Alevi Vakıflar Federasyonu ve yedi Alevi kuruluşu ortak bir açıklama yaptı. Kuruluşlar, Alevi-Bektaşi sorunlarında tek muhataplarının Türkiye Cumhuriyeti devleti olduğunu söyledi. Açıklamada DEM Parti yönetimi de Alevi kurumlarını “kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye” çalışmakla suçlandı. Kurumlar, 35 yılı aşkın birikimleriyle haklarını doğrudan devletle müzakere edeceklerini belirtti.
Ancak açıklama bazı soruları yanıtsız bırakıyor. DEM Parti’ye yöneltilen “yönlendirme” suçlamasına somut bir örnek verilmedi. İmzacı yedi kuruluşun adları da açıklanmadı.
Daha temel soru ise devletin bu müzakereye hazır olup olmadığı. Cemevlerinin ibadethane statüsü, zorunlu din dersleri ve Diyanet’in yapısı gibi temel talepler onlarca yıldır karşılanmış değil. 2009’da başlayan “Alevi Açılımı” da yasal bir sonuç doğurmamıştı. Açıklamada bu taleplerin devlete nasıl iletileceğine dair somut bir yol haritası yer almıyor.
Kısacası, siyasi partilere mesafe koymak örgütsel bağımsızlık açısından anlamlı bir tutum. Ama “muhatabımız devlet” demek, devletin de Alevileri muhatap aldığı anlamına gelmiyor.
- Kaygı Ortaksa Cephe de Ortaktır30 Eylül 2026