Anadil anadır.
Ana sütüdür.
Kutsaldır.
Kutsalımızdır.
Her halkın, her toplumun anadili de kutsaldır.
Anadil,
bir toplumun rengi, kokusu, hafızası ve kişiliğidir.
Doğuştan gelen doğal hakkıdır.
Tartışılamaz, yasaklanamaz,
asağılanamaz…
Ne yazık ki dünyamızda birçok devlette birçok anadil yasaklanmış, baskılanmış, yok edilmek istenmiştir.
Bir çocuğa anadilini yasaklamak insanlık suçudur.
Geri dönülmez bir felakettir.
Bizler de Türkiye’de bu felaketi, bu acıyı yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz da;
tıpkı dünyanın birçok halkının yaşadığı acı gibi…
Her dil güzeldir, kutsaldır.
Hiçbir dilin başka bir dile üstünlüğü olamaz; sadece farklılığı olur, diyoruz.
Her dilin ayrı bir rengi, ayrı bir kokusu, ayrı bir tadı vardır.
Ve ayrı renklerden, ayrı kokulardan, ayrı tatlardan oluşan bir “Dil Bahçesi” insanlığın en güzel zenginliğidir.
Dil barıştır.
Dil hafızadır.
Dil vicdandır.
Dili yasaklamak, dili baskılamak, dili ayrımcılığın aracı haline getirmek;
zulümdür,
ırkçılıktır,
insanlığın ortak değerlerine saldırıdır.
Anadil Anasütüdür.
Dokunanın,
yasaklayanın,
aşağılayanın
insanlık ayarı bozuktur…