Avustralya’nın Melbourne kentinde, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıldönümünde anma etkinliği düzenlendi. Hallac-ı Mansur Cemevi’nde gerçekleştirilen anmada, 1993 yılında katledilen 33 yazar, sanatçı ve aydın anıldı. Katılımcılar, Madımak Oteli’nin neden korunmadığını ve insanların saatlerce kurtarılmayı beklediğini sorguladılar.
Etkinlikte, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Suzan Saka, katliamın arkasındaki tüm bağlantıların ortaya çıkarılmadığını vurgulayarak, “Sivas katliamı yalnızca bir grup saldırganın gerçekleştirdiği bir suç değildir. Bu, nefret söyleminin ve cezasızlık anlayışının yarattığı bir insanlık suçudur” dedi. Ayrıca, katliamın sorumluluğunun yalnızca saldırganlarda değil, bu saldırıyı önlemekle yükümlü olan devlet kurumlarında da olduğunu belirtti.
Saka, “Madımak Oteli neden korunmadı? Saldırganlar neden engellenmedi? Devlet neden gerçek anlamda yüzleşmedi?” diyerek, 33 yıldır bu soruların yanıtlarını beklediklerini ifade etti. Katliamın faillerinin bilinmesine rağmen, gerekli adımların atılmadığını dile getiren Saka, “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz” şeklinde konuştu.
Bu anma etkinliği, Sivas Madımak Katliamı’nın acısını ve unutulmaması gereken tarihini hatırlatırken, adalet ve yüzleşme çağrısı yaptı. Katılımcılar, geçmişle yüzleşmenin ve adaletin sağlanmasının önemine vurgu yaparak, bu tür trajedilerin bir daha yaşanmaması için toplumsal dayanışmanın gerekliliğini savundular.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Sivas katliamı anmasında dile getirilen adalet talepleri, Alevi toplumunun yaşadığı derin acıların ve haksızlıkların bir yansımasıdır. 33 yıl sonra bile bu soruların cevapsız kalması, devletin sorumluluklarını yerine getirmediğinin ve cezasızlık anlayışının sürdüğünün bir göstergesidir. Alevilik inancı, adalet ve eşitlik arayışını her daim ön planda tutarken, bu tür anmalar, geçmişle yüzleşmenin ve gelecekte benzer acıların yaşanmaması için birer çağrıdır.
— Alevi Gazetesi Editörü