bir kızı ise balkondan çıkıp kurtuluyor…

AFAD yok

Ve o sırada dün gördüğüm vincin sırrı ortaya çıkıyor(!) Meğer enişte inşaat mühendisi ve onun çabasıyla geliyor gelen de. Ekipleri soruyorum, en az 5 farklı ekip gelmiştir diyorlar. Her gelen bir diğer “profesyonel” ekip gelsin diye bakıp gitmiş. Gelenler balyozla gelmiş. Adil’in kardeşi, “Bende de balyoz var. Bende bağırabilirim onlar gibi” diyerek öfkesini dile getiriyor. Oda tanık olduğumuz duruma işaret ediyor. “AFAD yok gönüllüsü var. Yelek giymiş gelmiş. Ellerinde hiçbir şey yok ki bana hayrı olsun.”

Devlet yok millet var

Aileden biri öfke ile “Hani birdik, hani büyük devlettir. Sahipsiz, sahipsiz Adıyaman. Yayınlayın da duysunlar. Kimse görmedi. Vali hasar yok dedi, herkes inandı. Kimse gelmedi” diyor. Adil’in kardeşi ise dayanışmaya vurgu yapıyor. “Devlet yok millet var” diyerek. Herkese teşekkür ettiğini de yazmamı istiyor. Biraz yanlarından kalıp ayrılıyorum. Bakalım yarın ya da akşam bu yoldan geçtiğimde durum ne olacak…

İnsanlar öfkeli

Tuncaylar Apartmanı’ndan yazdım size. Burada hava soğuk, insanlar öfkeli. Ve şehirde iki gündür dikkat çeken tek şey uluslararası basının gelişi oldu. Dün Güney Kore ve Gürcistan bugün de DW Türkçe ekibi sahadaydı. Yani devlet geldi, medya geldi…

Artık çok duyarsınız Semsur’u! Tuncaylar Apartmanı’ndan yazdım size. Valiliğe giderken sağda, yeşil bir bina. 5 katlı. Ola ki bir gün yolunuz düşerse görün…

#Tuncaylar #Apartmanı #Yas #hüzün #öfkeye #dönüştü

HDP: Kayyum atanmayan 6 belediyemiz de sahada aktif

HDP Deprem Kriz Koordinasyon Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalara dair bilgi veren avukat Serhat Eren, ilk 3 günde 219 TIR, 140 kamyon erzakla depremzedelere ulaştırdıklarını ve kayyum atanmayan 6 belediyenin de sahada çalışmalarda aktif olduğunu söyledi

Mereş Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kurduğu Deprem Kriz Koordinasyon Merkezi, ilk andan itibaren Mereş (Maraş), Dîlok (Antep), Meletî (Malatya), Semsûr (Adıyaman), Riha (Urfa), Amed, Kilis, Osmaniye, Adana ve Hatay’a, ihtiyaç duyulan barınma ve gıda dayanışması için seferber oldu. HDP Kriz Koordinasyon Merkezi, 70’e yakın sağlık ekibiyle sahada aktif durumda.

HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı avukat Serhat Eren, Kriz koordinasyon Merkezi’nde yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

İl ve ilçe yöneticileri de sahada

“Sadece kriz koordinasyon merkezlerini kurmakla kalmadık aynı zamanda İç Anadolu ve Ege bölgesinin bütün il ve ilçe teşkilatlarımızın yönetici ve üyeleri Hatay’a, Serhat bölgesindeki bütün il ve ilçe yöneticilerimiz Malatya’ya sahada çalışmak üzere gönderildi. Botan-Diyarbakır il ve ilçe teşkilatlarımızın yönetici ve üyeleri daha çok Antep ve Maraş’ta çalışmak üzere enkaz alanlarında görevlendirildiler. Yine farklı pek çok il örgütlerimizdeki yönetici ve üyelerimiz depremin yaşandığı illerde görevlendirildi.

Çok sayıda gönüllü başvurdu

Partimiz ve bileşenlerinin, demokratik kitle örgütlerinin yönetici ve üyelerinden oluşan arkadaşlarımız depremin yaşandığı bölgelerde enkaz altında kalan vatandaşlarımızı çıkarmak ve gelen yardımları koordine etme konusunda da çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda gerek bileşenlerimizin gerekse partimizin üyeleri kurmuş olduğumuz il kriz koordinasyon merkezleri üzerinden deprem bölgelerinde yaşanan sorunlarla ilgilenmek, enkaz altında kalan vatandaşlarımızı kurtarmak aynı zamanda oradaki ihtiyaçları ve tahribatları raporlamak açısından çok sayıda gönüllü koordinasyon merkezlerimize başvuruda bulundu.

Depremden etkilenen Diyarbakır ve Urfa’dan da gönüllüler sahada

Malatya’da şu an 150 gönüllü bugün (Perşembe) itibariyle çalışma yürütüyor. Maraş ve ilçelerinde ilk günden itibaren 146 gönüllü, Adıyaman ve ilçelerinde 160, Antep’te 70, Hatay’da ise 70 gönüllümüz sahada aktif. Koordinasyon merkezi tarafından görevlendirilen gönüllüler dışında bireysel olarak sahada çalışmak isteyen çok sayıda kişi bizimle çalışmalarda yer alıyor. Özellikle Diyarbakır ve Urfa illerimiz depremden etkilenen iki il olmasına rağmen diğer deprem bölgelerindeki çalışmalara destek veriyorlar.

Kayyum atanmayan 6 belediye de sahada aktif

İlk 3 günde 219 TIR ve 140 kamyon erzakla depremden etkilenen bölgelere ulaştık. İnsani yardım malzemesi taşıyan 70 TIR şu anda deprem bölgelerine götürülmek üzere hazır. Kayyum atanmamış 6 belediyelerimizin envanterlerinde kayıtlı iş makinaları depremden etkilenen bölgelerde çalışıyor. Belediyelerimiz aynı zamanda Malatya, Adıyaman, Elbistan ve Pazarcık’ta sıcak yemek dağıtımı yapıyor.

Sağlık personeli çalışmalara eşlik ediyor

70’e yakın sağlık personeli de çalışmalara eşlik ediyor. 4 kente 160 sanayi tipi tüp ile benzin ve motorin ihtiyaçlarını karşıladık. Depremden zarar görmüş olan ailelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere yurtdışından ve yurtiçinden koordinasyon merkezimize nakdi yardımda bulunmak isteyen birçok kişiyi depremden zarar gören ailelerle buluşturuyoruz ve buluşturmaya da devam ediyoruz. Enkaz altında kalan insanların çıkarılması konusunda AFAD’ı harekete geçirmesi konusunda, insani yardım malzemelerinin ulaştırılması konusunda tamamen eksik kalan değil, sahada hiç olmayan bir iktidar ve devlet gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek gerekir.”

Kaynak: MA

#HDP #Kayyum #atanmayan #belediyemiz #sahada #aktif