Dersim’de düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümü için bir geçiş dönemi oluşturulması gerektiğini vurguladı. Festivaldeki etkinlikte Hatimoğulları, İmralı’daki mutabakatın hayata geçirilmesini ve sürgündeki siyasetçilerin demokratik siyasete katılımının sağlanmasını talep etti.
Hatimoğulları, festivalin önemine dikkat çekerek, Dersim halkının inancı, kültürü ve dili üzerindeki asimilasyon politikalarına karşı yıllardır ciddi bir mücadele sürdürdüğünü ifade etti. 1938 Katliamı ve sonrasında uygulanan asimilasyon politikalarının oluşturduğu travmalara değinen Hatimoğulları, devletin bu bölgede “özel savaş laboratuvarı” işlevi gördüğünü belirtti.
Alevi inancı ve kültürü üzerindeki tehditlere de değinen Hatimoğulları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Dersim’deki çalışmaları eleştirerek, Alevileri parayla satın almanın mümkün olmadığını vurguladı. Ayrıca, Munzur Havzası’nda verilen maden ruhsatlarına karşı çıkarak, doğanın ve inanç mekanlarının korunması gerektiğine dikkat çekti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, Meclis’e gelecek yasal adımların gecikmemesi gerektiğini belirtti. “Kürt sorunu için bir geçiş dönemi sağlanmalı. Sürgündeki siyasetçilerin topraklarına dönerek demokratik siyasete katılmalarının önü açılmalıdır” dedi.
Son olarak, kayyım uygulamalarının son bulması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, belediye eşbaşkanlarının görevlerine geri dönmesi gerektiğini vurguladı. “Cumhuriyet, bütün inançlardan yurttaşları eşit görmelidir. Silahların susması yetmez; eşitlik sağlanmalıdır” diyerek, Dersim’deki özel politikalara karşı ortak mücadelenin önemine dikkat çekti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dersimde yapılan Munzur Kültür ve Doğa Festivali, Alevi inancı ve kültürü için bir direniş alanı olmuştur. Tülay Hatimoğullarının çağrısı, sadece Kürt sorununun değil, aynı zamanda Alevilerin yaşadığı ayrımcılığın da çözümünü hedeflemektedir. Devletin asimilasyon politikalarına karşı durmak, Dersim halkının tarihsel mücadelesinin bir parçasıdır ve bu mücadelede doğanın, inanç mekanlarının korunması da hayati bir öneme sahiptir. Alevi toplumunun sesi olarak, bu tür etkinliklerin desteklenmesi ve güçlendirilmesi gereklidir.
— Alevi Gazetesi Editörü