Gönül koymak!

“Minnet etmem ben feleğe,
Aşıkım ben bir meleğe
Hiç oldum girdim eleğe,
Süzer divana divana”
(Seyit Meftunî)

Geçen haftadaki yazımız birçok tartışmayı birlikte getirdi. Yazıda adı gecen Veliyettin Hurrem Ulusoy Efendi yazımızdan dolayı gönül koydu. Yazıda geçen “Bizden icazet almayan Alevi dedeleri hizmet veremez ve düşkündür” beyanatının kendilerine ait olmadığını aksine her ocağın kendisini temsil edeceği bir birlikten bahsettiklerine dikkat çekti. Hiçbir ocağın diğerinden üstün olmadığını, olamayacağını, bu konuda “Dergahta Birlik” çalışmalarının bir biat çağrısı değil, birlikte haraket etme, Alevilerin birliğini sağlama çalışması olduğunu söyledi.

Bu durumda söylenecek şey Allah eyvallah. Yazıda notlamış olduğumuz noktaların amacını aştığını söylemek mümkün. Bir yanımız Şex Ali’den gelir İsmail Taştutan’a, bir yanımız Ocaxe Kabalık -bilinen ismiyle Ocaxe Bakê- den gelir Büyük Tacım’a ikrar vermiş, ikrar almıştır. İkrar vermişlerin huzurunda, gönül koymuş dostların, hak ve hakikat darında, yolun turabiyız.

Mustafa Bakır ve İmam Koca’yı hakka uğurladık!..

“Yürü Tacim Dede çareni ara
Gönülden sevenler hiç düşmez dara
Tatlı muhabbetin söylersin yara
Hamdu selam olsun artık görüştük, gelip kavuştuk”

Kantarma Pir’lerinden Büyük Tacım’ın evlatlarından, hak ve hakikkat yolu erlerinden Mustafa Bakır hakka yürüdü. Kadim inancın, gelenek, görenek ve kültür taşıyıcısı olan Kantarma’da doğdu, Büyük Tacım’ın ev hanesinde büyüdü. Kendi toprağında hak oldu. Sırlandı.

Pir Mustafa Bakır ile bir haldaşlığımızı burada notlamak istiyorum. Cenazelerimizin Elbistan Cemevi’ne alınmaması vesilesiyle yapmış olduğumuz eleştiriler üzerine yanımıza gelmiş, Kantarma Cemevi’nde bizlerle muhabbet etmiş, böyle bir durumun olamayacağını, olmuşsa bunun Alevilikle bağdaşmayacağını söylemişti. Konuyla ilgileneceğini, doğruluğunu araştıracağını, bu konuda kendisini sorumlu hissettiğini belirtmişti. Büyük Mehmet Yüksel’in cenazesinde herkesi yanına çağırmış, bizi de çağırarak, olayı araştırdığını, söylediklerimizin doğru olduğunu beyan etmiş ve mutlaka Kantarma’da bir cemin bağlanarak sorunun çözülmesi gerektiğini söylemişti.

Şimdi Kantarma semalarında ermişlerin ruhunu kuşanmış bir kartal gezinmekte. Aynı Büyük Mehmet Yüksel’i uğurladığımız gün gibi….

Herkesin İmam Amcası, Harunuşağı’nın itikat ve inanç sevdalısı.. Zaman tamam, geldik gördük ve büyük buluşma için yola çıktık. Vardık. Kendi toprağımızda, atamızla, sevdamızla yan yana uzandık.

Toprağınız bol, devriniz daim olsun… Aşk ile… Muhabbet ile…

Şükrü Yıldız
Şükrü Yıldızhttps://sukruyildiz.de
Şükrü Yıldız, Alevi Gazetesi yazarıdır. Alevilik, demokrasi, laiklik ve toplumsal mücadele üzerine köşe yazıları kaleme almaktadır.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Aşk olsun Hüseyin gibi duranlara

Muharrem matemini geride bırakan Aleviler, aşure aşlarının pişirmeye, dağıtmaya başladılar. Alevi Kurumları Üst Koordinasyonu’nun çağrısına istinaden aşureler bu yıl Ankara’da katledilenlere adandı. Lokmalar onlarının...

Dağın filozofları

Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha...

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Kongresi

“Okudum bildim deme Çok taat kıldım deme Eğer hak bilmez isen Abes yere yelmektir” (Yunus Emre) Alevi örgütlenmesinin önemli kurumlarından bir tanesi olan ABF’nin kongresi önümüzdeki pazar günü...