1993 yılında Sivas’ta meydana gelen katliamın üzerinden 33 yıl geçti. 2 Temmuz’da, Madımak Oteli’nde 33 canın yaşamını yitirmesine neden olan bu acı olay, Türkiye’nin en karanlık sayfalarından biri olarak hafızalarda yerini koruyor. O günden bugüne, olayın failleri ve adaletin sağlanması konusunda hala bir ilerleme kaydedilemedi. 124 sanığın yargılandığı davada, birçok sanığın cezası müebbet hapse çevrildi ve zamanla çeşitli aflarla serbest bırakıldılar.
Sivas katliamı, yalnızca Alevi toplumunu değil, tüm insanlığı etkileyen bir trajedi olarak hafızalarımızda duruyor. 33 yıl boyunca adalet arayışında bulunan aileler, hala kaybettikleri canların hatırasını yaşatmaya devam ediyor. Adaletin sağlanması için yıllardır mücadele eden Alevi kurumları ve toplumu, bu acıyı unutturmamak için çeşitli anmalar düzenliyor.
Adaletin yerini bulması için sorumluluk almak gerektiğini vurgulayan Alevi toplumu, sadece geçmişin acılarını anmakla kalmayıp, gelecekte benzer olayların yaşanmaması için aktif bir şekilde mücadele ediyor. Avrupa’da yaşayan Aleviler de, Sivas’ın acısını ve adalet arayışını daha geniş kitlelere ulaştırma çabasında. Bu bağlamda, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında yerini bulması gerektiği ifade ediliyor.
33 yıl sonra hâlâ aynı karanlıkta kalındığını belirten Alevi toplumu, Sivas’ın acısını unutturmamak ve adalet talep etmek adına mücadeleye devam edeceklerini yineliyor. Geçmişin acılarını unutmadan, gelecekte daha adil bir toplum için seslerini yükseltmeye kararlı olduklarını vurguluyorlar. “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” diyorlar, çünkü bazı canlar, hafızalarında, vicdanlarında ve adalet mücadelelerinde yaşamaya devam ediyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Sivas Katliamı, Alevilik tarihinin en acı sayfalarından birini oluşturuyor ve adalet arayışı 33 yıldır sürüyor. Bu trajedi, yalnızca Alevi toplumunun değil, tüm insanlığın vicdanını yaralayan bir olaydır ve unutmamak adına mücadele eden aileler, adaletin sağlanması için kararlılıkla direniş göstermektedir. Sorumluluk almak, yalnızca geçmişin acılarını anmakla kalmayıp, gelecekte benzer olayların yaşanmaması için etkin bir mücadele yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Alevi toplumu, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, toplumsal hafızada da yerini bulması için her zaman mazlumun yanında, zalime karşı durmaya devam edecektir.
— Alevi Gazetesi Editörü