Halep’te Kirli Savaş, DAEŞ Kimin Gücü?

Halep’teki saldırılar göstermiştir ki, Türkiye paramiliter güç olarak IŞİD atıklarını kullanmaktadır. Sadece IŞİD’i kullanan bir devlet değil, sürekli hazır ve örgütlü olarak elinde tutmaktadır. Gezi olayları döneminde de gözdağı olarak etrafta kıl çuvalları gibi silahlı zebanilerin dolaştıkları gözlemlenmişti.

Başta Kürtler olmak üzere, olası bir taşkınlık için AKP’nin en güvendiği özel bir ordusu vardır ve o da DAEŞ’tir. Erdoğan’ın radikal İslam ve terör örgütleriyle dostluğu belediye başkanlığı dönemine dayanmaktadır.

Erdoğan’ın belediye başkanı olduğu dönemde El Kaide, Kasımpaşa’da yayın çıkarıyordu. Daha dün Taliban inancı ile bir sorunu olmadığını açık bir biçimde kamuoyu önünde açıklamıştı. Gerek soğuk soğuk artıkları olsun, gerekse bugünkü radikal faşist terör örgütleri olsun, hepsiyle bir ideolojik kardeşliği vardır.

Örtülü ödeneklerin nerelere gittiği şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. Son dönemde sözde DAEŞ operasyonuyla ortaya çıkan bir gerçeklik var. Bunlar kamuoyunda tartışılıyor. Kızılay’ın yaklaşık iki milyon insana yardım ettiği ortaya çıktı. Bunların önemli bir kesimi DAEŞ militanları ve radikal İslamcılardır.

Depremde vatandaşlarına çadır satan Kızılay, nasıl olur da bu kadar bonkör olabiliyor? Demek ki söz konusu ideolojik kardeş ve akrabaları ya da gizli militer ordusu olunca tasarruf edilmez, devletin itibarı söz konusudur.

Halep saldırısı teknik ve görüntülerden de anlaşıldığı gibi, Şam saldırısı değildi. Şam, maskeli Hakan Fidan’ın komuta ettiği bir DAEŞ saldırısıydı.

Halep’teki saldırı bir savaş suçudur. İnsan onurunu ayaklar altına alan, kirli ve bir o kadar da ahlaksızdır. Eğer DAEŞ bir terör örgütüyse, onu besleyip yeniden Kürt’e, Alevi’ye ve Dürzi’ye karşı piyasaya süren kimdir? Onun da bir ismi vardır. Hakan Fidan, bir savaş suçlusu olduğu gibi terör örgütlerinin de başıdır. HTŞ lideriyle kol kola paylaştıkları aşk resimleri sadece görünen yanıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Devlet Darbesi, Kılıçdaroğlu’nun Dönüşü Neyi Anlatıyor?

CHP, Türkiye siyasetinin en köklü çelişkisini bünyesinde taşıyan bir partidir. Kuruluşundan bu yana devletle özdeşleşmiş, sistematik şiddetlere ve tarihin karanlık sayfalarına değil; o sayfaların...

Türkiye’nin Kısır Döngüsü, Devlet Aklı ve Kürt Direnişinin Tarihsel Eşiği

Türkiye, kendi içine kapanmış bir kısır döngüde, sürekli kendini tekrar eden bir ülke görünümündedir. Bu döngünün merkezinde yer alan devlet aklı, tarihsel olarak kötücül...

Öcalan’a Söylenen Söz Kime Söylenir?

İtibar suikastının anatomisi ve siyasi nefretin üretim zinciri "Bir toplumda kime hakaret edilebileceği, o toplumun siyasal iktidarının haritasını verir. Öcalan'a söylenen söz, yalnızca ona söylenmez,...