Ana Sayfa Blog Sayfa 962

Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu seferber oldu

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Amed’de 82 sivil toplum örgütünün yer aldığı Kent Koruma ve Dayanışma Platformu altında kriz masası kurduklarını ve hasar tespit çalışmalarına başladıklarını ifade etti

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerden etkilenen Amed’de arama kurtarma çalışmaları dayanışma ve seferberlik halinde yürütülüyor. Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun bileşenlerinden olan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, kentte birçok binanın hasarlı olduğunu ve hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını söyledi.

Kaya, “Diyarbakır’da bütün özel okullar, kamu okulları, düğün salonları, yas evleri, camiler mağdur kalan ailelere kapılarını açtı ve 3 öğün yemek gönüllülerin desteğiyle dağıtılıyor” dedi.

İlk depremin hemen ardından bir saat içerisinde 82 sivil toplum örgütünün katımıyla Kent Koruma ve Dayanışma Platformu altında kriz masası kurduklarını ifade eden Kaya, hızlı bir şekilde bulabildikleri kadarıyla iş makinalarını yıkım bölgelerine gönderdiklerini ve iki ayrı çalışma yürüttüklerini kaydetti.

‘Dayanışma ile sorunlar çözüldü, çevre illere yardım ediyoruz’

Kentin durumunu göz önünde bulundurarak, güçlerinin önemli bir bölümünü depremden etkilenen diğer kentlere kaydırdıklarını söyleyen Kaya, şöyle devam etti: “Adıyaman, Elbistan, Pazarcık gibi yoğun bir şekilde insanlara gıda, iş makinaları, malzemeler ve günlük ihtiyaçlar gönderiyoruz. Aynı zamanda koordinasyonun içerisinde inşaat sektörümüz, TMMOB ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü şu an merkez ve çevre ilçelerinde hasar tespit çalışması yapıyor. Riskli binalar kapatılıyor, sağlam olanları da geçici barınma olarak tespit etmeye çalışıyoruz. Diyarbakır, iş insanıyla, vatandaşıyla, gönüllü insanlarıyla bu depremde kent olarak başarılı bir sınav verdi. Kent halkının birbirine sahip çıkması, dışarıya ihtiyacı olmadan kendini koruması ve dayanışması Türkiye’ye iyi bir örnek. İşbirliği ile yarattık bunları. Diyarbakır 3 gün içerisinde bütün sorunlarını çözdüğü için çevre illere yardım eden bir konuma geldi. Diyarbakır’daki STK’lere ve duyarlı insanlarımıza teşekkür ediyoruz.”

AMED

#Amed #Kent #Koruma #Dayanışma #Platformu #seferber #oldu

CENTCOM: Deprem konusunda DSG ile yakın koordinasyon içerisindeyiz

CENTCOM, deprem konusunda DSG ile yakın koordinasyon içerisinde olduklarını açıkladı

Merkez üsleri Mereş’ın Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler Rojava, Suriye ve Türkiye’de binlerce insanın ölümüne yol açtı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), deprem konusunda Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile yakın koordinasyon içerisinde olduklarını açıkladı.

Türkiye ve Suriye’de meydana gelen deprem nedeniyle taziye dileklerini sunan CENTCOM, 7 Şubat’ta Florida eyaletinin Tampa kentindeki CENTCOM genel merkezinde, Türkiye ve Suriye’de depremden etkilenenlere destek için bir çalışma ekibinin oluşturulduğu belirtildi.

“Türkiye’ye destek göndermek için ABD Avrupa Komutanlığı ile de yakın şekilde çalışıyoruz” denilen açıklamada, “CENTCOM liderliği; Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve ortağımız Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile yakın koordinasyon içindedir” ifadelerine yer verildi.

DIŞ HABERLER

#CENTCOM #Deprem #konusunda #DSG #ile #yakın #koordinasyon #içerisindeyiz

Adalet Bakanlığı’ndan Hatay Cezaevi’ndeki isyana ilişkin açıklama

Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi’nde gerçekleşen isyana ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, 12 adli hükümlü ve tutuklunun yaralandığını, 3’ünün de hayatını kaybettiğini belirtti

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi’nde gerçekleşen isyana ilişkin açıklama yaptı.

Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan bir kısım adli hükümlü ve tutuklunun firar teşebbüsünde bulunduğu ve ardından yangın çıkardığı ifade edilen açıklamada, firarı önlemek, için yasal mevzuat çerçevesinde gerekli müdahalenin yapıldığı savunuldu.

Müdahale sonucunda firar girişiminin engellendiği ve yangının söndürüldüğü belirtilen açıklamada, “Olaylara müdahale sırasında 12 adli hükümlü ve tutuklu yaralanmış, hastaneye sevk edilen yaralılardan 3’ü vefat etmiştir. Hadisenin soruşturulması için Adalet Bakanımız tarafından Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü kontrolörleri görevlendirilmiş, olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlatılmıştır. Ceza infaz kurumunda kadın hükümlü/tutuklulara tecavüz edildiği iddiaları ve diğer asılsız ithamlar tamamen gerçek dışıdır” denildi.

Açıklamada, söz konusu olaylar sonucu ceza infaz kurumunun kullanılamaz halde tahrip edilmesi nedeniyle hükümlü ve tutukluların başka ceza infaz kurumlarına sevkinin sağlandığı bilgisine yer verildi.

HABER MERKEZİ

#Adalet #Bakanlığından #Hatay #Cezaevindeki #isyana #ilişkin #açıklama

EMEP Meletî’de: Acı çok büyük, halk dayanışmasını esirgememeli

Depremin büyük yıkıma yol açtığı Meletî’de incelemelerde bulunan EMEP Genel Başkanı Akdeniz, ‘Hâlâ konteynerler yok, çadırlar yok. Bu yüzden topyekûn bir seferberliğe ihtiyaç var. Halk dayanışmasını esirgememeli’ dedi

Merkez üssü Mereş’in (Maraş) Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan ilçelerinde 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremin bilançosu saatler ilerledikçe ağırlaşırken, halkın dayanışma da sürüyor.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve beraberindeki heyet, depremin büyük yıkıma yol açtığı Meletî’de (Malatya) incelemelerde bulundu.

Depremde üyelerinin yakınlarını, taraftarlarını, arkadaşlarını da kaybettiklerini söyleyen Akdeniz, cenazelere katıldıklarını, daha sonra da depremden etkilenen yurttaşlarla görüştüklerini söyledi.

Meletî’deki duruma ilişkin konuşan Akdeniz, “Acı çok büyük, acı hepimizin acısı. İnsanlar kepçelerle bir an evvel cenazeleri kaldırmak, mezara koymak durumunda kalıyorlar. Bunun kederi çok büyük. Öfkeliyiz ama aynı zamanda bütün gücümüzle dayanışma kampanyasını örgütlüyoruz” dedi.

Seferberliğe ihtiyaç var

Yurttaşlara dayanışmayı yükseltme çağrısı yapan Akdeniz, “OHAL ilanı, halk desteğinin motivasyonu kıran bir etki yapmamalı, buna izin vermemeliyiz. Çünkü zemheri soğuğundayız. Yıkıntılardan seslenen, ‘orada kimse var mı?’ diyen insanlar var hâlâ. Hâlâ konteynerler yok, hâlâ çadırlar yok. Bu yüzden topyekûn bir seferberliğe ihtiyaç var. Halk desteğini, dayanışmasını esirgememeli” ifadelerini kullandı.

Parti örgütleri tarafından yapılan dayanışma kampanyası ile topladıkları malzemelerin depremde hasar gören yerlere ulaşmaya başladığını söyleyen Akdeniz, şöyle konuştu: “İstanbul’da, Trakya’da, Edirne’de yurt dışında her yerde dayanışma çığ gibi büyüyor. Parti örgütlerimiz hem Türkiye’de hem yurtdışında çok yoğun bir çalışma yapıyor, dost örgütlerle. Her gün biraz daha iyi olacağız. Moralimizi yüksek tutuyoruz. Rantçılardan, vurgunculardan, talancılardan bunun hesabını soracağız. Ama önce dayanışma zamanı. Bu zor günler hep birlikte geçeceğiz.”

Kaynak: MA

#EMEP #Meletîde #Acı #çok #büyük #halk #dayanışmasını #esirgememeli

AFAD gönüllüsü: AFAD çadır dağıtacak durumda bile değil

Dîlok’un yerle bir olmuş ilçelerinden Nurdağı’nda, yurttaşlar kendi yaralarını kendileri sarıyor. Yurttaşların kendi imkanları ile yolladığı yardım tırları mahalleye gelirken, temel ihtiyaç olan AFAD çadırları ise ortada yok

Selman Çiçek

Îslahiye’nin ardından depremin en çok etkilediği ilçelerden biri olan Nurdağı’na doğru yola çıktım. Îslahiye’ye benzer bir tablonun orada da olacağı bilgisi daha gitmeden endişeye düşürmüştü beni. Nurdağı, Îslahiye’ye göre daha merkezi bir konumda idi. Dîlok’un (Antep) Hatay, Osmaniye, Mereş ve Adana’ya açılan kapısıdır. Her gün milyonlarca aracın geçiş yaptığı bir ilçe olmasından ötürü ilçenin Îslahiye gibi ilgisiz kalınacağına ihtimal vermemiştim. Ancak yanıldım. Devletin ilgisizliği burada da kendini göstermiş insanlar enkazlardan yakınlarını çıkarmak için kepçe kiralamak zorunda kalmıştı.

Kepçe kiraladılar

İlçe merkezine gitmeden önce yol üzerindeki kırsal mahallelere gidiyoruz. İlk durağımız eski bir belde olan Sakcagöz. Mahallenin girişindeki ağır hasar gören camisi bizi karşılıyor, camiyi geçtikten sonra yol boyu sıralanan evlerin çoğu yıkılmış. Depremin ilk anında enkazda kalan yakınlarının kurtarılması için devleti beklemişler ancak devletin gelmemesi üzeri mahalle sakinleri kepçe kiralayarak enkazları kendi imkanları ile kaldırmışlar.

Kendimiz çıkardık ellerimizle gömdük

Mahallede yaşayanların çoğu Êlih’ten (Batman) göç eden aileler. Aynı aileden 11 kişi bir enkazdan cansız bedenleri ailenin Denizli ve Adana’dan gelen fertleri tarafından çıkarılıyor. AFAD ekipleri mahalleye gelmeyince mahalleli, kepçe kiralayıp enkazdan yakınlarını çıkardı. Devletten hiçbir destek almadıklarını söyleyen mahalle sakinleri, kendi tırnaklarımızla yakınlarını çıkardıklarını söyledi. Enkazdan çıkarttıkları yakınlarını yine kendi imkanları ile elleriyle defnettiklerini söyleyerek devletin ne çıkarırken ne de gömerken yanlarında olmadığını söyledi.

AFAD çadırları ortada yok

Ardından bir diğer mahalle Gedikli’ye gidiyoruz. Mahalle girişinde mezarlıkta bir kalabalık görüyoruz. Mezarlığa gittiğimizde enkazdan kendi imkanları ile çıkardıkları cenazeleri defnediyorlar. Depremin, sadece evleri değil mezarları da yerle bir ettiğine tanık oluyoruz. Bütün mezar taşları paramparça olmuş, bazı mezarlar ise çökmüş. Mezarlıktan sonra mahalleye gittiğimizde mahalliler AFAD ve devletin ilgisizliğinden şikayet ediyor. Yurttaşların yolladığı yardım tırları mahalleye gelirken temel ihtiyaç olan AFAD çadırı halen mahalleye gelmemiş.

Elektrik ve su yok

İlçedeki en büyük sıkıntı elektrik ve suyun olmaması. Elektirik ve suyun olmaması depremin dışında ekstra bir zorluk yaratıyor. Gedikli sakinleri, sadece su istediklerini söylüyor. Sadece kendileri için değil hayvanların da susuz olduğunu, onların yaşamı içinde suyun elzem olduğunun altını çiziyorlar. Yine hayvanların yemlerinin enkaz altında kaldığını belirterek, onlara saman verememekten yakınıyorlar.

Yıkılmayan tek ev yok

Gediklinin ardından ilçe merkezine giriyoruz. İlçe merkezi girişinde bizleri uzun araç kuyrukları karşılıyor. İnsanlar yerle bir olan ilçeden güvenli yerlere göç ediyor. Yoğun ambulans hareketliliği de ilçe de karışılacağımız tablo için bize önemli bir işaret veriyor. İlçe merkezine girdiğimizde yıkılan evleri bırakıp sağlam kaç ev var diye bakıyoruz. Ancak ilçeyi baştan sona gezmemize rağmen bir tane sağlam ev bulamıyoruz.

Madencilerde arama çalışmasında

İlçede evlerin yarısı yıkılmış durumda. Kalanlar ise ağır hasarlı. Nurdağı’nda diğer merkezlere göre daha fazla AFAD ekibi görüyoruz. Neredeyse her enkazda arama kurtarma çalışması var. AFAD ekiplerinin dışında Taş Kömür İşletmeciliğine bağlı madenciler de arama kurtarma çalışmasına katılmış. Gönüllü gelen insanlar da arama kurtarma çalışmasına katılmış.

AFAD gönüllüsü: Deprem paraları nerede

Gebze’den gelen AFAD gönüllüsü, ilçenin yok olduğunu, evlerin tamamen yıkılacağını söylüyor. 500’e yakın cenazenin çıkarıldığını en az iki bin cenazenin de çıkabileceğini söylüyor. Gönüllüsü olduğu AFAD’ı eleştirerek yıllarca deprem vergisi, deprem yardımı adı altında trilyonların toplandığını bu paraların nereye gittiğini soruyor. AFAD’ın insanlara çadır dağıtacak durumda bile olmadığını, deprem paralarının başka işlere harcandığını iddia ediyor. Her on dakika da bir cenazenin çıkarıldığını, cenaze sayısı çok olduğundan dolayı cenazelerin, moloz taşımak için gelen kamyonların dorselerine doldurulduğunu söyledi.

Cenazeler sokakta bekletildi

Enkaz başında bekleyen bir diğer depremzede ise, üç akrabanın cansız bedenin çıkarıldığını kalan son kişinin de cansız bedenine ulaştıklarını, enkazdan çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Devletin ilk gün yalnız bıraktığına isyan eden depremzede, ilk gün kimsenin kendilerine yardım etmediğini enkazlardan insanları kendi imkanları ile çıkardığını söyledi. Enkazdan çıkardıkları 4 cenazenin bir gün boyunca yerde kaldığını söyleyen depremzede, cenazeleri köpeklerin yememesi için başlarında bir gün nöbet tuttuklarını söyledi.

#AFAD #gönüllüsü #AFAD #çadır #dağıtacak #durumda #bile #değil

DİB: OHAL’in amacı dayanışmayı engellemek

Depremin sorumlusunun iktidar olduğuna dikkati çeken Demokrasi İçin Birlik, ‘OHAL, deprem bölgesindeki halkın yaşamsal ihtiyaçlarını çözmek için ilan edilmiyor, dayanışmasını engellemek amaçlanıyor. OHAL’e karşı ortak tutum almalıyız” dedi

Demokrasi İçin Birlik (DİB), deprem bölgelerinde ilan edilen OHAL için yazılı bir basın açıklaması yayınladı. Yayımlanan açıklamada, OHAL’in toplum üzerindeki baskıyı artırmak ve halk dayanışmasını engellemek için ilan edildiğine dikkat çekildi.

Dayanışma engellenmek isteniyor

İktidarın deprem için hiçbir önlem ve denetim almadığına dikkati çeken basın açıklamasında; “Bütün uyarılara rağmen deprem konusunda hiç bir önlem almayan, binlerce kişinin göz göre göre ölümüne neden olan iktidar, depremden 34 saat sonra on ilde OHAL ilan etti. Yönetememe halinin, devletin bütün kurumlarıyla çökertilmesinin, binlerce ölümün ve yıkımın faturası muhalefete kesilmek isteniyor. Olağanüstü Hal, deprem bölgesindeki halkın yaşamsal ihtiyaçlarını çözmek için ilan edilmiyor, halkın dayanışmasını engellemek amaçlanıyor” denildi.

Baskıyı artırmak istiyorlar

İktidarın, OHAL’i toplum üzerindeki baskıyı artırmak için ilan edildiğini belirtilen açıklamada, “İktidarın bütün yaptığı demokratik, sivil toplumun, halkın, muhalefetin yaptığı yardım ve destek çalışmalarını engellemek, gazetecileri tutuklamak, soruşturma açmak, kentlere girişleri yasaklamak, belediyenin ya da toplum örgütlerinin yardım tırlarının üstüne valilik amblemi koymak, halka sıcak yemek dağıtılmasını engellemek, twitteri kısıtlamak oldu” diye belirtildi.

Sorumlusu iktidardır

Açıklamada, depremde ölen kişi sayısının açıklanan verilerden daha yüksek olduğunu ve depremzedelerin kaderine terk edildiği şu sözlerle belirtildi; “İktidar eliyle bir kıyıma ve yıkıma dönüşen Maraş merkezli depremde binlerce kişi hayatını kaybetti, can kayıplarının artacağı görülüyor. Devletin bütün kurumlarıyla çökertilmesinin bedelini binlerce kişi enkaz altında canını kaybederek ödedi. Kızılay ve AFAD’da tekelleştirilen yardım ve destek çalışmalarındaki organizasyonsuzluk, hiç bir önlem alınmaması gibi nedenlerle enkazdan çıkanlar da ya da evlerinden çıkıp canlarını kurtaranlar da açlığa, susuzluğa, soğuğa mahkûm oldu” ifade edildi.

Rant ve yağma politikası

AKP’nin depremleri önlemek yerine rant politikalarına kaynakları aktarıldığını vurgulayan açıklamada; “20 yıldır izlenen rant ve yağma politikası, nereye gittiği belli olmayan deprem vergileri, yandaşlara para akıtılırken yurt dışında biriken servetler, deprem bölgesi olan bir ülkede depremle mücadeleye ayrılan komik bile denemeyecek bütçe, bu yıkımın sorumlusunun kim olduğunu ortaya koymaktadır. Depremde sadece hastaneler, binalar, kamu kurumları çökmedi, yirmi yıldır süren talan, rant ve soygun rejimi de çöktü. Şimdi Saray bunun telaşıyla yaşanan olağanüstü facianın iktidarı da işaret eden bir toplumsal tepkiye dönüşmesini engellemeye çalışıyor”

Şimdi dayanışma zamanı

OHAL’e karşı ortak bir tutum alınmasının gerektiğini belirten açıklamada, tüm herkese şu sözlerle dayanışma çağrısında bulunuldu; “Toplumun birbiriyle dayanışmasının kanallarını açmak, bütün kamu kaynaklarını ve devlet imkânlarını deprem bölgesindeki halkın ihtiyaçlarına yönlendirmek yerine OHAL ilan eden iktidara karşı ortak bir tutum almak kaçınılmazdır. Tüm muhalefete ve demokrasi güçlerine çağrımız, iktidarın baskıları ve zorbalığına karşı, ülkece büyük bir yıkım yaşadığımız bu çok uzun ve zorlu sürece etkili bir biçimde müdahil olma koşullarını ne pahasına olursa olsun yaratmak, halkın canı söz konusuyken tümüyle gayri meşru hale gelen engellemeleri tanımamaktır” denildi.

HABER MERKEZİ

#DİB #OHALin #amacı #dayanışmayı #engellemek

Êlih’ten 7 TIR 2 kamyon yardım yola çıktı

Depremzedelerle dayanışma amacıyla seferberlik ilan eden HDP’nin Êlih İl Örgütü ve sivil toplum örgütleri, Dîlok, Semsûr ve Meletî’ye 7 TIR ve 2 kamyon gıda yardımı gönderdi

Êlih’te (Batman) (HDP) Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü ve çok sayıda sivil toplum örgütü (STÖ), depremde en fazla etkilenen kentlerden Dîlok (Antep), Semsûr (Adıyaman), Meletî’ye (Malatya) 7 TIR 2 kamyon gıda yardımı gönderdi.

Halkın yoğun ilgi gösterdiği yardım kampanyası çerçevesinde kuru gıda, uyku tulumu, battaniye, mont, bot, kışlık kullanılmamış giysi, içlik, çorap, bere, atkı, eldiven ve çok sayıda çocuk bezi, kadın pedi, çocuk maması, elektrikli soba ve el feneri gibi ihtiyaç malzemeleri toplandı.

50 uzman ekip eşlik edecek

Gıda konvoyu yanı sıra 50’den fazla sağlık çalışanı, mühendis, inşaat teknikeri ile inşaat işçisi deprem alanlarına gönderildi. Alanından uzman gönüllülere çağrıda bulunan HDP İl Eşbaşkanı Hürriyet Kaytar, dayanışma içinde olacak yurttaşların kendileriyle irtibata geçmesini istedi.

Kaynak: MA

#Êlihten #TIR #kamyon #yardım #yola #çıktı

Nurdağı’nda bilanço ağır: Cenazeler dorselere dolduruluyor

Dîlok’un Nurdağı ilçesinin yüzde 70’i depremin etkisiyle yerle bir oldu. Halk cenazelerini kendi imkanlarıyla enkaz altından çıkardı

Selman Çiçek

Depremin etkilerini en derinden yaşayan Dîlok’un ilçelerden biri olan Nurdağı’nda halk perişan halde. Yardımların gelmediği ilçede insanlar kendi çabalarıyla hayatta kaldı.

Kentte bulunan muhabirimiz Selman Çiçek’in aktardıklarına göre ilçenin yüzde 70’i yıkılmış durumda. Kalan evler ise ağır hasarlı.

Depremin ilk günü AFAD İlçeye gelmeyince ilçe sakinleri kepçe kiralayıp enkazlardan kendi imkanları ile insanları çıkardı.

İlçede depremle birlikte Elektirik, su ve doğalgaz kesildi. Yöre halkı geceleri yaktıkları ateşlerle ısınmaya çalışıyor. Cenaze kaldırma ekiplerinin gelmediği ilçede enkazdan çıkarılan cenazeler kamyon dorselerine dolduruluyor.

Halk tepkili

Nurdağı’nda 11 yakınını kaybeden Mehmet Soylu, ‘Depremden bu yana köyümüze hiç bir yetkili gelmedi’ ifadelerini kullandı. Soylu, cenazeleri kendilerinin çıkarttığını belirterek gece saatlerinden sonra ‘ateş etrafında sabaha kadar soğukta bekliyoruz’ dedi

HDP heyeti ziyaret etti

Öte yandan HDP Milletvekli Ayşe Acar Başaran, Nurdağı’nda depremzedeleri ziyaret etti.

Gördükleri karşısında yorum yapmakta zorlanan Başaran, ‘Ağır bir tablo var. İnsanlar dayanaşarak bu ağır tabloyu aşacak. Bu dönem dayanaşıp elimizden gelenini yapacağız’ dedi.

 

#Nurdağında #bilanço #ağır #Cenazeler #dorselere #dolduruluyor

Hayatını kaybeden yurttaşların sayısı 12 bin 391’e yükseldi

Depremin üstünden 4 gün geçti, Twitter saatlerce kısıtlandı ve can kayıpları da artmaya devam ediyor. Halk kendi imkanlarıyla oluşturduğu dayanışma ağları ile depremin etkisini hafifletmeye çalışıyor.

Mereş Bazarcix’ta ve Elbistan’da meydana gelen depremin üstünden 4 gün geçti. Enkaz bölgelerine 4 günün ardından ulaşan kurtarma ekipleri yıkılan binalarda kurtarma çalışmaları yapıyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise deprem bölgesine gitti. Erdoğan bölgedeyken yurttaşların yardım taleplerini duyurduğu Twitter saatlerce kısıtlandı. BTK bunun dezenformasyonu engellemek adına yapıldığını iddia etti.

Öte yandan saatler geçtikçe can kayıpları da artmaya devam ediyor. Son resmi verilere göre hayatını kaybeden yurttaşların sayısı 12 bin 391’e yükseldi Yaralananların sayısının ise 62 bin 914’e ulaştığı bildirdi.

Ayrıntılar geliyor..

#Hayatını #kaybeden #yurttaşların #sayısı #bin #391e #yükseldi

Hatay Cezaevi’nde isyan: 3 kişi hayatını kaybetti

Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan tutukluların isyan ettiği ve askerlerin müdahalesiyle bastırdığı olayda 3 kişi yaşamını yitirdiği belirtildi

Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan tutukluların isyan ettiği belirtildi.Cezaevinden dumanlar yükselip, silah seslerinin de geldiği ve askerin müdahalesiyle olayların sona erdiği ileri sürüldü.

Alınan bilgilere göre dün öğlen saatlerinde Hatay T Tipi Cezaevi’nde kalan tutuklular koğuşları yakarak isyan etti. İsyan sırasında 250’e yakın tutuklu cezaevinden kaçmaya çalışırken, jandarma silahla gruba ateş ederek müdahale etti. Yaralanıp hastaneye kaldırılan 12 kişiden 3’ü hayatını kaybetti. Cezaevinde kalan tutukluların başka cezaevlerine sevk edildi.

Telefom konuşması videoya alındı

Twitter’da gazeteumut hesabından yapılan paylaşımda, isyanın nedeni tutukluların “yakınlarından haber alamaması ve güvenli bir yerde kalmak istemeleri” olarak verildi. Habere göre, “İsyan sırasında jandarmanın ateş açması sonrası çok sayıda ölü ve yaralı olduğu belirtiliyor.”

Cezaevinden yapıldığı söylenen bir telefon aramasının ses kaydında da konuşan tutuklunun babasına, “İsyan çıktı bütün haber kanallarını ara” dediği duyuluyor. Bir başka video kaydında ise cezaevi avlusunda çok sayıda askerin olduğu ve yangın çıktığı ve itfaiyenin geldiği görülüyor.

Konuya ilişkin açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) Akdeniz Bölge Temsilciliği, şunları belirtti: “Hatay T Tipi K.C.İ.K’da 07 Şubat 2023 günü saat 13.00’da adli H/T’ların bulunduğu her 2 blokta kalan mahkumların toplu şekilde koğuşları yakarak isyan girişiminde bulundukları bilgisi alınmıştır. Cezaevi Savcısı ve müdürünün talebi ile Yayladağı Cezaevi J.Bl.K.lığı emrinde görevli personellerle ivedi müdahalede bulunulmuştur. İsyanın ve yangının büyümesi ile çevre İlçe J.K.lıklarından ve komando birliklerinden takviye kuvvetler gelmiştir. Yaklaşık 250 kişilik mahkum grubu cezaevinden iç ihataya çıkmıştır. Firar edecekleri esnada dış kapı eşiğinde püskürtülmüşlerdir. Bu arbedede yaralanan 12 H/T Mkü Hastanesine sevk edilmiştir. Sevk edilen bu mahkumlardan üçünün hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. 390 H/T teslim alınarak muhafaza altına alınmıştır. Cezaevinin kullanılamaz hale gelmesinden dolayı bütün H/T ların çevre illerdeki Ceza İnfaz Kurumlarına nakil edilmesi hazırlıklarına başlanılmıştır.”

HABER MERKEZİ

#Hatay #Cezaevinde #isyan #kişi #hayatını #kaybetti