Ana SayfaGüncel Haberlerİslam’ı ret hakkı

İslam’ı ret hakkı

ALİ KENANOĞLU

Başbakan Erdoğan’ın Alevilere yönelik “Ali’siz Alevi” ve “Ateist Alevi” tanımlamalarıyla neyi kastettiğini daha önceki yazılarımda yazmıştım. Bu yazdıklarımda kastettiğim üzere Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler açıklama yaparak, “Sayın Başbakanımızın yaptığı açıklamalar da var. Cemevinin ibadethane olarak kabul edemeyiz. Çünkü biz Aleviliği İslam dairesi içerisinde kabul ediyoruz. Alevilerin büyük çoğunluğu zaten bu şekilde kabul ediyor. Kendilerini Müslüman olarak addettikleri için İslamın mabedi de mescittir, camidir. Dolayısıyla burada taviz vermemiz söz konusu olamaz” dedi.
Tanım çok net “Alevilik İslamdır, İslamın tek ibadethanesi camidir, öyleyse Alevilerin ibadethanesi de camidir”. Bu tanımı kabul etmeyen Ali’siz Alevidir, Ateist Alevidir.

Devlet aklı ve Hükümet bir taraftan İslam tanımı yaparken diğer taraftan da Alevilik tanımı yapmaktadır. Sınırları belirleyip herkesi o sınıra çekmeye çalışmakta, kendi belirledikleri pota içerisinde tek tipleştirmeye çalışmaktadırlar. Bunun adı asimilasyonudur ve asimilasyon bir insanlık suçudur.

Başbakan Alevilik konusunda Avrupa’ya ve de Almanya’ya neden bu kadar çok köpürüyor? Çünkü Almanya Anayasası, İslam, Hristiyanlık, Alevilik vb. hiçbir dinin inancın tanımını yapmıyor, hiçbir kimseyi tek tipleştirme peşinde koşmuyor. Avrupa’da yaşayan Aleviler İslam’ı da Aleviliği de kendilerince tanımlıyor ve o şekilde yaşıyorlar. Almanya Hükümeti hiçbir inançsal topluluğa bir inanç dayatması yapmadığı gibi Alevilere de yapmıyor. Avrupa’da yaşayan Aleviler inançsal olarak orada yaşayan Sünni cemaatlerle aynı eşit haklara sahipler. Yani eşit yurttaşlar, bu da Başbakanımızın fena halde zoruna gidiyor. Ne münasebet ki Alevilerle Sünniler eşit yurttaş olabilsinler!

Aleviliğin inançsal, teolojik boyutu nasıl olursa olsun yani, Alevilik teolojik ve inançsal köken olarak ne kadar İslam çerçevesinde olsa da (kaldı ki bu konu da tartışmalıdır) bu tanım ve dayatmalar karşısında Alevilerin İslamı ret hakları oluşacak, hatta zorunluluk haline gelecektir. Devlet-Hükümet bize; “Alevilik İslamdır, İslamın tek ibadethanesi camidir, öyleyse Alevilerin ibadethanesi de camidir” dediği sürece, dahası bunu bir tanım olarak Alevilere dayattığı sürece, bunu kabul etmeyenleri de Ali’siz Alevi, Ateist Alevi diyerek ötelediği sürece, bu ötekileşmenin bir sonucu olarak bu tanımı ve dayatmayı reddeden Alevileri dış mihrakların işbirlikçileri olarak ilan ettiği sürece, Alevilerin inançsal ve teolojik olarak olmasa bile siyaseten İslamı ret hakları zorunlu hale gelecektir. Aleviler kendi İslam inançlarını “müstakil Alevi inançları” içerisinde daha özgürce yaşatabileceklerdir.

Esas olan inancın ibdain içeriğidir, bu inancın adının İslam olması, Alevi olması, Kızılbaş olması, Bektaşi olması ya da hepsi birden olması veya olmaması çok önemli değildir. Önemli olan Kızılbaş-Alevi-Bektaşi diye bilinen toplulukların inanç ve ibadet öğretileri, esasları, ritüelleri, bizim deyimizle Erkan nameleridir. Ad değil içeriktir. Zira bu topraklarda çok farklı isimle anıldık ve bu isimle anılırken de İslam olarak kabul edilmedik. Ne oldu, biz kendi İslam anlayışımızı inancımızı terk mi ettik, Kırklar meclisini inkar mı ettik, Hak Muhammed Ali üçlemesini, 12 imam inancını, Hızır Muharrem orucunu deyişlerimizi duvazimamlarımızı unuttuk mu? Hayır, biz İslam kabul edilmediğimiz zaman da inancımızın esaslarını yüzyıllarca yaşadık, yaşattık. Osmanlı’nın bu torunları günümüzün Muaviye zihniyetleri, atalarının bizi İslam olarak kabul etmeyişine rağmen şimdi kendileri neden ısrarla bizim “İslam” olduğumuzu vurgulayıp, sizin bu İslamınızı kabul etmiyoruz diyenleri dışlamaktadır? Bu bizim hayrımıza mıdır?

Aleviler duygusallığı bir kenar bırakıp düşünmelidir, bu Osmanlı torunları bu Muaviye evlatlarının dayattığı “İslam” tanımı çerçevesinde mi kalacağız, yoksa bunların İslam anlayışına rest çekip “Alevi” inancımız içerisinde inandığımız İslamı daha özgürce yaşayacak ve yaşatacağız?

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi kuruluşları: Siyasi istismara karşı durun!

Alevi kuruluşları, son günlerde artan siyasi istismar tartışmalarına karşı çıkarak, Alevi toplumunun siyasi malzeme haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Temsilciler, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin önemine dikkat çekti ve Alevilik değerlerinin siyasette kullanılmasına izin

Kölnde BE ONE Festivaline Doğru Dayanışma Buluşması

Köln Tanzbrunnen'da 30 Mayıs 2026'da düzenlenecek "BE ONE Open Air Festival" etkinliği, Avrupa'daki demokratik güçler, Alevi kurumları ve siyasi temsilcilerin bir araya gelerek demokrasi, eşit yurttaşlık ve adalet konularında dayanışma sergileyeceği önemli bir bul

Alevi kurumları: Saldırılar toplumsal barışı tehdit

İskenderun'daki Alevi kurumları, inanç merkezlerine yönelik artan saldırıları kınayarak bunun toplumsal barışı tehdit eden bir provokasyon olduğunu belirtti. Alevi temsilcileri, bu saldırıların amacının Alevileri asimile etmek olduğunu vurguladı ve tüm toplumun bu duruma tepki göstermesi gerekti

PSAKDden CHPye yönelik polis müdahalesine sert tepki!

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), CHP'ye yönelik polis müdahalesini "faşizan bir kuşatma" olarak nitelendirerek sert bir şekilde kınadı ve bu tür saldırıların tüm toplumsal muhalefeti hedef aldığını vurguladı. Dernek, geçmişte yaşanan travmalara atıfta bulun
spot_img