Kurban rızalıktır

İnancımızda Rızalık; insanlık onurunu ve özgürlüğe olan saygının sözleşmesidir. Tüm olumsuzluklara karşı bireylerin haklarını koruma tedbiridir.

İnsanlık tarihi boyunca ister arkaik dönem ister organize olmuş dinler olsun hepsinde KURBAN ritüelli insanlık tarihi kurban olgusunu farklı şekilde uygulamıştır. Medeniyet anlayışının farklı olduğu toplumlarda doğa ve insandaki dönüşümü engellemek için veya kontrol altına almak amacı doğrultusunda doğaüstü güçleri harekete geçirir inancıyla KURBAN adanırdır.

gelecek felaketlere karşı aldığı bir önlem ve ya tanrılar tarafından isteklerinin yerine getirildiğine inanılan ve bu yüzden teşekkür etmek amacıyla “insan ve tanrı “arasındaki bağı güçlendirdiğine inanılırdı.
Nefeslerimizde, deyişlerimizde yeri hayvan olarak geçmeyen kurban Tanrı, insan ve doğanın her zerresiyle bir olmayı ve tüm canlıların adaleti için nefsi tığlamak, “canım kurban, tenim tercüman“ diyerek Mansur dârında ikrar verip ikrarında durmaktır”

Aleviler tanrıya yaklaşmak için ibadetlerine anlaşılmaz ve bireycilik bir anlam yüklemezler her şey net ve bir o kadar güzeldir. Bu sonsuz dirilik ve tazelikte gönülleri,ruhları ve kalpleri pas tutmayan Aleviler “Kurban Rızalıktır ,Kurban ikrar vermektir ve ikrarında durmaktır der.

Sevgili canlar; kısacası kurban zenginlerin fakirlere pay verdiği ve cenneti düşlediği bir dini ritüel olmadığı gibi farz,sünnet,vacip arasında sürekli tanımlanan tanımı zenginlerin yaşam koşullarına kadar indirgenen ve fakirlere de ödeme kolaylığını fethaya dayandıran bir din anlayışı değildir bu zihniyetin Alevilerin inancıyla hiçbir ilgisi ve alakası da yoktur.

Ancak her alanda olduğu gibi; ideolojik tanımlarla kendi standart inanç sisteminden uzaklaştırılan Aleviler dayatılan baskın kültüre, sosyal yaşama ve din anlayışına dahil olmak zorunda bırakılıyor bilinçli yapılan bu iletişim metodu ile Alevi toplumu yeni gelenekler, kendisine ait olmayan dinsel ilklerle yeniden şekillendirilmek istenmektedir.

Bu nedenle;
Tüm canlarımızın ve kendi öz değerleri ile fert ve toplum arasında sevgi,hoşgörü ve en önemlisi tüm doğaya adalet vurgusuyla rızalık içinde kurbanlarını adamalarını istiyor.

Kimsenin açlık, sefalet, evlat acısı ile sınanmamasını ve doğanın her zerresine saygı ve adaletle yaklaşmanın önemini vurguluyor tüm canlarımıza nice bayramlar diliyorum.

Celal Fırat
Celal Fırathttps://www.alevigazetesi.com
İmam Rıza Ocağı dedelerinden olan Celal Fırat, 1975 yılında Malatya’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini Malatya, Lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Gençlik yıllarında başlayarak Alevi inanç kurumları içinde yer aldı. Garip Dede Dergâhı gençlik kollarında başladığı hizmetleri sonucu 2012 yılında Garip Dede Dergâhı Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. 2018 yılında Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevini üstlendi. Başkanlığı döneminde ADFE, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonuna üye oldu ve 2022 yılında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun kongresinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Alevilerin kendilerini basın yolu ile ifade etmeleri mücadelesinde yer aldı. TV 10’un kuruluş döneminden itibaren destekledi ve Dem-i Muhabbet adı ile haftalık programlar yaptı. Bu programlar TV10’un kapatılmasına kadar devam etti. Alevi medyasına desteğine Can Tv’de yaptığı programlar ile devam etti. Alevi kurumlarının yan yana gelmesinde aktif sorumluluk alan Celal Fırat, Alevilerin son yıllarda oluşturduğu ortak mücadele hattının yaratılmasında rol oynadı. Yeşil Sol Parti’den aldığı teklif üzerine 14 Mayıs 2023 seçimlerinde aday olan Celal Fırat, İstanbul 3. Bölge 4. Sıra milletvekili adayı gösterildi ve DEM Parti İstanbul milletvekili olarak seçildi. Celal Fırat evli ve iki kız çocuğu babası.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Özveri ve özen

Kurumların; bireysel inanç özgürlüğünün gücüne inanması gerekir, bireysel özgürlük sadece tanrıya ibadeti kapsamaz aynı zamanda insan hakları açısından büyük bir fırsat ve umuttur....

İnancımızı hakikatine uygun yaşayacağız

Alevilik, tüm halk tabakaları arasındaki sosyal, siyasal, ekonomik çatışmaları körükleyen ve bu çatışmalardan nemalanarak sülükleşenlere karşı özgürlük ve cesarettir. Bizler kendi toplumsal yaşamımızın oluşumuna, koşullarına,...

İkrar üzerine düşünce ve sanat üretenler

Tevazu, erdem gibi hassas ölçülerle sanat üreten ve toplumun genlerine girmeyi başaranların sayısı çok az, söz pazarlığına, güce tapanlara, devşirme yazılara ve yazarlara karşı,...