Ana Sayfa Blog Sayfa 997

Tutuklular açlık grevini süresiz dönüşümsüze çevirdi: İnsanlık onuru ayaklar altında

İşkence uygulamalarının arttığı ve buna karşı açlık grevinin sürdüğü Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde üç tutuklu eylemlerini süresiz dönüşümsüz açlık grevine çevirdi

Keyfi uygulamalar ve tutuklulara yönelik işkence haberleriyle gündem olan Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde baskılara karşı tutukluların başlattığı açlık grevi eylemi 55’inci gününe girdi. Aileleri aracılığıyla yaşadıkları baskıları anlatan tutuklulardan Erdal Emeç, Aydın Oğuz, Ahmet Budak açlık grevi eylemlerini süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine çevirdiklerini aktardı.

Tekli hücrelere alınacaklar

Ailesini arayan hasta tutuklu Emeç, aldıkları kararla grevlerini bir üst boyuta taşıdıklarını belirterek, grevin talepleri yerine getirilinceye kadar devam edeceğini söyledi. Emeç, bugün itibariyle başlattıkları grev nedeniyle tek kişilik hücrelere alınacaklarını da bildirdi.

‘Ölümün eşiğine gelen arkadaşlarımız var’

Açlık grevinin 40’ıncı gününde yine ailesine arayan Metin Uyar da yaşadıkları baskıları şu sözlerle aktarmıştı: “Tecritle, insanların onuru, insanlığı, kimliği ayaklar altına alınmak isteniyor. Espiye Cezaevi’nde faşist bir yönelim var. Burada direk Kürt kimliğimize saldırıyorlar. Burada fiziki ve psikolojik işkence söz konusu. Birkaç arkadaşımız darp edildi ve rapor aldılar. Burada ölümün eşiğine gelmiş hasta arkadaşlarımız var.”

GİRESUN

 

#Tutuklular #açlık #grevini #süresiz #dönüşümsüze #çevirdi #İnsanlık #onuru #ayaklar #altında

Gazeteci Kartal hakkında iddianame hazırlandı: Saç, alın, burun, yanak benzerliği ‘suç’

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde evinin kapısı kırılarak gözaltına alınan ve 13 Ocak’ta “örgüt üyeliği” şüphesiyle tutuklanan gazeteci Sezgin Kartal hakkındaki iddianame hazırlandı. İlk duruşma 4 Nisan’da.

13 Ocak 2023 tarihinde tutuklanan KarşıMahalle muhabiri Sezgin Kartal hakkındaki iddianame hazırlandı. 24 Ocak 2023 tarihinde hazırlanan ve Kartal’ın savunmanlığını üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) avukatlarına bugün tebliğ edilen iddianamede Kartal’a “örgüt üyeliği” suçlaması yöneltiliyor.

SAÇ, ALIN, BURUN VE YANAK YAPISI İLE BENZERLİK ‘SUÇ’!

Dört sayfalık iddianamenin iki sayfasında PKK/KCK/YPG tarihçesinden bahseden iddianame savcısı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir başka kişi hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında 16 Eylül 2020 tarihinde gerçekleştirilen ev aramasında el konulan bir bilgisayarda 26 Eylül 2014 tarihli bir fotoğraf bulunduğundan bahsederek fotoğraftaki bir kişinin Kartal ile “saç, alın, burun ve yanak yapısı ile benzerlik gösterdiğinin” 10 Kasım 2021 tarihli Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı raporu ile tespit edildiğini öne sürüyor. Savcı, “daha detaylı” bir karşılaştırma raporu hazırlanması için İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğüne yazılan yazıya hala cevap verilmediğine de iddianamede yer veriyor.

Savcı, Kartal’ın tutuklanmasına dayanak gösterilen fotoğrafın çekildiği yeri belirtirken yukarıdaki iddialarına rağmen fotoğrafın gündüz vakti çekilmiş olduğuna dair bir değerlendirmeye iddianamede yer vermedi.

İLK DURUŞMA 4 NİSAN’DA

Savcı, “gazeteci kimliği altında örgüte müzahir yayınlar üzerinden silahlı terör örgütünün eylem ve ideolojisini halka sempatik olarak gösterme çabası içerisinde yazılar kaleme aldığı”nı iddia ettiği Kartal’ın “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmasını talep ediyor.

İddianameyi kabul eden İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı görmeye 4 Nisan 2023 saat 14.00’te başlayacak.

“FOTOĞRAF BENZERLİĞİNİ BU SUÇLAMAYA DAYANAK GÖSTERMEK KÖTÜ NİYETLİDİR”

İddianameyi yorumlayan Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Veysel Ok, iddianamedeki argümanların hiçbir hukuki dayanağı olmadığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Savcının iddialarına tek ‘dayanağı’, Sezgin’in telefonunun baz sinyalleridir. Ancak hiçbir savcı, bir gazetecinin haber için nereye, nasıl, ne zaman ve neden gittiğini sorgulayamaz. Kaldı ki bunu ‘örgüt üyeliği’ gibi bir iddiaya dayanak göstermek ne hukuka ne de mantığa uygundur. Hiçbir kriminal rapor alınmadan sadece ‘benzerlik’ üzerinden bir kişiye ‘örgüt üyeliği’ gibi bir ithamda bulunmak kötü niyetli bir yaklaşımdır. Biz, tutukluğun hak ihlali olduğuna dair başvurumuzu Anayasa Mahkemesi’ne yaptık fakat iddianameye bakacak olursak Sezgin tensip ile birlikte tahliye edilmelidir. En kötü ihtimalle Sezgin’in tahliye edilmesi gereken ilk duruşmada iddianamenin dayanaksızlığını gözler önüne sereceğiz.”

(HABER MERKEZİ)

PSAKD: Beyhan Gün ve Şimal Deniz serbest bırakılsın

PSAKD Genel Merkezi, Aralık ayında gözaltına alınıp tutuklanan Sarıyer Şube Başkanları Beyhan Gün ve şube saymanları Şimal Deniz’in serbest bırakılması talebiyle yaptıkları basın açıklamasında, “Beyhan Gün ve Şimal Deniz canlarımız, hukuka aykırı bir şekilde tutuklandıklarından dolayı bir an önce serbest bırakılarak özgürlüklerine kavuşmaları konusunda buradan çağrıda bulunuyoruz” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Aralık ayında gözaltına alınıp tutuklanan Sarıyer Şube Başkanları Beyhan Gün ve şube saymanları Şimal Deniz’in serbest bırakılması talebiyle basın açıklaması yaptı.

Açıklamayı ABF Genel Başkan Yardımcısı ve PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya okudu. Açıklamaya ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, HBVAKV Bahçelievler Şubesi Başkanı Ufuk Emre Bektaş, AKD ve PSAKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, HBVAKV Ayazağa Cemevi Başkanı Celal Özer ile PSAKD İstanbul ilçe şubelerinin yöneticileri katıldı.

“BEYHAN VE ŞİMAL’İN MEKTUPLAŞMALARI BİLE ENGELLENİYOR”

Karakaya açıklamasında şunları dile getirdi:

Sarıyer Şube Başkanımız Beyhan GÜN 16 Aralık’ ta Şube Saymanımız Şimal DENİZ ise 15 Aralık’ta hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alınmışlardır. Her iki canımız 19 Aralık’ta tutuklanarak Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevine gönderilmişlerdir. Aradan bir buçuk aylık zaman geçmesine rağmen gerek tutuklamaya yapılan itiraz gerekse de yapılan tutuklama incelenmesi olumsuz sonuçlanmıştır.

Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımızın dosyalarındaki gizlilik kararı maalesef devam etmektedir. Avukat arkadaşlarımız bu anlamda dosyaya yansıyan belge ve deliller konusunda maalesef bilgi sahibi olamamaktadırlar. Dosyaya erişim hakları hukuka aykırı bir şekilde engellenmektedir. Soruşturmayı yürüten savcı ise gerek avukatlara gerekse de yakınlarına ısrarla bilgi vermemektedir.  Her iki arkadaşımızın cezaevindeki koşullarına bakıldığında adeta tecrite zorlanmışlardır. Çünkü; Şube Başkanımız Beyhan Gün’ün mide rahatsızlığı olduğu halde uygun ortamda tedavi edilmesi engellenmektedir. Keza, Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımızın dışarı ile mektuplaşma ile haberleşme hakkı bilerek engellenmiştir.

“YAPTIKLARI FAALİYETLER SUÇ UNSURU OLARAK GÖSTERİLİYOR”

Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımız, örgüt üyesi olduğu iddiası ile hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmıştır. Suç unsuru olarak gösterilen delillere bakıldığında tamamen derneğimizin meşru amaçları doğrultusunda yapmış olduğu çalışmalar suç delili olarak gösterilmiştir. Bu çalışmalar ise Aralık ayında Danışma Kurulumuzun yapılması için Sarıyer Belediyesine yer tahsisi için yapılan görüşmeleri ve yer tahsisi için derneğimizin yöneticileriyle yapmış olduğu telefon görüşmeleridir. Yine Kasım ayında Sarıyer Şubemize ait Zeynep Yıldırım Cem Evinde (Yozlaşmaya karşı Tokat festivali ve bu festival kapsamında yapılan konser) suç unsusu olarak gösterilmiştir. Aynı şekilde Alevilik inancına ait kitapların dağıtımı da suç unsuru olarak gösterilmiştir. Şimal Deniz arkadaşımıza ait tek delil ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Serkan Ahlat isimli itirafçı bir tanığın soyut beyanından ibarettir.

“DERHAL SERBEST BIRAKILMALILAR”

Bu itibarla Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımız, hukuka aykırı bir şekilde tutuklandıklarından dolayı bir an önce serbest bırakılarak özgürlüklerine kavuşmaları konusunda buradan çağrıda bulunuyoruz. Bizim derneğimiz Anayasa gereği kurulan meşru bir dernek olup Alevilik inancı başta olmak üzere haksızlığa uğrayan, yok sayılan tüm inançların ve kültürlerin demokratik mücadelesi veren bir dernektir. Amacı ve tüzüğü doğrultusunda, Alevilerin Eşit Haklar mücadelesi ile birlikte, Ülkemizin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olmasını her platformda savunmaya devam edecektir.

Bu nedenlerle; Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımız hakkındaki tutuklama kararlarının kaldırılarak, derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz.”

“ALEVİLER OLARAK BU ZORBALIĞI KABUL ETMİYORUZ”

Ardından ADFE Genel Başkanı Celal Fırat söz alarak, “Biz bu cemevinde polisin zorbalığını çok gördük. Demokrasi rafa kalkmış durumda. AKP kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist ilan ediyor, gözaltına alıyor, tutukluyor. Bu yapılanlar bir camiye yapılsaydı kıyamet kopardı. Bu cemevinde bir çav bella çaldı diye neler yaptılar gördük. Ailesi bile kendileriyle görüşemiyor. Biz Aleviler olarak bu zorbalığı asla kabul etmiyoruz. Bu memlekete bahar gelmeli. Ayrım yapılmadan herkesin eşit yaşamasını, olmasını istiyoruz” dedi.

“ALEVİLER ASLA BİAT ETMEYECEK”

Beyhan Gün’ün babası Kemal Gün ise, “Kızım evimiz basılarak işkenceyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Neden tutuklandı bilmiyoruz. Dosyayı göremedik. Savcılığa gittik. Cemevinde yaptığı faaliyetleri örgüt faaliyeti gibi gösterdiler. Bize işbirlikçilik teklif ettiler. Biz Aleviyiz, asla inancımızı satmayız” diye konuştu.

AKD ve PSAKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş da, “Bu cemevi sürekli basılıyor ve polis zorbalığına maruz kalıyor. Bu anlayışı kabul etmiyoruz. Alevi örgütlenmelerini terör örgütlenmesi olarak görüyorlar. Cemevleri bizim ibadethanemizdir. Bu baskılar asla bizi teslim alamaz. Aleviler asla biat etmeyecek. Bizler eşitlik istiyoruz” ifadelerini kullandı.

GAZETECİ SEZGİN KARTAL İÇİN DE ÇAĞRI YAPILDI

Açıklamada 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde evinin kapısı kırılarak gözaltına alınan ve 13 Ocak’ta “örgüt üyeliği” şüphesiyle tutuklanan gazeteci Sezgin Kartal da unutulmadı.

Kartal’ın serbest bırakılması talebini dile getiren Alevi kurum yöneticileri, Kartal’a açılan davanın ilk duruşmasının 4 Nisan’da görüleceğini belirterek katılım çağrısı yaptı.

PİRHA/İSTANBUL

Kılıçdaroğlu: Bu rejim artık bir beka sorunudur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirerek ‘Bu rejim bizi mahvetti. Bu rejim artık Türkiye Cumhuriyeti için bir beka sorunudur’ dedi

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında yaptığı konuşmada, AKP iktidarının ekonomi politikalarını eleştirdi.

Kılıçdaroğlu ‘krizin faturasını hepimiz ödüyoruz’ diyerek “İşçisinden çiftçisine, memurundan emeklisine, tüccarına kadar. Bu rejim bizi mahvetti. Bu rejim artık Türkiye Cumhuriyeti için bir beka sorunudur” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu ayrıca geçtiğimiz gün serbest bırakılan belgeselci Sibel Tekin’e de hoş geldin diyerek “Belgesel çeken arkadaşımız Sibel Tekin tutuklanmıştı neden belgesel çektin diye, tahliye edilmiş, güzel bir haber. Kapalı cezaevinden açık cezaevine hoş geldin Sibel” dedi.

Bu rejim bir beka sorunu

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle;

“Tek adam rejimi inşa edildiğinde Türkiye’nin bütün sorunlarını en kısa sürede çözeceğiz dediler. Söz verdiler. Erdoğan geldi oturdu, tek adam rejiminin faturası hepimizin önünde duruyor. İşçisinden çiftçisine, memurundan emeklisine, tüccarına kadar. Bu rejim bizi mahvetti. Bu rejim artık Türkiye Cumhuriyeti için bir beka sorunudur. Türkiye buradan çıkmak zorundadır.

Ekonomi yönetimine eleştiriler

Türk Lirası değer kaybettiğinde dış ticaret açığı azalacak, cari fazla vereceğiz diyorlardı. 4 yıl içinde cari açık 4 kat arttı. Söylediklerinin tam tersi oldu. Tek adam rejiminin bütün teorileri çökmüş durumda. Biz ayağa kaldıracağız.

Rusya Ukrayna savaşından sonra doğalgaz fiyatları yüzde 80 düştü. Dünyada ucuzladı. Erdoğan hiç ses çıkarmıyordu. Sanıyordu ki Bay Kemal’in dünyadaki gelişmelerden haberi yok! Hemen söyledim, haberim var. Doğalgaz fiyatları yüzde 80 düştü sen niye düşürmüyorsun dedim. Hemen harekete geçtiler. Sadece sanayiciler ve doğalgaz santralleri için düşürdüler, az düşürdüler ama. Konutlarda iş yerlerinde yok. Oralarda düşürmediler. Kışın en ağır geçtiği mevsimin en derinden hissedildiği Erzurum Kars gibi kentlerimiz var. Doğalgaz fiyatını neden düşürmüyorsun kardeşim.

Türk-İş verileri

Asgari ücrete büyük zamlar yaptılar sözde. Bu zammın enflasyonla eriyeceğini tahmin ediyorduk ama bu kadar hızlı eriyeceğini düşünmemiştik. Asgari ücret 8 bin 500 lira. 4 kişilik ailenin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım, kültür fiyatları toplanıyor ve asgari ücret belirleniyor. Asgari ücret alanların sayısı 5 milyon 400 bin kişi. Onlar şu anda açlık sınırının altında maaş alıyor. Türk İş’in belirlediği açlık sınırının altında kaldı bu asgari ücret. Alın terinin bu kadar ucuzlatıldığı, insanların açlık sınırının altında maaş almaya mahkûm edildiği bir tek adam rejimi var.

Kayyumlar

Zorba iktidarlar korkaktır. Zulmederek ben güçlüyüm demek ister. Boğaziçi’ne kayyım atandı. Niye atanır? Bir süre kaldı, dayanamadı ayrıldı. Bu sefer kendi içlerinden kayyım çıkardılar. Okulun içinden çıkan kişi bir Brütüs aslında. Boğaziçi Üniversitesi sıradan bir üniversite değildir. Dünyanın en önemli ve en saygın üniversitelerinden biriydi. Brütüs Naci hocaları kovdu, dünya biliminin saygı duyduğu bilim insanlarını attılar. Öğrencileri dövdürdüler, bazılarını hapse attırdılar, kulüplerini kapattılar, okul 200 sıra geriye düştü dünyada. Şimdi de okul mezunlarının kendi paralarıyla yaptığı binaya el koydu. Zorbalık yaptı. Buradan Naci’ye sesleniyorum; zulümden, adaletsizlikten, baskıdan hoşlanmam. Bunu yapanları da asla ve asla affetmem! Naci, kayyım düzenine son verdiğimizde görecektir ‘geliyor gelmekte olan’ın ne anlama geldiğini.”

ANKARA

#Kılıçdaroğlu #rejim #artık #bir #beka #sorunudur

Gazeteci Altay’ın gözaltı süresi uzatıldı

Cumartesi akşamı gözaltına alınan gazetemiz çalışanı Rojin Altay’ın gözaltı süresi üçüncü kez uzatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 28 Ocak’ta akşam saatlerinde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alınan gazetemiz çalışanı Rojin Altay’ın gözaltı süresi bir gün daha uzatıldı.

 Gözaltı süresi uzatıldı

Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Altay’ın avukatları ile görüştürülmesi bir gün boyunca engellenmişti. Altay ile bugün görüşen avukatları gözaltı süresinin bir gün daha uzatılması üzerine İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne itirazda bulundu. İtiraz dilekçesinde, “Haksız ve hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen yakalama, gözaltına alma-tutma, el koyma ve kısıtlama uygulamalarının derhal kaldırılması ile müvekkilin serbest bırakılmasına” talebinde bulunuldu.

Avukatlar itirazda bulundu

 Avukatların itiraz dilekçesinde, “Soruşturma sürecinde konulan kısıtlama kararı gerekçe gösterilerek avukatların dosyaya ilişkin belge ve bilgilere erişimini engellemiş, gözaltı işleminin ilk 24 saatinde avukatı ile görüşmesi engellenmiştir. Bu bağlamda ‘yakalama, gözaltında tutma, kısıtlama, arama ve el koymaya’ ilişkin uygulamalar Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve hukuk kurallarına açıkça aykırıdır” vurgusu yapıldı.

Yasal prosedürler uygulanmadı

Altay ve avukatlarına yakalama tutanağı, arama emri ve gözaltı kararına ilişkin belgelerin verilmediğine dikkat çekilen itiraz dilekçesinde, yine gözaltı süresinin 3 kez uzatılmasının hukuki, yasal dayanak ve gerekçesinin de avukatlara ve Altay’a yazılı olarak bildirilmediği belirtildi.

İSTANBUL

 

#Gazeteci #Altayın #gözaltı #süresi #uzatıldı

Amed Barosu eski Başkanı Gümüş hakkında 15 yıl hapis istemi

Amed Barosu eski Başkanı Fethi Gümüş’e DTK çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası İstinaf tarafından bozuldu. Gümüş’e 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle “örgüt üyeliği”nden verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulan Amed Barosu eski Başkanı Fethi Gümüş’ün yeniden yargılanmasına devam edildi.

Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada Gümüş, avukatları Sidar Gümüş, Nahit Eren, Ahmet Özmen hazır bulundu.

Savcı DTK’yi suçladı

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunan iddia makamı, DTK’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın paradigmasının 3’üncü ayağı kapsamında oluşturulan “sözde kurucu meclis” olduğunu savunarak, elde edilen delillere göre DTK’nin “Kuzey Kürdistan Parlamentosu/Meclisi” olarak nitelendirildiğini öne sürdü.

Mütalaasında, DTK’nin hedefinin “demokratik özerkliği hayata geçirmek olduğunu” ileri süren iddia makamı, DTK’nin KCK yapılanmasına bağlı olduğunu savundu.

15 yıl hapis cezası istendi

İddia makamı mütalaasında, tüm dosya kapsamında değerlendirildiğinde Gümüş’ün eylemlerindeki süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik de gözetilerek üzerine atılı “örgüt üyeliği” suçunu işlediğini öne sürerek, Gümüş’ün 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arası değişen hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Ertelendi

Gümüş’e yurt dışı yasağı şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirinin devamına karar veren mahkeme, mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre talebini dikkate alarak duruşmayı 29 Mart’ta erteledi.

AMED

#Amed #Barosu #eski #Başkanı #Gümüş #hakkında #yıl #hapis #istemi

Avukatlarından Abdullah Öcalan’la görüşme başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu avukatları haber alamadıkları müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulundu

Asrın Hukuk Bürosu avukatları İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tecrit koşulları altında tutulan ve 22 aydan fazla bir süredir kendisinden haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu.

Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Avukatlar o tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

İSTANBUL

#Avukatlarından #Abdullah #Öcalanla #görüşme #başvurusu

Buldan: AKP-MHP kumpas ittifakı her kurumu bize karşı truva atı gibi kullanıyor

Partsinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, HDP’nin kapatılma davasına ilişkin, ‘AKP-MHP gizli tanıkları da seçim kampanyasına kattı’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Partisine yönelik saldırılara değinerek konuşmasına başlayan Buldan, HDP’nin büyük bir moral ve inançla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Konuşmasına seçim süreci ile devam eden Buldan, “Halkımızın, demokratik kamuoyunun, değişim isteyen milyonların HDP’den beklentisinin çok büyük olduğunun hepimiz farkındayız. Gözler HDP’nin üzerindedir. HDP’nin her biz sözü değişime giden yolu daha da büyütmekte, umutları her geçen gün arttırmaktadır” dedi.

‘Belirsizlik yaratmak istiyorlar’

“Karşımıza dev dalgalar çıksa da, bu gemi demokrasinin kıyısına mutlaka ama mutlaka ulaştıracaktır. Yol haritamız nettir. Demokrasidir” diyen Buldan, iktidara seslenerek “HDP’nin duruşunu ve gündemini değiştirmeye, bir belirsizlik ortamı yaratarak, umutsuzluğu pompalamaya çalışanlar, kesinlikle başaramayacaklar” dedi.

Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) partilerinin kapatılma davasının ertelenmesine dair yaptıkları başvuruya da değinen Buldan, “AYM’nin bu kararı Saray’ın baskısı altında aldığını de çok iyi biliyoruz. AKP-MHP kumpas ittifakı, AYM eliyle seçim sürecine siyasi müdahalede bulunma hazırlığı içerisindedir. O yüzden kapatma davasına hazine bulmuş gibi dört elle sarıldıklarını hep birlikte gördük ve tanıklık ettik” diye ifade etti.

‘İşleri gizli tanıklara kalmış durumda’

“Bunlar o kadar kirli ki, Hazine yardımının kesilmesi için emniyet aracılığıyla bir günde bir gizli tanık buldular, icat ettiler” diyen Buldan, “Tam bir tezgâh. Tam bir kumpas! Savcıları, hâkimleri, kolluk güçlerini, valileri, imamları, bürokratları seçim kampanyasında ‘Truva atı’ gibi kullanan AKP-MHP, bunlarla yetinmemiş olacak ki, gizli tanıkları da seçim kampanyasına kattılar. İşleri gizli tanıklara kalmış durumdadır!” vurgusu yaptı.

Oyunları bozacak örgütlü güce sahibiz

Tüm saldırılara rağmen HDP’nin güçlenerek çıkacağını belirten Buldan, “Bizi kendinizle kesinlikle karıştırmayın! HDP’nin mücadele geleneği ve Kürt halkı tarih boyunca öyle oyunlar ve öyle tuzaklar gördü ki, sizin bu kumpaslarınıza asla yabancı değildir. Seyit Rıza kendisine tuzak kuranlara ‘Sizin hilelerinizle baş edemedim’ demişti. Ben de diyorum ki, Kürt halkı ve dostları sizin hilelerinizle de, faşizminizle de baş edecek, tuzaklarınızı bir bir bozacak örgütlü güce sahip iradeyle sizi kesinlikle yenecektir” dedi.

Ayrıntılar gelecek…

 

#Buldan #AKPMHP #kumpas #ittifakı #kurumu #bize #karşı #truva #atı #gibi #kullanıyor

Gazeteci Çelik ve Yayla’nın yargılandığı dava ertelendi

Wan’da helikopterden atılan Turgut ve Şiban’ın gözaltı talimatı ile olayı haberleştiren gazetecilerin gözaltı talimatının aynı savcı tarafından yapıldığını haberleştiren gazeteciler Çelik ve Yayla hakkında açılan davanın duruşması ertelendi

Wan’ın Şax ilçesinde 11 Eylül 2020’de operasyona çıkan askerler tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra helikopterden atılan Servet Turgut (55) ve Osman Şiban (50) ağır yaralanmıştı. Olayda Servet Turgut yaşamını yitirmişti.

Turgut ve Şiban’ın gözaltına alınma talimatı veren savcı İsmail Köker’in aynı zamanda olayı ortaya çıkaran gazeteciler hakkında gözaltı kararı veren savcı olduğu yönünde yapılan “Gazetecilere gözaltı talimatı aynı yerden” haber nedeniyle savcı Köker’in şikayeti üzerine Mezopotamya Ajansı (MA) İmtiyaz Sahibi Ferhat Çelik ile haberi paylaşan Jiyan TV İmtiyaz Sahibi İdris Yayla hakkında “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” suçlamasıyla dava açılmıştı.

Açılan davanın ikinci duruşması Van 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gazetecilerin katılmadığı duruşmada avukatları da esas hakkındaki mütalaadan sonra savunma yapacaklarını belirterek katılmadı. Avukatların mazeretlerini kabul eden mahkeme, davayı 25 Nisan 2023 tarihine erteledi.

İSTANBUL

#Gazeteci #Çelik #Yaylanın #yargılandığı #dava #ertelendi

Baba çocuğunu kömürlüğe kapatarak öldürdü: Eşine acı çektirmek istemiş!

Êlih’te kömürlükte cansız bedeni bulunan 7 yaşındaki Adara Arslan’ın gözaltına alınan babası Ömer Faruk Arslan, boşanma aşamasındaki eşi M.A.’ya acı çektirmek için kızını öldürdüğünü itiraf etti

Êlih’te (Batman), kömürlükte cansız bedeni bulunan 7 yaşındaki Adara Arslan’ın gözaltına alınan babası Ömer Faruk Arslan (37), boşanma aşamasındaki eşi M.A.’ya acı çektirmek için kızını öldürdüğünü itiraf etti. Ömer Faruk Arslan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

DHA’da yer alan ahbere göre, halasına ait kömürlükte odun ve kömür çuvallarının altında Adara Arslan’ın cansız bedeni bulundu. Olay yeri inceleme ekipleri kömürlükte inceleme yaparken, halası elindeki fotoğrafı göstererek, “Çocuk bu değil mi? Ne olur bir kere göreyim. Allah peygamber aşkına bir kere göreyim. Öpeyim onu bir kez. Hasret kalacağım bir ömür boyu” diye ağladı. Adara Arslan’ın cenazesi, otopsi için Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin morguna kaldırıldı.

Şüpheli olarak aranan baba Ömer Faruk Arslan ise, Diyarbakır’dan, İstanbul’a hareket halindeki otobüste yakalanıp gözaltına alındı.

Akrabalarından aracı olmasını istemiş

Eşi M.A.’nın yaklaşık 4 ay önce akrabası da olan Ömer Faruk Arslan’a boşanma davası açtığı ve Êlih’e ailesinin yanına geldiği belirtildi. Kente gelen Ömer Faruk Arslan’ın, eşinin yakınlarıyla kavga ettiği, ardından İstanbul’a gidip yaklaşık 2 hafta önce tekrar geri geldiği belirtildi. Ablasının yanında kalmaya başlayan Ömer Faruk Arslan, kızını görmek istediğini ve yakınlarından aracı olmalarını istediği bunun üzerine de Adara’nın, pazar günü babasına teslim edildiği ifade edildi.

Ömer Faruk Arslan ifadesinde, pazar günü kızıyla gezdikten sonra saat 23.00 sıralarında ablasının evinin yanındaki kömürlüğe götürdüğünü, burada boşanma aşamasındaki eşi M.A.’ya acı çektirmek için kızını boğarak öldürdüğünü itiraf etti.

ÊLIH

#Baba #çocuğunu #kömürlüğe #kapatarak #öldürdü #Eşine #acı #çektirmek #istemiş