Ana Sayfa Blog Sayfa 995

68 yaşındaki tutuklu ırkçılığa karşı çıktı falakaya maruz bırakıldı

Manisa E Tipi Cezaevi’nde tutuklu 68 yaşındaki Cemal Gürsel Bizci, Kürtlerle ilgili ırkçı sözlere karşı geldiği için falakaya yatırıldı. Hastaneye kaldırılan Bizci’nin ayak tabanında yaralar var

Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 68 yaşındaki hükümlü Cemal Gürsel Bizci, Ceza İnfaz Kurumu memurları tarafından ırkçılığa maruz kaldığını ailesine anlattı.

Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre Bizci, ırkçı sözlere karşı çıktığı için ‘falakaya yatırıldığını’ söyledi. Manisa Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Bizci’nin ayak tabanında yaralar olduğu da tespit edildi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a soru önergesi vererek yaşanılanları sordu.

Tekli hücre ve falaka

Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Bizci koğuşa sayıma gelen gardiyanların, “Burada kim yüksek sesle konuşuyor?” sorusuna, “Benim ses tonum böyle, yüksek sesle konuşmuyorum” yanıtını verdi. Bizci’nin ailesine anlattığına göre, memurlar Kürtlerle ilgili ırkçı söylemlerde bulundu. Bu sözlere karşı çıkan Bizci, tekli hücreye alındı. Burada “falakaya yatırılarak” işkenceye maruz kaldığını ailesine ileten Bizci, Manisa Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede Bizci’nin ayak tabanlarında yaralara olduğu ortaya çıktı.

İşlem başlatılmalı

Bizci’nin oğlu Mesut Bizci, babasını darp eden ve ırkçı hakaretler eden memurlar hakkında işlem başlatılması talebinde bulundu.

Bizci, babasının cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı sürekli şikayet ettiğini ifade ederek sayım işlemlerinin psikolojik baskıya dönüştüğünü aktardığını söyledi.

‘Kimliğimde Urfa yazıyor ben de yaşar mıyım?’

Bizci’nin oğlu yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; “13 yaşındaki kızım, dedesinin yaşadıklarını öğrenmiş. Geçen gün bana, ‘Baba benim de kimliğimde Şanlıurfa yazıyor. Ben de bunları yaşar mıyım?’ diye sordu. Bunu yaşatmaya ne hakları var? Babamın psikolojisini bozmuşlar. Irkçı memurlar babamı sıkıştırıp duruyor. Babamı gönderdikleri yeni cezaevinde de bu ırkçı memurların tanıdıkları var. Yaşananları asla kabul etmiyoruz ve sesimizin duyulmasını istiyoruz.

HDP Meclis’e taşıdı

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise yaşananları Meclis gündemine taşıdı. Gergerlioğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a soru önergesi verdi. Gergerlioğlu, Bozdağ’a şu soruları sordu:

  • Cemal Gürsel Bizci isimli vatandaşın işkence gördüğü iddiası doğru mudur? Doğru ise bu konuda açılmış bir soruşturma var mı?
  • İnfaz koruma memurlarının “Pis Kürt” şeklinde bir ifade kullandığı iddiası doğru mu? Bu iddia doğruysa konuyla ilgili açılmış bir soruşturma var mı?
  • İsimleri geçen memurlar hakkında açılmış bir soruşturma var mı?
  • Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde ırkçı muameleye maruz kaldığı iddiasıyla başvuru yapan mahpus sayısı kaç?
  • Türkiye cezaevlerinde ırkçı muameleye maruz kaldığı iddiasıyla başvuru yapan mahpus sayısı kaç?
  • İnfaz koruma memurlarına işkence, kötü muamele ve ırkçılık yapmamaları üzerine verilmiş eğitim var mı? Böyle bir eğitim varsa söz konusu memurlar bu eğitimi almışlar mı?

#yaşındaki #tutuklu #ırkçılığa #karşı #çıktı #falakaya #maruz #bırakıldı

Amed Barosu’ndan Eren’e yönelik tehditlere ilişkin açıklama

Amed Barosu, sanal medya üzerinden Baro Başkanı Nahit Eren’e yönelik tehditlere ilişkin yaptığı açıklamada, yargı makamlarına görevlerini yerine getirme çağrısı yaparken, ‘Diyarbakır Barosunun hiçbir üyesi tehditlere boyun eğmemiştir, eğmeyecektir’ dedi

Amed Barosu, sanal medya hesapları üzerinden Baro Başkanı Nahit Eren’e yönelik tehdit ve hakaret içerikli paylaşımlara dair yazılı açıklama yaptı.

Saldırılara tepki gösterilen açıklamada, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu belirtilerek, “Son iki gündür benzer hesaplardan Baro Başkanımızın, eşinin ve çocuklarının kişisel verileri ve fotoğrafları da paylaşılmak suretiyle ölüm tehditi ve hakaret içerir paylaşımlar yeniden yapılmaya başlanmıştır. Baro Başkanımız ile aile üyeleri; kişisel verileri ve görüntüleri paylaşılarak belirli çevrelere açıkça hedef gösterilmiştir. Yapılan paylaşımlarda Baro Başkanımızın; geçmiş yıllarda Diyarbakır Barosunda üstelenmiş olduğu yönetsel görevleri, katılmış olduğu kurumsal faaliyetleri ve bu faaliyetleri nedeniyle hakkında açılan davalardaki savunmaları, algı oluşturma gayesiyle manipüle edilerek kriminalize edilmeye çalışılmıştır. Söz konusu hesaplar hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na bugün itibariyle bir kez daha suç duyurusunda bulunulmuştur. Yargı makamlarını; failleri ivedi ve etkin bir soruşturma ile tespit etmeye; İçişleri ve Adalet Bakanlıklarını gerekli önleyici tedbirleri almaya davet ediyoruz” denildi.

1990’lı yılların JİTEM ve benzeri karanlık yapıları ve o yapılar içerisinde yer alanların isimlerinin özellikle kullanıldığına yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu durum dikkat çekmektedir. Nitekim; Baromuzun geçmişten süregelen insan hakları mücadelesi bazı çevrelerde rahatsızlık yaratmıştır. Bu çevrelerden gelen tehditlerden duyduğumuz rahatsızlık, bedel ödemekten çekindiğimizden değil, herkesin ifade özgürlüğü için adil ve güvenli bir ortamın inşa edilmesi arzusundandır. Bu amaçla Diyarbakır Barosunun hiçbir üyesi tehditlere boyun eğmemiştir, eğmeyecektir. Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; sağduyunun kalesi olan Diyarbakır Barosu; uğruna ağır bedeller ödediği insan hakları, demokrasi ve barış mücadelesinden asla geri adım atmayacaktır.”

HABER MERKEZİ

#Amed #Barosundan #Erene #yönelik #tehditlere #ilişkin #açıklama

Zindanlarda tecrit

Seyithan Akyüz

Türkiye zindanlarında uzun bir süredir İmralı merkezli bir tecrit ve baskı politikası uygulanıyor. Aslında sadece zindanlarda değil, yaşamın birçok alanında İmralı merkez alınarak politikalar geliştiriliyor. Özellikle 2016 darbe girişimi sonrasında bu politikalar derinleştirilmiş ve geniş kapsamlı hale getirilmiştir. Tek merkezli ve özel olarak geliştirilen bu politikalardan en çok etkilenen kesim ise, tahmin edileceği gibi siyasi tutsaklar olmuştur.

Siyasi tutsakların yaklaşık 6 yıldır hayata geçirilen bu uygulamalarla nerdeyse ihlal edilmeyen hakları kalmamıştır. Öncelikle tutsakların radyolarına el konuldu.  Ardından istedikleri gazeteler yasak denilerek verilmemeye başlandı. Yetmedi, tutsakların odalarında bulunan ve muhalif yayınevlerinden çıkan tüm kitap ve dergiler toplatıldı. Tabii ki yapılanlar salt bunlarla sınırlı değildi. Sözünü ettiğimiz bu süreçte tutsakların hemen hemen tüm sosyal faaliyetleri iptal edildi. Hastane, mahkeme vs. yerlere gidiş-gelişler, tabiri caizse işkence haline getirildi. Kurum güvenliği gerekçe gösterilerek, akla hayale gelmeyen arama biçimleri dayatılıp kabul etmeyen tutsaklar, hastane ve mahkemelere götürülmeyerek bu alanlardaki hakları ihlal edildi. Bunların yanı sıra ayakta sayım, koridorlarda askeri nizamda yürüme, oda aramalarında her yeri olabildiğince dağıtma vb. birçok usule uygun olmayan uygulamalar geliştirildi. Yine cezaevi idaresinin hoşuna gitmeyen mektup ve dilekçeler keyfi bir şekilde engellenerek çıkışları yapılmayıp işleme alınmadı. Bunlara ses çıkaran tutsaklara ise ya disiplin cezaları verildi ya da sudan gerekçelerle infazları yakıldı. Hele İnfaz Kanunu’nda yapılan değişiklik ile koşullu tahliyeler Gözlem Kurulu’nun onayına bağlanmasıyla tutsaklar tam anlamıyla keyfi kararlarla yüz yüze bırakıldı. Bu değişiklikten dolayı şu an cezaevlerinde onlarca tutsak yatar sürelerini bitirmelerine rağmen bırakılmıyor. Oysa çıkarılan bir kanun geriye işlemiyor. Başka bir ifadeyle kanunlarda lehine olan hükümler uygulanır. Bu, hukukta temel bir prensiptir. Buna rağmen bu insanlar bırakılmıyor ve keyfi bir biçimde içeride tutulmaya devam ediliyor.

Belki yukarıda dile getirmeye çalıştığımız şeylerin dışarda olan bir insan için bir anlamı olmayabilir. Ama içeride olanlar için bu böyle değil. Daha doğrusu içerideki tutsakların yaşam damarları bu sözünü ettiğimiz şeylerin sağlıklı işlemesiyle mümkündür. Bunlar kesildiğinde veya işlemez kılındığında tutsakların yaşam damarlarını da kesmiş olursunuz. Zaten zindanlar insan doğasına aykırı yapılmış mekanlardır. Bunun üstüne yukarıdaki uygulamalar da eklenince, zindanlar tutsaklar için bir cehenneme dönüşürler. Maalesef bugün birçok zindan, bu durumu yaşıyor.

Devlet, yukarıda dile getirmeye çalıştığımız uygulama ve hak ihlallerini İmralı zindanında tam 24 yıldır kesintisiz uyguluyor. PKK Lideri sayın Abdullah Öcalan 24 yıldır İmralı cezaevinde tek kişilik hücrede tutulup bu çağdışı uygulamalara maruz bırakılıyor. Elbette bunun bir nedeni var. Bu, PKK Lideri sayın Öcalan’ın toplum üzerindeki etkisinden kaynaklanıyor. Zira sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu görüşler kısa sürede tüm topluma yayılıyor ve toplum tarafından onay görüyor. Bundan ürken siyasi iktidar, elindeki iktidar gücünü de kullanarak, bunun önüne geçmeye çalışıyor. Peki sayın Öcalan’ın görüşleri neden geniş toplum kesimleri tarafından benimseniyor? Çünkü sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu görüşler, toplumun yaşadığı sorunlara çözüm yolunu gösteriyor. Siyasi iktidar, toplumun yaşadığı sorunlara çözüm yolunu gösteren sayın Öcalan’ı dinlemek yerine; ona dünyada eşi benzeri bulunmayan bir tecrit ve baskı uyguluyor. Yetmiyor, buna hukuki kılıf uydurmaya çalışıp, tüm zindanları İmralılaştırmaya çalışıyor. Bu nedenle tecrit bir insanlık suçudur ve bir insana uygulanan tecrit, tüm insanlığa uygulanmış demektir. Tecridi kırmak ise yine insanlığın ortaya koyacağı tavra bağlıdır. Tecride ses çıkarmamak nasıl ki insanlıktan uzaklaşmaysa, buna karşı durmak da insanlıkta ısrardır. İnsanlığımızda ısrar için tecride dur diyelim.

 

 

#Zindanlarda #tecrit

Oluç’tan AKP’li Birinci’ye yanıt: Kimseyle pazarlık yapmayız

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, AKP’li Mücahit Birinci’nin ‘HDP Altılı Masa’dan bakanlık istedi’ sözlerine yanıt verdi: Kimseyle pazarlık yapmayız

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, AKP Merkez Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi Mücahit Birinci’nin “HDP Altılı Masa’dan üç bakanlık talep etti” iddialarına yanıt verdi.

Sanal medya hesabından yaptığı paylaşımla Birinci’nin söylemlerini yalanlayan Oluç, “Koskoca bir yalan. Yalan söylemek bunların fıtratında var. Hiç kimseyle herhangi bir bakanlık pazarlığı yapmadık, yapmayız. Herkesi kendileri gibi siyasi etikten yoksun sanıyorlar” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Oluçtan #AKPli #Birinciye #yanıt #Kimseyle #pazarlık #yapmayız

Demirtaş: Bizi içerde tutan muhalefetin tepkisizliği

Demirtaş, Erdoğan’ın üçüncü kez aday olma tartışmalarına yönelik ‘YSK üyeleri suça ortak olurlarsa yargılanacaklarından emin olmalılar’ diyen Demirtaş, muhalefetin tepkisizliğini de eleştirdi

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkları Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez aday olma tartışmalarına yönelik Twitter hesabından açıklama yaptı.

Erdoğan’ın adaylığı konusunda Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) uyaran Demirtaş, “Yüksek Seçim Kurulu muhalefetin 5 milyon oyunu iptal etse veya Erdoğan kazanana kadar seçimlerin tekrarına karar verse ‘Ama bunlar zaten AKP’li’ deyip normal mi karşılayacağız” dedi.

Erdoğan Meclis’i feshederse aday olamayacağını ifade eden Demirtaş, “Anayasa bunu söylüyor. Yaptırım yoksa hukuk da yoktur. Yüksek Seçim Kurulu üyeleri suça ortak olurlarsa yargılanacaklarından emin olmalılar. Milyonlarca insanın Yüksek Seçim Kurulunun önüne yığılarak demokratik tepkilerini göstereceklerini bilmeli ve ona göre hareket etmeliler” ifadelerini kullandı.

‘Bizi içerde tutan muhalefetin tepkisizliği’

Demirtaş’ın paylaşımının devamı şöyle: “Bizi içeri atan Erdoğan, içeride tutan ise muhalefetin tepkisizliğidir. Bu tepkisizlik 85 milyonu, daha yıllar boyu sürecek açık cezaevi hayatına mahkum etmektir. Belediyelere, üniversitelere kayyım; HDP’ye kapatma, Gezi, Kobani, ÇHD davaları; İBB’ye kumpas… Hepsi aynı.”

HABER MERKEZİ

#Demirtaş #Bizi #içerde #tutan #muhalefetin #tepkisizliği

Gazeteci Altay yarın adliyeye çıkarılacak

Gazetemiz çalışanı gazeteci Rojin Altay’ın emniyetteki ifade işlemleri bitti. Altay, savcılık ifadesi için yarın adliyeye çıkarılacak

Gazetemiz çalışanı Gazeteci Rojin Altay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 28 Ocak’tcda akşam seyahat etmek üzere gittiği Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alındı. Daha sonra Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Altay’ın avukatları ile görüştürülmesi bir gün boyunca engellendi.

Bu tarihten gözaltında bulunan Altay’ın emniyetteki ifade işlemleri bitti. Dosyasında gizlilik kararı bulunan Altay’a haber takibi yaptığı basın açıklamaları, yürüyüşler ve toplantıların yanı sıra katıldığı protesto eylemleri sorularak, “PKK’ye üye olmak” suçlaması yöneltildi. Altay’ın yarın sabah savcılıkta ifadesi alınmak üzere Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne çıkarılması bekleniyor.

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Altay #yarın #adliyeye #çıkarılacak

Pakistan’daki bot faciasında ölü sayısı 41’e yükseldi

Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir baraj gölünde okul gezisi sırasında bindikleri botun batması sonucu yaşamını yitiren rencilerin sayısı 41’e çıktı

Pakistan’ın kuzeybatısındaki Hayber Pahtunhva eyaletinde bir baraj gölünde botun alabora olması sonucu ölen öğrencilerin sayısı 41’e çıktı.

Kohat bölgesinde yer alan Tanda Barajı’nda botun alabora olması üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmalarında 11 kişinin daha cesedine ulaşıldı. Yetkililer, vefat eden öğrencilerin sayısının 41’e yükseldiğini, ölenlerin çoğunun 7 ile 14 yaş arası çocuklar olduğunu aktardı.

Kohat Polis Sözcüsü Fazal Naim suda kaybolan dokuz öğrenciyi bulmak için arama çalışmalarının sürdüğünü ancak hayatta kalma ihtimallerinin çok düşük olduğunu aktardı.

Tanda Barajı’nda okul gezisine çıkan öğrencilerin bindiği bot, aşırı yük sebebiyle 29 Ocak’ta batmıştı. Önceki gün de 11 öğrencinin cesedine ulaşılmıştı.

DIŞ HABERLER

#Pakistandaki #bot #faciasında #ölü #sayısı #41e #yükseldi

Aylardır kayıp olan Kocadağ ölü bulundu, eşi tutuklandı

Pamukkale’de aylardır kayıp olan Mine Kocadağ’ın cesedinin bulunması üzerine evli olduğu erkek tutuklandı

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde, 18 Ağustos 2022’den kayıp olan Mine Kocadağ’ın cesedinin boş bir arazide bulunması ardından gözaltına alınan evli olduğu erkek Mithat Kocadağ emniyetteki işlemlerinin ardından, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Mine Kocadağ’ın cenazesi ise otopsi işlemelri için İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi morgunda yapılan ön otopsi raporuna göre ise boğulma sonucu öldüğü ortaya çıktı.

HABER MERKEZİ

#Aylardır #kayıp #olan #Kocadağ #ölü #bulundu #eşi #tutuklandı

Amed’de insan halkarı projesinin tanıtımı yapıldı

Amed Barosu, Yeni Yaşam Derneği ve Hollanda Kraliyeti ile ortak yürüttüğü ‘Yerelde Haklara ve Adalete Erişim Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi’nin tanıtımı yapıldı

Amed Barosu, Yeni Yaşam Derneği ve Hollanda Kraliyeti ile ortak yürüttüğü “Yerelde Haklara ve Adalete Erişim Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi”nin tanıtım toplantısını Amed’in Yenişehir ilçesinde bulunan Wyndham Garden Otel’de gerçekleştirdi. Toplantıda, Amed Baro Başkanı Nahit Eren, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Amed Temsilcisi Murat Aba, Amed Tabip Odası Başkanı Elif Turan ve birçok sivil toplum ve meslek örgütlerinden katılımcı yer aldı.

Toplantıda söz alan Amed Baro Başkanı Nahit Eren, projenin Amed Barosu’nun da yer aldığı bölgedeki 7 farklı kentteki barolarla ortaklaşarak, insan hakları merkezlerinin kapasitesini güçlendirecek çalıştaylar yapmayı hedeflediklerini belirtti.

Projenin amacı

Projenin koordinatörlüğünü yürüten Aydın Yasin Karadeniz projenin amacını şöyle anlattı: “Projemizin amacı bölgede yaşanan hak ihlallerine karşı etkin savunuculuğun tesisi ve yurttaşların adalete erişimi noktasında baroların insan hakları merkezlerinin kapasitelerinin geliştirilmesi, barolar arası deneyim aktarımında bulunmak ve bölge baroları ile STK’ların insan hakları ihlallerine karşı ortak hareket edebilme becerisinin sağlanmasıyla bölgedeki 15 şehirde baroların ve STK’ların kapasitelerini geliştirmektir. Proje kapsamında avukatlara yönelik 40 eğitim gerçekleştirilecek ve yaklaşık 2 bin avukata ulaşılacaktır.”

Mülteci hakları alanında eğitim ve çalışmalar

Bölge barolarında insan hakları merkezlerinin kurulması ve kapasitelerinin güçlendirilmesi için çalıştayların düzenleneceği bilgisini paylaşan Karadeniz, “Mülteci hakları alanında eğitim ve çalışmalarla 100 mülteciye ulaşılacak ve mülteci hakları konusunda bilinçlendirilecektir. Proje süresince en az 5 rapor hazırlanacak STK’lar ve bölge barolarının katılımıyla Diyarbakır’da İnsan Hakları Konferansı yapılacaktır” dedi.

Projenin Ocak ayı itibariyle 1 yıllık süre içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

AMED

#Amedde #insan #halkarı #projesinin #tanıtımı #yapıldı

PKK için toplanan 3 milyon imza AK’ye sunuldu

PKK’nin AB’nin ‘terörist örgütler’ listesinden çıkarılması için uluslararası alanda toplanan 3 milyon imza Avrupa Komisyonu’na teslim edildi

Kürtler için Uluslararası Adalet İnisiyatifi’nin çağrısıyla PKK’nin Avrupa Birliği’nin “terörist örgütler” listesinden çıkarılması için toplanan imzalar inisiyatif adına Belçika Barış Hareketi (Vrede), İlerici Enternasyonal (Progressive International) ve merkezi Hollanda’da bulunan sanat örgütü Yeni Dünya Zirvesi’nin (New World Summit) tarafından Avrupa Komisyonu’na sunuldu.

İmzalar Komisyon’a götürülmeden önce Schuman meydanında bir basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasına kampanyanın aktif yürütücülerinden KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ile KNK Dış İlişkiler Komitesi sözcüsü Nilüfer Koç ve Avrupa Sol Parti Başkanı Dr. Walter Baier de katıldı.

Koç, yaptığı konuşmada bir kez daha PKK’nin terörist örgütler listesinden çıkarılması yönündeki çağrılarını yineledi. Koç, “Bu kampanya Kürt halkı için ve Ortadoğu’nun geleceği açısından önemlidir” diyerek Türkiye’nin Kurdistan’a yönelik saldırılarına tepki gösterdi.

“Türk devleti bu gücünü listeden alıyor” diyerek AB ve ABD’nin kara listelerine dikkati çeken Koç, “PKK Kürt halkının iradesidir. PKK özgürlük ve demokrasi iradesidir. PKK Ortadoğu haklarının özgürlüğüdür” diye belirtti.

Koç son olarak, PKK listeden çıkarılana kadar KCDK-E olarak her alanda mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.

Avrupa Sol Parti Başkanı Dr. Walter Baier de, Kürt halkı ile dayanışmasını ifade ederek, 3 milyon toplandığını ve PKK’nin terörist örgütler listesinden çıkarılması gerektiğini kaydetti. Baier, “PKK’nin listeden çıkarılması gerektiğinin nedeni basittir, çünkü PKK terörist bir örgüt değil Kürt halkının siyasi bir partisidir” diye konuştu.

İlerici Enternasyonal’den Daniel Koop ise PKK’nin bu listeden çıkarılması gerektiği çağrısında bulunarak, bundan bir kaç gün önce Alman Parlamentosu’nun Êzidî soykırımını tanıdığını hatırlattı. Koop, ancak Êzidî halkını soykırımdan kurtaranın PKK olduğunun unutulduğunu ifade ederek, barış müzakerelerinin de ancak PKK ile mümkün olacağının altını çizdi.

Vrede’den Ludo de Brabander, “Barış Hareketi açık bir şekilde PKK’nin listeden çıkarılmasını destekliyor” dedi. Brabander, “Avrupa Komisyonu’nun PKK’nin listeden çıkarılması talebini duymanın zamanı geldi” diye ekledi.

Konuşmalar ardından bir heyet, 3 milyon imzanın Noter tasdikli olduğunu gösteren bir belgeyi Avrupa Komisyonu’na verdi.

PKK’nin ABD ve Avrupa Birliği Konseyi’nin “terörist örgüt” listelerinden çıkarılması için 13 Aralık 2021’de ‘Uluslararası Kürtler İçin Adalet İnisiyatifi’ öncülüğünde küresel çapta bir imza kampanyası başlatılmıştı.

Kampanyanın ilan edildiği gün Avrupa, Asya, Avustralya, Afrika kıtasındaki 30 ülkeden bin kişi, “Barış, demokrasi ve insan hakları için Avrupa Konseyi’nin PKK’yi Terör Örgütler Listesinden çıkarması” çağrısında bulunmuştu.

HABER MERKEZİ

#PKK #için #toplanan #milyon #imza #AKye #sunuldu