Ana Sayfa Blog Sayfa 10

Düzgün Bava Cemevi inancını ve doğayı savunacak

Düzgün Bava Cemevi Yönetim Kurulu, 2021 yılından bu yana Çevrecik Köyü Muhtarlığı tarafından açılan tahliye davasına karşı açıklama yaptı. Mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten yönetim, kutsal kabul ettikleri Düzgün Bava isminin mahkeme salonlarına taşınmasına tepki gösterdi. Cemevi yönetimi, bu durumun inançsal bir baskı anlamı taşıdığını ifade etti.

Açıklamada, yıllardır süren dava sürecinin son duruşmasının bugün görüldüğü kaydedildi. Yönetim, çevredeki ağaçlandırma faaliyetlerinin de dava konusu yapılmasına tepki göstererek, dikilen ağaçların suç gibi gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Tahliye baskısı ne kök salan ağaçlarımızı ne de bu kutsal mekana olan hizmetimizi durduramaz” ifadeleriyle kararlılıklarını dile getirdiler.

Cemevi’nin yalnızca bir ibadet alanı olmadığına dikkat çeken yönetim, buranın aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Doğa sevgisinin Alevilik inancının temel değerlerinden biri olduğu vurgulandı. Yönetim, “Dikilen her fidan; toprağa sadakatimizin, çevreye olan sorumluluğumuzun ve ortak yaşam alanımızı güzelleştirme isteğimizin bir simgesidir” açıklamasında bulundu.

Çevrecik Köyü Muhtarı Zeki Açıkgöz’e yönelik eleştirilerde bulunan cemevi yönetimi, muhtarın tutumunu baskıcı buluyor. Yönetim, doğayı bahane ederek inanç merkezlerine saldıran zihniyetin halkın iradesine karşı savaş açtığını savundu. Son olarak, tüm yurttaşları ve kurumları cemevine sahip çıkmaya davet ederek, “Niyetimiz halis, emeğimiz kalıcıdır” şeklinde bir çağrıda bulundu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Düzgün Bava Cemevinin, inançlarına yönelik hukuki baskılara karşı duruşu, Alevilik değerlerinin savunulmasında önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Cemevi yönetiminin, doğa sevgisini ve çevresel sorumluluğu vurgulaması, Alevi toplumunun kültürel ve toplumsal kimliğini pekiştiriyor. Bu tür davaların, inanç ve doğa üzerindeki baskıları artırmaması için herkesin duyarlılık göstermesi gerektiği unutulmamalıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

GADEV Alevi Akademisi Adıyamanı ele aldı

GADEV Alevi Akademisi, 2026/2027 eğitim programını başlatarak Alevi coğrafyalarını demografi, ritüel ve gelenekler üzerinden ele almayı hedefliyor. Akademinin ilk etkinliği, 11 Mayıs 2026 tarihinde Adıyaman konulu bir konferans ile gerçekleştirildi. Konferans, sanatçı Ali Sizer’in seslendirdiği deyişler ve kılamlar ile zenginleştirildi.

Etkinlikte açılış konuşmasını yapan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevilik ve eğitim programı hakkında bilgi verdi. Ardından Prof. Dr. Şükrü Aslan da Alevi toplumunun tarihsel ve kültürel birikimi üzerinde durarak, bu tür etkinliklerin önemine vurgu yaptı.

Gazeteci Veli Büyükşahin, “Bir Alevi Coğrafya Bulam / Adıyaman: Demografi, Ritüeller, Gelenekler ve Mekânlar” başlıklı sunumunda Adıyaman’daki Alevi toplumu hakkında bilgi verdi. Konferans, katılımcılara Adıyaman’ın Alevi kültürü ve gelenekleri hakkında derinlemesine bir anlayış kazandırmayı amaçladı.

GADEV Alevi Akademisi, Alevi toplumunun inançsal ve kültürel değerlerini bilimsel bir perspektifle ele almayı sürdürerek, benzer etkinliklerle toplumsal bilinci artırmayı hedefliyor. Bu tür organizasyonlar, Alevi kültürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

GADEV Alevi Akademisinin Adıyamanda düzenlediği etkinlik, Alevi kültürünün derinliklerine inerek toplumsal bilinci artırmayı hedefliyor. Bu tür organizasyonlar, Alevi inancının ve kültürel değerlerin korunması açısından büyük bir önem taşıyor. Alevi toplumunun tarihi ve kültürel zenginliğini bilimsel bir bakış açısıyla ele almak, geleceğe taşıyacak en önemli adımlardan biridir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Aysel Doğan, ölümünün 4. yıl dönümünde anıldı

Kürt siyasetçi Aysel Doğan, ölümünün 4. yıl dönümünde, mezarı başında anılarak anıldı. Tören, 11 Mayıs 2026 tarihinde Dersim Şehir Mezarlığı’nda gerçekleştirildi. Anmaya, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Tevgera Jinen Azad (TJA) temsilcileri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), DEM Parti Dersim İl Örgütü üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı.

Etkinlikte, Aysel Doğan’ın hayatı boyunca barış ve adalet mücadelesi verdiği vurgulandı. Ayten Kordu, yaptığı konuşmada, Doğan’ın Kürt halkı ve Türkiye halklarının onurlu yaşamı için büyük bir mücadele verdiğini belirtti. Kordu, “Dersim için çok emek verdi. Onun bıraktığı mirası barış ve özgürlük ile taçlandırma sözü veriyoruz,” ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından katılımcılar, yaşamlarını özgürlük mücadelesinde yitirenler için saygı duruşunda bulundu ve Aysel Doğan’ın mezarına çiçek bırakıldı. Etkinlik, lokma dağıtımı ve çeraxların uyandırılması ile devam etti. Ayrıca, 9 Ocak 2013’te Paris’te katledilen Sakine Cansız’ın mezarı da ziyaret edilerek anma gerçekleştirildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Aysel Doğanın anılması, barış ve adalet mücadelesinin simgesi olarak önem taşıyor. Dersimde gerçekleştirilen anma etkinliği, Alevi toplumunun değerleri doğrultusunda, farklı kimliklerin bir arada yaşama iradesini pekiştiriyor. Bu tür anmalar, geçmişin unutulmaması ve mazlumların mücadelesinin yaşatılması adına hayati bir öneme sahiptir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Hıdırellezde Anneler Günü coşkusu Antalyada yaşandı

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi, Hıdırellez’i Konyaaltı Sarısu mevkiinde düzenlediği etkinlikle kutladı. 11 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen bu coşkulu etkinlikte, katılımcılar baharın gelişini kutlarken, Anneler Günü dolayısıyla da anlamlı mesajlar verildi.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Hıdırellez’in umudun ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu vurgulayarak, bu özel günün insanların birbirine yaklaştığı, dayanışmanın arttığı bir zaman olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bizler, Hacı Bektaş Veli’nin ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ öğretisinin yol evlatlarıyız. Bugün burada paylaştığımız lokmalar, kardeşliğimizi pekiştirsin” dedi.

HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, Anneler Günü’nün tarihsel önemine değinerek, annelerin doğayı ve insanı var eden varlıklar olduğunu belirtti. Geçmez, Alevilik ve Bektaşilik geleneğinde kadınların önemine vurgu yaparak, “Kadınlar var edendir. Kadınlar olmadan hayatın olmayacağını herkesin bilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte sunuculuğu üstlenen Songül Bıyıklı ve Zafer Talan, birçok sanatçının sahne aldığı coşkulu bir program sundu. Oğuz Baran, İlyas Şimşek ve diğer sanatçılar, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Deyişler eşliğinde semahlar dönüldü ve Türkçe ile Kürtçe şarkılarla halaylar çekilerek baharın gelişi coşkuyla kutlandı.

Bu etkinlik, Hıdırellez’in yalnızca bir mevsim geçişi değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin simgesi olarak da değerlendirildi. Katılımcılar, barış ve dayanışma çağrılarıyla dolu bir gün geçirerek, hem baharı karşıladılar hem de Anneler Günü’nü anlamlandırdılar.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Hıdırellez etkinliği, Alevi kültürünün ve inancının derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu özel günde annelere verilen değer, toplumumuzun temel taşlarından olan kadınların rolünü ön plana çıkardı. Alevilikte birlik ve dayanışma, bu tür etkinliklerle pekişiyor; her bir lokma, kardeşliğimizi güçlendiriyor. Unutulmamalıdır ki, ayrımcılığa ve dışlamaya karşı durmak, bizim inancımızın bir gereğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Anê Xatun, Dersimin hafızasında ebediyen yaşayacak

Dersim’in unutulmaz halk figürlerinden Hanife Güleç, halk arasında “Anê Xatun” olarak bilinen, 10 Mayıs 2026 tarihinde Hakka yürüdü. 1937-38 Dersim Tertelesi’nin tanığı olan Anê Xatun, yaşadığı acılarla dolu bir hayatın ardından 11 Mayıs’ta Ovacık’ta gerçekleştirilecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak.

Anê Xatun, Dersim tarihinin acı dolu sayfalarına tanıklık etmiş bir isim olarak, ailesini ve komşularını kaybettiği kırımın ardından, 10 yıllık zorunlu sürgün hayatı yaşadı. Sinos köyünde geçirdiği yılların ardından, inancına sıkı sıkıya bağlı kalarak yeniden ata topraklarına döndü. Bu süreç, onun öz kimliğinin ve dayanışma ruhunun pekişmesine neden oldu.

Yaşamı boyunca pek çok acı yaşayan Anê Xatun, 13 yaşında kızıyla tanıştığı evlat acısının ardından, 1994 yılında oğlu Hasan’ı kaybetmesiyle derin bir yas sürecine girdi. Ancak kendi acıları, başkalarının acılarına duyarsız kalmasına neden olmadı. Zor günlerinde kapısını çalan komşularıyla her zaman paylaşımda bulundu ve “Fakir fukaranın dostu” olarak tanındı.

PİRHA Yönetim Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç’in de annesi, Anê Xatun, sadece aile büyüğü değil, aynı zamanda Dersim’in toplumsal hafızasının önemli bir parçasıydı. İnançlı kimliği ve paylaşımcı karakteriyle, birçok insanın hayatına dokundu. 11 Mayıs’ta Ovacık’ta gerçekleştirilecek törenle, doğup büyüdüğü toprakların bağrında ebedi istirahatgahına uğurlanacak.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Anê Xatun, Dersim’in unutulmaz bir simgesi olarak, toplumsal hafızamızda ebediyen yaşayacaktır. Onun yaşamı, Alevilik kültürünün dayanışma ve paylaşım değerlerini somutlaştırırken, yaşadığı acılar ve kayıplar, toplumun ortak derdine duyarsız kalmadığını göstermektedir. Anê Xatunun hikayesi, zulme karşı direnişin ve mazlumların yanında olmanın önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Analar, yaşamı ve barışı büyüten toplumsal güçlerdir!

Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, analığın sadece biyolojik bir bağ olmadığını, aynı zamanda yaşamı, hakikati ve barışı büyüten toplumsal bir güç olduğunu vurguladı. Birlik, ananın toplumları vicdanla yoğurduğunu, acıyı sabra dönüştürdüğünü ve yaşamı barışla mayaladığını ifade etti.

Açıklamada, Alevi inancındaki ana kavramına dikkat çekilirken, anaların sadece aileyi ayakta tutan değil, aynı zamanda dili, kültürü, inancı ve dayanışmayı geleceğe taşıyan temel güçler olduğu belirtildi. Mezopotamya’dan Dersim’e kadar kadınların, savaşlar ve sürgünler karşısında yaşamı savunduğu ifade edildi.

Birlik, anaların acının yanı sıra mücadelenin de merkezinde olduğunu belirterek, dünyada adaletsizliklerin en ağır yükünü kadınların taşıdığına ve barışın en güçlü kurucularının yine analar olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, tarihi direniş odaklarından örnekler vererek, anaların mücadelelerinin önemine vurgu yaptı.

Açıklamada, analara yönelik yaşanan adaletsizlikler sorgulanarak, “Eğer cennet anaların ayağının altındaysa, neden analara bu dünyada cehennem yaşatılıyor?” sorusu soruldu. Birlik, insanlığın barış, eşitlik ve yaşamla büyümesi için anaların verdiği mücadeleyi ön plana çıkardı.

Son olarak, Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, başta Cumartesi ve Barış Anneleri olmak üzere, adalet ve barış için direnen tüm anaların Anneler Günü’nü kutlayarak, yaşamı büyüten kadınları selamladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Demokratik Alevi Kadınlar Birliğinin açıklaması, anaların sadece aileyi değil, aynı zamanda toplumu da şekillendiren güçlü birer varlık olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Alevilik inancında anaların rolü, kültürümüzün ve dayanışmamızın temel taşlarını oluştururken, adaletsizliklere karşı mücadelenin merkezinde yer alıyor. Cennet anaların ayağının altındaysa, neden onlara bu dünyada cehennem yaşatılıyor sorusu, toplumun vicdanını sızlatıyor ve anaların haklarının korunması gerektiğini acil bir şekilde hatırlatıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Eren Keskin, Kölnde İnsan Hakları Ödülü Alacak

İnsan hakları savunucusu avukat Eren Keskin, Gerhart ve Renate Baum Vakfı tarafından verilecek ödül için 31 Mayıs’da Köln’de düzenlenecek törene katılacak. Almanya’nın Köln kentinde gerçekleştirilecek olan bu etkinlik, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Alman siyasetçi ve insan hakları savunucusu Gerhart Baum’un anısını yaşatmak amacıyla düzenleniyor.

Vakıf, bu ödülü insan hakları mücadelesinde örnek teşkil eden ve özellikle artan ırkçılık ile aşırı sağa karşı özveriyle çalışan kişilere vermekte. Eren Keskin, programda canlı bağlantı ile duygu ve düşüncelerini paylaşacak. Törende, Köln Belediye Başkan Yardımcısı Derya Karadağ ve Kuzey Ren Vestfalye Eyalet Meclisi Başkan Yardımcısı Berivan Aymaz gibi önemli isimler de konuşmacı olarak yer alacak.

Etkinliğin organizasyonu, Gerhart ve Renate Baum Vakfı, KulturForum TürkeiEuropa ve Comedia Theater Köln işbirliğiyle yürütülüyor. Ayrıca, yönetmen Maria Binder’in Eren Keskin’in hayatını konu alan “EREN” adlı belgeselinden özel bir bölüm de katılımcılara izletilecek.

Gerhart Baum, 1978-1982 yılları arasında Almanya İçişleri Bakanlığı görevini üstlenen ve vatandaş hakları ile devlet güvenliği arasındaki dengeyi korumak için çalışmaları ile tanınan önemli bir liberal siyasetçiydi. Baum, yaşamının sonuna kadar veri koruma ve devlet gözetiminin sınırlandırılması gibi konularda aktif bir hukukçu olarak mücadele etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Eren Keskinin Kölnde alacağı İnsan Hakları Ödülü, yalnızca kişisel bir başarı değil, aynı zamanda insan hakları mücadelesinin önemini vurgulayan bir adım olarak öne çıkıyor. Artan ırkçılık ve ayrımcılığa karşı durmak, Alevi inancının özünde bulunan adalet ve eşitlik anlayışını yüceltmektedir. Bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmanın güçlenmesi ve mazlumların sesi olma misyonumuzu pekiştirmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Mersin Cemevinde annelerin adalet mücadelesi anıldı

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu, Anneler Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi. 9 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte, yazar Yaşar Seyman, annelerin adalet mücadelesine dikkat çekerek, başta Cumartesi Anneleri ve Gezi Anneleri olmak üzere, evlatları için mücadele eden anneleri andı. Seyman, “Mücadele edeceğiz. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Etkinlik, Mersin Cemevi’nde kadınların bir araya gelmesiyle başladı. Açılış konuşmasını yapan Mersin Cemevi Kadın Komisyonu Üyesi Aysel Kılavuz, annelerin yaşam içindeki önemine vurgu yaptı. Kılavuz, annelerin karşılık beklemeden evlatlarının yanında olduklarını belirtti.

Yazar Yaşar Seyman, etkinlikte yaptığı konuşmada, Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine dikkat çekti. Doku’nun annesi ve kız kardeşinin cesedin bulunması için verdikleri mücadelenin önemine değinen Seyman, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkililerinin sorumluluklarını yerine getirmediğine dikkat çekti.

Etkinlikte ayrıca, Ezgi Boz ve Elif Gazeloğlu tarafından deyişler okundu ve katılımcılar çalınan ezgiler eşliğinde halaylar çekti. Kadınların bir araya gelerek dayanışma içinde olmalarının önemi, etkinliğin ana temalarından biri oldu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Mersin Cemevinde gerçekleştirilen Anneler Günü etkinliği, annelerin adalet mücadelesinin bir kez daha hatırlatıldığı anlamlı bir buluşma oldu. Özellikle Cumartesi ve Gezi Anneleri gibi evlatları için yılmadan mücadele eden annelerin sesinin duyulması, toplumda adalet ve eşitlik arayışının önemini gözler önüne serdi. Mersin Cemevi Kadın Komisyonunun düzenlediği bu etkinlik, dayanışmanın ve birlikteliğin gücünü pekiştirirken, annelerin evlatları için verdikleri mücadelenin asla unutulmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Kölnde BE ONE Festivaline Doğru Geri Sayım Başladı

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından düzenlenen “BE ONE Open Air Festival”, 30 Mayıs 2026 tarihinde Köln Tanzbrunnen’de gerçekleştirilecek. Festival, “Vielfalt • Birlik • Freedom” sloganıyla, müzik, dayanışma ve birlik mesajlarını bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Etkinlikte, Miraz, İlkay Akkaya, Suavi, Efkan Şeşen, Sasa, Ceren Bozkurt, Zeynep Bakşi Karatağ, Aylin Yıldırım ve Mavi gibi sanatçılar sahne alacak. Festival boyunca çocuk programları ve çeşitli kültürel etkinlikler de katılımcılarla buluşacak.

Tertip komitesi, festivalin yalnızca bir müzik etkinliği olmadığını, katılımcıların bir araya gelip aynı duyguyu paylaşabilecekleri bir platform olacağını vurguladı. Müziğin birleştirici gücü ile umudu büyütme çağrısı yapıldı.

Festival, 30 Mayıs 2026 tarihinde saat 14.00’te başlayacak. Biletler, 20 Euro karşılığında tüm Cemevlerinden, AABF Genel Merkezi’nden ve Eventim.Light üzerinden temin edilebilecek.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Kölnde düzenlenecek BE ONE Festival, Alevi kültürünün ve birlikteliğinin önemini vurgulamak için büyük bir fırsat sunuyor. Müziğin birleştirici gücüyle, farklı etnik ve kültürel kimliklerin bir arada yaşaması gerektiği mesajı, bu etkinlikte daha da anlam kazanacak. Alevi toplumunun sesinin duyulması ve dayanışmanın pekişmesi adına önemli bir adım olan festival, aynı zamanda ayrımcılığa karşı duruşun da simgesi olacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Zeliha Polat, Dersim’de son yolculuğuna uğurlandı

Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, 17 Ocak 2026 tarihinde Hakk’a yürüdü ve 8 Mayıs 2026 tarihinde Ağdat Köyü’nde toprağa verildi. Dersim 1937-38 katliamında idam edilen Seyit Rıza’nın oğullarından Ali Rıza’nın kızı olan Polat, yaşamı boyunca Alevilik ve toplumsal adalet konularında önemli bir figür oldu.

Zeliha Polat’ın cenazesi, yoğun kar yağışı nedeniyle Gülmez Mezarlığı’ndan alınarak Ovacık’ın Ağdat Köyü’ne taşındı. Hakk’a Uğurlama Erkanı’na, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, parti yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Polat’ın vefatı, Dersimliler ve Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kişi için derin bir üzüntü kaynağı oldu.

Uzun süredir kanser tedavisi gören Zeliha Polat, son iki aydır yoğun bakımda tedavi altındaydı. Onun yaşamı, Alevi toplumu için bir dayanışma ve direniş sembolü olarak anılacak. Zeliha Polat, doğduğu topraklarla son bir kez birleşerek, halkının hafızasında unutulmaz bir yer edindi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Zeliha Polatın vefatı, sadece bir bireyin kaybı değil, Alevilik ve toplumsal adalet mücadelesinin de bir kaybıdır. Dersimde gerçekleştirilen cenaze töreni, halkın dayanışma ruhunu ve Polatın mirasını yaşatma kararlılığını gözler önüne serdi. Alevi toplumu, onun yaşamıyla örnek olan direnişi ve adalet arayışını her daim hatırlayacak ve bu değerleri yaşatmaya devam edecektir.

— Alevi Gazetesi Editörü