“Ramazan bayramı cem’i” etkileşimli asimilasyonudur…

Aleviler ya da Alevi inancı Sünni, Şii olmak üzere hiçbir dinin veya kültürün artığı değildir.

Gün geçtikçe çoğulculuk, demokratik, özgürlük, akılcılık ritmini yitiren, farklı halkların gerçekliğinden uzak “Fethetmek ”,(bozmak, yeni düzen kurmak) anlayışıyla dayatılan Sünni din anlayışı yeni bir sosyal işlev kazanmış durumda.

Bu anlayış; kaotik ve tehlikelidir! Sadece birkaç cemaat ve topluluğa güvence sağlamış olup, Toplumun tüm farklılıklarıyla kavga eden ve sadece ticari faaliyetler çerçevesinde oluşan gerici bir anlayıştır.

Kamu ve özel yaşama bulaşan bu anlayış, tüm düzenlemelerde yönlendirici, tartışan ve planlayan taraf olmuş kendi padişahını yaratmıştır.

Her dini gün ya da haftada “Boş Zaman” yaratılarak ödül niyetine dayatılan tatil kavramı da padişah ve tebaa ilişkisine bir gönderme olup yeni düzenin sosyal asimilasyon aracıdır.
Ve biz Aleviler;

Sanayileşmeyi, üretmeyi unutan, fabrikaları, maden yataklarını satan, dibine kadar çürümüş toplumsal ahlakı görüyoruz ve çağdaş, laik bir devletin sosyal yapısının egemen sınıfın din anlayışına göre dizayn edildiğinin farkındayız.

Bu sosyal düzene zorlanan, bireysel inanç özgürlüğü yok sayılan, inançsal gün ve haftaları görünmezlikten gelinen Aleviler her şeyin Farkında…

Sizlerde farkındasınız…

Siz; Yası- Matem (Muharrem Orucu) için iş yerinde erken çıkan bir Alevi çalışanına rastladınız mı?

Ya da siyasilerin oy şölenine dönen bir Alevi evinin iftar sofrasına tanık oldunuz mu ?

veya sokakta herkesin vergileriyle hazırlanan miting niyetindeki oruç açma,

Çadırlarına…

İşte kendi din anlayışlarını ve ideolojilerine derin bir anlam ve alışkanlık yaratmak isteyen bu anlayış Aleviler RAMAZAN BAYRAMI CEMİ ’yapar uydurmasını Birkaç Alevi kurum aracığıyla Alevi halkına dayatıyor.

Tarihsel, sosyolojik, kültürel, geleneksel hiçbir mantığı olmayan bir tanım ile Alevilere sevgide buluşalım aklı verilerek Alevilerin aklıyla alay edilmekte oysa Alevilere dolaylı NAMAZ KILIN Deniliyor…

Asıl amaç ise;

Sünnilik ve Şiilik içinde Aleviliğe bir imge kazandırmak, bir kaç Alevi kurumunu taslak olarak kullanmak ve deneyim kazandırarak ölçülebilen Sünni eğilimli Alevi şablonu oluşturmaktır.
Ve bizler bu şablona hayır diyoruz Namazı İnanç Erkanlarımızla süsleyip Sünniliğe bir adım daha yürüyenlere durun diyoruz.

Saygılarımla…

Celal Fırat
Celal Fırathttps://www.alevigazetesi.com
İmam Rıza Ocağı dedelerinden olan Celal Fırat, 1975 yılında Malatya’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini Malatya, Lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Gençlik yıllarında başlayarak Alevi inanç kurumları içinde yer aldı. Garip Dede Dergâhı gençlik kollarında başladığı hizmetleri sonucu 2012 yılında Garip Dede Dergâhı Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. 2018 yılında Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevini üstlendi. Başkanlığı döneminde ADFE, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonuna üye oldu ve 2022 yılında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun kongresinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Alevilerin kendilerini basın yolu ile ifade etmeleri mücadelesinde yer aldı. TV 10’un kuruluş döneminden itibaren destekledi ve Dem-i Muhabbet adı ile haftalık programlar yaptı. Bu programlar TV10’un kapatılmasına kadar devam etti. Alevi medyasına desteğine Can Tv’de yaptığı programlar ile devam etti. Alevi kurumlarının yan yana gelmesinde aktif sorumluluk alan Celal Fırat, Alevilerin son yıllarda oluşturduğu ortak mücadele hattının yaratılmasında rol oynadı. Yeşil Sol Parti’den aldığı teklif üzerine 14 Mayıs 2023 seçimlerinde aday olan Celal Fırat, İstanbul 3. Bölge 4. Sıra milletvekili adayı gösterildi ve DEM Parti İstanbul milletvekili olarak seçildi. Celal Fırat evli ve iki kız çocuğu babası.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Katliamı oyun sanıp duvar diplerinde kalleş kurşunuyla ninnilere dalan bebekleri unutmadık!

Yüzyıllardır barış içinde yaşayan Alevi ve Sünni halk, Alevi-Sünni çatışması adı altında bir katliamın içinde kendini buldu. Katliamların devleti yönetenler eliyle gerçekleştirilmiş olmaları mümkündür. Çünkü...

İnkara Karşı Hakikat, Savaşa Karşı Barış

“İnkârın, asimilasyonun ve ayrımcılığın son bulduğu; inancın hiçbir otorite tarafından baskılanmadığı, halk iradesine ve toplumsal çeşitliliğe saygının esas alındığı bir Türkiye istiyoruz.” Cemevlerinin hâlâ “tanımsız”...

Asla vazgeçme!

Alevilik inancı; yasaklı Kurumsallaştırılmış bir mezhebin yörüngesine alınarak meşrulaştırılmış ve orantısız yasaklarla yok ediliyor. Farklı düşünme, farklı inanma özgürlüğü topluluk içinde ve kamuya açık...