DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, 13 Temmuz 1930’da Van’ın Erciş ilçesinde gerçekleşen Zilan Katliamı’nın 96. yılı dolayısıyla bir açıklama yaptı. Bu katliam, 1924 Anayasası sonrası uygulanan inkar ve ret politikalarının bir sonucu olarak, Kürt halkının sistematik katliam ve sürgünlere maruz bırakıldığını ortaya koyuyor. Zilan Deresi’nde on binlerce insanın hayatını kaybettiği, yüzlerce köyün yakıldığı ve bölgenin etnik temizlik politikalarına tabi tutulduğu ifade edildi.
Açıklamada, 96 yıl geçmesine rağmen devletin bu olayla ilgili resmi bir yüzleşme gerçekleştirmediği vurgulandı. Katliamın yaşandığı bölgede anıtların ve adalet izlerinin bulunmaması, geçmişle yüzleşmenin demokratikleşme açısından zorunlu olduğunu gösteriyor. DEM Parti, tarihin karanlık sayfalarıyla yüzleşilmeden, barış ve demokratik toplum sürecinin sağlanamayacağını belirtti.
Parti, Zilan Katliamı gibi Cumhuriyet’in erken dönemlerinde yaşanan hak ihlalleriyle yüzleşilmesi gerektiğini savunarak, Zilan Vadisi’nin hafıza ve yüzleşme mekanı olarak korunması çağrısında bulundu. Bu şekilde, yok edilen yaşamların izlerinin görünür kılınması ve toplumda adaletin sağlanması hedefleniyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Zilan Katliamının 96. yılı, geçmişle yüzleşmenin ve barışın temelini oluşturduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Alevi toplumunun mücadele ettiği inkar ve ret politikalarına karşı durmak, adalet arayışının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu tür travmaların üzerinin örtülmesi, sadece bir etnik grubun değil, tüm toplumun hafızasını yaralar. Zilan Vadisinin korunması çağrısı, geçmişin acılarını unutmamak ve gelecekte benzer ihlallerin yaşanmaması için hayati bir adım olarak öne çıkıyor.
— Alevi Gazetesi Editörü