LEYLA ZANA – BURSASPOR

Bursaspor yenik.
Bursaspor’a golleri
Bir grup sapık seyircisi attı…
Kendi kalelerine…
*
Sene 1964.
Bursa’ya göçümüz…
Bende futbol hastalığının başlangıcı…
Bursaspor aşkı…
Atıcılar Mahallesi’nin sokak çocuklarıydık sanki.
Çayırda karanlık basana kadar top oynardık.
Her birimiz kendimizi Bursasporlu bir futbolcuya benzetmeye çalışırdık.
Ben kaleci olduğum zaman Bursaspor kalecisi Yıldız,
oyuncu olduğum zaman sağ açık Mesut…
*
Bütün maçlara giderdik.
Tabii kaçak girerdik.
Bazen duvara tırmanarak.
Bazen de giriş kapılarında durur, bir büyüğün bizi yanına alarak çocuğu gibi stadyuma almasıyla.
Bazen de erkenden gider, stadyuma girer, tuvaletlerde saklanır; seyirci alınınca saklandığımız yerden çıkardık.
*
Ortaokulu bitirip Öğretmen Okulu’na gidene kadar, bırakın her maçını, Merinos Sahası’ndaki antrenmanlarına da giderdim…
Bir gün antrenmanda top kale arkasındaki camlı simitçi arabasına geldi.
Camlar tarumar, simitler cam kırıklarıyla doldu.
Simitçi ağlamaklı…
Futbolcular, Antrenör hemen simitçinin yanına geldi.
Teskin ettiler.
Hemen para topladılar, bir tomar parayı simitçinin cebine koydular.
O fotoğraf karesini hiç unutmadım.
*
Bursa Stadyumu’nda ilk kez Galatasaraylı efsane futbolcu Metin Oktay’ı izlemiştim.
İdolümdü…
Yıllar sonra öğrendim ki
Deniz Gezmiş’lerin idamına karşı imza toplayan tek futbolcuydu Metin Oktay…
İnsan…
*
Bursaspor – Eskişehirspor maçları derbiydi.
Çekişmeliydi.
Eskişehir’in amigosu Orhan, orkestra şefi gibiydi.
“Es Es Eski Eski Es” inliyordu stadyum.
Bursaspor amigosu Yaşar:
“Ya ya ya, şa şa şa, Bursa Bursa çok yaşa…”
klişeydi.
*
Bursaspor yenildiği gün çok üzülürdüm.
Uyuyamazdım.
“Keşke rüya olsa. Bursa galip olsa” derdim Tanrı’ya…
Dinlemezdi…
*
Bir ara Terzioğlu Bursaspor Başkanı oldu.
Hatırladım ki Bursa Ovası’nın yarısı Terzioğulları’nın şeftali bahçeleri, çiftlikleriyle doluydu.
Biz çocukları, inek otlatırken şeftali bahçesinde yakalamıştı Hayri Terzioğlu.
Birer tokat atmıştı bizlere…
Unutmadım o tokadı.
Şeftali bahçelerine girmeye devam ama…
Ne kendimizi ne de ineklerimizi şeftalisiz koymadık inadına…
*
Bursa Erkek Lisesi Ortaokul birinci sınıf öğrencisiydim.
Yakınımızda Kolej vardı.
Bursaspor efsanesi Vedat Okyar Kolej’de okurdu.
Antrenmanda en çok onu ve Mesut’u izlerdim.
Sonra ikisi de Beşiktaş’a gitti.
Vedat Okyar solcuydu. Yiğitti.
Bursaspor iyi futbolcularını Beşiktaş’a kaptırınca, seyircisi de kafayı Beşiktaş’a taktı.
Beşiktaş düşmanlığı…
*
Bursaspor göçümüzden bir yıl önce, 1963’te kurulmuştu.
1965–1968 arası kadrosunu ezbere biliyordum.
Birçoğu hâlâ aklımda:
Mesut, Ersel, Ahmet, Turgut, Yıldız, Hüseyin, Tamer, Haluk, Vedat.
Antrenörleri Sabri Kiraz, Muhtar…
Güzel yıllardı…
*
Yıllar yılları kovaladı.
Bursaspor şampiyon oldu.
Çok sevinmiştim…
Yıllar yılları kovaladı.
Bursaspor ve taraftarı AHMEDSPOR’a kafayı taktı.
Irkçılık hastalığına yakalandı.
Irkçı taraftarlar
Kürt gençlerini, çocuklarını linç ettiler Bursa sokaklarında.
Tribünde ırkçı, iğrenç böğürmeler…
Sapık sapık küfürler…
Bursaspor’a, seyircisine sempatimin sonu,
öfkemin başlangıcı…
*
Bursaspor ve seyircisi AHMEDSPOR’a taktı ya…
“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste…”
Bursaspor birinci ligden ikinci lige düştü.
İkinci ligden üçüncü lige düştü…
Sonra ne oldu bilmem…
Ta ki sapık bir grup taraftarı Leyla Zana’ya, bir kadına toplu küfür edince adını duydum tekrar…
*
LEYLA ZANA’ya
toplu küfür eden sapıklar…
Reziller…
Öyle sapıklar ki kimin aklına gelir:
Futbol ile alakası olmayan bir kadına,
kendilerinden 2500 km ötedeki Diyarbakırlı bir ana’ya tribünde topluca küfür etmek…
Üstelik maç Bursaspor – Somaspor maçı.
Hani 301 madencinin enkazdan kaldığı Soma…
Böyle bir maçta toplu küfür bir Ana’ya…
Kürtlerin sembolü olmuş bir siyasetçi kadına…
Ulan reziller!
O kadar korkak, o kadar ödleksiniz ki bir kadına bile tek tek küfür etmeye yüreğiniz tutmuyor.
Kıçlarınızı birbirinize dayayarak topluca küfür ediyorsunuz.
Tek başınıza silik, ezik, hiçsiniz…
Bilirim ki;
Hiçbiriniz Türk de değilsiniz.
Döneksiniz.
Dönekler silik, ezik, kompleksi olur.
Kraldan çok kralcı…
Gerçek Türk, Türkmen o iğrençliği yapmaz Bursa’da.
*
Okumuyorsunuz tabii ki…
Okusanız mesela Kemal Tahir’in “DEVLET ANA”sını…
Göreceksiniz ki Türkmen, Uludağ’ın ardında, yamacında, Geyikli Baba izinde kadına, anaya, bacıya nasıl ulu davranmıs, nasıl baş tacı etmiş…
Göreceksiniz ki, o devleti
Dervişler, Abdallar, Erenlerin kurduğunu;
Onların da Kadını nasıl baştaci ettiğini Göreceksiniz…
Şimdi okuyun.
Irkçı hastalığınıza iyi gelecektir.
*
Bu sapıkları araştırın.
Çoğu aile babası, kız çocuğu babası,
normal memur, esnaf, iş insanıdır.
Çünkü sapıklık statü tanımaz.
Sapığın statüsü sapıklıktır..
*
BURSASPOR!
en çok sen kendini bu sapıklardan korumalısın.
Sana en çok golleri bu sapıklar atıyor.
Bu sapıkları stadından kovmalısın.
Arındır kendini..
*
FIFA, UEFA gerekeni yapacaktır.
Dünyanın ırkçılığa karşı mücadele veren onurlu futbolcuları gerekeni yapacaktır.
CHP, MHP, DEM, AKP, TİP ve tüm partiler gereğini yapmalı.
Gereği, kuru demeç değildir.
Bu sapıkları tek tek teşhir etmek;
memursa memurluktan atmak,
ekmeği tuzu zıkkım etmektir.
Bedel ödetmektir.
Mesele Leyla Zana değildir.
Toplumsal çürümenin ötesidir.
Çürümenin ekşimesidir.
*
MARAŞ KATLİAMI
Bu yazıyı Maraş Katliamı yıldönümünde yazıyorum.
Bu sapıkların eline fırsat geçse,
aynı 1978’deki Maraş katilleri gibi katliam yaparlar.
Onların da yürekleri tek tek yitirmişti.
Kıçlarını birbirine, karanlık başka bir güce dayayarak kalabalık bir güruh olmuşlardı;
çoluk çocuk, kadın yaşlı kesmişlerdi.
İğrençlik yapmışlardı.
Sapıklar, iğrençler biribirine benzer.
Bunlara dikkat…
Hani bazı evlerin bahçe girişinde yazar ya:
“Dikkat Köpek Var”
Köpeğe kurban olsun bunlar.
“DİKKAT SAPIK VAR”
yazmalı alınlarına.
Çıkmayan dövme ile…
*
ZAKHO SPOR
Bursaspor taraftarı
Kürt Anası Leyla Zana’ya
Toplu küfür ettiği bu günlerde;
Uluslararası futbol organizasyonu FİFA,
resmen KÜRT futbol takımı ZAKHO SPOR’un Taraftarını Dünya’nın en iyi taraftar grubu ilan etti….
İyi mi.. ?
İyiler iyidir…
*
LEYLA ZANA…
Sapıklar,
Bu kadının hayatını okuyun.
Toplu küfür ettiğiniz bu kadının, bu ananın…
Ne işkencede pes etmiştir,
ne zindanda baş eğmiştir..
Ne TBMM’de sözünü esirgemiştir,
ne kendi partisinde “kul” olmuştur.
Yıllarını barış, özgürlük, demokrasi mücadelesine vermiştir.
Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmiştir.
Leyla Hanım, ülkemizde haykıran milyonlarca kadın demektir.
O kadınların sesidir, sembolüdür.
Ortadoğu’nun üç cesur Leyla’sından biridir:
LEYLA KASIM
LEYLA HALİD
LEYLA ZANA
“JÎN JİYAN AZADİ”dir.
Necati Şahin
20.12.2025

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları