Pirsûs’ta, 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda 33 sosyalist genç hayatını kaybetti. Bu saldırı, Kobanê’de yaşanan insanlık dramını onarmak ve çocuklara oyuncak götürmek amacıyla bir araya gelen gençlere yönelikti. Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen, faillerin yargılanmaması ve kamu görevlilerinin ihmallerinin yeterince soruşturulmaması, adalet arayışını daha da derinleştiriyor.
Oğlu Evrim Deniz Erol’u bu saldırıda kaybeden Barış Annesi Besra Erol, katliamın aydınlatılması için adalet talebini yineledi. Oğlunun mezarı başında yaptığı konuşmalar nedeniyle 2019 yılında tutuklanan Erol, cezaevinde geçirdiği süre boyunca yaşadığı haksızlıkları dile getirdi. 14 Şubat 2026’da tahliye edilen Besra Erol, mücadeleye devam edeceğini ifade ederek, “Bir damla kanım kalana kadar mücadele etmeye devam edeceğim” dedi.
Katliamın karanlıkta bırakıldığını vurgulayan Erol, en büyük talebinin dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun bu olayla ilgili bildiklerini açıklaması olduğunu belirtti. “Ben yıllarca oğlumun mezarının toprağına hasret kaldım” diyen Erol, adalet arayışında yalnız olmadığını, Cumartesi Anneleri gibi diğer mağdur ailelerin de benzer talepleri olduğunu dile getirdi.
Oğlu için yazdığı bir şiiri de paylaşan Besra Erol, yaşadığı acının kelimelere sığmayacak kadar derin olduğunu ifade etti. “Kürt annelerinin acıları, kağıtlara sığmaz, acılarına mürekkep yetmez” diyen Erol, kadınların dayanışarak mücadelelerini büyüteceklerini ve asla pes etmeyeceklerini belirtti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Pirsûs katliamı, sadece 33 gencin hayatını kaybetmesiyle değil, aynı zamanda adaletin ne denli uzağında olduğumuzun bir göstergesidir. Besra Erolun mücadelesi, Alevi toplumunun adalet arayışındaki kararlılığını simgeliyor ve bu mücadele, sadece bir ailenin değil, tüm mağdur ailelerin ortak sesi haline gelmiştir. Haksızlıkların üstünün örtülmesine karşı durmak, yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda insanlık onurunun gereğidir.
— Alevi Gazetesi Editörü