En Koyu Cehalet, Hakkında Hiçbir Şey Bilmediğin Bir Şeyi Reddetmektir

Tarih boyunca, Alevilerin cahillerle mücadelesi iki türlü olmuştur, birincisi Alevilere düşmanca davranan onların varlığından rahatsız olanlar, diğeri ise Alevilik inanç ve ibadet ilkelerinin kavram, niteliğini ve bireylerin bunlara karşı yükümlülüklerini anlam kaybına ve kaymasına maruz bırakan, içini boşaltarak etkisiz ve işlevsiz kılmaya çalışanlara karşı mücadelesidir.

Aleviliğin hayatla ilgili inançsal bağını koparmak isteyenler, geleneksel inanç İlkerleri üzerine “cebri düşünce” anlayışı üreterek bu anlayışlarını meşrulaştırmak istemektedirler.

Sünniliğin, Şiiliğin ve diğer tüm farklı düşünce ve ütopyaların yükümlülüklerinden sıyrılmış, egemen ilişkilerle bağını koparmayı başarmış bir inanç biçimine tanımlamak, yeni tanım koymak kimsenin hattine değildir.

Her önüne gelen Aleviliğin tanım, biçimine kendi din ve yaşam anlayışına göre bilinç ve kabiliyet kazandıramaz, pratik ifadelerden uzak olan bu düşünce, Aleviliği tanımsız bırakmaya yönelik tehlikeli bir asimilasyondur.

Sevgili canlar;

İnancımız; kaynağı bilinmeyen, belirsiz olan ve muallakta kalan hiç bir şeyden etkilenerek şekillenmemiştir.

Anadolu coğrafyasının kadim halklarıyla kök birliğine sahiptir,hem ontolojik açıdan, hem de bilgi felsefi açıdan varlığını kanıtlamış bir inanç biçimidir.

Toplumumuza “sosyolojik tıkanma” duygusunu empoze edenler kendi çarpık ve bozuk düşünceleriyle bizi bölmeye-parçalamaya çalışmaktadırlar.

Başka inançlarda yer alan kurbanın tanımıyla,Alevilerin kurban anlayışını tanımlamak,bu çarpık düşüncelerden sadece bir tanesidir.

Aleviler de kurban vardır ve inançsal geleneğimiz, karşılıklı haklar ve sorumluluklarımızın sembolü, her bir canlının diğerine karşı olan Rızalığı ve onun varlığına şükranı temsil eder.
Alevilerden Kurban yok diyenlerle, Kurban deyince insanların aklına et yemek, et saklamak veya onu çeşit çeşit değerlendirmek veya kurbanı zenginlerin fakirlere verdiği sadaka ile geçiştirenlerden farkı yoktur.

Kurban kesilmesin onun parası ihtiyaç sahibine verilsin demeyi anlarım ama, dün ata dedelerimiz yanlış yaptı demeyi doğru bulmam.
Saygılarımı sunuyorum…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Ilık bir gülümseme Gözlerinde

Ilık bir gülümseme Gözlerinde "Beni de yaz" dedi Kınalı saçlı kadın Yazarım yazmasına da Acemiyim Anlat ki anlatayım Özümü özüne bağlayayım "İşte şu gördüğün Değirmen de üğütüldüm Aralık'ta ayaz da Maraş'ta"dedi Sürekli bir...

Halepçe Katliamı’nın 34. yılı: Elma kokusuyla gelen katliam

34 yıl önce, Irak’ta insanlık tarihine kara bir leke daha düştü; bir insanlık suçu işlendi. 16 Mart 1988’de Irak’ta Baas iktidarı ve Saddam Hüseyin,...

Madımak Katliamı failleri için uluslararası imza

Alevi kurumları, Madımak Katliamı'nın failleri için uluslararası bir imza kampanyası başlattı. Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı...