Ana Sayfa Blog Sayfa 166

Geçmez’den Hacı Bektaş Veli portresinin değiştirilmesine tepki: Bunlar ölüleri severler!

0

PİRHA- Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Hacı Bektaş Veli portresi üzerinde yapılan dezenformasyonla ilgili konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, bunu Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının bir parçası olarak değerlendirdi.

Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın organize ettiği Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri için kullanılan görselde Hacı Bektaş Veli’nin kucağındaki aslan ile ceylanın kaldırılması, Alevi toplumu tarafından tepki ile karşılandı.

Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Bunlar ölüleri severler o yüzden Hacı Bektaş Veli’nin portresini bu şekilde öldürerek yansıtmaya çalışıyorlar” dedi.

Geçmez şunları ifade etti:

“Aleviliğin içindeki o çeşitlilik, saygı çerçevesinde birlikte yaşamak bu portreye de yansımış. Bu anlayışa düşman oldukları için kaldırdılar. Hele ki portredeki o aslan, ceylanın kaldırılmasını, fonun değiştirilmesini Alevi toplumu bir asimilasyon olarak görüyor” şeklinde konuştu.

PİRHA/HACIBEKTAŞ

Karakoçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı yapıldı

0

PİRHA-Karakoçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı yapıldı. Cemevi açılışında konuşan Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Halen cemevleri ibadethane statüsünde değil. Bu durumu devleti yönetenlerin ayıbı olarak görmek gerekiyor. Alevi yurttaşlar cemevleri bizim ibadethanemizdir, diyorsa devleti yönetenler de bunu kabul etmek zorundadır” dedi.

Karakoçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışa Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızçiçek, HDP il ve ilçe yöneticileri, pirler ve analar ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Konuşmalar öncesinde pişirilen aşureler pay edildi.

“CEMEVLERİ HALEN İBADETHANE STATÜSÜNDE DEĞİL”

Hala cemevlerinin ibadethane statüsünde olmamasına tepki gösteren Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Bu durumu devleti yönetenlerin ayıbı olarak görmek gerekiyor. Alevi yurttaşlar cemevleri bizim ibadethanemizdir diyorsa devleti yönetenler de bunu kabul etmek zorundadır. Bizler ülkenin her tarafını güzelliklerle donatacağız ama birileri de biz dindar ve kindar bir nesil yetiştireceğiz, diyorlar” dedi.

Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Yıllardır bu topraklarda dilimiz, kimliğimiz, inancımız inkâr ediliyor. Bu ülkede eşit yurttaş sayılana kadar ve haklarımız anayasal güvence altına alınana kadar yolumuzu sürdüreceğiz” diye belirtti.

“CAMİLER HANGİ HAKLARDAN YARARLANIYORSA CEMEVLERİ DE O HAKLARDAN YARARLANSIN”

Bu topraklarda inançlara ve kimliklere saygılı bir şekilde yaşamak istediklerini söyleyen Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, “Karakoçan’daki bir cami hangi haklardan yararlanıyorsa biz Karakoçan’daki cemevi için onu istiyoruz. Devletten talebimiz budur. Çünkü birinci sınıf vatandaşların yaptıkları her şeyi Aleviler de yapıyor” diye ifade etti.

“ALEVİLİK KÜLTÜR DEĞİL, BİR İNANÇTIR”

Kendi dillerini, kültürlerini ve inançlarını yaşama imkânının verilmediği bir ülkede yaşadıklarını belirten DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bu ülkenin dörtte biri Alevi ama anayasada bir karşılığımız yok. Alevilere Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı buldu AKP iktidarı ama Alevi inancı bir kültür kısaltmasıyla hapsedilecek bir inanç değildir. Alevilik bir inançtır, bir yoldur, nasıl ki Hristiyanlık, Musevilik, Müslümanlık bir inançsa Alevilik de bir inançtır” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından Karakoçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nde Seyit Sabun Ocağı Piri Hasan Kılavuz tarafından Birlik Cemi yürütüldü. 12 hizmetin yapıldığı cem erkanında lokmalar paylaşıldı.

PİRHA/ELAZIĞ

‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’

0

PİRHA-AKP’nin okullara imam atamasına tepki gösteren Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, “İnanç bireyin kendi özgür iradesiyle belirlediği bir yaşam biçimidir. Bu devletin kuralına sığdırılamaz” dedi. “Ben Aleviyim benim çocuğum Alevi kültürü ile yetişmek durumundadır” diyen Deprem, okullara imam atanmasının asimilasyon politikası olduğunu kaydetti. 

AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)’ kapsamında okullara ‘manevi danışmanlık’ hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor.

Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor. Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem okullara imam atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

Dinine, diline, ırkına, mezhebine bakmadan insana insan gözüyle bakan tek felsefenin Alevilik olduğunu ifade eden Deprem,”Kindar ve dindar bir Müslüman nesil yetiştirmeyi slogan edinmiş, Ebussuut’un fetvalarını esas alarak örgütlenmeyi esas alan bir yapı, bu konuda hiçbir eleştiri dahi kabul etmemektedir” dedi.

“ALEVİLİĞİ KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA HAPSEDEMEZSİNİZ

Deprem, “Dinde inanç bireyin kendi özgür iradesiyle belirlediği bir yaşam biçimidir. Sen bunu devletin bir kuralına sığdıramaz, Aleviliği özellikle Kültür Bakanlığı’na hapsedemezsin” dedi.

“Ben Aleviyim benim çocuğum Alevi kültürü ile yetişmek durumundadır” diyen Deprem, ”Vatandaş olarak benim talebim okullarda Alevi çocuklara Aleviliğin öğretilmesidir. Herkesin kendi toplumsal inançsal kültür değerleri açısından orada eğitim görmesi… O olmuyorsa da laiklik temelinde okula herhangi bir dini veya inancın ilkelerini dayatmak bir zulümdür, yok etme, bir imha ve inkâr, asimilasyon hareketidir” diye ifade etti.

“ÇOCUKLARIMIZIN KENDİ İNANÇSAL DEĞERLERİMİZ ÜZERİNDEN BÜYÜMESİNİ İSTİYORUZ”

“Ailelerin çok iyi düşünmesi ve çok iyi bir tavır sergilemesi gerekmektedir. Biz çocuklarımızın kendi toplumsal inançsal değerlerimiz üzerinden büyümesini istiyoruz. Bir başkalarının çocuklarımıza zorla başka inanç, başka bir anlayış öğretmelerini istemiyoruz. Alevilerin topluca hareket etmesi zorunluluktur” diyen Deprem, “Bu zorunluluk içerisinde gerekirse biz çocuklarımıza kendimiz eğitim veririz. Din eğitimi için okula göndermeyiz, bunu kabul etmiyoruz” ifadesini kullandı.

“CEMEVLERİMİZDE ÇOCUKLARIMIZA İNANÇSAL EĞİTİMİ KENDİMİZ VEREBİLİRİZ”

Cemevlerinde eğitim verilebileceğini belirten Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, şöyle devam etti:

“Cemevlerinde eğitimimizi veririz. Hatta bugün eğitim adına ucube bir sistem gelişmiş, çocuklar bilimden uzak eğitilmiyorlar kendi haline bırakılmış durumda. O anlamıyla şu anda bir cemevlerimizde eğitim okulları açabiliriz. Buna hakkımızda var, gücümüz de var, yeteneğimiz de var. Bunu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Demokratik kurumlarla, sendikalarla dayanışma içerisinde olmalıyız. Bir dönem cezaevinde tutuklulara hükümlülere imam gönderdiler. Biz de o zaman cezaevindeki Alevilere her hafta bir dede gitmesini sağlayacağız, deyip onu ileri sürdüğümüzde, bu olay sönümlendi. Alternatifini ortaya  koymak zorundayız.Bu anlamda görev bize düşüyor.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Hacı Bektaş portresinin dezenformasyonuna Alevi aydınlardan tepki: Sünniciliğin sefaleti!

0

PİRHA – Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Hacı Bektaş Veli portresi üzerinde yapılan dezenformasyona Alevi aydınlardan tepki geldi. Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, yapılanlara karşılık “İnsan sureti çizmeyi günah sayan bir Sünniciliğin sefaleti olarak ifşası anlamına geldiğini söyleyebiliriz” dedi. Yazar Ali Yıldırım ise ““Hacı Bektaş’ın aslan ve ceylanını çalmışlar” diyerek tepki gösterdi. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın güdümünde kurulan Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın organize ettiği Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri için kullanılan görsel, Alevi toplumunun tepkisine neden oldu.

Hacı Bektaş Veli’nin kucağındaki aslan ile ceylanı kaldıran hükümet yetkilileri, yeni bir Hacı Bektaş Veli portresi yaparak “alternatif anma etkinliklerini” yeni bir boyuta taşıdı!

Söz konusu görsel, Hacıbektaş Belediyesi başta olmak üzere birçok alanda sergilenirken toplumun tepkisi de gecikmedi.

“SÜNNİCİLİĞİN SEFALETİ”

Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, Hacı Bektaş görseli üzerindeki dezenformasyona dair yazı kaleme aldı. İlgili resimde Hacı Bektaş’ın kucağındaki av ve avcı olan iki canlının; arslan ve ceylanın önemine vurgu yapan Yalçınkaya, şu eleştiride bulundu:

“Yani resim adeta şunu söyler; ceylan ile arslan yan yana değilse, orada Hacı Bektaş da Hacı Bektaş olmazdı.

Ceylan ve arslan resimden atılmış.

Teslim taşı da elbette hemen yok edilmiş.

Resmin doğayla birlikteliği tümüyle kesilmiş, arkaya anlamsız bir beyaz fon yerleştirilmiş.

Resimdeki çok renklilik kaldırılarak ölü bir iki renge sıkıştırılmış bütün anlam; canlıya karşı ölü.

Sol eldeki tırnaklar özellikle belirgin hale getirilerek Hacı Bektaş’ın kimi Sünni tasvirlerdeki gibi, kirli, pasaklı, yıkanmayan, tırnaklarını kesmeyen bir meczup olduğu hissi verilmiş.

İri gözler küçültülmüş ve sakatlanmış. Gözler küçülürken gözbebekleri şaşılaştırarak komikleştirilmiş. Sol göz kapağı düşürülmüş, gözlerin özellikle asimetrik olmasına uğraşılmış.

Gözde sürme olduğu düşünülebilecek vurgu kaldırılmış, “ne o öyle sürmeli, erkek mi olur, öyle ya? Zaten bu Aleviler Ali ve Hüseyin’e de sürme çekmiyor mu?”

Kaşlar birbirine bir yayın iki ucu gibi yaklaştırılarak yüze sert, savaşçı, saldırgan bir anlam katılmış.

Sakal çember sakala yaklaştırılmış ve özellikle çember sakallı temsiline uygun olarak siyaha boyanmış.

Bakanlığın Hacı Bektaş temsiline baktığımızda ne görüyoruz peki? En fazlasından bir meczup, bir hayalet; yüzünde kötülüğün ve ölümün rengini taşıyan bir fani ya da bir sosyal medya kullanıcısının yorumuyla “Coca-Cola’nın Noel babası!”

Peki bu simgesel operasyonu nasıl ve neye yormalıyız? Kuşkusuz bu soruyu farklı düzlemlerde yanıtlayabiliriz. Örneğin bu operasyonun apaçık ceddimiz diye kutsadıkları padişahları “gavur” ressamlara boy boy portre yaptırırken, insan sureti çizmeyi günah sayan bir Sünniciliğin sefaleti olarak ifşası anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Bu operasyon Aleviler açısından ne söylemek istiyor bize? Yine en kolay yanıtı en başta verebiliriz: Daha dün nasıl bir siyasal ziyarette Zülfikar ve Ali temsilleri cemevinin duvarlarından indirilmişse, bugün bir ileri adım daha atılmakta ve Alevilerin kendi kendilerini nasıl sembolize etmeleri gerektiği, o sembolleri ortadan kaldırarak değil, dönüştürerek gösterilmekte yani Alevilere nasıl bir dine sahip olmaları gerektiği işaret edilmektedir ama unutulmamalıdır ki işaret edenin arkasında devlet gücü yani zor kullanma tekeli bulunmaktadır! Tıpkı Sayın Bakan’ın müjdesinde olduğu gibi; devlet artık iki ayrı tören istemiyor; törenin nasıl yapılacağını Alevilere öğretmek istiyor; göstere göstere.”

“HIRSIZLIK OLAYI MIDIR, BASİT BİR UNUTKANLIK MIDIR?”

Yazar Hamit Sayar da “Hacı Bektaş Veli’nin yüzlerce yıldır kucağında tuttuğu aslan ve ceylanı, devletin bu yılki törenleri için yaptırılan tablolarda yok!” diyerek yaşananları şu sözlerle eleştirdi:

“Alevi İslamcı Sn. Şeyh Nasreddin Eskiocak’a soruyorum, ‘Hacı Bektaş’ın doğaya hükmetmesi, vahşi hayvanları barış içerisinde kucağında buluşturması sizleri neden rahatsız ediyor? Bu hırsızlık olayı mıdır, basit bir unutkanlık mıdır? Yoksa bilinçli olarak gerçekleştirilen bir tavır mıdır?”

“DEVLET ADIM ADIM KENDİ ALEVİLİĞİNİ DİZAYN EDİYOR”

Yapılan karalamaya yönelik bir tepki de Yazar Ali Yıldırım’dan geldi. “Hacı Bektaş’ın aslan ve ceylanını çalmışlar…” diyen Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

“Devletin bu yılki resmi Hacı Bektaş törenleri için bakanlıkça yaptırılan tablolarda aslan ve ceylan buharlaşmış, yok olmuş.

Bakanlık Hacı Bektaş’ın doğaya hükmetmesini, vahşi hayvanları barış içerisinde kucağında buluşturmasını uygun bulmamış. Hacı Bektaş’ı sıradan bir tekke şeyhine çevirmiş.

Bu hırsızlık olayı basit bir unutkanlık eseri değil. Bilinçli olarak gerçekleştirilen bir tavır.

Görülüyor ki devlet adım adım kendi Aleviliğini dizayn ediyor, oluşturuyor. Aleviliğin içi boşaltılarak bir ceset haline getiriliyor.

Bu durumda, Aleviliğimizin elimizden çalınmasına karşı fikri nöbet tutmaya başlamanın zamanı gelmiş de geçiyor bile…”

(HABER MERKEZİ)

Tarihten günümüze Alevi Kadının yolculuğu

0

ABF Kadın sekreteryasının düzenlediği Tarihten günümüze Alevi Kadının yolculuğu paneli 17 Ağustos Perşembe günü saat 14:00 Hacıbektaş kültür merkezinde gerçekleşecek.

Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Sekreterliği tarafındanHacıbektaş Veli Anma Programları kapsamındadüzenlenecek olan “Tarihten Günümüze Alevi Kadının Yolculuğu” konulu panelde sesimize ses katmanız bizi güçlendirecektir.

Alevi kadınların tarihten günümüze var oluşu, toplumdaki karşılığı ve gelecekteki hedeflerine odaklanan bu panel; asimilasyon politikalarına karşı nasıl bir mücadele yöntemi belirlenmeli, alevi kurumlarında kadınların yaşadığı sorunlar, eşitlik inancının pratikteki yansıması gibi tartışmaların yapılacağı ve birlikte yol yürümenin öneminin vurgulanacağı ufuk açıcı bir program olarak tasarlandı.

Hacıbektaş Veli Anma Programları kapsamında düzenlenen “Tarihten Günümüze Alevi Kadının Yolculuğu” başlıklı panelin ayrıntıları aşağıda yer almaktadır:

Panel: Tarihten Günümüze Alevi Kadının Yolculuğu

Düzenleyen: Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Sekreterliği

Tarih: 17 Ağustos Perşembe

Saat: 14.00

Yer: Hacıbektaş Merkezi Kültür

Açılış: Üç kadın zakirden deyiş dinletisi

Zakirler: Berivan Canbolat

Dilek Odabaş Bakır

Yaprak Dengiz

Panel

Moderatör: Dilek Odabaş Bakır

1. Oturum: Kadıncık Ana’dan günümüze Alevi kadınının tarihsel yolculuğu

Konuşmacılar: Prof. Dr. Bedriye Poyraz ve Doç. Dr. Ayfer Karakaya

2. Oturum: Alevi Erkanlarında Kadının Yeri ve Asimilasyonun Etkileri

Konuşmacılar: İmam Rıza Ocağı’ndan Naime Nayman Ana

Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Sevim Yalıncakoğlu Ana

Derviş Cemal Ocağı’ndan Sevim Sağol Ana

Zakir Yaprak Dengiz

3. Oturum: Alevi Kurumlarında Yönetici Kadınların Genel Kararlara Etkileri ve Hak Mücadelesine Katkıları

Konuşmacılar: AKD Genel Başkanı Seher ŞengünlüYılmaz

PSAKD Kadın Örgütlenme Sekreteri Rukiye Ercan Kara

Almanya Koblenz AKM Cemevi Başkanı Özgür Demir

Bursa Kestel Hacıbektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi

İLETİŞİM: ABF GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ELİF KELEŞO

GSM: 0507 810 89 48

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU KADIN SEKRETERLİĞİ

 

Alevinet/İstanbul 

Yeşil Sol Partiden Zini gediği katliamına ilişkin soru önergesi

0

Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal FIRAT Zini Gediği katliamına ilişkin soru önergesini İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından cevaplandırılması  istemiyle Meclis başkanlığına sundu.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda belirtilen sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Celal FIRAT
İstanbul Milletvekili

 

8 Ağustos 1938 sabahı. Sabahın erken saatlerinde askerler, o zaman Dersim sınırları içerisinde olan (bugün Erzincan sınırları içerisinde) Surbahan ve çevre köylere gelirler. Albay Reşat Hallı’nın Genelkurmay Başkanlığı belgelerine dayanarak yazdığı Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar adlı kitabında belirtildiğine göre o gün (8 Ağustos 1938) 9. Kolordu Karargahı ve bağlı birlikler Sürbahan’da; 3. Tümen ve bağlı birlikler de Zeyni (Zini) Gediğindedirler. (s.450) Görevli askerler 100 kadar Alevi erkeği, devrilen bir kamyonu kurtarma bahanesi ile toplarlar. Köylüler üç gün bir ahırda tutulurlar. Aralarında şehir esnafından kişiler olduğu gibi ortaokul öğrencileri, muhtarlar, çeşitli mesleklerden insanlar da vardır. 3 gün sonra yaşları 17 ile 80 arasında değişen 100’e yakın köylü iplerle birbirlerine bağlanırlar. Köylülerin yakınları, çoluk çocuk, kadın herkes bağrış çağrış feryat içindedirler.

“Siz Kızılbaşsınız” denerek yürütülürler, ta ki Ovacık sınırında olan 3200 metredeki Zini Gediği’ne kadar. Burada kurşuna dizilirler. 3 kişi kaçabilir. İkisi yakalanır, başları taşla ezilir. 1 kişi ise kaçabilir ama bağırsakları dışarıdadır, bir müddet sonra ölür. Katledilen köylülerin cesetleri öylece bırakılır ortada. Yasak bölge olduğu için yıllarca kimse gidemez Zini Gediği’ne. 1950’li yılların başında ancak insanlar gidebilirler. Ve orada üst üste yığılmış kemikleri görürler.

Ne öldürülenler ne de yakınları hiçbir zaman bu kişilerin neden toplanıp öldürüldüğünü öğrenemezler. Katledilen köylülerin aileleri Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları batı illerine 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

Erzincan’ın Surbahan, Mağaçur, Kismikor, Balıbey, Brastik, Mollaköy ve Girlevik’ten birbirlerine iplerle bağlanarak başlayan ve 3200 metre yükseklikte ıssız bir dağ başından Ovacık’a bakan Zini Gediği’nde kurşuna dizilen Alevi köylerinden toplanan 100’e yakın erkeğin DNA tetkiklerinin yapılması ve naaşların ailelere teslim edilmesini talepleri, yapılan başvurular neticesinde Türk yargı sisteminde takipsizlik kararı ile kapatılmıştır. Dava, 2012 yılından beri AİHM’de sürmektedir.

Katledilenlerin çocukları 8 Temmuz 2014 tarihinde demir ve çimento kullanılmadan ve tamamen oradaki doğal taşlardan bir anma mekânı yaptılar. Ancak taşlarla yapılan anma mekanı bile 2020 Ağustos ayında kimliği belirsiz kişilerce saldırıya uğramış ve anıtın içinde bulunan kemikler etrafa saçılmıştır.

1. Dünya savaşı diye anılan emperyalist paylaşım savaşlarında Anzaklar, 1915 yılında Çanakkale’de işgal kuvvetleri adına savaşa katılmış ve her yıl savaşta kaybettikleri askerleri adına 25 Nisan’da anma törenleri düzenlemektedir.

Osmanlı topraklarını işgal etmeye gelenlerin ata dedelerini ziyaret etmelerine, anma günü düzenlemelerine saygı gösterilmekte, ancak, kendi coğrafyamızda bizlere ait ata dedelerimizin mezar yerlerine, onların kemiklerine işkence edilmekte, anma yapılmasının önüne engel çıkarılmaktdır. Doğal anıt mezarları tahrip edilmektedir.

Söz konusu fiziki ve kültürel imhanın bütün yönleriyle açığa çıkarılması, katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin istisnasız yerine getirilmesi elzemdir.

Bu bağlamda:

1- 1938 yılında Erzincan Zini Gediğinde Alevi köylerinden toplanan yüze yakın yurttaşımızın kurşuna dizilmesi vakasının araştırılması için bir ilk adım olarak TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde toplanan Dersim Arşivini kamuoyuna açmayı düşünüyor musunuz?
2- Zini Gediği katliamı emrini verenlerin; katliama katılan komutanlar ve askerlerin üzerindeki sis perdesini aralamak için o dönem 9. Kolordu ve 3. Tümen ve bağlı birliklerde görev yapan komutanların isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz?
3- Zini Gediği katliamında yaşamını yitirenlerin ailelerinin, atalarını anma ve onlar için mezar yapma çabalarına çıkarılan engellerin aşılması için bir adım atmayı düşünüyor musunuz?

 

ALEVİNET/İSTANBUL

‘CHP’den para aldı’ iddiasında bulunulmuştu: TİP’ten açıklama geldi

0

Türkiye İşçi Partisi, gazeteci Bahar Feyzan’ın ‘seçimden önce CHP, TİP’e 30 milyon lira verdi’ iddiası hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. TİP, aynı zamanda tazminat davası açacağını da duyurdu.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), gazeteci Bahar Feyzan’ın ‘CHP’den para aldılar’ iddiası hakkında açıklama yaptı.

Partinin ‘Zorunlu açıklama’ başlığıyla yaptığı paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

“Bahar Feyzan adlı kişinin, partimizin seçim döneminde CHP’den 30 milyon TL aldığına dönük iftirası hakkında parti avukatlarımız suç duyurusunda bulunacak ve hem kendisine hem de bu iftirayı yayanlara maddi tazminat davası açılacaktır.

TİP’in merkezi seçim bütçesi, düzen partilerinin bir ilçe örgütünün bütçesinden dahi düşüktür. Bu dava vesilesiyle yalnızca emekçilerin katkılarıyla oluşturduğumuz seçim bütçemiz hakkındaki iftirayı ortadan kaldırmakla kalınmayacak; halkın parasının aktarıldığı kimi partilerin gereksiz harcamalarıyla hangi “gazetecilerin”, reklamcıların veya araştırmacıların da zengin edildiği anlaşılacaktır.

Ayrıca müfterilerden elde edilecek tazminatın tamamı depremzedeler yararına kullanılacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TİP Basın Bürosu”

14 Ağustos 2023 hava durumu raporu… Meteoroloji açıkladı: Bugün hava nasıl olacak?

0

Meteoroloji’ Genel Müdürlüğü (MGM), 14 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre Marmara’nın doğusu, Balıkesir’in kuzeyi ve Çanakkale’nin doğusu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Bolu, Karabük, Artvin ve Ardahan’da sağanak bekleniyor. Rapora göre, Marmara’nın batısında ve kuzey Ege’de kuvvetli ve zaman zaman kısa süreli fırtına olacağı tahmin ediliyor.

 

Marmara ile Karadeniz ve Ege kıyılarında önemli bir değişiklik beklenmiyor, diğer bölgelerde artmaya devam edecek, Marmara ve Kıyı Ege’de mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normallerinin 6 ila 10 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI

Rüzgarın; Marmara’nın batısında ve Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve zaman zaman kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde eseceği tahmin edildiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

İşte il il hava durumu…

MARMARA

Parçalı bulutlu, bölgenin doğusu ile Balıkesir’in kuzeyi ve Çanakkale’nin doğusunun yerel olmak üzere aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın bölgenin batısında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve zaman zaman kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

EDİRNE °C, 33°C

Parçalı bulutlu

İSTANBUL °C, 30°C

Parçalı bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 30°C

Parçalı bulutlu

SAKARYA °C, 32°C

Parçalı bulutlu

EGE

Az bulutlu ve açık, Kuzey Ege’nin iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın bölgenin kuzeyinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve zaman zaman kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 37°C

Parçalı ve az bulutlu

DENİZLİ °C, 42°C

Az bulutlu ve açık

İZMİR °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 38°C

Az bulutlu

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 45°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

MERSİN °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık, kuzeybatısının parçalı bulutlu, öğle saatlerinde Eskişehir’in ve Ankara’nın kuzeybatısının sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 39°C

Parçalı bulutlu, öğleden sonra kuzeybatı çevrelerin mevzi sağanak yağışlı

ÇANKIRI °C, 41°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 39°C

Parçalı bulutlu, öğleden sonra kuzeybatı çevrelerin mevzi sağanak yağışlı

KONYA °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bolu ve Karabük çevrelerinin yerel olmak üzere kısa süreli sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 37°C

Parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere kısa süreli sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 34°C

Parçalı bulutlu

KASTAMONU °C, 37°C

Parçalı bulutlu

ZONGULDAK °C, 26°C

Parçalı bulutlu

ORTA ve DOĞU KARADENİZ

Parçalı bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Artvin çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 38°C

Parçalı bulutlu

SAMSUN °C, 29°C

Parçalı bulutlu

TOKAT °C, 38°C

Parçalı bulutlu

TRABZON °C, 29°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık, kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Ardahan çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

KARS °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

MALATYA °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

VAN °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 45°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 44°C

Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 43°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 46°C

Az bulutlu ve açık

CHP’de kongre süreci devam ediyor: İki belediye başkanı delege olamadı

0

CHP’de ilçe kongreleri gerçekleştirilmeye devam ediyor. Son olarak İstanbul üçüncü bölgedeki delegeler seçildi. CHP’li iki ismin delege olarak yer almaması dikkat çekti.

Ekrem İmamoğlu’nun hedefi: Önce İstanbul sonra Türkiye

0

Seçim yenilgisi sonrası CHP’de değişim çıkışıyla gündeme gelen İmamoğlu’nun genel başkanlık yarışından yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına yöneldiği konuşulurken CHP lideri Kılıçdaroğlu da İmamoğlu’nun yeniden aday olması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu “Ekrem Bey’in İstanbul’u kazanacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Esenyurtlularla buluşan İmamoğlu da “Milletin parasını çarçur edene bu milletin tahammülü olmayacak. O yöneticilere ne Esenyurt’ta, ne İstanbul’da, ne de başka bir yerde sizler asla geçit vermeyeceksiniz” açıklamasını yaptı. İmamoğlu’na yakın isimler, “İmamoğlu genel başkanlıktan vazgeçti” yorumlarının doğru olmadığını söyledi.

‘NET MESAJ VERİYOR’
İmamoğlu’nun yurt gezilerinde yaptığı konuşmalarda da bir vazgeçme sinyali vermediğini söyleyen kaynaklar, “Tam aksine Ekrem Bey her gittiği yerde değişimin net mesajlarını veriyor” dedi.

 

‘KONGREYE DEK SÜRER’
İmamoğlu’nun İstanbul’u kazanarak liderliği almak istediğini söyleyen kaynaklar, “Bundan sonraki süreçte Ekrem Bey İstanbul’a yeniden başkan adayı olur ama sadece büyükşehri değil ilçeleri de kazanmayı hedefler. Ondan sonrasında da duruma bakılır. Ama hedef belli. Onun da dediği gibi artık İstanbul’u da Türkiye’yi de kaybetmek yok. Kongreler de sürüyor ve burada değişimin istendiğini görüyoruz. Kurultay kasım ayında olacak. Kasıma kadar parti içi mücadele olur” ifadelerini kullandı.

Genel merkez tarafından yapılan yorumlarda ise İmamoğlu cephesinden “İstanbul’u kaybederseniz ne olacak?” sorusuna bir yanıt üretilemediği söyleniyor.

CUMHURİYET