Yeni bir YOL Yürünmeli…

Yeni bir YOL Yürünmeli…
Yeni bir SOFRA Kurulmalı…

Kimi Toplumlar savaşlardan;
Kimi Toplumlar felaketlerden…
KImileri de siyasi karanlıktan çıkar.

Asıl mesele, çıktıktan sonra hangi yolu yürümeli?
Hangi sofrayı kurmalı?

ALMANYA
Savaş sonrası.
Mağlup, mahçup.
Son miras : Utanç
Bitik.

Vicdan yok edilmiş.
Sürgün yemiş Vicdan.

Vicdan yoksa.
Karanlık zifiridır.

Bir Toplum kendi karanlığını nasıl aşar?

Geleceğini
tarihindeki insani kökler üzerine inşa ederse.

İşte Almanya, karanlıkta
filozoflarına döndü yüzünü…

Goethe’nin,
Schiller’in özgürlük düşlerini dinledi.

Kant’ın insan onuruna dair sözlerini hatırladı.

Heine’nin sürgünden yükselen sesine kulak verdi.

Brecht’in gerçeği haykıran yüreğini hatırladı.

Zira,
bir toplumun gerçek mirası insanlığa bıraktığı ışıktır.

Almanya Işığa döndü yüzünü.

*

Tarih, sanattır:
Hatırlama, unutma, utanma, ders çıkarma sanatı.

Hangisi alınıp yola döşenmeli?

Yeni TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ hangi mirası kendine pusula yapmalı ?

Öfke?
Korku?
Cehalet?
Hangisi?

Gayet sade:
Bu coğrafyanın “Tarihteki Aydınlanma Yüzleri”ne dönmeli yüzünü.

İşte oradalar:

Yunus Emre hâlâ konuşuyor…

Pir Sultan hâlâ direniyor

Hacı Bektaş hâlâ gönüllerde yürüyor.

Aşık Veysel toprağında yaşamaya devam ediyor hala.

Nazım’ın umudu hâlâ yürekleri ısıtıyor.

Karacaoğlan hâlâ Doğa diyor.

Yaşar Kemal hâlâ Çukurovada destan söylüyor…

*

Goethe ile Yunus tanış değillerdi.
Aralarında yüzyıllar vardı.
Dilleri farklıydı.
Coğrafyaları farklıydı.

Ama ikisi de insanın büyüklüğüne inanıyordu.

Felsefe Sofrası…

Kant ile Hünkar da
öyle.
İkisi de insanı değer olarak görüyordu.

Gönül sofrası…

Heine ile Pir Sultan aynı çağda yaşamadılar.
Ama ikisi de zulmün karşısında direnişi seçtiler.

Direniş sofrası.

Nazım ile Brecht farklı dillerde yazdı
Ama ikisi de insanlığın yarınlarına umut oldu.

Umut sofrası…

Büyük hümanist ruhlar aynı gökkubenin altında, farklı coğrafyalarda;
farklı zamanlarda oturdular sofraya.

Güneşin Sofrasına.

Geleceğimizi,
“Güneşin Sofrası”nda oturanlara emanet etmeliyiz.

Birbirinin acısını duyabilenlere.
Birbirinin dilini, inancını, türküsünü zenginlik sayabilenlere…

Yeni Türkiye Yürüyüşü böyle olmalı
böyle başlamalı
böyle yürümeli…

Ülkenin harcında siyasetçilerin kem sözleri,
kin bakışları,
teneke seslerin yerini;

Yunus’un sevgisi,
Pir Sultan’ın direnişi,
Hünkar’ın nefesi,
Veysel’in toprağı,
Nazım’ın umudu,
Karacaoğlan’ın doğası
Yaşar Kemal’in vicdanı almalıdır.

Rızalık Sofrası.

İnsanlık büyük bir sofradır.

Milletlerin en değerli hazinesi de bu sofraya getirdikleri lokmadır.

Her bereketli sofra,
bir derin “Söz Lokması” ile kurulur.

Söz Yunus’ta:
“Sevelim Sevilelim…”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Kitabımız Çıktı, Suriye Alevi Soykırımı

Söz, AYDIN ŞİMŞEK'te... Bazı acılar vardır; ölmez, yalnızca susar. Suriye’de Alevilerin yaşadığı tam da budur. Bu kitap, toprağa düşen isimleri, geri dönmeyen bedenleri, yarım kalan...

KAN KARDEŞLER, KANKALAR…

PETRAEUS ve COLLANİ Der Stratege des Imperiums und sein Schüler, der CIA-Şef ve der Dschihadistenführer. Bu resmi anlamak için diplomaya gerek yok. Diplomat yok. Sadece gözler açık - ve Suriye...

BERİVAN-Kürtkızı

KÖLN BELEDİYE BAŞKANI olmasına ramak kaldı.. Necati Şahin de "KAHİN" olduğu tescil edilmesine de.... Anlatayım BERİVAN AYMAZ Yeşiller Partisi tarafından Köln Belediye Başkanlığı'na aday gösterildi... Güzel... 14 Eylül'de yapılan Seçimlerde oyların...