Tolaz, Bir Altan Tan Yazısı

Bazı insanlar vardır. Günlük hayatınızda kapı komşunuz olsa Allah’ın selamını vermezsiniz. Hal hatırına durmazsınız. Onunla iş tutmaz, oturduğu mekânda bulunmak istemezsiniz. Aynı nefesi teneffüs etmeyi zül sayarsınız. En iyisiyle “Allah yaratmış ne yapalım ama bizden uzak olsun” dersiniz.

Yâda Yunus gibi “Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü.” deyip, sinenizde saklarsınız fikrinizi. Böylece Allaha başkaldırmamış olur, su serpersiniz yüreğinize.

Sağımızda solumuzda bunlardan çokça vardır…

Kim bilir, onlar için de biz öyleyizdir…

Kötü olan bunlarla yaşamak zorunda kalmanızdır. Elini sıkacak bir mesafede durmanızdır. Bu da kendinizden ödün vermemizdir. Kısacası bunlar sırtımızda taşıdığımız ayıbımızdır.

Gazeteci olmanın en kötü tarafı bu olsa gerek. Sizi “Kibar Feyzo” filmindeki “Faşo ağa” duvar yazısını açıklayan Kemal Sunal’ın (Kibar Feyzo) izahatına benzetir. “beyle puşt gibin, ipine gibin bişi…”

Alevi hareketi, Kürt siyaseti bunlardan, bizlerden bolca üretti.

Bizler de zübükzadelerin dünyasına teslim olmuş sessizliğe oynadık.

Parsel, parsel Diyarbakır’ı parselledi…

Sustuk, “devlet sırrıdır” dediler…

“Ben şeriat düzeni ile idare edilen bir ülke istiyorum” dedi.

Sustuk, adamın fikri bu “demokrasilerde herkes özgürdür” dediler.

“HDP içinde bu politikaları eleştirmekten korkuyorlar” dedi.

Sustuk, “büyük adamdır” dediler.

“Özgün siyaset üretmelidir HDP; Kendi siyasetini üretmelidir. Ana mevzu budur.” dedi.

Sustuk, “ya sabır” dediler.

“HDP’de Türk solu hâkim oysa tabanı muhafazakâr Kürt seçmen.” dedi.

Sustuk, “hadi canım sende” dediler…

Kerameti, ipi tutanların elinde, biz sustukça ‘tolaz‘ konuştu. Biz sustukça, salyası bir nehir gibi aktı.

“Kürt siyasetine, bu dünya savaşındaki, ‘Bir grup fedai’ rolünü vermek istediler. Hendekler kazın, iç savaş çıkarın; buradan size bir ekmek çıkar, hesabıydı.” dedi.

Sustuk…

’Ne oldu da İŞİD Rakka’dan çekiliyor?’’ dedi.

Sustuk…

Yakılan, yıkılan, bodrum katlarında katledilen, gençlere, çocuklara, sokak ortasında vurulan kadınlarımıza, kızlarımıza dil uzattı.

Kısacası; sustuk, sustuk, sustuk…

Şimdi de, sarayın etekleri altından, varlık sebebi olan şeriatçı katil piyasasından sesleniyor. Saldırıyor. “Bitti bitecek” diyenlerin sevincinin kursağında kalmasına hayıflanıyor.

Utanmıyor, sıkılmıyor…

Dünyevi sahtekârlıkların, mülkün esiri olarak aramızda duruyor.

Bedenini ölüme yatırmış, demokrasi sevdalılarının direnişinden, Kırmızı Fularlı kızın varlığından korkuyor.

Edi base tolaz…

Bu gençlerden utanmıyorsan bari Allahtan kork…

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Barış mı, Savaş mı?

Ortadoğu'nun temel gündem maddesini savaş ve Suriye'deki durum oluşturuyor. Bunun yarattığı sonuçlar ve burada yaşayan Alevilerin, Hristiyanların, Kürtlerin, Asurilerin, Ermenilerin geleceğine dair kaygılar tartışılıyor. Bu...

Maraş mala nivanan e!

“Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülizar olmaz.” Maraş’ta etnik temizlik tamamlanmak isteniyor. Kürdistan’ın diğer illerinde de bunun altyapısı hazırlanıyor. Cizre, Şırnak, Sur, Silopi, Nusaybin, Yüksekova,...

Aleviler her yerde seçim listelerinde olmalıdır!

Aleviler arasında her seçim öncesi üretilen bir tartışma var. “Alevi kurum yöneticileri Milletvekili olmak istiyorlar, bunu için Alevi kurumlarını sıçrama tahtası olarak kullanıyorlar” diye. ...