“ALEVİLER CANDIR”

“Adil”,”Şeffaf”,”Güvenilir” Sorumluluk sahibi Alevilik ilklerine bağlı kendi özüne dönen ve ayrımsız tüm toplumla stratejik iletişim süreci oluşturun Garip Dede Dergâhı büyük bir onurla canlarını misafir etti.

Baskı, inkâr, ret ve asimilasyona karşı demokrasi, bireysel inanç özgürlüğü laik ve demokratik bir yaşam için mücadeleyi dost –düşman kavramıyla değil, et –tırnak deyimine uygun sevgi ve hoş görüyle dile getiren Garip Dede Dergâhı ideolojik kimlik temsilciliği değil, Alevilik inancının temsilcisi olmuştur.

Ve Bu çabaları zaman zaman siyasi pozisyonların özde hedefi haline getirilse dahi, Garip Dede Dergâhı Alevilerin siyasi tavır alışkanlıklarını değiştirmiş, düşündürücü, sorgulayıcı ve örgütlülük bilincine nefes getirmiş, Alevi kurumlarının kabul edilmeyen hukuki statüsü, asimilasyonlarla yasaklanan örgütlenme biçimi buna karşı Holdingleşen diyanetin işleyişi ve hizmetlerinin mezhepçi çerçevede haksızlığa dayalı şekilde yükselmesinin önüne geçen mücadelelerde bulunmuştur ve bulunacaktır.

Temel hak ve özgürlüklerimiz devletin iç problemi olmaktan çıkmış, Uluslararası anlaşmalar ve kararlar yok sayılmışken Alevilerin Diyanetin statüsü konusunda önerilere tabi tutulmasına rest çekmiş hakları konusunda ısrar etmiştir.

Diyanetin yeniden yapılandırılması, Alevilerin bu kurum içinde temsil edilmesi, Alevi dedelerine maaş verilme görüşleri Aleviliğin ilkesel ve yapısal dokusuna ters düşer demiş, bu anlamda Bireysel inanç özgürlüğü şart demiştir.

Aleviler kentlerde, metropoller de üretime dâhil olurken, kentleşme pratiğine de sahip olmaya başlamışlardır. İnançsal açıdan ise kendi geleneklerini talibi oldukları dedeleri ile etkileşimli bir tutum sergilemeyi başarmışlardır bu etkileşimi Alevilik ilkleri ile örgütleyen bizler;

DERGÂHIMIZIN CEMEVİ HİZMET BİNASI HİÇBİR SİYASİ PARTİNİN MADDİ TEŞEBBÜSÜ DEĞİLDİR, HALKIMIZIN EMEĞİYLE VE O GÜZEL YÜREĞİYLE YAPILMIŞ SAMİMİ VE MEŞRU TALEPLERİNİN BİR ANITIDIR diyoruz…

Bu emeğin çarpıtılarak değersizleştirilmesine ve bu tutumun hastalık derecesine getirilerek

Yolumuzun tartışılmasına, kriminalize ve popüler siyasi söylemlere dönüştürülmesine asla izin vermeyeceğiz

Saygılarımızla

GARİP DEDE DERGAHI YÖNETİM KURULU

 

 

Celal Fırat
Celal Fırathttps://www.alevigazetesi.com
İmam Rıza Ocağı dedelerinden olan Celal Fırat, 1975 yılında Malatya’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini Malatya, Lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Gençlik yıllarında başlayarak Alevi inanç kurumları içinde yer aldı. Garip Dede Dergâhı gençlik kollarında başladığı hizmetleri sonucu 2012 yılında Garip Dede Dergâhı Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. 2018 yılında Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevini üstlendi. Başkanlığı döneminde ADFE, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonuna üye oldu ve 2022 yılında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun kongresinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Alevilerin kendilerini basın yolu ile ifade etmeleri mücadelesinde yer aldı. TV 10’un kuruluş döneminden itibaren destekledi ve Dem-i Muhabbet adı ile haftalık programlar yaptı. Bu programlar TV10’un kapatılmasına kadar devam etti. Alevi medyasına desteğine Can Tv’de yaptığı programlar ile devam etti. Alevi kurumlarının yan yana gelmesinde aktif sorumluluk alan Celal Fırat, Alevilerin son yıllarda oluşturduğu ortak mücadele hattının yaratılmasında rol oynadı. Yeşil Sol Parti’den aldığı teklif üzerine 14 Mayıs 2023 seçimlerinde aday olan Celal Fırat, İstanbul 3. Bölge 4. Sıra milletvekili adayı gösterildi ve DEM Parti İstanbul milletvekili olarak seçildi. Celal Fırat evli ve iki kız çocuğu babası.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Yol kadındır, kadınların mücadelesi Yol aşkınadır

Alevilik inancının ve Alevi toplumunun en değerli yanlarından biri inançlarına dair tüm ritüelleri kadın erkek beraber yapmaları. “Bizde kadın erkek eşit” diyen Alevilerin erkek egemen...

Alevilik’te Semah

Ülkemizde Alevilik, Bektaşilik, Kızılbaşlık ve Mevlevilik gibi toplumsal kimlikleri ve inançları ifade eden kavramlar söz konusu olduğunda, hemen ardından akla gelen ilk terimler “Sema...

8 Mart gelirken, daha çok kadın, daha çok kadın dayanışması

  Dünya kadınlarının birlik ve mücadele günü olarak andığımız ve dünya çapında kutladığımız 8 Mart nasıl doğdu? Ücretli çalıma hakkı, eşdeğer işe eşit ücret, insanca çalışma...